Öne Çıkanlar bursa gündem ekonomi Manfred Weber mezgit 2018 FIFA Dünya Kupası devlet bahçeli açıklama twitter Nail Olak pelin karahan reklam filminde oynadı motorine zam ne zamandan itibaren geçerli Dicle Olcay Haberleri

"Engelli Kardeşlerimizle İlgili Atılacak Her Adımın, Yapılacak Her Kanuni Düzenlemenin Yanındayız”

Partisinin Grup toplantısında konuşan Bahçeli, "İster doğuştan olsun, isterse de sonradan çıksın, bir engeli bulunan kardeşlerimizin engellerle kıyasıya mücadeleleri imrenilecek ve örnek gösterilecek bir kararlılığın özetidir. Parti olarak engelli kardeşlerimizle ilgili atılacak her adımın, yapılacak her kanuni düzenlemenin yanında ve arkasında önşartsız duracağız." dedi

Bahçeli, "Engelli vatandaşlarımıza bağlanan aylıklarda muhtaçlık durumunun, aile geliri yerine kendi gelirlerine göre belirlenmesi, Başkasının yardımına muhtaç engelli aylığının ayda 985 liraya, üç ayda 2 bin 954 liraya, engelli ve engelli yakını aylığının ayda 656 liraya üç ayda bin 969 liraya yükseltilmesi, Doğuştan ya da işe girmeden önce engelli olup, çalışma gücünün en az yüzde 60’ını kaybedenlerin malul sayılması, Kamuda engelli kotalarının yüzde 5’e çıkartılması, 2019 yılında en az 10 bin engelli atamasının yapılmasıyla ilgili kanun tekliflerimizin yasalaşması hususunda bütün gücümüzle çalışacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalar yaptı. Bahçeli'nin açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Türk kadının siyasal hayatta daha fazla etkin ve belirleyici olması için parti olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine Getireceğiz"

Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 84’üncü yıldönümü yarın kutlayacağız diyen Bahçeli, "5 Aralık 1934 tarihinde alınan bir kararla kadınlara siyasal hayata müdahil olma ve yönlendirme hakkı kazandıran bu tarihi ve demokratik kararın ülkemiz için, siyasetimiz için, özellikle kadınlarımız için manası çok derindir.Türk kadının siyasal hayatta daha fazla etkin ve belirleyici olması için parti olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getireceğimizi açık yüreklilikle söylüyor ve ilan ediyorum." dedi.

Sefalet, açlık, yokluk, yoksulluk, yolsuzluk,vahim bir tehdit boyutuna ulaşmıştır"

"Uzun süredir, insanlık içine düştüğü derin uçurumdan çıkışın, devasa bunalım döngüsünden kurtuluşun yollarını aramaktadır. Acak henüz bir arpa boyu mesafe alabilmiş değildir. Sosyal gerginlikler, toplumsal kargaşalar, asimetrik çatışmalar, örtülü operasyonlar, ticaret savaşları, ekonomik cepheleşmeler, siyasal anlaşmazlıklar, hegemonya mücadeleleri yoğunlaşmakta, hatta yaygınlaşarak devam etmektedir. Uluslararası toplum krizden krize sürüklenirken; huzur, barış ve refah arayışları her seferinde sonuçsuz kalmakta, adeta duvara toslamaktadır. Beşeriyet hem birinci hem de ikinci dünya savaşı öncesi vasat bulan gerilim ve kutuplaşmaların bir benzerini yaşamaktadır. Asya-Pasifik Bölgesi sancılıdır, Avrupa diken üstündedir, Kafkaslar kanayan yaradır, Ortadoğu yangın yeridir. Dünya huzur değil, hüsran istikametinde dönmektedir. Küresel vicdan suskun, küresel adalet durgundur. akkaniyete saygı kalmamıştır. Adaletli paylaşım, insan onuruna saygı, egemenlik haklarına riayet yok hükmündedir. çinde bulunduğumuz çağ huzursuzluk ve bunalım çağı olmaya şimdiden namzettir. Yemen’deki bir çocuğun Londra’daki bir çocuk kadar değeri yoktur. Arakan’daki bir mazlumun, Kerkük’teki bir masumun ne kaygısını taşıyan, ne de insani haklarına kafa yoran bir dünya düzeni vardır. Sefalet, açlık, yokluk, yoksulluk, yolsuzluk, yozlaşma sadece bölgemizi pençesine almakla kalmamış, insani bir yıkım haline bürünerek yerküre için vahim bir tehdit boyutuna ulaşmıştır." dedi.

"G-20 Zirvesi’ne Türkiye haklı ve meşru duruşuyla damga vurmuştur"

13’üncü G-20 Zirvesi geçtiğimiz hafta Arjantin’in başkentinde yoğun bir gündemle toplanmış, ülkemizi temsilen de Sayın Cumhurbaşkanı mezkûr Zirveye katılım sağladığını belirten Bahçeli,
"Adil ve Sürdürülebilir Gelecek” temasıyla toplanan G-20 Zirvesi’ne Türkiye haklı ve meşru duruşuyla damga vurmuş, bilhassa Sayın Cumhurbaşkanı’nın 1 Aralık’ta düzenlemiş olduğu basın toplantısındaki sözleri gerçekten de etkili ve isabetli olmuştur.Türkiye, G-20 Zirvesi’nde hakkın ve haklının sözcüsü mertebesine çıkarak tüm dikkatleri üzerine çekmiştir. Sayın Erdoğan’ın, hak ve adaleti gözetmeyen bir sistemin ilanihaye devam etmeyeceğine vurgu yapması, terör örgütlerinin arkasında duran müttefiklerimizin gözlerinin içine baka baka eleştirilerini dile getirmesi çok değerli, çok önemlidir. Biz bu düşüncelere aynen ve eksiksiz iştirak ediyoruz. Fırat’ın doğusunu bölücü terör örgütünün zulmünden kurtarma iradesinin G-20 Zirvesi’nde gündeme taşınması, Kaşıkçı cinayetinde parmak izi bulunan faillerin maskelerinin indirilmesi takdir edilecek bir duruştur." dedi,

"Kılıçdaroğlu neyin demokratından, kimin demokrasisinden bahsediyor?"

Bahçeli, Bir başka endişe verici konu ise Almanya’yı ziyarete giden CHP Genel Başkanı’nın PKK’lılardan ve FETÖ’cülerden fırsat bulup, fotoğraf karelerinden çıkarak sözde konferansa tek bir söz edememiş olmasıdır. Sayın Kılıçdaroğlu ne yaptığını, nereye savrulduğunu ya bilmiyor ya da tutsak alındığından sesi çıkmıyor, çıkamıyor. Her iki durumda da CHP Genel Başkanı kayıptır, karanlıktadır. Bir Alman gazetesine yazdığı makalenin başlığına bakar mısınız: Neymiş, Türkiye’de demokratlar yalnız bırakılmamalıymış. Demokratlar kimdir, yardım istenenler kimlerdir? Eğer kast edilen Osmanlı Demokrat Partisi’nin Genel Sekreteri meşhur Demokrat Mustafa ise bu şahsın vefatının üzerinden on yıllar geçmiştir. Kılıçdaroğlu neyin demokratından, kimin demokrasisinden bahsediyor? Almanya’dan yardım dilenmek manda özlemi değil midir? Bununla da kalmıyor, hem kutuplaşmadan şikâyet edip hem de ilerici halk kitlelerinin Türkiye’yi yeniden aydınlığa çıkarmak için mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini aklınca ileri sürüyor. Akıl akıl, gel çengele takıl, durum budur. Akıl olmayınca ne yapsın sakal, tablo aynen böyledir. Sayın Kılıçdaroğlu tavsiyem olsun, aklına geleni işleme, her ağacı taşlama, Allah muhafaza kamyon farı görmüş tavşana dönersin. Seni ve zihniyetini HDP de kurtaramaz, çürük İP de tutamaz. CHP Genel Başkanı, ilerici halk kitlelerini biliyorsa gerici halk kitlelerini de mutlaka hafızasında taşıyordur. Gerici diye kast ettikleri; makarnacı, kömürcü, bidon kafalı, göbeğini kaşıyanlar diye aşağılanan milyonlar ise halt ettiğini, yine mayına bastığını, yine sınıfta kaldığını kendisine hatırlatmak isterim.
Gerici diye suçladığı vatan evlatları milli ve manevi değerlere sahip olanlar ise Kılıçdaroğlu ve çevresi unutmasın ki biz de gericiyiz, biz de geri kalmaya seve seve hazırız. Ne diyordu merhum Cemil Meriç: “Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.”

Zillet şemsiyesinin altında buluşanlar bu milletin değerlerine, bu milletin köküne, bu milletin ruhuna, bu milletin tarihine tamamen yabancıdır. İşleri güçleri istismardır, yalandır, aldatmadır, kandırmacadır.
Devşirmelerle yola çıkmak, çıkarcıların yakasına rozet takmak, inkarcılarla ağız birliği yapmak edepsizliktir. Sırayla Meclis Araştırma Önergesi verirler, kendileri çalıp kendileri oynarlar, üç beş kişiyle siyasi amigoluk yaparlar, döner sosyal medyadan tezvirata heves ederler. Bre cahiller, solumuza flu bakıyoruz demedik mi? illetten gelen Allah’tan gelsin diye tavır göstermedik mi? umhur İttifakı’ndan başka her yere kapalı olduğumuzu söylemedik mi?" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.