Öne Çıkanlar başbakan binali yıldırım AİLE kuşadası palandöken diyarbakır çin Cumhurbaşkanı Erdoğana Bosna-Hersek ziyaretinde kimler eşlik etti? Kosta Rika Anaç Doluküp Köyü Vejeteryanlar et yiyor mu? Varisin en yaygın belirtisi

CHP'li Şevkin: “Halk Yoksullukla Boğuşuyor, Sarayın Bütçesi Sürekli Artıyor”

CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kürsüsünden ‘Emeklilikte Yaşa Takılanlar’dan kadın cinayetlerine, 2020 bütçesinden atanamayan öğretmenler, sağlıkçı ve mühendislere, Cumhurbaşkanlığı bütçesinden asgari ücretliye kadar bir çok konuyu dile getirdi.

“Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Teklif” üzerine CHP grubu adına konuşan Dr. Şevkin, birilerinin lüks ve şatafat içerisinde yaşarken son günlerde işsizlik ve yoksulluk nedeniyle toplu intiharların yaşandığını vurguladı.

“EYT’NİN ADINI BİLE İÇSELLEŞTİRMEMİŞSİNİZ”

Türkiye’de sosyal bir patlama yaşandığı gerçeğinin göz önüne alınması gerektiğini dile getiren Dr. Şe

vkin, “Biz ‘ekmek’ diyoruz, siz ‘mermi’ diyorsunuz. Biz, "Emeklilikte yaşa takılanların haklarını vermemiz gerekir" diyoruz ama siz emeklilikte yaşa takılanların daha adını bile içselleştirmemişsiniz. ‘EYT’den ‘EYP’ diye bahsediyorsunuz. EYT’liler lütuf beklemiyor, emeklilik onların hakkı. Siz maç devam ederken kural değiştirdiniz” dedi.

“ATAMALAR YAPILMIYOR, SARAYIN BÜTÇESİ ARTIYOR”

Atanamayan jeoloji, inşaat, ziraat mühendisinin yanı sıra tüm mühendislere, veterinerlere, öğretmenlere, sözleşmeli çalışanlara, taşeron işçilere söz verilmesine rağmen hiçbirinin sorununun çözülmediğini ifade eden Dr. Şevkin, ataması yapılmayan sağlıkçıların, asgari ücretlilerin, sayıları 8 milyonu geçen işsizlerin sorununa çözüm aranması gerekirken sarayın bütçesinin sürekli artış gösterdiğini ifade etti.

“SİSTEM TIKANMIŞTIR”

“Sarayın bütçesi arttıkça vatandaşın bütçesi daralıyor” diye konuşan Dr. Şevkin, “Öyle söylendiği gibi ekonomide büyüme falan yok. Ne yazık ki asgari ücretliden halâ vergi alıyorsunuz, işsizlik had safhada, her şeye ortalama yüzde 50 zam yapılırken siz enflasyonu yüzde 10,56 olarak lanse ediyorsunuz, oysa bu ülkede 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 6 bin 500 liradır. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; bu sistem artık tıkanmıştır, lafı sağa sola çevirmenin anlamı yoktur” diye konuştu.

Plan ve Bütçe Komisyonunda hemen hemen bütün bakanlıkların bütçesine katılmaya çalıştığını, komisyonlarda “Alice Harikalar Diyarında” tablosu çizildiğini dile getiren Dr. Şevkin, “İnanılmaz bir ülkede yaşıyormuşuz da bizim haberimiz yokmuş. Bütçe uçuyormuş. Ya siz başka bir ülkede yaşıyorsunuz ya da biz başka bir dünyada yaşıyoruz” dedi.

“BİR YANDA LÜKS VE ŞATAFAT, BİR YANDA HALKIN YOKSULLUĞU!”

Cumhurbaşkanlığının 2018 bütçesinde 56 milyon lira yata, 406 milyon lira uçağa, 21 milyon lira otomobile, 56 milyon lira mobilya ve mefruşata, 5 milyon lira tabak çanak, bardağa; 4 milyon liranın da temizliğe ayrıldığını kaydeden Dr. Şevkin, “Bu kadar harcama yetmemiş olacak ki; Cumhurbaşkanlığı bütçesinde her yıl düzenli artış öngörülüyor. Sarayın 2018 bütçesine 1,6 milyar lira ayrılmış, 2019'da bu bütçe 2,8 milyar, 2020'de de 3 milyar 152 milyon liraya çıkarılmış. Meclisin halıları 1 milyon 350 bin liraya yenilenirken Mecliste süper lüks donanımlı 66, saraya 25 yeni araç kiralanıyor. Daha dün, onlarca makam ve koruma aracının tırlarla konvoy eşliğinde, sıra sıra dizilişini izledik. Halk ekonomik krizle boğuşurken bu şatafat bizim içimizi yakıyor” şeklinde konuştu.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Konuşmasında kadın cinayetlerine de değinen Dr. Şevkin, İstanbul’da kadına yönelik şiddetin, cinayetlerin önlenmesine dair imzalanan ‘İstanbul Sözleşmesi’nin önemli olduğunu ancak sözleşmenin hayata geçirilmediğini vurguladı. Dr. Şevkin, uygulamaya geçilmediği sürece anlaşmaları imzalamanın veya kanunları yapmanın öneminin kalmadığını vurguladı.

Eski eşi tarafından öldürülen Ayşe Tuba Arslan’ın 23 kez şikayet dilekçesiyle başvuru yaptığını ancak her defasında ilgililerin uzlaşma yöntemi uygulamaya çalıştığını ifade eden Dr. Şevkin, Güleda Cankel’in ise erkek arkadaşından ayrılmak istediği için 17 saat işkenceye maruz kaldığını, zanlının gözaltına alınmasına karşın serbest kaldığını ve ardından cinayeti işlediğini belirtti.

“ÜLKEMİZİ TANIMAK İÇİN İNSANLARIN NASIL ÖLDÜRÜLDÜĞÜNE Mİ BAKACAĞIZ?”

Sokaklarda şuursuzca dolaşan bir firari katilin 20 yaşındaki Ceren Özdemir’i acımasızca öldürmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını ifade eden Dr. Şevkin, Şule Çet için adalet arayışında sivil toplum örgütleri ve CHP’lilerin sahip çıkmasıyla zanlılara müebbet hapis cezası verildiğini ancak ‘iyi hal’ uygulamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının müebbet hapis cezasına çevrilmesini de eleştirdi. Konuşmasında Albert Camus’un, "Bir ülkeyi tanımak istiyorsan orada insanların nasıl öldüğüne bakacaksın" sözünü hatırlatan Dr. Şevkin, “Bu sözü bizim ülkemize uyarlarsak, herhalde "Nasıl öldürüldüğüne bakacaksın" demek gerekiyor. Artık, lafta kalmasın, kadın cinayetleri son bulsun istiyoruz” şeklinde konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.