Öne Çıkanlar darbecilere yapılan operasyonlar memur sen açıklaması antep fıstığı hangi ülkelere ihracat ediliyor dağlık karabağ sorunu iş garantili kurslar TFF Genç Oyuncular Gelişim Müdürü Cem Pamiroğlu Kültür Eğitim Kurumları Türkçe Bölüm başkanı Taner Sümer cengiz kurtoğlu 27 Ekim 2016 Gündemi angiad cern heyeti türkiyeye ne zaman gelecek hsbc kapanıyor mu

CHP’li Tezcan : Seçim Barajı Hiç Olmamalı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim barajı çıkışına destek verirken, “Seçim barajı hiç olmamalıdır. Israrla belli bir baraj üzerinde mutabakat aranıyorsa o zaman belki yüzde 3 düşünülebilir ama arzu edilen seçim barajının hiç olmamasıdır” dedi.

Tezcan, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yüzde 10 olan seçim barajının yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönündeki açıklamasına ilişkin Tezcan, seçim barajı konusunda CHP’nin düşüncesinin çok net olduğunu vurguladı. Barajlı seçimin, “barajlı demokrasi” demek olduğunu ifade eden Tezcan, şunları kaydetti:

“Biz seçim barajı olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Daha önce bunula ilgili milletvekillerimizin verdiği çok sayıda kanun teklifi var, hala Meclis’te bekliyor. Seçim barajı hiç olmamalıdır. Israrla belli bir baraj üzerinde mutabakat aranıyorsa o zaman belki yüzde 3 düşünülebilir ama arzu edilen seçim barajının hiç olmamasıdır. Fakat yüzde 10 seçim barajı hiç kabul edilebilir bir baraj değildir.”

 Başbakana İstifa Çağrısı

Başbakan Binali Yıldırım’ın çocuklarının off-shore hesapları hakkındaki tartışmalarla ilgili konuşan Tezcan, 1988 yılından 2002 yılına kadar Türkiye’nin toplam cari açığının 17,5 buçuk milyar dolar olduğunu, AK Parti iktidarı dönemindeki 14 senede ise toplam cari açık miktarının 527 milyar 800 milyon dolara ulaştığını belirtti.

Tezcan, “Bu neyin işareti, AK Parti iktidarı döneminde Türkiye’nin ciddi biçimde paraya ihtiyacı var ama Türkiye’nin Başbakan’ı of-shore cennetinde çocuklarıyla, dayılarıyla, yeğenleriyle, yedi göbek sülalesine şirket kurduruyor. Hukuki açıdan suçtur, değildir, bu başka bir tartışma. Ahlaken yanlıştır, ahlaken olmaması gerek bir şeydir” diye konuştu.

“Biri İçin Yerli Ve Milli, Öbürü İçin Zembilli”

Başbakan Binali Yıldırım’ı istifaya davet eden Tezcan, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin paraya ihtiyacını giderebilmek için Başbakan daha yeni ‘israfı önleyeceğiz’ diyordu. Ayşe teyzenin bileziğine göz diktiler, ‘memleket kurtulsun’ dediler, berberin dolar bozdurmasına tamah ettiler, bunu bir milli mesele diye anlattılar. Ayşe teyze için, berber için yerli ve milli bir mesele ama Başbakan’ın yakınları için Malta’da, vergi cennetlerinde zembilli kazanç. Bir ülkenin Başbakanının böyle bir mesele duyulduğu andan itibaren yapması gereken tek bir şey vardır, istifa etmek, daha ötesi yok.”

“Ülke Yoksulluk İçinde, Ülkenin Başbakanı Vergi Cennetlerinde”

Tezcan, enflasyonun yüzde 11,9 ile son dokuz yılın en büyük oranına ulaştığını belirtirken, “Açlık sınırı bin 600 liranın, yoksulluk sınırı 5 bin liranın üzerine çıkmış, asgari ücretliler açlık sınırının altında, ülke yoksulluk içinde, ülkenin Başbakanı vergi cennetlerinde, az vergi ödemek için milyon dolarlık şirketler kuruyor. Böyle bir Türkiye yaratıldı” dedi.

“Kendi Evlatlarına Cennet Bu Dünyada”

İktidarı aynı zamanda dini siyasete alet etmekle suçlayan Tezcan, “Millete gelince öbür dünyada cennet vaat ediyorlar, kendileri, kazançları söz konusu olunca bu dünyada cennet. ‘Cennet Belgeleri’ adı boşuna değil. Kendi evlatlarına cennet bu dünyada, Malta’da mıdır, başka adada mıdır, buluyorlar o cenneti. İnşallah önümüzdeki seçimlerde bunların cennet ticaretinin hesabını millet sandıkta soracak” diye konuştu.

“Siyasetin Yapacağı Soruşturma Var”

Başbakan Yıldırım’ın “Çocuklarımı soruştursunlar” açıklamasına işaret eden Tezcan, Meclis araştırma önergesi verdiklerini anımsatarak, şöyle dedi:

“Savcılar, hakimler, MASAK soruştursun, o başka bir işi ama siyasette de soruştursun, Sayın Başbakan. Bir de siyasetin yapacağı soruşturma var. Suç olmayabilir ama ahlaki mi, değil, siyasi etiğe uygun mu, değil. İşte siyasetin soruşturmasının yolu açılacak mı açılmayacak mı bugün göreceğiz. Başbakan’dan beklentimiz, savcılar açısından söylediği hassasiyeti siyasetin ve Meclis’in soruşturması açsından da aynı şekilde devam ettirmesidir, önergeye destek verip Meclis araştırmasının başlatılmasıdır.”

“Malta’da Şirket Sahibinin Çocuğu İle Berberin Çocuğu Eğitimde Eşit Fırsatlara Sahip Olmalı”

TEOG yerine getirilen Mahalli Yerleştirme Sistemi hakkında da eleştirilerde bulunan Tezcan, yapılması gerekenin eğitimin niteliğinin artırılması ve kaliteli devlet okullarının yaratılması olduğunu ifade etti. Tezcan, “Düz liseleri yeniden açmak ve niteliklerini yükseltmek zorundasınız. Eğitimde fırsat eşitliğini getirecek önlemler almak zorundasınız. Malta’da şirket sahibi olanın çocuğu ile berberin çocuğu eğitimde eşit fırsatlara sahip olması lazım. Eğitim sistemini rezil ettiler, herkes şikayetçi içinden çıkamıyorlar, çıkmaya çalıştıkça da debeleniyorlar. Ondan sonra da dillerine vuruyor, eğitimin niteliksiz olduğunu Bakan itiraf ediyor” diye konuştu.

-“Sözcü Davasında Atatükçülük Yargılanıyor”

Tezcan, Sözcü davasıyla ilgili ise “Türkiye’de demokrasi adına, hukuk devleti adına utanç verici bir tablo” değerlendirmesinde bulunarak, “Sözcü yayın hayatına girdiğinden bu yana Atatürkçü çizgisinden hiç ayrılmamıştır. Sözcü’den FETÖ’cü çıkarmak ancak ve ancak faşist düzenlerin büyük yalan organizasyonlarına benzer. Sözcü davasında FETÖ’cülük yargılanmıyor, Sözcü davasında Atatürkçülük yargılanıyor. FETÖ’cülük iftirası atında, Sözcü’nün Atatürkçü duruşu, taviz vermeyen tutumu yargılanıyor. Onun için bu dava Sözcü’nün sahibi ve yazarları için bir onur madalyası olacaktır” dedi.

Berberoğlu Kararına Tepki: “Özel İmtiyazlı Mahkemeler”

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında verilen 25 yıllık hapis cezasına ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin bozma kararını usul ve yasaya aykırı bulmasına da Tezcan, sert tepki gösterdi.

“Enis Berberoğlu dosyası bir ateş topu oldu, kimse elinde tutmak istemiyor. İyi de siz top gezdirirken Berberoğlu hapishanede. Bunun anlaşılabilir bir yanı var mı?” diyen Tezcan, şöyle devam etti:

“Mahkeme kendisini istinaf mahkemesinin üzerinde görmüş. CMK 284. madde, diyor ki ‘İstinaf Mahkemesi’nin kararına karşı, yerel mahkeme direnme kararı veremez’. Bu kadar açık, ‘veremezsin’ diyor. Özel yetkili mahkemelerin yerini özel imtiyazlı mahkemeler almış. Görünen bu. Öyle bir imtiyaza sahip olduğunu düşüyor ki bu mahkeme, kanunun yazmadığını değil, daha vahim kanunun ‘yapma’ dediği bir şeyi yapıyor. Bu mahkeme bu gücü nereden alıyor? Biliyoruz ki bu mahkeme gücünü bu davayı açtıran iradeden alıyor.

Yapılması gereken bir iş vardır, derhal Enis Berberoğlu tahliye edilmelidir. Bu tartışmanın kurbanı Enis Berberoğlu olamaz. Enis Berberoğlu’nu bu aşamadan sonra bir dakika bile içeride tutmak hürriyeti tahdit suçudur.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.