Öne Çıkanlar İsmet Sezgin kurban bayramı 8 ağustos 2016 gündemi TZOBdan anız uyarısı 13 haziranda borsa düştümü 50 SERBEST fatih uysal taziye

Bu haber kez okundu.

Başbakandan Müjde: Çiftçinin Kullandığı Mazotun Yarısı Bizden

Başbakan Binali Yıldırım, çiftçilere gübrede yüzde 23, mazotta yüzde 50 destekleme yapıldığı müjdesini vererek, “Türkiye sevdalısı çiftçilerimize sesleniyoruz. Basmadık yer, ekmedik toprak kalmasın. Önümüzdeki yıl bol bol ekin, endişe etmeyin” dedi.

Başbakan Yıldırım, İzmir’de Milli Tarım Projesi Lansmanı ve Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni programında konuştu. 2023’te 150 milyar dolar tarımdan gelir, 40 milyar dolar ihracat beklendiğini belirten Yıldırım, bu hedeflere ulaşmak için tarımın stratejik sektör olarak kabul edildiğini, yeni uygulamaların başlatılmasına karar verildiğini ifade etti.

-HAVZA BAZLI ÜRETİME DESTEK-

Başbakan Yıldırım, çiftçilerin ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlara Milli Tarım Projesi’nde neler yapılacağını şöyle açıkladı:

“Tarımda havza bazlı üretime destek verilecek. Şimdiki destekler daha bilinçli hale gelecek. Bu ne demek? Türkiye’deki bütün iller ilçeler tarım yapılan yerler tek tek masaya yatırıldı, 941 tane havza ortaya çıktı. Bu havzada hangi ürünler yetişir, pamuk, zeytin, arpa, yulaf, yonca, yem bitkileri nerede yetişir, hangi ürün ne kadar su ister, bunları belirleyince iş kolaylaşıyor. Suyun olmadığı yere pirinç ekerseniz havanızı alırsınız. Onun için ürünleri havzalara uygun, bizim için önemli, stratejik 19 ürün belirledik. Bu ürünleri hangi havzalarda daha iyi daha az maliyetle yetişiyor, bunları dağıttı, bunlara göre havza destekleri meydana geldi. Buğday, her yerde desteklenecek. Yem bitkileri, her yerde. 941 havzanın her yerinde desteklenecek. Fakat her ürünü her yerde değil, tespit edilen havzalara yönlendireceğiz. Örneğin, Adana Ceyhan’da 14 ürün destekleniyordu, şimdi yeni sistemde mısır, buğday gibi temel ürünlerde 7 ürün desteklenecek. Şanlıurfa Siverek’te zeytin, dane mısıra destekleme veriliyordu, çiftçi karşılığını alamıyor. Siverek’te kürklü pamuk, mercimek, buğday yem bitkileri gibi ürünler ekilecek, ona göre destek verilecek. Karar verilen dışında ürün ekmek isteyen olabilir, ekebilir, ancak ektiği zaman destekleri alamayacak. Piyasadaki dalgalanmaları engellemek, piyasa düzeni sağlamak için Toprak Mahsulleri Ofisi etkin şekilde kullanılacak. Herkes kafasına göre değil, havzasına göre ekim yapsın. Hem çiftçi kazansın hem memleket kazansın.”

-HAVZA BAZLI MODEL NE İŞE YARAYACAK?-

 Havza bazlı tarımın vatandaşa ne kazandıracağını ifade eden Yıldırım, şu açıklamada bulundu:

“Türkiye üretimde akıllı tarıma, planlamaya geçiyor. Ekelim de ‘Allah kerim’ deyip yetinmeyelim. Alın terinin, nasırlı elin karşılığını alacaksın, alamıyorsan o işi sürdürülebilir hale getiremezsin. Az veya fazla olunca sonunda mağduriyetler oluyor. Çiftçi kardeşlerimiz neyi, nerede eksek, ne kadar destek alırız, bunu hesap edecek. Piyasadaki fiyat dalgalanmalarını asgariye düşürecek ve böylece emeğinin karşılığını alacak, fiyat istikrarı sağlanacak. Bu yıl buğday para etmedi, arpa para etti, seneye bütün çiftçiler arpa ekerse yandık. Fiyatlar dibe vuracak, hem buğdaydan hem arpadan kaybettik. Bunların önüne geçmek için sistem geliyor. Destekleme başvuruları çok basitleştiriliyor. İlk 1 yıl içinde tek bir başvuru yapacak. En önemli şey, ufak tefek destekler veriliyor yıllardır. Bu ay bir parça, öbür ay bir parça, ne aldığınızdan bir şey anlıyorsunuz, ne de bir işe yarıyor. Şimdi bir şeye karar verin. Biz çiftçiye 13 milyardan fazla para veriyoruz, ancak kimse memnun değil. Destek yok değil, iktidara geldiğimizden beri 6 kattan fazla desteği artırmışız. Gördük ki 12 aya destekleri yayılmış, parça parça bir işe yaramıyor. O zaman öyle bir şey yapalım ki, alınan destek anlamlı hale gelsin. Yılda 2 sefer vereceğiz bu desteği, bir ekim zamanı bir de hasat zamanı. İlk destek nisan-mayısta, ikinci destek eylül-ekimde. Onun dışında başka destek yok. Hiç değilse paranın hayrını görelim. Nasırlı ellerin hakkını alın teri kurumadan ödemiş olacağız.

-MAZOTTA YÜZDE 50 DESTEK-

Gübre yüzde 23 ucuzladı. Böylece çiftçinin en önemli girdilerinden birinde dörtte bir oranda iyileşme sağlandı. Mazotta da şimdi bir karar verdik. Çiftçinin kullandığı mazotunun yarısı kendinden yarısı bizden. Yüz liralık mazot mu aldın, 50 lirasını kendin vereceksin, 50 lirasını Faruk Efendi’den alacaksın. Türkiye sevdalısı çiftçilerimize sesleniyoruz. Basmadık yer, ekmedik toprak kalmasın. Önümüzdeki yıl bol bol ekin, endişe etmeyin.

-AHIR-AĞIL YAPIMINDA DEVLET DESTEĞİ YÜZDE 50-

Hayvancılıkta da ihtiyaçları karşılayacak yeni bir yöntem geliştirdik. Yeni model yerli üretimi desteklemektir. Kendi varlığımızı artıracağız. Damızlık amacıyla bir miktar ithalat yapacağız. Ama ucuz et için imkanı olan bir ülkenin sürekli ithalat yapması akıllı bir iş değil. 25 yetiştirici mera oluşturduk. Bu meralar teröristlerin dolandığı yerlerdi. Onlar gidecek, davar yayılacak. Meraları da hayvancılık yapmak isteyenlere ıslah şartıyla cüzi paralarla kiraya vereceğiz. Toprak kullanılmıyor, dura dura verimliliği kayboluyor. Tarım alanları başka amaçlarla kullanılıyor. Tarım yapılacak yere bina yapmak ihanettir. Bu yanlışa dur diyeceğiz. 4 ayını doldurmuş, tüm aşıları zamanında yapılan buzağı, 750 lira para verilecek. Bu bölgede ahır, ağıl yapacaksınız. Yarı parasını da devlet verecek. Düve alımında yüzde 30 parasını devlet verecek. Ağanın eli tutulmaz. 31 ilde en az 500 baş kapasiteli damızlık üretim merkezleri kurulacak. 22 ilde en az 500 baş kapasiteli damızlık teke, koç üretimi için merkezler kurulacak. Bu illerin tamamında ahır, ağıl yapımında, damızlık hayvana, alet edevata yüzde 50 hibe verilecek. Ayrıca bu merkezlerdeki üreticilerimiz hayvan almak istediklerinde rahatlıkla kredi kullanabilecek. Damızlık isteyen tefeciden değil, bu merkezlerden alabilecek. Damızlık ve yerli üretim hayvancılıkta istediğimiz noktaya gelmiş olacağız.

Ulusal Süt Konseyince uzlaşılan fiyatın altına çiğ süt düştüğü zaman hemen müdahale edilecek. Süt üretimine 19 milyon tona çıkardık. Çiğ süt fiyatını düşmesi durumunda Et-Süt Kurumu piyasaya girecek, fazlalıkları süt tozu için alacak.

-“TÜRKİYE’NİN HER TARAFI ARİ BÖLGE HALİNE GELMİŞ OLACAK”-

Süt mamulleri ihracatını teşvik edip marka oluşturmaya önem verilecek. Ülkemizde yılda 400 bin baş buzağı ölümü gerçekleşiyor. Müthiş bir kayıp. Bu da hayvan hastalıklarının mücadelesinde gerekli başarıyı sağlayamadık. Hastalıktan ari bölge meselesi var. Türkiye çapında ari bölge, sadece Trakya var. Bunu önce Marmara’ya, Orta Anadolu’ya bu bölgeleri yaygınlaştıracağız. Gerekli alt yapılar kurulacak. Bir zaman sonra Türkiye’nin her tarafı ari bölge haline gelmiş olacak. Hayvan nakillerinin sağlıklı yürütülmesi için 4 noktada duraklama merkezi yapacağız.

Toprak olmazsa hayat olmaz, toprak kanla sulanınca vatan, alın teriyle sulanınca nimete dönüşür. Topraklarımızı hem bölücülerden hem erozyondan önlemek için milli bir görevimiz var. 184 ovamız SİT ilan edilecek. Tarım dışında bir çivi dahi çakılmayacak. 184 vadiyi kurtarmış olacağız.

-REKOLTELER BAKANLIKTAN TEK ELDEN AÇIKLANACAK-

Araziler mirasla bölünüyor, sonunda bir faydası yok. Şimdi 7 milyon hektar araziyi 2023 yılına kadar toplulaştıracağız. Bu sefer ektiğimiz biçtiğimiz alan bize karşılığını verecek. Toplulaştırma ve sulama işini tek bakanlıkta toplayacağız, o da Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı. Tarıma elverişli her karış toprağın ekilmesi sağlanacak. Ekilen yerleri kim ekiyorsa o alacak, mal sahibine değil. Kiraya veriyorsun toprağı, o sizin aranızdaki iş. Ama oradaki ürüne destek, toprağı işleyen kimse o alacak. Hububat, fındık, üzüm gibi rekolteler bakanlıktan tek elden açıklanacak. Bir takım oyunların önüne geçmiş olacağız. Toprak kadar tohum da önemli. Kamuoyunda tohum konusunda kafa karışıklığı var. Yerli tohum üretimini 900 bin tona çıkardık. Hububat tohumunda kendi kendimize yetiyoruz. Küçük çiftçilerimizi, bireysel hayvancılık yapan vatandaşlarımızı da koruyacağız. Sebzecilikte yerli tohum istediğimiz seviyede değil. Gerekli araştırma ve geliştirmeyi yapacağız.

Sonuç, milli tarım stratejisinde amaç topraklarımızı düzgün kullanmak, uygun yerde uygun ürün yetiştirmek, emekleri zayi etmemek. Bu birinci kazandığımız. İkinci kazancımız, yerli hayvan varlığımızı artıracak tedbirleri alacağız. Üçüncü, ektiğimizin biçtiğimizin karşılığını görmek. Değerini buldurmak. Onun için de maliyetleri azaltacağız. Bunun için de gübre ve mazotu ciddi anlamda destekleyeceğiz böylece tarımsal varlığımızı 150 milyar dolara, ihracatı 2 katına çıkaracağız, cari açığı da azaltmış olacağız.

-YENİ DESTEKLEME 2017 ÜRÜNLERİNE-

Her alanda herkese iş var. Milletvekillerimiz, valimiz, belediye başkanımız, kaymakamımız bu işin takipçisi olacak. Tarım Bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatı bu işin takipçisi olacak, biz de kendi usulümüzle bu işleri takip edeceğiz. Burada söylediğimiz söz senettir. Söylediğim teşvik ve tedbirler 2017 ürünü içindir. 2017’de ekeceksiniz 2018’de hasadı alacaksınız. Bu sene ödenenler geçen senenin ürünlerinin parasıdır. Ama 2017 ürünü için geçerlidir, bunu da ifade etmiş olalım.”
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.