Öne Çıkanlar Feyenoordu Yenerek Gruptan Lider Çıktı Aşktan Olsa Gerek mahmut uslu CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan CHPli Gürer çim konserleri ne zaman başlıyor ödevin yapılmasını istiyor CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar

Bu haber kez okundu.

CHP’li Böke: Darbe İle Mücadele OHAL’i Uzatarak Olmaz

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, “Darbe ile mücadele OHAL’i uzatarak olmaz, ancak ve ancak Meclis’i güçlendirerek olur. Gerçek mücadele, devleti FETÖ’ye parsel parsel teslim ettiğini itiraf eden siyasetçileri sorgulamakla ve temizlemekle olur” dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında genel merkezde toplandı. MYK’nın gündemine ilişkin basın toplantısı düzenleyen Böke,  AK Parti’nin yıllardır devleti ele geçirebilmek için bir cemaatle bilerek ortaklık yaptığını ifade ederek, “Bu askeri darbenin millet iradesine saldırmasına imkan verecek zemini, AKP inşa etti” dedi.

“FETÖ AKP Tarafından Açıkça Korunuyor”

AK Parti’nin şimdi de askeri darbeyle başarılamayanı, bir sivil darbeyle, diktatörlüğü bu ülkeye yerleştirmeye çalıştığını belirten Böke, “Biz, asla demokrasinin, anayasal sistemin gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Meclis’i bombalayan FETÖ, AKP tarafından açıkça korunuyor. Meclis’i bombalayarak başarılamayan darbe şimdi KHK’larla demokrasiyi bombalayarak başarılmaya çalışılıyor, biz buna da izin vermeyeceğiz. Darbenin bir panzehri var, o da daha çok demokrasi” ifadelerini kullandı.

OHAL’in Uzatılması: “Sürekli Diktatörlük”

“Darbeyle elde edilemeyen güç, AKP tarafından şimdi KHK’larla, OHAL’i sınırsız uzatma söylemleri ve uygulamalarıyla açıkça bir sürekli diktatörlüğe dönüştürülüyor” diyen Böke, konuyla ilgili şunları kaydetti:
“Türkiye’nin darbeyle mücadele için OHAL’e ihtiyacı yok. OHAL’ler demokrasinin yıkılması anlamına gelir, OHAL’ler darbe zeminlerinin ortadan kalkmasına imkan yaratmaz. Saray rejiminin inşasına boyun eğmeyeceğiz. Türkiye’nin bu darbeyle mücadele etmek için OHAL’e ihtiyacı yok.
Darbe ile mücadele OHAL’i uzatarak olmaz, ancak ve ancak Meclis’i güçlendirerek olur. Darbe ile mücadele muhalefet yapan akademisyeni, sanatçıyı, gazeteciyi hapse atarak olmaz, gerçek mücadele, devleti FETÖ’ye parsel parsel teslim ettiğini itiraf eden siyasetçileri sorgulamakla ve temizlemekle olur. Darbe ile mücadele bürokrasiyi tekrar tekrar cemaatlere teslim etmekle olmaz.”

“İktidar Kendi İçindeki FETÖ’cüleri Açıkça Himaye Ediyor”

Böke, FETÖ ile mücadelenin eksik yapıldığını, iktidar partisi içindeki FETÖ’cülerin korunduğunu ifade ederek, “İktidar kendi içindeki FETÖ’cüleri açıkça himaye ediyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhtarlar toplantısında FETÖ ile mücadelenin “Meclis’in rutin çalışmalarıyla” yapılamayacağı şeklindeki sözlerine işaret eden Böke, “Meclis, FETÖ ile çok iyi mücadele verdi. Yeter ki AKP meclise soktuğu FETÖ’cülerin partizan kaygılarla korunmasına son versin” diye konuştu.

FETÖ’nün siyasi uzantısının araştırılması için Meclis’te bir araştırma komisyon kurulması çağrısını yineleyen Böke, “AKP, bu önergeye destek vermezse, OHAL ile darbe rejimini kurma arayışlarına devam edeceği anlamı çıkar. Bu önergenin işleme konulup konulmayacağını sıkı sıkıya takip ediyor olacağız” ifadelerini kullandı.

“Pek De Öksüz Değilmiş”

FETÖ ile mücadele edilecekse Adil Öksüz ile ilgili soru işaretlerinin de hızla ortadan kaldırılması gerektiğini ifade eden Böke, “Bizim de ısrarımız bu yüzden, söyleyin, bulun, anlatın istiyoruz. Ama öyle gözüyor ki Adil Öksüz, pek de öksüz değilmiş. Açıkça yandaş medya ve AKP tarafından korunuyor. Buna bir son verilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Gerçekleri Karartma İsteği”

Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu düşürmesinin ardından iktidarın tavrını eleştiren Böke, “İktidara düşen görev ‘Moody’s’in kararları siyasidir’ diye örtmek değil o kararın altında yatan ekonomik gerçekleri tartışmak, varsa bir sorun, çözmektir. Moody’s’in kararını siyaset penceresine sıkıştırma gayreti, gerçekleri karartma isteğidir. Türkiye, yılda 200 milyar dolarlık bir borç ödemesi yükümlülüğünün altındadır. Her sene 200 milyar dolarlık finansman bulma zorundadır. Bu gerçeği AKP’nin açıklamaları saklayamaz. Türkiye, her yıl üretiminin yüzde 4,5’u kadar cari açık vermektedir, yeni borç yaratmaktadır” dedi.

“Sarraf’ın Korunması En Önemli Dış Politika Unsuru”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’deki görüşmeleri sırasında, Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iadesi için ısrarcı olmak yerine, Rıza Sarraf’ı koruduğunu ifade eden Böke, “Yolsuzluğu yapmış olanı koruyup kollamak, bu iktidarın vatandaşının kaygısını kollamaktan çok daha önemsediği bir konu. Vatandaş için, bizim için Gülen’in iadesi önemliyken, Cumhurbaşkanı için Sarraf’ın korunması en önemli dış politika unsur olmuş durumda. Türkiye, bir çadır devletine dönüştürülmüş, böyle yönetirseniz Gülen’in iadesi konusunda kimseyi ikna edemezsiniz” diye konuştu.

“Türkiye Çok Açık Bir Darbe Rejimi Yaşıyor”

Böke, AK Parti’nin, Türkiye’ye bugün itibariyle çok açık bir darbe rejimi yaşattığını savunurken, şöyle devam etti:
“Emniyetteki işkence iddiları artık tamamen açığa çıkmış vaziyette. Biz bu iddiaların gerçek olmadığının ispatını istiyoruz, eğer gerçekse çözümünü istiyoruz. Bunun için Meclis komisyonunda işkence iddialarının araştırılması talebimiz var. Bir şeyden korkuyor olacaklar ki AKP’liler ısrarla talebimizi hasıraltı ediyorlar. 2016 Türkiye’si, 12 Eylül’ün karanlığını yaşamış Türkiye tarihiyle yüzleşmeyi gerektirir. 23 televizyon ve radyo kanalı kapatıldı, hukuksuzca, hiçbir gerekçe olmaksızın. Üstelik de muhalefetin sesini taşıdıkları için.

“Bu Bir Darbedir”

15 Temmuz gecesi darbe başarılı olsaydı, meclis işlevsiz kalacaktı. Bugün AKP, OHAL rejimi ve KHK’larla milletin iradesini açıkça gasp ediyor, bu bir darbedir.
15 Temmuz gecesi darbeciler başarılı olsaydı, binlerce insanı hukuki süreçlere tabi tutmadan işlerinden atacak ve hapsedeceklerdi. Bugün AKP iktidarı binlerce insanı sorgusuz, sualsiz işten atıyor ve hapsediyor, bu bir darbedir.
15 Temmuz gecesi o darbe başarılı olsaydı, bir insanlık ayıbı olan işkence yeniden Türkiye gerçeğine dönüşecekti. Bugün AKP rejimi Türkiye’yi yeniden işkence ile tartıştırıyor, bu bir darbedir.
15 Temmuz darbesi başarılı olsaydı, televizyonlar keyfi olarak karartılacaktı, medyaya baskı uygulanacaktı. Bugün AKP rejimi tam da bunu yapıyor, bu açık bir darbedir.
15 Temmuz gecesi o darbe başarılı olsaydı, laiklik tasfiye edilecekti ve laikliği isteyenlerin hepsi baskı görecekti. Bugün AKP ‘laiklik’ diyen herkese açıkça baskı uyguluyor, bu bir darbedir.
15 Temmuz gecesi o darbe gerçekleşseydi, FETÖ’cü siyasetçiler korunacaklardı. Bugün AKP açıkça kendi içindeki FETÖ’cüleri himaye diyor, bu bir darbedir.
15 Temmuz gecesi darbeciler başaralı olsaydı, Türkiye’nin uluslararası itibarı, ekonomik inanılırlığı da yok edilmiş olacaktı. Bugün aynen bu durumu yaşıyoruz. Bu, AKP’nin Türkiye’ye yaptığı açık bir sivil darbedir.
Biz 15 Temmuz’da Meclis’i, anayasayı, milletin iradesini, laikliği ve demokrasiyi nasıl üniformalı darbecilere karşı savunduysak, bugün de üniformasız bu darbecilere karşı savunmakta çok kararlıyız. Bu ülkeye hak ettiği demokrasiyi, özgürlükleri mutlaka yerleştireceğiz.”

“Erdoğan Fabrika Ayarlarına Döndü”

Öte yandan Böke, gazetecilerin sorusu üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhtarlar toplantısındaki “Birileri Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştı” şeklindeki sözlerine ilişkin, “Öyle gözüküyor ki Erdoğan’ın Erdoğan’ı ikna etmesi gerekiyor çünkü farklı dönemlerde farklı açıklamaları var. 2 ay önce, 24 Temmuz’da ‘bu ülkenin tapusu’ dediği anlaşmaya bugün çıkıp başka bir şey söylüyor. Çok da şaşırmıyoruz, Erdoğan fabrika ayarlarına dönmüş gibi gözüküyor” ifadelerini kullandı.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.