Öne Çıkanlar Yapılandırma ekonomi finans Hıristiyan Demokrat Lider: Hollanda Kraliçesi Arjantin pasaportunu Geri Vermeli Savcı Hüseyin Kaplan teslim oldumu glokom nedir çocuk tiyatrosu 1. dünya müslümanlar zirvesi 2017de hangi ülkeoe yapılacak turizmi canlandırmak için neler yapılmalı kpss sınavı ne zamana ertelendi aksigortanın karı ne adar söke ilçesi

Bahçeli: Ya O Dili Kopartırız Ya Da Eli Kırarız

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “MHP’nin hükmü şahsiyetine kim dil uzatırsa, kimler el kaldırırsa ya o dili kopartırız ya da eli kırarız. İsteyene, canı çekene ağzının payını bol bol veririz. MHP’ye ha bire saldıranların akıllarını başlarına almalarını hassaten tavsiye ediyorum. Ayağımıza basan olursa uyarıyorum, aklını başından alırız” dedi.

Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. Batman’ın Gercüş ilçesinde şehit olan 8 asker için Allah’tan rahmet dileyen Bahçeli, askerlerin uzman çavuş olmalarının ise ayrıca dikkat çekici olduğunu ifade etti. Bahçeli, “Bizim için uzman çavuşların kadroya alınmaları, özlük haklarının düzeltilmesi, uzman jandarmalarımızla 3600 ek göstergeden istifade etmeleri tarihi ve milli bir hedeftir. Sözümüz sözdür, 24 Haziran seçim beyannamemizde ne söylemişsek gerçekleşmesi için çalışacağız, gereğini de inşallah yapacağız. Şehadetin kadrolu yiğitlerine hala sözleşme çilesinin reva görülmesi doğru ve hakkaniyetli bir tutum değildir” dedi.

“PKK’NIN 5 TEPE YÖNETİCİSİ NEDEN GETİRİLMİYOR”

Hainler her neredelerse, her nereye sığınıp saklanmışlarsa bulunmalarının, yok edilmelerinin milli bir gaye ve görev olduğunu belirten Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Edoğan’ın “dünya beşten büyüktür” sözünü anımsatarak, şöyle devam etti:

“Dünya beşten büyüktür ama Türkiye de hainlerden, hain terör örgütlerinden, mütecaviz niyetlerden kat be kat büyük ve üstündür. Sınır ötesinde, mesela Kandil’de nefret kuluçkasına yatan, ihanet ve melanet üretimi yapan terör elebaşları niye yakalanamaz, niye derdest edilip Türk adaletinin önüne çıkarılamaz? Madem dünya beşten büyükse, Türkiye de her rezil örgütten üstünse, PKK’nın 5 tepe yöneticisinin bir gece ansızın karga tulumba ülkemize getirilmesinin önünde de herhangi bir mani hal bulunmayacaktır.

Cemil Bayık, Murat Karayılan, Mustafa Karasu, Rıza Altun, Bahoz Erdal’dan müteşekkil beşli katil grubunun ve çete başlarının hakkından gelmek, döktükleri kanların hesabını sormak bugün değilse ne zaman olacaktır? FETÖ’cüler yabancı ülkelerden teker teker getirilirken, terör örgütünün elebaşları enselerinden tutulup kafaları çuvala sokulduğu gibi Türkiye’ye niye getirilmesin, şerefsizlere hayat neden zindan edilmesin?”

MENBİÇ ÇIKIŞI

Bahçeli, Suriye konusunda da “Menbiç mutabakatına ne olmuştur?” diye sorarken, “Sayıları 5 bine ulaşan teröristlerin Menbiç’te hala ne iş vardır, açıktan kazılan çukurlar neyin nesi, neyin fesidir? ABD, terör örgütü PKK/YPG’ye silah yardım ve takviyesine devam etmektedir. Menbiç’in boşaltılmasıyla ilgili değerlendirme ve sözlerin henüz somut ve inandırıcı bir neticesi görülmemiştir. Fırat’ın doğusu da batısı da kanlı istilaya maruzdur. Tehlike had safhadadır. Buna izin verilmemelidir. Madem hainler Menbiç’e çukur kazmakla meşguller, o zaman Türk devletinin asalet ve şanına yakışan da, hazır çukur kazılmışken içine hainlerin alayını birden gömmektir. Milli vicdanın arzu ve hedefi de budur. Adaletin yerini bulmasını istiyorsak, son terörist, son kanlı silah teslim alınıp veya tenkil edilip bu iş bitirilmelidir” dedi.

Bahçeli, “NATO şemsiyesi altında böylesi bir birliktelik kurgusu dürüst değildir, samimi değildir, gerçekçi değildir” ifadelerini de kullandı.

KAŞIKÇI OLAYI: “GEREĞİ DERHAL YAPILMALI”

Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na girdikten sonra bir daha çıkmayan ve kendisinden günlerdir haber alınamayan gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın durumunu da merak ettiklerini ifade eden Bahçeli, “Mezkur gazetecinin hakkında çıkan vahim haberlerin doğru olup olmadığının, Konsolosluktan çıkıp çıkmadığının acilen teyit ve ispata muhtaç olduğu açıktır. Türkiye mafyavari yöntemlerin, bölgesel komplo faillerinin, kanlı hesaplaşmaların, örtülü operasyonların geçiş güzergahı veya sahne alanı değildir. Eğer ortada suç varsa, suçlular da belirlenmişse gereği derhal yapılmalı, işlenmiş bir cinayetin tespiti halinde caniler mutlaka cezalandırılmalıdır” dedi.

“HAYAT PAHALILIĞINDAN BİZ DE RAHATSIZ, BİZ DE ŞİKAYETÇİYİZ”

Bahçeli, ekonomideki son durumuna ilişkin ise, “Yüzde 25’e varan politika faizinden, üretim tesislerinde çıkan normal olmayan yangın haberlerinden, artan konkordato ilanlarından, tüketici enflasyonundaki yüzde 24,52’lik tırmanıştan, yeni ekonomi programının kısa sürede tartışmaya açılmasından, kabaran dış borçlardan, azgınlaşan hayat pahalılığından biz de rahatsız, biz de şikayetçiyiz. Ancak bu ülke hepimizin, bu millet biziz, bu devlet bizim. Çatı çökerse yakayı kurtaracağınıza mı inanıyorsunuz” değerlendirmesinde bulundu.

“HÜKÜMET MCKİNSEY İLE YOLLARINI AYIRSA DA BİZİM DÜŞÜNCELERİMİZ DEĞİŞMEYECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “biz bize yeteriz” diyerek hizmet alınmayacağını söylediği ABD’li danışmanlık şirketi McKinsey konusunda da Bahçeli, şunları kaydetti:

“Tek kaldığımızı söylediler, baltayı taşa vurduğumuz ileri sürdüler. Be hey zır cahiller, pek çok ülkede faaliyeti olan, ülkemizde de yıllardır faal halde bulunan McKinsey bir denetim ve danışmanlık şirketidir. Akıl ve irade milli olduktan sonra istişari nitelikli sunduğu teklif ve görüşlerine ister uyar ve uygularsınız, isterse de teşekkür edip gerisin geriye iade edersiniz. McKinsey’e Duyun-u Umumiye demek, IMF demek, kozmik oda vakası demek, kayyum demek, kapitülasyon demek, cehalet değil, gaflet değil, su katılmamış ümmiliktir ve çok tehlikelidir, bizim de itirazımız buna yöneliktir.

Bizim McKinsey diye bir derdimiz yoktur, işimiz de yoktur, olamayacaktır. Bizim bakışımız Türk, durduğumuz yer Türkiye, dua ve mücadelemiz Türk milletinin lehinedir. İpsizi sapsızı, CHP’si HDP’si, gitsinler dertlerini Cibali Karakoluna anlatsınlar, buldukları taktirde Marko Paşa’ya içlerini döksünler. Bizi alakadar etmez, bize sökmez. Hükümet McKinsey yollarını ayırsa da bizim düşüncelerimiz, değerlendirmelerimiz asla değişmeyecek, tutarlı ve gerçekçi tespitlerimiz hükmünü muhafaza edecektir.”

AKŞENER’E “DONKİŞOT” BENZETMESİ

Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşenir’in evinin yönünde yaşanan olaylara ilişkin ise şöyle konuştu:

“Donkişot, yel değirmenlerini, koyun sürülerini dev düşman kümeleri gibi görür, mızrağı çektiği gibi saldırırdı. Siyasi Donkişotların varlığı da oldukça düşündürücüdür. Sahte benlikleri etrafında marazi bir ortam oluşturanlar için her şeyin, her gelişmenin, hatta bütün hadiselerin merkezi kendi nefisleridir. Bunların gözyaşları timsaha, gülümsemeleri sırtlana benzer. Hülasa sahici ve inandırıcı değildir.

“KAMERA TUTAN EL KİMİNDİR, EVDE KİMLER TOPLANMIŞLARDIR”

İşin tuhaf ve mide bulandırıcı yanı, İP Genel Başkanı’nın evinde çoktan sahnenin kurulup figüranların yerini alması, tuzağın da tesis edilmesidir. Ankara’da adres verip Üsküdar’a konuşlanması, evde iki kişiyiz demesine rağmen karanlıkta kalan üçüncü şahsın arka plandan olan biteni kamerayla kayda alması dikkatli hiçbir gözden kaçmamıştır. Kamera tutan el kimindir, evde kimler hangi gayeyle toplanmışlardır? Aynı günlerde Pensilvanya’daki bir silahlı eylemle Türkiye töhmet altında bırakılırken, diğer yandan Üsküdar vakası tanımıyla MHP ahlaksızca yargılanmak istenmiştir. Hem Pensilvanya vakası hem de Üsküdar vakası ne ilginçtir ki aynı kapıya açılmış, aynı tarihlere denk gelmiştir. Üsküdar’da tuzak kurulmuştur. Sütlüce’de gizli ve gizemli eller tezgâhlarını açmışlardır. CHP, HDP, yurt dışına kaçan casuslar hemen Sütlüce savunmasına geçmişlerdir.

“HİÇBİR TÜRK KADINININ HEVESLENMEYECEĞİ MEYDAN OKUMALAR”

Üsküdar’da, hiçbir Türk kadının heveslenmeyeceği tahrik edici ve terbiye sınırlarını ihlal eden meydan okumalara şahitlik edilmiştir. Toplumun gözü önünde siyaset yapan bir siyasetçi muhataplarına pencereyi açıp da ‘erkekseniz gelin ulan’ diyebilir mi? Bu nasıl bir şuursuzluktur? Varsa bir rahatsızlığın, varsa bir şikayetin polisi çağırırsın, hukuka müracaat edersin. Şahsım tedavi edilirken topladığı imzaları partiye gönderip ortalığı ayağa kaldıracak kadar pervasız ve kontrolsüz olanlar yeni ve vahim bir provokasyon düğmesine basmışlardır Çünkü siyasi erime yaşıyorlar, tükenmenin sınır hattındalar.

“AYAĞIMIZA BASAN OLURSA UYARIYORUM, AKLINI BAŞINDAN ALIRIZ”

Elle gelen düğün bayram diyoruz, gelecekleri varsa görecekleri olduğunu haykırıyor, hatırlatıyoruz. MHP şehit ocağıdır, yancı ve paspas değildir. MHP Türklüğün kıvancı, Türkiye’nin son kalesidir, lastik adamlarla işi olmayacak, kendini adadığı bekaya zarar vermeyi asla aklından bile geçiremeyecektir. Aksini söyleyenler arsızdır, edepsizdir, terbiyesizdir. MHP’nin hükmü şahsiyetine kim dil uzatırsa, kimler el kaldırırsa ya o dili kopartırız ya da eli kırarız. İsteyene, canı çekene ağzının payını bol bol veririz.

Ağır konuştuğumu düşünen varsa bugüne kadar sustuklarıma saysın. MHP’ye ha bire saldıranların akıllarını başlarına almalarını hassaten tavsiye ediyorum; biz kum torbası değiliz, önüne gelenin şamar oğlanı değiliz, her kabalığı, her saldırganlığı sineye çekecek acziyete sahip hiç değiliz. Ayağımıza basan olursa uyarıyorum, aklını başından alırız.

“PİŞMANLIK DUYANLARA, KAPI AZĞINA KADAR AÇIK”

İP’den dışlanan ve horlanan, izlenen politikalardan dolayı rahatsızlık duyan, geçmişte bizlere kırgın ve kızgın olsa da pişmanlık duyan her arkadaşımı kucaklıyor, yürekten selamlıyorum. İşte kapı ağzına kadar açık. Kardeş kardeşle kavga etse de, uçurumun kenarına gelince mutlaka kucaklar, kucaklayacaktır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.