Öne Çıkanlar finans tiyatro haberleri horeca Bugünkü istanbul hava durumu genco sabancı akom ihbar cem karaca ölüm yıldönümü Bolu Termal Otel CHPde parti meclisine girenler cem karaca Yenikapı

Meyve Suyu Üreticileri: “20 Milyon Ton Meyvenin Henüz 1 Milyon Tonunu İşliyoruz, Potansiyel Büyük”

Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Başkanı İlker Güney ,  meyve suyu sektörünün Türkiye’de dış ticaret fazlası veren sektörlerin başında  geldiğini belirterek, “ Henüz biz toplam 20 milyon tonluk meyve pazarının ancak 1 milyon tonunu hammadde olarak işleyip meyve suyu olarak satabiliyoruz. Pazar çok büyük bir potansiyel taşıyor” dedi.


MEYED Başkanı İlker Güney yaptığı açıklamada, meyve suyu sektörünün 3 milyar TL’ye yakın bir büyüklüğü olduğunu belirterek “ Sektör olarak gururla söyleyebilirim ki MEYED üyeleri kendilerini dış ticaret fazlası veren bir sektör olarak konumlandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyor öncelikle.  Tarladan, çiftçilerimizden sanayicilere kadar bu organik bağı sürdürülebilirlik üzerinde geliştiren ve bu üretim zincirini teknoloji ile devamlı güncelleyen bir sektör durumundayız. 2000’lerin başında kişi başı meyve suyu tüketimi 1 litrenin altında idi. Bugün nerdeyse 9-10 litrelere yaklaştık kişi başı tüketimde.  Şu an 8.7 litre ve bu iş bu yıl 9.5-10 litreye doğru gidiyor. Bugün dünyanın her ülkesinde rekabetçi ürünler üretir ve satar hale geldik” dedi.


“YÜZDE 15 İHRACATTAN YÜZDE 50 İHRACAT NOKTASINA GELDİK”
Sektörün dış ticaret performansı hakkında bilgi veren Güney “2016 yılında 180 milyon dolarlık ihracatımız var. 2017’de bu rakam yüzde 17 büyüyerek 215 milyon dolara ulaştı.  Sektörün büyüklüğü de 2.5 milyar TL’den  2017 yılında 2.8 milyar TL’ye çıktı.  Hem rakamsal hem de miktarsal olarak sağlıklı bir büyüme gösteriyoruz. Meyve suyu endüstrisinin 215-216 milyon USD’lik ihracatı var bunun 200 milyon USD’si dış ticaret fazlası. 2000’li yılların başında toplam üretimin ancak yüzde 15-20’sini ihraç ediyorduk. Bugün bu oran meyvesine göre değişmekle birlikte yüzde50- 50 noktasına geldi” diye konuştu.


“BİR BİRİMLİK MEYVEDEN DÖRT BİRİM DEĞER YARATIYORUZ”
Meyve suyunda  zincirin en önemli halkasının meyve ağaçları olduğunu hatırlatan İlker Güney şöyle devam etti:
“ Yeni meyve ağacı sayısı her yıl artan bir hızda gelişiyor. Şöyle düşünün Türkiye’nin 20 milyon ton civarında bir meyve üretimi var. Bu miktarın en ağırlıklı bölümü yeme pazarına gidiyor. Biz meyve üretiminin yaklaşık 1 milyon tonunu ham madde olarak meyve suyu sektörü olarak kullanıyoruz. Biz bu 1 milyon tonu alıyoruz. Buna bir katma değer ekliyoruz. Yani bir birimlik meyve girdisini 4 birimlik katma değere çeviriyoruz. Yani çarpanımız çok yüksek ve bu çarpan bize şunu da sağlıyor. Kabaca 1 milyon işçi bizimle çalışıyor. Aileleri ve tarlada çalışanlar da bir araya gelince koca bir tarımsal aile haline geliyoruz. O kadar canlı ve güzel bir sektörüz ki anlatmak zor gerçekten”.


“YERLİ VE MİLLİ BİR SEKTÖRÜZ”
Nerdeyse yüzde 90’a varan oranla yerli ve milli bir sektörden söz edebildiklerini  belirten Güney şunları söyledi:
Geçen 15 yıla baktığımızda sektörün işleme hammaddesinin nerdeyse tamamına yakını kendi topraklarımızda yetişen meyveler.  Toplam üretim zinciri olarak yerlilik oranı yüzde 90’ın üzerinde. Yani yerli bir hammadde alıyoruz, bunu yerli fabrikalarda işliyoruz. Yerli malzeme ile paketliyoruz ve sonuçta bu ürünü ihraç ediyoruz. Hiçbir sektörde yerli ve millilik oranı bu kadar yüksek bir rakam göremezsiniz. MEYED bu organizasyonu çok iyi yapıyor. Her sene şu soruyor soruyoruz “İşimizi daha iyi nasıl yapabiliriz”. Çünkü ihracat için bu soruyu her gün kendinize sormak zorundasınız.  İhracat söz konusu olunca burada firma bazında değil, ülke bazında bakmak zorundasınız. A firmasının Japonya’ya ya da Amerika’ya satması değil, Türkiye’nin bu pazardaki imajı, gücü önemli.  Bizim üyelerimiz tüm dünyaya mal satıyorlar, sadece bir bölgeye odaklı değiller”.


BU SÜREÇTE KADERİ DEĞİŞTİREN MEYVELER
İhracat artışında sanayinin yeni meyve türlerine, ihracat pazarlarına uygun ürünlere odaklanmasının belirleyici rolü olduğun belirten İlker Güney “ . Başlangıçta çok popüler iki ürünümüz vardı, elma ve vişne. Sonra bunlara çok ciddi anlamda sanayilik ürün olarak nar eklendi. Arkasından çilek geldi, Bugün bu iki üründe de çok ciddi miktarda üretim yapıyoruz ve dünyada da söz sahibiyiz. Bununla birlikte çok ciddi bir üzüm üretimimiz var. Sonra da portakal ve diğer narenciye ürünleri geliyor. Nar kısaca son beş yıllık trendde çok önemli bir ürün haline geldi diyebiliriz. Nar suyunu yok satıyoruz. Tabii ki, elma ve vişne de vazgeçilmez ürünlerimiz olmaya devam ediyor. Yılda 70-75 bin ton vişne suyu ve konsantresi satıyoruz. Nar suyu satışı da 25-30 bin ton civarında, 15 bin tona yakın da çilek satılıyor. 250-300 bin ton civarında elma suyu satıyoruz” dedi..


“NAR VE ÇİLEK İLE AMERİKA’YI YENİDEN KEŞFETTİK”
Sektör olarak stratejik dönüşümü  Amerika pazarının keşfiyle başladıklarını vurgulayan İlker Güney bu konuda şunları söyledi:
“Bizim için kırılma noktası 2008-2009’lı yıllar. Şöyle bir şey oldu. Yurtdışı pazar arayışları içinde önce Amerika’yı keşfettik. Uzakdoğu’da vardık ama, işimizi daha doğru nasıl yapabiliriz konusuna odaklandık.  Amerika pazarına girişle beraber şunu gördük ki işinizi doğru dürüst yaparsanız bu pazarın sonu yok. Dünyada yaklaşık 36 milyar dolarlık bir hacim var. Biz bunun içinde 300-400 milyon dolarlık bir pay alıyoruz ve bunun sadece 200 milyon doları ihracat. Gidilecek daha çok yol var dedik. Biz bugün Türkiye’de 9 litreyi konuşuyoruz, Almanya’da bu 30-32 lt düzeyinde.  Keza ABD’de aynı civarda kişi başı tüketim konuşuluyor.  Sadece meyve suyu değil, baktık başka kapılar da açıyor. Meyve ile başladık şimdi sebze suyu gündemde. Sektör şimdi ciddi anlamda kara havuç işlemeye başladı. Kara havuç suyu ve konsantresine talep artıyor giderek.


KARA HAVUÇ MUCİZESİ
Amerika’ya sadece elma suyu satarken, bugün vişne, nar, kara havuç satıyoruz. Şeftali, kayısı da dahil. Pazardaki müşteri sayımız da arttı. ABD dünyadaki en önemli pazarlardan biri. Meyveye karşı ilgileri de korkunç derecede. Meyve ile başladığımız yolculuğumuza artık sebze suları da eklenmeye başladı. Şimdi sırada kırmızı pancar da var. Organik ürünlerde de hızla yol alıyoruz. İlk beş yılda pazarı tanıdık, şimdi trendlere uygun ürünlerle pazarda güçleniyoruz. “


RAKAMSAL OLARAK MEYVE SUYU TALEBİ EN FAZLA ÜRÜNLER
Meyve suyu kategorileri hakkında da bilgi veren MEYED Başkanı Güney , şunları söyledi: “Türkiye’de durum şöyle: Nektarda şeftali en çok tüketilen ürün. Sonrasında karışık meyve suları geliyor. Üçüncü sırada da vişne var. Yüzde 100 meyve suyunda ise birinci sırada elma var. Sonra portakal ve diğer ürünler geliyor. Meyve nektarları yüzde 25 ile yüz 99 arasında meyve oranına sahip olabilir. Limon, vişne gibi tatları çok ekşi olan ya da şeftali kayısı gibi çok yoğun kıvamlı olan bazı meyvelerin suyunu doğrudan tüketmek uygun değildir. Bu nedenle bu meyvelerin suları belirli bir miktar suyla seyreltilir ve tat dengesinin sağlanması için şeker ve/veya bal ilave edilir. Nektar dediğimiz üründe yüzde 35-40 oranında meyve var. Yüzde 100’ün içinde ise tamamen meyve var. İhracatta hem yüzde 100 meyve suyu hem de nektarda varız. Ancak dünyada yüzde 100 meyve suyuna talep her geçen gün daha da artıyor. Dolayısıyla bizim de gideceğimiz yer orası yüzde 100 meyve suyu. Ancak topraktaki meyve ağacı ve meyve üretimini arttırmak zorundayız. Yoksa bütün insanlığa yüzde 100 meyve suyu içirmek mümkün değil kaynaklar açısından. Meyve şu anda herkes tarafından tüketilen en sağlıklı ürün bunu biliyoruz. “


“MEYVE DALINDAN GELİYOR”
Meyve suyu üretiminde kullanılan meyvenin  ağacın dalından geldiğini vurgulayan İlker Güney “
Hammaddemizi dalından topluyoruz. Vişnenin yüzde 85'ini dalından toplayıp işliyoruz. Türkiye’de 2.5-3 milyon ton civarında bir elma rekoltesi var. Sanayi olarak  geçtiğimiz sezon 457 bin ton elma işledik. Bu miktarın tamamı dalından geliyor. Neden biliyor musunuz, ağırlıklı çeşidimiz Amasya türü elma. Bugün manavlara ya da pazara gidin Amasya elmasını bulamazsınız. Çünkü tümü sanayiye gidiyor ve işleniyor. Prosesi bozacak bir malı, standartta uymayan tek bir meyveyi ben fabrikama neden sokayım. Dalından toplanmış elma varken, ağacın altındaki bir tek elmayı bile karıştıramam. Ürünlerimiz dünyanın en güvenilir ambalajında. Kendi içimizde çok sıkı bir denetim mekanizması var. MEYED burada tam bir hakem pozisyonunda. Doğruya doğru yanlışa yanlış diyoruz. Ve sektör de bu otokontrol mekanizmasını saygıyla karşılıyor. Aslında raftan bir ürünü alan her tüketici de bizim oto kontrol zincirinin bir halkası durumunda.  Bu kadar insana meyve suyu içiriyoruz, ekonomiye, topluma ciddi bir katma değer sağlıyoruz. Bir teşekkürü de hakkettiğimizi düşünüyoruz” dedi.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.