Öne Çıkanlar İsmet Sezgin kurban bayramı 8 ağustos 2016 gündemi TZOBdan anız uyarısı 13 haziranda borsa düştümü 50 SERBEST fatih uysal taziye

Bu haber kez okundu.

Memur-Sen Başkanı Yalçın: Lise Çağındaki Her 100 Gençten 15’i Eğitime Devam Etmiyor

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 14-17 yaş grubundaki her 100 öğrenciden yaklaşık 15’inin eğitimine devam etmediğini belirterek, yeni politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Eğitime Bakış 2016: İzleme ve Değerlendirme Raporu’nu açıkladı. Yalçın, bundan sonra ‘Eğitime Bakış’ ana temasıyla her yıl izleme ve değerlendirme raporu yayımlayacaklarını da ekledi. Yalçın, Türkiye’de son yıllarda bütün eğitim kademelerinde okullaşma oranlarında kayda değer bir büyüme olduğunu belirterek, 2015-2016 eğitim öğretim yılında, ilkokul çağını kapsayan 6-9 yaş grubunda yüzde 98,81, ortaokul çağını kapsayan 10-13 yaş grubunda ise yüzde 99,05 net okullaşma oranlarına ulaşıldığını bildirdi.
Ortaöğretimi kapsayan 14-17 yaş grubundaki her 100 öğrenciden yaklaşık 15’inin ise eğitimine devam etmediğini ifade eden Yalçın, bu sebeple yeni politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Mesleki Eğitime Devam Eden Öğrenci Oranı OECD Ortalamasının Üstüne Çıktı”

Mesleki eğitim kapsamına giren okul türlerine devam eden öğrencilerin tüm öğrenciler içerisindeki oranının 1990-1997 yıllar arasında yüzde 45 seviyesinde olduğunu hatırlatan Yalçın, “28 Şubat sürecinde alınan katsayı kararına bağlı olarak, meslek lisesi öğrenci oranının 2002 yılına kadar sürekli azaldığını ve yüzde 35 seviyesine gerilediğini bildirdi. Daha sonraki yıllarda söz konusu oranın 2014 yılına kadar sürekli artarak yüzde 50’ye ulaştığını belirten Yalçın, Türkiye’de meslek lisesi öğrenci oranının yüzde 47 ile OECD geneli meslek lisesi öğrenci oranının biraz üzerinde olduğunu kaydetti.

“Özel Öğretim Kurumlarının Sayısı Artıyor”

Yalçın, okul öncesinden ortaöğretime tüm kademeler göz önünde bulundurulduğunda, 1990 yılında 157 bin civarında olan özel öğretim kurumu öğrenci sayısının, 2000 yılında 272 bine, 2010 yılında 498 bine, 2015 yılında ise 1 milyon 174 bine çıktığını açıkladı.

“Açık Öğretim Lisesi Depo Kurum Haline Gelmiştir”

Açık öğretimde, ortaokul ve lise düzeyinde öğrenim gören toplam öğrenci sayısının 2007 yılından itibaren sürekli artış gösterdiğini ifade eden Yalçın, “2015 yılında toplam 1 milyon 874 bin 210 açık öğretim öğrencisi bulunurken, bu öğrencilerin 1 milyon 536 bin 135’i açık lise öğrencisi, 338 bin 75’i ise açık öğretim ortaokulu öğrencisidir” dedi.

TEOG yerleştirmelerinde herhangi bir örgün öğretim kurumuna yerleşemeyen öğrencilerin ve iki yıl üst üste sınıf tekrarı yapan lise öğrencilerinin zorunlu olarak açık öğretime kaydırıldığını hatırlatan Yalçın, “Açık öğretim lisesi, öğrencileri için nitelikli bir alternatif olmaktan ziyade sistemde başarısız öğrencilerin yönlendirildiği depo kurum haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

“OECD Ortalaması Yakalansa Da İller Arası Eşitliksizlikler Sürüyor”

Ortalama sınıf mevcutlarında Türkiye’nin 2015 yılında OECD’nin 2013 yılı ortalamasını yakaladığını bildiren Yalçın, ortalama sınıf mevcutlarında bölgeler ve iller arası eşitsizliklerin devam ettiğini de sözlerine ekledi.

“İlk ve Ortaokullarda Yaklaşık 60 Bin Derslik İhtiyacı Var”

İlk ve ortaokul kademelerinde ikili eğitim yapan okul ve öğrenci oranlarının 2010 yılından 2015 yılına az miktarda düşüş gösterdiğini açıklayan Yalçın, şu bilgileri paylaştı:
“2015 yılında dersliklerin yaklaşık yüzde 16’sında ikili eğitim yapılmıştır. Buna göre, sınıf mevcutları ve okullaşma oranları ile ilgili veriler sabit kalması durumunda ilk ve ortaokullarda ikili eğitim uygulamasına son verebilmek için yaklaşık 60 bin derslik ihtiyacı vardır.
2015-2016 eğitim-öğretim yılı için, Türkiye genelinde ilköğretimdeki öğrencilerin yaklaşık yüzde 8’i; ortaöğretimdeki öğrencilerin yaklaşık yüzde 11’i taşımalı eğitim kapsamında merkez okullara taşınmaktadır.”

“Öğretmen Dağılımındaki Dengesizlik Fırsat Eşitsizliğinin En Büyük Gerekçesi”

Türkiye’de öğretmenlerin tecrübe açısından bölgelere ve illere göre dengesiz dağılımının, eğitimde fırsat eşitliği bağlamında endişe verici boyutta olduğunu kaydeden Yalçın, “Türkiye genelinde kamu çalışanı öğretmenlerin hizmet süresi ortalaması 11,7 yıl iken, Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sırasıyla 6,0, 6,7 ve 7,2’dir” açıklamasında bulundu.

“Öğretmen Atama ve Yer Değiştirmeleri Fırsat Eşitsizliğini Artırma Riski Oluşturuyor”

Yer değiştirme ile bulunduğu ilden ayrılanların büyük çoğunluğunun Güneydoğu, Ortadoğu ve Kuzeydoğu Anadolu bölgelerindeki öğretmenler olduğunu bilgisini paylaşan Yalçın, şöyle devam etti:
“İller arası yer değiştiren öğretmenlerin yaklaşık yüzde 52’si bu bölgelerdeki illerden ayrılmıştır. Genel olarak bakıldığında iller arası yer değiştirmelerde öğretmenlerin görece az gelişmiş illerin bulunduğu bölgelerden ayrılarak, görece daha gelişmiş illerin bulunduğu batıdaki bölgelere doğru hareket ettiği görülmektedir.
İller arası yer değiştirme ile ayrılan öğretmenlerin oranlarının yüksek olduğu doğu bölgelerinde ve sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi düşük olan illerden ayrılan öğretmenlerin yerleri büyük oranda yeni atanan öğretmenlerle doldurulmaktadır. İlk atama ile atanan yeni öğretmenlerin yüzde 73’ü doğu bölgelerindeki illere atanmaktadır.
İller arası yer değiştirmeye bağlı atamalar ve ilk atamalar birlikte değerlendirildiğinde, doğu bölgelerindeki öğretmen ihtiyacı yüzde 90 ve üzeri oranlarda ilk atamalarla atanan yeni öğretmenlerle karşılanırken, diğer bölgelerde yüzde 49 ila yüzde 75 arasında değişen oranlarda iller arası yer değiştirme ile atanan deneyimli öğretmenlerle karşılanmaktadır.”

“Öğrenciler Öğretmen, Öğretmen Adayları İse Atama Bekliyor”

Eğitim fakültelerindeki mevcut öğrenci sayılarının, yeni kayıt öğrenci sayıları ve mezun sayıları birlikte değerlendirildiğinde ve ayrıca fen-edebiyat fakültelerinin mezunlarına verilen pedagojik formasyon sertifikalarının sayısı göz önünde bulundurulduğunda, önümüzdeki yıllarda öğretmen arzının birçok alanda öğretmen talebinden daha fazla olacağının öngörüldüğünü belirten Yalçın, 2015 yılında 417 bin 480 öğretmen adayının KPSS Eğitim Bilimleri Testine girdiğinin altını çizdi.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.