Öne Çıkanlar pkk fahrettin yahşi Gündemde Bugün-21 Haziran 2019 Cuma ekonomi bakanı brexit değerlendirmesi recep tayyip erdoğan inönü stadı tsk Gündemde Bugün-19 Haziran 2019 Çarşamba Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Türkiye Finans Hazine Genel Müdür Yardımcısı Hakan Uzun yaz konser Yabancı öğrenciler Hamamönünde buluştu

Bozdağ: ‘Sınır Güvenliği’ Adı Altında Terörist Ordunun Oluşturulması Tartışmasız Açık Bir Tehdittir

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Bölgede bir terör koridoru oluşturulması hem bu terör koridorunun güvenliği için ‘sınır güvenliği’ adı altında terörist bir ordunun oluşturulması ve bu oluşumun desteklenmesi Türkiye’nin toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, vatandaşlarımızın can ve mal emniyeti ve milli güvenliğimiz bakımından tartışmasız açık bir tehdittir” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası bir basın açıklaması yaptı. Açıklamalarına bugün Isparta’da meydana gelen askeri uçak kazasında şehit olan üç askerin ailelerine başsağlığı dileyerek başlayan Bozdağ, “Meydana gelen olayla ilgili hem adli hem de idari tahkikat başlatılmıştır. Bu hadisenin bütün boyutları ile incelenmesi ve düşüş nedenlerinin ortaya çıkarılması varsa sorunluları gereğinin yapılması elbette bizim de yakından takip edeceğimiz bir konudur” dedi.

"OHAL ÜÇ AY DAHA UZATILACAK"

Bakanlar Kurulu’nda Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) alınan tavsiye kararı doğrultusunda Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının üç ay daha uzatılması hususunun üç ay daha uzatılmasının değerlendirildiğini belirten Bozdağ’ın konuşması şöyle devam etti.

“Sonuç itibari ile 19 Ocak 2018 tarihinden geçerli olmak üzere OHAL’in üç ay daha uzatılmasını benimsemiş ve bu konuda hazırlanan tezkere Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) başkanlığına gönderilmiştir. TBMM Genel Kurulu’nun yapacağı görüşmeler neticesi vereceği kabul kararı üzerine OHAL üç ay daha uzatılmış olacaktır. Ülkemizin karşı karşıya olduğu tehditler OHAL’in üç ay daha uzatılması zaruretini ortaya koymuştur. FETÖ/PDY terör örgütü başta olmak üzere PKK, DHKP-C  ve diğer terör örgütleri ile etkin ve kararlı mücadele yürütülmektedir. Bu mücadele elbette hükümetimizin kararlılığı, güvenlik güçlerimizin etkin ve kararlı mücadelesi ile birlikte OHAL uygulamasının sağladığı imkanlarında önemli rol oynadığını buradan ifade etmekte fayda görürüz. Bugüne kadar OHAL uygulaması vatandaşlarımızın rutin hayatında herhangi bir değişikliğe rol açmamıştır. OHAL daha öncede ifade ettiğimiz gibi Türkiye’mizin OHAL’den çıkıp olağan döneme dönmesi için hükümetimizin ve ilgili görevlilerinin etkin ve hızlı karar alma ve alınan kararları etkin ve hızlı biçimde uygulaması bakımından önem arz etmektedir.”

“‘SINIR GÜVENLİĞİ’ ADI ALTINDA TERÖRİST BİR ORDUNUN OLUŞTURULMASI MİLLİ GÜVENLİĞİMİZ BAKIMINDAN TARTIŞMASIZ AÇIK BİR TEHDİTTİR”

MGK bildirisindeki, “Suriye’nin batısından ülkemize yöneltilen tehditlerin bertaraf edilmesi için gereken adımların derhal ve kararlılıkla atılacağı vurgulanmıştır” ifadelere yönelik bu konuda hangi adımlar atılacak ve hazırlıklar ne aşamadır sorusunu üzerine Bozdağ,  Türkiye, sınır güvenliği bakımından tarihinin en kritik döneminden geçtiğini belirtti.  Bozdağ, Suriye’de yaşanan hadiselerin Türkiye’nin toprak bütünlüğü, sınır güvenliğini ve bölgede yaşayan bütün insanların can ve mal güvenliği bakımından son derece önemli gelişmeler olduğunu ve burada olup bitenlerin Türkiye’nin sınırlarını tehdit ettiğini belirtti. Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Özellikle son günlerde ‘Suriye Sınır Güvenliği Görev Gücü’ adı altında terörist bir yapılanmanın daha doğrusu terörist bir ordunun oluşturulması çabaları ve gayretleri çok net bir şekilde gözüküyor. Hem bölgede bir terör koridoru oluşturulması hem bu terör koridorunun güvenliği için ‘sınır güvenliği’ adı altında terörist bir ordunun oluşturulması ve bu oluşumun desteklenmesi Türkiye’nin toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, vatandaşlarımızın can ve mal emniyeti ve milli güvenliğimiz bakımından tartışmasız açık bir tehdittir” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE,  DAHA BÜYÜK RİSK GEREKTİREN VE BUNUNLA İLGİLİ ADIMI ATMAKTAN ÇEKİNMEYECEKTİR”

Bozdağ’ın açıklaması şöyle devam etti:

“Türkiye, kendi milletinin ve devletinin daha doğru ifade ile Türk milleti ve Türkiye Devleti’nin bekası söz konusu olduğu zaman riskleri ortadan kaldırmak, tehditleri yok etmek gerektiğinde bunları tereddütsüz yapacaktır ve yapıyor da. Ancak bazen riskleri ortadan kaldırmakla netice alınmayabilir, o zaman daha büyük riskleri göze almak gerekebilir. Türkiye, Türk milletinin ve Türkiye Devleti’nin bekası için riskleri ve tehditleri kaldırmanın dışında daha büyük risk gerektiren ve bununla ilgili adım atmayı gerektiren bir husus olduğunda bu adımı atmaktan çekinmeyecektir. MGK sonrası yapılan açıklamada da bu kararlık açık bir şekilde vurgulanmıştır. Türkiye, bölgesinde hemen sınırının yanı başında bir terör koridorunun oluşturulmasına, bu koridorun güvenliği ve emniyeti için terörist bir ordu kurulmasına, kurdurulmasına ve buna destek verilmesine ve her türlü tahkimatın bu anlamda yapılmasına bugüne kadar defalarca karşı olduğunu söyledik.  Bunu gizlide söylemedik aleni söyledik. En üst düzeyde ifade edildi ve orada yapılan yanlışlıklara hep vurgu yapıldı.

“TÜRKİYE, ARTIK SABRININ SON NOKTASINA GELMİŞTİR”

 DEAŞ terör örgütü ile mücadele bahanesi ile PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG ile işbirliği yapılmasının yanlışlığını da vurguladık.  Stratejikte olsa konjonktürel de olsa böyle bir adımın büyük bir yanlış olduğunu vurguladık. Bunlara silah yardımı yapılmaması gerektiğini defalarca altını çizdik. Ama bize hep söyledikleri ayrı oldu ama ortaya çıkan sonuçlar tamamen söylediklerini yalanlayan sonuçlar oldu. Türkiye, bu noktada artık sabrının son noktasına gelmiştir. Türkiye’nin bundan sonraki gelişmelere kimse daha fazla sabır göstermesini beklememelidir. Bu konuda atılması gereken adımlar ne ise Türkiye bu adımları atmakta kararlıdır.”

YAPILANLARA BAKTIĞINIZDA MÜTTEFİKLİK ÇATISI ALTINDA BİRLİKTE OLMAKLA UZAKTAN YAKINDAN ALAKASI YOK

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Biz ABD ile müttefikiz, NATO’da beraber çalışıyoruz. Stratejik ortaklık, model ortaklık, müttefiklik, NATO’da birlikte çalışmak böyle bir durumda yapılması gerekenler bellidir. Ama arazide yapılanlara baktığınızda müttefiklikle, ortaklıkla, NATO çatısı altında birlikte olmakla uzaktan yakından alakası yok” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bozdağ, Rusya’nın Afrin Operasyonuna bakışına ve ABD ile gerçekleştirilen temaslarda Türkiye’nin sorularına nasıl yanıtlar verildiği sorusu üzerine Bozdağ,  Türkiye’nin Afrin ve Suriye’nin diğer bölgelerinde yaşanan gelişmelerle ilgili diplomatik kanalları sonuna kadar kullandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ile beraber bakanlar ve ilgili görevlilerin muhataplarıyla temasa geçtiğine değinen Bozdağ,  “Enine boyuna değerlendirmeler yapıldı ve diplomatik kanallarla burada Türkiye ve bölge aleyhine meydana gelen gelişmeler değerlendirildi ve Türkiye ne istediğini çok net söyledi” dedi.

“BİZ VERİLEN SÖZLERİN ARAZİDE DE YANSIMASINI HEP ARZU ETTİK AMA TAM TERSİ OLDU.”

Bozdağ’ın açıklaması şu cümlelerle devam etti:

“Biz bugüne kadar ABD’ye ‘PKK terör örgütüdür, PYD/YPG’de bu terör örgütünün Suriye’deki koludur. DEAŞ’ta bir terör örgütüdür, DEAŞ ile mücadele eden bir koalisyon var. O koalisyon DEAŞ ile etkin mücadelesini sürdürüyor zaten. Türkiye’de bu koalisyonun bir parçası, DEAŞ terör örgütü ile birlikte mücadeleyi biz yapalım’ dedik. Ancak PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG ile ABD işbirliğini tercih etti ve bir terör örgütüne karşı başka bir terör örgütü ile mücadele etme yanlışlığını işledi. Vahim gelişmelere bu yanlışlık kapı araladı. Arkasından ‘terör örgütüne silah vermeyin’ dedik.  Verilen silahlar baktığınız zaman DEAŞ terör örgütüne karşı kullanılacak silahlar da değil. DEAŞ terör örgütünün hava unsurları yok ama baktığınızda o silahların içerisinde hava unsurlarına karşı kullanılacak silahlar da var. Binlerce tır silah verildi. Hep bize şunu söylediler: ‘İşte biz, bunların seri numaralarını alıyoruz, onlara verdiklerimizi geri toplayacağız.’ Bize de liste veriyorlar.  Yani bunlar ‘öyle değil böyle’ şeklinde açıklamalar yapıyorlar. Ama biz arazide hangi silahların verildiğini, bunların ne kadar olduğunu çok net bir şekilde biliyoruz. Bizim elimizde de listeler, net bilgiler var. Onun için biz burada verilen sözlerin yapılan açıklamaların arazide de yansımasını hep arzu ettik. Konuşuldu ama arazide tam tersi oldu.”

“YAPILANLARA BAKTIĞINIZDA MÜTTEFİKLİK ÇATISI ALTINDA BİRLİKTE OLMAKLA UZAKTAN YAKINDAN ALAKASI YOK”

Sözlerin doğruluğu icraatla da teyit edilirse iyi sonuçların ortaya çıkacağını belirten Bozdağ, “ Ama bugüne kadar ABD yönetiminin Suriye’deki gelişmelerle ilgili bize söyledikleri ve arazide yaptıkları arasında çok büyük bir çelişki olduğunu buradan ifade etmek isteriz” şeklinde konuştu.  ABD’ye çağrıda bulunan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “‘PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG’ye verilen silahların toplanması, onların elinden alınması ve PYD/YPG’ye ABD’nin verdiği desteği derhal sonlandırması son derece önemlidir’” şeklinde konuştu.  ABD’nin bölgede terör koridoru oluşturma çabalarından vazgeçilmesi ve terörist bir ordu oluşturulması gayretlerine, çabalarına destek verilmemesi gerektiğini ifade eden Bozdağ, “ Çünkü biz ABD ile müttefikiz, NATO’da beraber çalışıyoruz. Stratejik ortaklık, model ortaklık, müttefiklik, NATO’da birlikte çalışmak böyle bir durumda yapılması gerekenler bellidir. Ama arazide yapılanlara baktığınızda müttefiklikle, ortaklıkla, NATO çatısı altında birlikte olmakla uzaktan yakından alakası yok” dedi.

“TÜRKİYE’NİN ATILMASI GEREKEN ADIMLARI ATMAK İÇİN KİMSEDEN İCAZET ALMASINA İHTİYACI YOKTUR”

Türkiye’nin ABD ile NATO’da müttefik olduğunu tekrar hatırlatan Bozdağ’ın konuşması şöyle devam etti:

“ABD’nin Türkiye’yi tehdit eden bir terör yapılanmasına destek vermesi kabul edilir mi? Kabul edilemez, izahta edilemez.  Hem uluslararası hukuk bakımından bu yapılanlar izah edilemez, hem de iki ülke arasındaki ilişkiler bakımından da izah edilemez. O nedenle biz açıklamalara elbette bakacağız. Ama açıklamaların arazideki uygulamalarına bakacağız. Çünkü arazide hep başka şeylerle karşılaştık. Bu süreçte hem ABD ile hem Rusya ile görüşmeler, ilgili bakanlarımız ve yetkililer tarafından sürdürülüyor. Onlarla ilgili tabi onlarla da istişare ediliyor. Ama son tahlilde Türkiye, bu istişareler olumlu, olumsuz ne tür gelişir o ayrı bir konu ama sonuçta Türkiye, Türk milletinin ve Türk Devleti’nin bekası için atılması gereken adımları atmak için kimseden icazet almaya ihtiyacı yoktur.

CHP, TÜRKİYE’Yİ YÖNETMEYE TALİPSE BU DEVLETE SERİ KATİL DİYEN BİRİSİNİ PARTİSİNDE İL BAŞKANI YAPAMAZ

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “.CHP, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetmeye talipse bu devlete seri katil diyen birisini partisinde il başkanı yapamaz. Devlete seri katil diyen birisini partisine il başkanı yapan da Türkiye’yi yönetemez. Türk milleti ona imkan ve yetkisi vermez” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bozdağ, Afrin operasyonu ne zaman başlayacak sorusu üzerine operasyonun Suriye’de bir terör koridoru oluşmaması ve oluşturulmasını engellemek için yapılabileceğini söyledi. Türkiye’ye yönelik her türlü tehdidi etkisiz hale getireceklerini dile getiren Bozdağ, “Afrin ve diğer yerlerde Türkiye’nin söyledikleri yerine gelmediği takdirde kendi hukukumuz korumak için kararlı bir şekilde adımları atacağız. Başkaları ne der demeden atacağız. Bunda hiçbir tereddüt yok” ifadelerini kullandı. Ancak operasyonun ne zaman düzenleneceğine ilişkin net bir şey söylemeyen Bozdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ sözünü hatırlatarak, “Bunun vakti ne zaman başlayacak nereden başlayacak kapsamı şu mu, hedefi nedir, ne kadar sürecek, nerede duracak? Tabii bunu ilgililer kendi açısından elbette değerlendiriyorlar. Bununla ilgili adım atma konusu gerektiği zaman bu takvim çerçevesinde yapılacaktır. Burada Hükümet Sözcüsünün ilanı ile bu işler olmaz” ifadelerini kullandı.

“CHP, TÜRKİYE’Yİ YÖNETMEYE TALİPSE BU DEVLETE SERİ KATİL DİYEN BİRİSİNİ PARTİSİNDE İL BAŞKANI YAPAMAZ”

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın annesine yönelik paylaşımlarına ilişkin sorulan soruya Bozdağ, şu cümlelerle cevap verdi:

CHP, ana muhalefet partimiz, ana muhalefet partisi iktidar alternatifidir. Vatandaş öyle görür ve işin doğasıda doğrusu odur. CHP, İstanbul İl Kongresi’ni yaptı ve bir il başkanı seçti. Tabi il başkanın kimliği, kişiliği, fikirleri ve yaptıklarına dair kamuoyuna pek çok haber yansıdı. CHP, gibi Türkiye’nin en köklü en eski partisini İstanbul gibi Türkiye’nin en büyük ilinin başkanlığını devletine seri katil diyen,  toplumun milli ve manevi değerlerine saygısı olmayan, onlara hakarete varan yaklaşımlar ortaya koyan milli ve manevi değerlerle kavgası olan ecdadımıza, tarihimize iftira eden sokak eylemcisi, terör örgütlerine müzahir olduğu, yaptığı bütün açıklamalardan belli olan marjinal zihniyete sahip birisini İstanbul il başkanı seçilmiş olması çok manidardır. Türkiye adına, CHP adına üzüntü verici bir durumdur. Anlaşılır gibi değil. CHP, bu tutumu ile marjinal bir zihniyetin yanında saf tutmuştur. CHP’yi marjinal bir zihniyetin terör örgütüne müzahir çevrelerin etkisine sokmuştur. Şu an bu çok net bir şekilde gözüküyor.  Ona da ben en büyük itirazı CHP’ne gönül veren, oy veren vatandaşlarımızın yaptığını, yapacağını ben görüyorum. CHP, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetmeye talipse bu devlete seri katil diyen birisini partisinde il başkanı yapamaz. Devlete seri katil diyen birisini partisine il başkanı yapan da Türkiye’yi yönetemez. Türk milleti ona imkan ve yetkisi vermez.  

UYUM YASALARI İLE İLGİLİ EKİP OLUŞTURULDU

Seçim ittifakı ve uyum yasaları üzerine sorulan soruya Bozdağ, uyum yasalarının son derece önemli olduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uyum yasaları ile ilgili çalışan bir ekip oluşturduğunu belirtti. Ayrıca konular ile ilgili AK Parti Genel Merkezi’nde ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bugün toplantılar yapıldığını ifade eden Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Çalışmanın yöntemi, takvimi ve dikkate alınacak hususlar değerlendirildi. Herkes kendi kanaatlerini söyledi ve Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız da değerlendirmede bulundular” dedi.

“2018 UYUM YASALARI İLE MECLİSİMİZ VE HÜKÜMETİMİZ ÇOK MEŞGUL OLACAK GİBİ GÖZÜKÜYOR”

Toplantılar çerçevesinde çalışmaların hızlı bir şekilde devam edeceğini söyleyen Bozdağ’ın konuşması şöyle devam etti:

“Ayrıca öncelik, sonralık sırasına baktığımızda seçim yasaları ve siyasi partiler yasalarının anayasadan kaynaklı zorunluluk nedeni ile bir önceliği var. O nedenle mahalli seçimler ve diğer seçim kanunları, siyasi partiler kanunu gibi kanunlardaki değişiklikler Mart’tan önce Parlamento’dan geçmesi gerekiyor. O nedenle parlamentonun gündemine gelecek ilk yasaların siyasi partiler ve seçim kanunlarına ilişkin uyum yasaları ve bu çerçevede uyum dışında yapılması gereken düzenlemeler varsa bunlar gelecektir. Yerel yönetimlerle ilgili yasalarda öncelik alabilir ama diğer yasalarda tamamlandıkça gelecektir.  2018 uyum yasaları ile Meclisimizin daha çok hükümetimizin de daha çok meşgul olacağı yıl gibi gözüküyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.