Öne Çıkanlar TÜÇOV Oyun Gönüllüleri Türkiye Çocuk Oyunları Vakfı Karabiber çayının faydaları Robin Van Persie Mehmet Nane Okullar Hayat Olsun Projesi Antoine Griezmann

Bu haber kez okundu.

Bahçeli: Oldubittiyle Sistem Değişikliği Görülmüş Şey Değildir

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Anayasanın nasıl değiştirileceği, anayasal hükümlerle belirlenmiştir ve bu kesindir. Filli durum ve dayatmalarla Anayasanın değişeceğini iddia etmek, Anayasayı rafa kaldırmak eğer gaflet değilse vahim bir art niyetlilik ve sinsi bir tezgâhtır. Demokrasiyle yönetilen ülkelerde oldubittiyle sistem değişikliği görülmüş şey değildir” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Muharrem Ayı’na değinerek konuşmasına başlayan Bahçeli, “Şurası tartışmasızdır ki, Kerbela’de akan Ehl-i Beyt kanı ilk günkü kadar keder verici, can yakıcı, yürek yaralayıcıdır. Hz. Hüseyin ve Ehlibeyt’in aziz büyüklerinin 10 Muharrem 61’de şehit edilmelerinden beri İslam âleminin gözyaşları eksik olmamış, acı ve kayıplarında azalma görülmemiştir” dedi.

-“NE ÇÖZÜM OLDU, NE DE BARIŞIN SESİ DUYULDU”-

Pazar günü, Hakkari Şemdinli’de bulunan Durak Jandarma Kontrol noktasında gerçekleşen saldırıya dikkat çeken Bahçeli, “Bombalar ülkeye nasıl sokulmaktadır? Ve de patlatılmak üzere nerede saklanmaktadır? Türkiye’nin her yerine bomba yerleştirildiğini Oslo’da itiraf eden memurlar geceleri rahat ve vicdanen müsterih şekilde uyuyabilmektedir? Merak ediyoruz, bu istihbarat ne yapmakta, neyle meşgul olmaktadır? Türk milletinin canını alan hainlere hak ettikleri ders ne zaman verilecek, ihanetin başı ne zaman koparılacaktır?” diye sordu. 20 Temmuz 2015’ten beri 516 askerin, 333 polisin, 52 korucunun, 31 memurun ve 600 sivilin hayatını kaybettiğini, 2 bine yakın askerin, bin 600’e yakın polisin ve 4 bine yakın sivilin yaralandığını anımsatan Bahçeli, “Dün analar ağlamayacak diyorlardı, oysa bugün bir millet hüngür hüngür ağlamaktadır. Çözüm diyorlardı, barış türküleri söylüyorlardı, fakat ne çözüm oldu, ne de barışın sesi duyuldu. Terörizmin dehşeti 79 milyon Türk vatandaşına hayatı zindana çevirdi” şeklinde konuştu.

-“TERÖRİST SEVİCİLERE HAK ETTİKLERİ DERSİ VERMEK DEVLETİN NAMUS BORCUDUR”-

15 Temmuzdan itibaren sürdürülen FETÖ’yle mücadeleye değinen Bahçeli, devlet ve toplum hayatının her hücresine yerleşmiş FETÖ’cülerin ayıklanması için olağanüstü şartlarda emek ve çaba sarfedildiğini belirtti. MHP olarak bu sürece destek verdiklerini, makul ve meşru gördüklerini ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:

“FETÖ’yle yapılan mücadelenin, FETÖ’cülere yönelik cezri, cebri ve yıldırıcı tedbirlerin aynısının PKK’lılara da uygulanmasını tutarlılık gereği istiyor, bunu bekliyoruz. Hakkari’de, Şırnak’ta, Diyarbakır’da, İstanbul’da patlayan bombalara Ankara’dan alkış tutan, İzmir’den tezahürat yapan, Mersin’den el sallayan terör yedeklerine, terörist sevicilere hak ettikleri dersi vermek hükümet ve devletin namus borcudur. PKK’ya destek veren memurlar, işadamları, sivil toplum kuruluşları, medya organları ne zaman hak ettiğini bulacaktır? PKK saldırılarını açık veya gizli övenlerin yakasından ne zaman tutulacaktır? PKK’lı diye açığa alınan öğretmenlerin, suçu somut olarak tespit edilen bölücülerin devletle bağının kesilmesi için daha neyin olması beklenmektedir? FETÖ’ye ceberut kesilenler, sıra PKK’ya gelince niçin suspustur?”

-“KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİM PKK’NIN DÜMEN SUYUNA GİRMEZ”-

Doğu ve Güneydoğu’daki 16 ilden 181 aşiret temsilcisinin bir araya gelerek teröre karşı ortak duruş sergilemesini kutlayan MHP lideri, Kürt kökenlilerin PKK’nın kanlı saldırılarından ziyadesiyle mustarip, en fazla şikâyetçi olan insanlar olduğunu belirterek, şunları ifade etti:

“Hiçbir Kürt kökenli kardeşimin, elinde silah ve bombayla devlete hücum eden, askerimize, polisimize, korucumuza ve masum vatandaşlarımıza kıyan, kurşun sıkan kiralık çete PKK’yı arkalaması düşünülemeyecektir. PKK Kürt düşmanlarının, Türkiye’yi hazmedemeyen yedi düvelin, kokuşmuş bir taşeronudur. Kürt kökenli kardeşlerim PKK’nın dümen suyuna girmez, hak yolundan dönmez, günaha ortak olmaz, oyuna gelmez.”

-“BİZİM ANAYASAYA BAKIŞIMIZDA HERHANGİ BİR DEĞİŞİKLİK YOKTUR”-

Yeni Anayasa kapsamında derinleşen hükümet sistemi tartışmalarına da dikkat çeken Bahçeli, sistem tartışmalarının siyaseti tıkaması durumunda rejim krizine dönüşebileceğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle birlikte anayasal yetki ve sınırların devamlı tartışma konusu yapıldığını ifade eden Bahçeli, yeni Anayasa sürecinin başkanlık sistemi ile ilgili anlaşmazlık nedeniyle akamete uğradığını söyledi. Türkiye’nin yeni bir toplum sözleşmesine ihtiyacı olduğunu kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti:

“Bilhassa 15 Temmuz’dan sonra bu ihtiyaç acil bir hal almıştır. Türkiye’de hiçbir şey, 14 Temmuz’daki gibi olmayacak, olamayacaktır. Milletimizin yeni bir soluğa, yeni bir hukuki mutabakata yönelik çağrı ve talebi hissedilir ölçüde fazladır. Bunu görmezden gelemeyiz, kulağımızın üstüne yatamayız. Milliyetçi Hareket Partisi Anayasanın tadilatına veya yeniden yazımına başından beri sıcak ve olumlu bakmaktadır.

Anayasa, devlet-millet ilişkilerini demokratik ölçülere göre düzenleyen, birlikte yaşamanın asgari kurallarını koyan ve dengeleyen kapsayıcı toplum sözleşmesidir. Bizim Anayasaya bakışımızda herhangi bir değişiklik, bir sapma veya farklı bir anlayışa savrulma yoktur. Özellikle Anayasanın ilk dört maddesinin değişmemesi, değiştirilmesinin dahi teklif edilmemesi hususundaki ısrarımızı kayıtsız şartsız muhafaza ediyoruz.”

-“ŞU ANDA ANAYASA ÇİĞNENMEKTE VE SUÇ İŞLENMEKTEDİR”-

Anayasa Komisyonunun çalışmalarına ve 60 maddelik değişikliğe vurgu yapan Bahçeli, şunları söyledi:

“Ne var ki, Türkiye’yi yöneten devlet ve hükümet ricalinin Anayasaya uyma konusunda çok iştahlı ve hevesli olmadığı gelişmelerle sabittir. Cumhurbaşkanı, millet tarafından seçildiği gerekçesiyle fiilli başkanlık sistemini dayatmakta, Anayasayı açıkça ihlal etmekte, görevinin sınırlarından tüm eleştirilere rağmen taşmaktadır. Anayasa değişmeden yönetim sistemi üzerinde zorlamayla ve fiilen oynama yapılmıştır. Elbette bu çarpık durumun anayasal meşruiyetinin olmadığı da ortadadır. Net olarak söylemek isterim ki, şu anda Anayasa çiğnenmekte ve suç işlenmektedir. Fiili durumla hukuki gerçek taban tabana zıtlık içermektedir. Parlamenter sisteminin miadının dolduğunu, bekleme odasına alındığını, ayak bağı olduğunu AKP yöneticileri ve Sayın Erdoğan defalarca ileri sürmüşlerdir. Anayasanın nasıl değiştirileceği, anayasal hükümlerle belirlenmiştir ve bu kesindir. Filli durum ve dayatmalarla Anayasanın değişeceğini iddia etmek, Anayasayı rafa kaldırmak eğer gaflet değilse vahim bir art niyetlilik ve sinsi bir tezgâhtır. Demokrasiyle yönetilen ülkelerde oldubittiyle sistem değişikliği görülmüş şey değildir.”

-“BİZİM TERCİHİMİZ PARLAMENTER SİSTEMİN DEVAMIDIR”-

“Türkiye Cumhuriyeti’nin beka mücadelesi verdiği bugünlerde, siyasi iktidarın ve devletin en tepesinde bulunan Cumhurbaşkanın hukukla ters düşmesi geleceğimiz açısından çok mahsurlu, çok tehlikelidir” diyen Bahçeli, bu tehlikenin bertaraf edilmesi için iki alternatif yolun olduğunu ifade etti. Bahçeli, bu alternatifleri şu şekilde açıkladı:

“Bunlardan birincisi ve bizim açımızdan da en doğru, en sağlıklı olanı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın fiilli başkanlık zorlamasından vazgeçmesi, yasa ve anayasal sınırlarına çekilmesidir. Şayet bu olmayacaksa, ikinci olarak, fiili durumun hukuki boyut kazanabilmesinin süratle yol ve yöntemlerinin aranmasıdır. Bu durum karşısında, Adalet ve Kalkınma Partisi başkanlık sistemiyle ilgili inadını sürdürecekse yine karşımıza iki seçenek çıkacaktır: İlk olarak AKP, hazırda tuttuğu veya üzerinde çalıştığı bir anayasa hazırlığı varsa, mutabık kalınan daha önceki maddeleri de ihtiva etmek kaydıyla TBMM’ye getirmelidir. Milletvekilleri, ilkeleri ve inançları doğrultusunda vicdanlarının sesini dinleyerek oy kullanacaklar, bir karara varacaklardır. İkinci olarak bu anayasa değişiklik teklifi TBMM Genel Kurulunda ya 367 sınırını aşarak kanunlaşacaktır ya da 330 eşiğinin üstünde kalarak referandum yoluyla milletin kararına sunulacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milletinin vereceği her karara saygılı ve bağlıdır. Bizim tercihimiz her zaman olduğu gibi parlamenter sistemin devamı, güçlendirilmesi, reforma tabi tutulmasıdır.  Ancak milletimiz aksini söyleyecek olursa buna da diyeceğimiz herhangi bir şey doğal olarak bulunmayacaktır.”

-“SEÇİMDEN BAHSETMEK TÜRKİYE’Yİ DAHA KARMAŞIK HALE GETİRMEK DEMEKTİR”-

Bahçeli, grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yüksek Seçim Kurulu tarafından filigranlı pusula basıldığının belirtilerek, “Kulislerde erken seçim tartışmaları var, nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna Bahçeli, “OHAL dönemimin yaşandığı bir ortamda seçimden bahsetmek Türkiye’yi daha karmaşık hale getirmek demektir. Bu görüşü ortaya koyanlar istikrarsızlığı savunanlardır” yanıtını verdi.
 
Bahçeli, “MHP başkanlık sistemine destek mi verecek’ şeklinde soru işaretleri oluyor” denmesi üzerine de, “Bu sizin yorumunuz gibi geliyor bana” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.