Öne Çıkanlar Cumhurbaşkanı Erdoğan Avrupa Şampiyonu Onbaşıyı Tebrik Etti Kaspersky Lab Türkiye Genel Müdürü Sertan Selçuk altın yükselmeye devam edermi Yrd. Doç. Dr. Bora Kalkan Ahmet Taşkın Uygur Kardeşler tenor Jose Carrears SİLOPİ CİZRE canan coşkun chp hdpnin arka bahçesi araba renkleri damızlık yetiştiricilerine hibe

CHP’li Tezcan: TBMM’yi Bölmeye Kimsenin Hakkı Yok

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, “TBMM’yi bölmeye kimsenin hakkı yoktur. Meclis Başkanı İsmail Kahraman’a sesleniyorum, TBMM yerleşkesi ve eklentilerinde, Meclis bütünlüğü içerisinde yapılacak törenlerde sizin keyfinize göre ‘şunlar konuşacak, bunlar konuşmayacak’ diye bir ayrım yapma hakkınız yok” dedi.

Adalet Yürüyüşü ve mitinginin ardından, CHP Merkez Yönetim Kurulu, (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. CHP MYK, 25 günlük yürüyüş sırasında, üç kez güzergah üzerinde toplanmıştı. Yürüyüşün sona ermesiyle MYK, bugün ise olağan toplantısını parti genel merkezinde yaptı.

Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, MYK’nın gündemine ilişkin yaptığı basın toplantısında, Adalet Yürüyüşü’yle ilgili, “Bu Sayın Genel Başkanımızın yürüyüşü değildi, sadece CHP’lilerin değildi. Bu bir adalet çığlıydı ve çığlık, yükselmesi gereken güç ve kudrette yükseldi. Artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi  gibi olmayacak. Bunu adaleti özleyenler de görüyor ve biliyor, bunu adaletsizliğin sebebi, sorumlusu olanlar da gözlüyor ve biliyor. Bu çerçevede telaşları bir kat daha artıyor. Önümüzdeki yol haritamız da, Maltepe çağrısındaki 10 madde, Türkiye’nin karanlıktan aydınlığa ulaşacağı yol haritasının ta kendisidir. Bu çerçevede adalet mücadelemiz devam edecek” diye konuştu.

AK Partili Ünal’a Yanıt: “Bizi Sokağa Mecbur Eden Tek Adam Rejimi Uygulamaları”

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın “Sokağı adres gösteriyorsanız bunun adı faşizmdir” sözlerine de yanıt veren Tezcan, “Böylesine mazlum, barışçıl bir eylemi faşizm ile kıyaslamaya, ‘faşizm’ diye adlandırmaya kalkıştırlar. Sayın Mahir Ünal, faşizmin ne olduğunu ya bilmiyor ya bilmek işine gelmiyor. Faşizm kitleleri sokağa çağırmaz. Faşizm kitleleri sokağa mecbur eder. Demokratik kanalları tıkayarak, kitleleri sokağa mecbur eder. Bizi sokağa mecbur eden iktidarın, tek adam rejimi uygulamaları ve dayatmalarıdır. Sokağın sesinin ne kadar etkili olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır” dedi.
Tezcan, bu boş sözlere kulak asmayacaklarını ifade ederken, “Biz yolumuzda kararlıkla devam edeceğiz” diye konuştu.

15 Temmuz’u Konuşturmamak İçin Verilen Süre”

Tezcan, 15 Temmuz’un yıl dönümü nedeniyle Meclis’te yapılacak anma programlarıyla ilgili de eleştiride bulunarak, şunları kaydetti:
“15 Temmuz gibi önemli bir olayı konuşmak için Meclis’te yapılan oturumda, siyasi parti liderlerine verilen süre 10 dakika. Bu 15 Temmuz’u konuşmak için verilen süre değildir, 15 Temmuz’u konuşmamak için, konuşturmamak için verilen süredir. Darbe girişiminin arka planındaki sorumluların, gerçek sorumlularının ortaya çıkmasından özellikle korkuyorlar. Biz cesaretliyiz, sonuna kadar darbenin siyasi ayağının ortaya çıkması için mücadele edeceğiz.

“15 Temmuz Direnişi Babanızın Malı Değil”

15 Temmuz’da bir de ‘Cumhurbaşkanlığı himayesinde’ diye özel bir program yapmışlar. Bu özel programı da, Meclis’te yapılıyor. Meclis’te yapılan özel programda Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, Genel Başkanvekili konuşacak, MHP Genel Başkanı, Meclis Başkanı konuşacak, anamuhalefet partisi genel başkanı ve Meclis’teki diğer parti genel başkanı konuşturulmayacak. TBMM’yi bölmeye kimsenin hakkı yoktur. Meclis Başkanı İsmail Kahraman’a sesleniyorum, TBMM yerleşkesi ve eklentilerinde, Meclis bütünlüğü içerisinde yapılacak törenlerde sizin keyfinize göre ‘şunlar konuşacak, bunlar konuşmayacak’ diye bir ayrım yapma hakkınız yok.

15 Temmuz’a karşı o Meclis’te o bombaların altında hepimiz vardık, ben de, bütün milletvekilleri de oradaydı. Bombalar sadece sizin değil, hepimizin başına düştü. Darbeye karşı beraber direndik. ‘Halkın şimdi tankın üzerine çıkma zamanıdır’ sözü bizim sözümüzdür. Biz çağırdık insanları ‘tankın üzerine çıkın’ diye. Şimdi kalkacaksınız TBMM’yi kendi keyfinize göre ayıracaksınız, Meclis’in, milletin, milli iradenin yarısını yok sayıp böyle bir tören düzenleyeceksiniz.

O töreni istediğiniz yerde, AK Parti Genel Merkezi’nde yapabilirsiniz. Meclis de, 15 Temmuz direnişi de babanızın malı değil. Bunu ayıplarınızı örtmenin yorganı haline getiremezsiniz.”

Afiş Eleştirisi: “Askerini Aciz Gösteren Bir Millet Ayakta Kalamaz”

Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan 15 Temmuz afişlerine ilişkin ise Tezcan, “TSK’yı, Türk askerini tahkir eden fotoğraflarla bir silahlı kuvvetler ve ordu düşmanlığı yaratılmış. Askerini aciz gösteren bir millet ayakta kalamaz. Bunun bir AK Parti klasiği olduğunu biliyoruz. Daha önce Fethullaçı çeteyle beraber kumpas davalarını organize ederek, Ergenekon ve Balyoz davalarında kamuoyunu silahlı kuvvetlere karşı kışkırtma planının parçası olduklarını biliyoruz. Dün silahlı kuvvetlerle halkı karşı karşıya getiren propaganda mekanizması, bugün aynı şekilde 15 Temmuz bahanesiyle yeniden çalışmaya başlamış” dedi.

“Bu Ne Büyük Bir Utanmazlıktır, Ne Büyük Bir Acizliktir”

Tezcan, “O askerler de Türk askeri değil, biliyoruz ama Türk askeri gibi göstererek yabancı sitelerden aldıkları resimleri koymuşlar, utanmadan sıkılmadan aciz bir TSK görüntüsü vermeye çalışıyorlar. 15 Temmuz’da halkın, siyasetin ortak direnci çok önemliydi ama TSK’nin demokrasiye bağlı unsurlarının da karşı çıkışı çok önemliydi. TSK’nın darbeye karşı unsurlarını yok mu sayacağız? Ordusunu yok sayan bir millet ayakta kalabilir mi? Bu ne büyük bir utanmazlıktır, ne büyük bir acizliktir. Derhal bundan vazgeçilmelidir” diye konuştu.

“Darbeyle Hesaplaşmayı İftira Kervanına Dönüştürdüler”

Tezcan, akademisyen Koray Çalışkan’ın FETÖ operasyonu kapsamında gözaltına alınmasıyla ilgili de, “Yaşamının hiçbir döneminde FETÖ ile ilişkisi olmamış ama şimdi ‘2016’da ölen bir FETÖ imamıyla yoğun görüşmeleri vardı’ gerekçesiyle gözaltına alınıyor. Bu konuda söylenecek tek söz vardır; eğer FETÖ’cülerle yoğun ilişki içinde olmak gözaltına alınma sebebiyse bugün Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Adalet ve Kalkınma Partisi kadrolarının hepsinin hapse girmesi gerekir. Hiçbirisi sokakta gezemez. Methiyeler düzen onlar, Pensilvanya’yı Hac yolu haline getiren onlar, ancak Fethullah Gülen’le gönül beraberliği ve muhabbeti olanlara devletin kapılarını açanlar onlar, şimdi kalkıp ‘sen filancayla temas halindeydin ‘ diye, hayatında yolu hiç Pensilvanya ile kesişmeyenlere ‘FETÖ’cü’ diyorlar. Biz biliyoruz ki asıl suçluların en önemli savunma mekanizmalarından birisi, suçsuz olanları suçlu diye ortaya atmalarıdır. Böyle 15 Temmuz anması olmaz. Bir yıl geçti ve bu bir yıl içinde darbeyle hesaplaşmayı büyük bir iftira kervanına dönüştürdüler” diye konuştu.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.