Öne Çıkanlar Akın öztürk tutuklandı mı türkiye diplomatik istanbul galatasaray tsk ekonomi ırak iran Türkiye Heyeti sıcaklik izleme sistemini kim icat etti bugünün gündemi

"Bu Ülkenin Bütün Sınırlarında Acı, Kan, Gözyaşı, Milli Mücadele, Kuvayı Milliye Vardır"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "İşine gelince vatan, millet, Sakarya, işine gelince boş ver memleketi özel çıkarlar. Tank palet fabrikası niye satıldı? Katar uçağı niye bedava verildi? Milli Kurtuluş Savaşı vermiş, cumhuriyeti kurmuş bu ülkenin temellerinde şehit kanları var, bu ülkenin temellerinde gözyaşları var, bu ülkenin temellerinde omuzunda silah taşıyan kadınlarımız var, çoluk çocuğumuz var, dedelerimiz var, atalarımız var. Bu ülkenin temelleri sıradan bir temel değildir. Türkiye Cumhuriyetinin sınırları egemen güçlerin lobilerinin olduğu yerlerde çizilmemiştir. Bu ülkenin bütün sınırlarında acı vardır, kan vardır, gözyaşı vardır, milli mücadele vardır, Kuvayı Milliye vardır." dedi. 

"Kuvayı Milliye demek yedi düvelle aslanlar gibi mücadele etmek demektir, karşı çıkmak demektir"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kuvayı Milliye Meydanı'nda düzenlenen Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti Ortak Balıkesir Mitinginde yaptığı konuşmada; Kuvayı Milliye sıradan bir kuruluş değildir, Kuvayı Milliye sıradan bir örgüt değildir. Kuvayı Milliyenin ruhu Milli Kurtuluş Savaşında canlanmıştır. Kuvayı Milliye demek bir ülkenin geleceğini o ülkenin halkının belirlemesi demektir. Kuvayı Milliye demek hiç kimsenin önünde diz çökmemek demektir. Kuvayı Milliye demek yedi düvelle aslanlar gibi mücadele etmek demektir, karşı çıkmak demektir." dedi. 

"Sorunları demokratik yollarla aşacağız"

Balıkesir Türkiye coğrafyasının en önemli illerinden birisi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Tarım açısından, eğitim açısından, sanayi açısından, insan kaynakları açısından, güzel doğası açısından olağanüstü bir merkezdir. Aslında hep birlikte cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz. Her mevsimimiz var, güneşimiz var, denizimiz var, ovalarımız var, insanlarımız var, dağlarımız var. Bu güzel cennet gibi ülkede sorunlarımız var. Bu sorunları nasıl aşacağız? Sorunları demokratik yollarla aşacağız, demokrasi bize neyi öngörüyorsa, bize hangi hakları veriyorsa şikayetlerimizi bir şekliyle sandığa giderek dile getireceğiz. Eğer biz bir millet ittifakı oluşturuyorsak demokrasi için yapıyoruz bunu, çocuklarımız için yapıyoruz bunu, evlatlarımız için yapıyoruz bunu. Çiftçimiz, esnafımız için yapıyoruz bunu, sanayicimiz için yapıyoruz bunu. Ne benim, ne İYİ Partinin Sayın Genel Başkanının özel bir çıkarı yok. Günün 24 saati çalışıyoruz ne için? Bu ülkede herkes huzur içinde yaşasın diye. Bereketli topraklarda huzur içinde yaşasın diye. Bunun mücadelesini veriyoruz." deadi. 

"Millete tırnak ucu kadar bir şey vermezsin ben bunu bilmez miyim?"

AK Partiye oy veren değerli vatandaşlarımın vicdanına sesleniyorum diyen Kılıçdaroğlu, "17 yıl vergi dediler tamam, özelleştirme dediler tamam, borçlanma dediler tamam. 17 yılın sonunda bu memleketin güzel insanlarını getirdiler soğan kuyruğuna, patates kuyruğuna mahkum ettiler. Sevgili kardeşim bunu vicdanına soracaksın ve sandığa öyle gideceksin. Milletin aklıyla dalga geçiyorlar, aklıyla alay ediyorlar, adına da varlık kuyruğu dediler. O kuyruk varlık kuyruğu olsa, o kuyruğun başında ben senin olacağını bilmez miyim? Sen o kuyruğun başına geçersin, millete tırnak ucu kadar bir şey vermezsin ben bunu bilmez miyim?" dedi. 

"Silah fabrikasını yabancı orduya satanların bekçiliğini yapanlar asla ve asla milliyetçi olamazlar"

Ülkücü kardeşlerime de seslenmek isterim diyen Kılıçdaroğlu, "Biliyorum ülkücülüğün ne olduğunu bilirim, milliyetçiliğin de ne olduğunu çok iyi bilirim. Bizim altıokumuzdan birisi milliyetçiliktir. Milliyetçilik vatanseverliktir, milliyetçilik bayrak severliktir, milliyetçilik hiç kimsenin önünde diz çökmemektir, milliyetçilik “Çanakkale geçilmez” demektir. Şimdi ben milliyetçi kardeşlerime de seslenmek isterim. Kendi vatan toprağında yani Süleyman Şah türbesinin bulunduğu yerden hem türbeyi kaçıracaksın, hem kendi toprağından çekileceksin ve gideceksin kaçağa oy vereceksin. Hiçbir milliyetçinin eli, gerçek milliyetçiliğin eli AK Partinin bulunduğu yuvarlağın içine asla ve asla evet oyu basamaz, gerçek milliyetçinin. Başka bir şey daha var. Ben bunu eleştiriyorum, evet eleştiriyorum. Ben bu ülkenin kum tanesini kimseye emanet etmem. Bu ülke için gerekirse hep birlikte canımızı veririz, malımızı da veririz. Çanakkale’de nasıl mücadele ettik. Kurtuluş Savaşında nasıl mücadele edildi? Yedi düvele karşı nasıl direnildi? Böyle direnildi. Şimdi fabrikaları sattılar, Sümerbank, Etibank, Şeker fabrikaları, kağıt fabrikaları, SEKA’lar hepsi satıldı. Eldene kaldı? Tank Palet Fabrikası kaldı, silah fabrikaları kaldı. Yine ülkücü kardeşlerime, milliyetçi kardeşlerime sesleniyorum. Dünyada bana bir örnek ülke gösterin ister Pakistan, ister Güney Kore, ister Japonya, ister Avusturalya, ister Almanya, ister Amerika, Venezüella, Şili, Kanada… Dünyada hiçbir devlet yoktur ki kendi silah fabrikasını yabancı bir orduya peşkeş çeksin. Ve o silah fabrikasını yabancı orduya satanların sözcülüğünü yapanlar, bekçiliğini yapanlar asla ve asla milliyetçi olamazlar." dedi.

"Emeklilikte Yaşa Takılan bir kişi gider de AK Partiye, gider de MHP’ye oy verirse iki elim iki yakanızda olacak"

EYT’lilerin yani Emeklilikte Yaşa Takılanların sorunlarını da biliyorum diyen Kılıçdaroğlu. Meral Hanım da burada. Beraber TBMM’de kanun teklifi verdik sizin sorunlarınızı çözelim diye. Ama MHP’yle AK Partinin milletvekilleri sizin sorunlarınızı çözmek istemediler. Bakın bir şey söyleyeyim, Erdoğan Emeklilikte Yaşa Takılanlar hak aradığı zaman “nereden çıktı bu türediler” diye size türedi lafını kullandı. O nedenle söylüyorum bakın, bir kişi Emeklilikte Yaşa Takılan bir kişi gider de AK Partiye, gider de MHP’ye oy verirse iki elim iki yakanızda olacak." dedi. 

"Biz bildiğimiz yoldan, hak yolundan asla ve asla ayrılmayacağız"

Cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz. diyen Kılıçdaroğlu, "Cennet gibi bir ülkeyi cehenneme çevirdiler. Her gün kavga, her gün iftira, her gün bir sürü laf. Yeter arkadaş ya, bir üç gün konuşma ya! Üç gün konuşma da bari millet biraz rahatlasın. Günün 24 saati bütün televizyon kanalları beyefendi için çalışıyor. İstediğin kadar eleştir, istediğin kadar iftira at. Biz bildiğimiz yoldan, hak yolundan asla ve asla ayrılmayacağız. Her yerde söyleyeceğiz “hak, hukuk ve adalet” diyeceğiz." dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.