Öne Çıkanlar ankara istanbul ekonomi Yakup Demirci palarndöken ysk cumhurbaşkanı erdoğan galatasaray öğrenci 4 Eylül 2019 Gündemi the frame ne zaman türkiye ye geliyor Erem Demircan

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, “Putin’in ekibi KGB ekibidir, Cumhurbaşkanı’nın ekibi ise İETT’dir” derken, “Ne işi var damadın Enerji Bakanlığı’nda? AKP içerisinde başka Enerji Bakanlığını yapacak kişi mi yoktur? Niye damat Enerji Bakanı olmuştur?” dedi.   

-PETROL İDDİALARINI HATIRLATTI-

Gök, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında uluslararası camiada Türkiye’ye yönelik çok ciddi suçlamaların yapıldığını belirterek, “Türkiye kimi ülkelerin resmi ağızlarından kimi ülkelerinde gayri resmi ağızlarından kaçak petrol işi yapmakla suçlanıyor” diyerek şöyle devam etti:

“Rusya’nın ‘Tayyip Erdoğan’ın ailesi IŞİD’in kaçak petrolüne aracılık yapıyor’ iddiası Tayyip Erdoğan’ın ‘bu işe ailemi karıştırmak ahlaki olmayan bir durum’ sözleriyle geçiştirilemeyecek kadar ciddidir. Eğer siz siyasette oğlunuzu, kardeşinizi, damadınızı siyasetin tam göbeğine koyarsanız bu suçlamalarla her zaman karşılaşırsınız.

-“NE İŞİ VAR DAMADIN ENERJİ BAKANLIĞI’NDA?”-

AKP içerisinde yeni kurulan hükümette Cumhurbaşkanı’nın damadından başka Enerji Bakanlığı yapabilecek başka bir isim yok mudur? Enerji gibi iştah açıcı ihalelerin görüşüldüğü, karara bağlandığı bizzat nerdeyse emanet usulüyle verildiği bu bakanlıkta bir damadın ne işi vardır? Ne işi var damadın Enerji Bakanlığı’nda? AKP içerisinde başka Enerji Bakanlığını yapacak kişi mi yoktur? Niye damat Enerji Bakanı olmuştur? Oğul Bilal Erdoğan’ın, kardeş Mustafa Erdoğan’ın petrol tankeri dışında yatırım yapacağı başka iştigal alanları yok mudur?

-“PUTİN’İN EKİBİ KGB EKİBİDİR, CUMHURBAŞKANI’NIN EKİBİ İSE İETT’DİR”-

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı bu suçlamalara karşılık ‘vallahi kaçak petrol işi yapmadık benim ailemin bu işle ilgisi yok’ diyerek geçiştiremez, bilmelidir ki Putin’in ekibi KGB ekibidir, Putin KGB’den dünyanın en güçlü istihbarat örgütünden gelen bir kişidir ve ekibi KGB’dir. Cumhurbaşkanı’nın ekibi ise İETT’dir. Hükümete düşen bu konudaki kuşkuları ve iddiaları giderecek güçlü argümanlarını ortaya koyarak Türkiye’nin namusunu temizlemekten ibarettir.”

-CUMHURBAŞKANI’NA “ÇİFT BAŞLILIK” YANITI-

Başkanlık tartışmalarına değinen Gök, Cumhurbaşkanı’nın “partili cumhurbaşkanlığı  ve çift başlılık” sözlerine gönderme yaparak şöyle dedi:

“Cumhurbaşkanı bir başkanlık sevdasını sürdürüyor ve diyor ki çift başlılıktan kurtulmak lazım. Çift başlılık derken bir tane baş herhalde cumhurbaşkanı kendisini tarif ediyor, o çift başın diğer sahibi Başbakan bu konuda ne diyor? Çift başlılık derken bir cumhurbaşkanı ve başbakan arasındaki sıkıntıdan bahsediyor Cumhurbaşkanı, birinci sorumuz şudur, aranızda bizim daha önce ifade ettiğimiz halde reddettiğiniz bir sıkıntı mı vardır? Başbakan ne diyor bu konuda?

-“SİZ BAŞBAKAN MISINIZ BOŞ BAKAN MISINIZ?”-

Böyle bir tarifin içerisinde Sayın Başbakan siz kendinizi nereye oturtuyorsunuz, siz başbakan mısınız boş bakan mısınız?

-“BUGÜN BAŞKANLIK SİSTEMİ OLSA TÜRKİYE’DE BELKİ BİR SAVAŞTA OLACAKTIK”-

Bugün başkanlık sistemi olsa Türkiye’de belki bir savaşta olacaktık.

Aslında çift başlılık ortadan kalksın diyen onu söylemek istemiyor sadece ben tek adam olayım diyor. Tek adamlık var.

Bir ülkenin rejimi yapboz tahtası değildir.

-“CUMHURBAŞKANININ  SUNİ GÜNDEM YARATMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”-

Cumhurbaşkanının suni gündem yaratmasına izin vermeyeceğiz.

Tek adamlığa kapımız kapalıdır.

Biz Başbakan’a başbakan demeye çalışıyoruz  o ‘ben hayır ben başbakan değilim benim üstümde başkan olsun’ diyor. O yüzden biz başbakana boş bakan demeyi uygun görüyoruz. 

-“SUNİ TARTIŞMALARDIR”-

Bu tartışmaların tümü suni tartışmalardır.

-“BUNLARIN HEPSİ SUNİ GÜNDEM”-

Bir basın mensubunun, “Cumhurbaşkanı’nın partili cumhurbaşkanı sözüne ne diyorsunuz?” sorusuna Gök, “Bunların hepsi suni gündem. Bunların Türkiye’nin gerçekleri ile alakası yoktur” yanıtını verdi.

“Polis müdahalesine maruz kalmıştınız, sizi arayan oldu mu?” sorusuna Gök, o günkü olayı hatırlatarak şöyle dedi:

“Oradaki görevli Emniyet Müdürü beni yanına davet etti. Ben de Emniyet Müdürüne güvendim, polise güvendim, yanına gittim. Birden kalabalıkta itiş kakış başladı. Tam bir metre kadar mesafeden yüzüme bilinçli bir şekilde gaz sıkılmak suretiyle büyük ölçüde gözlerimde ve vücudumda aşırı derece yanmaya neden olan bir hadise ile karşılaştım. Şu saate kadar Meclis Başkanımız dışında o da iki gün sonra olmak kaydıyla beni arayıp Ankara Valisi, Ankara Emniyet Müdürü ya da beni o görüşmeye davet eden emniyetçilerden bir tek kişi dahi beni aramamıştır. İçişleri Bakanı aramamıştır?

Bu ağır saldırının bedelini bu saldırıyı yapanlar mutlaka ödeyecektir. Bunun hukuki mücadelesinin nasıl olacağını da önümüzdeki günlerde göreceksiniz.” 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.