Öne Çıkanlar bursa gündem ekonomi mezgit Manfred Weber twitter 2018 FIFA Dünya Kupası Yeni Askerlik Sistemi Nail Olak devlet bahçeli açıklama motorine zam ne zamandan itibaren geçerli ithalat haberleri

Erdoğan Üç Fitneye Dikkat Çekti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Müslümanların mezhepçilik, ırkçılık ve terör olmak üzere üç fitneye karşı dikkatli olması gerektiğini belirtti. Erdoğan, “Müslümanlar yeniden onurlarını, haysiyetlerini yükseltmek istiyorsa, öncelikle bu üç fitneyi bertaraf etmek mecburiyetindedir. Dinin sahibi Allah’tır. Biz Müslümanlara düşen kendi varlığımıza ve geleceğimize sahip çıkmaktır” diye konuştu.

Erdoğan, İmam Hatipliler Derneği Önder’in İmam Hatip Gençlik Buluşması’nda konuştu. Dört çocuğunun da imam hatip lisesi mezunu olduğunu ifade eden Erdoğan, “Sizler, yani bir mensubu olmaktan şeref duyduğum imam hatipliler, son dinin ve son peygamberin günümüzdeki hizmetkârları olarak rahmetli Akif Ersoy’un özlemini çektiği Asım’ın nesli olan, üstat Necip Fazıl’ın ‘Zaman bana aittir’ dediği gençler olarak, unutmayın sadece bu milletin değil, tüm ümmetin de umudusunuz” dedi.

 

 

“İMAM HATİPLİLERİN AYAK BİLGİLERİNE, ZİHNİNE ZİNCİRLER TAKILDI”

Türkiye’de bir dönem inancından, tarihinden, kültüründen uzak bir nesil yetiştirme projesi uygulandığını belirten Erdoğan, “Bunun için eğitim sistemimiz alt üst edildi. Bunun çilesini sizler çok çektiniz. Medyadan spora kadar her alanda bilinçli çalışmalar yürütüldü. Bugün hatırlandığında her biri utanç verici nice haksızlıklar, hukuksuzluklar yapıldı. İmam hatiplilerin ayak bilgilerine zincirler takıldı, zihnine zincirler takıldı. ‘Katsayı uygulaması’  dediler, bununla beraber önünü kestiler. Bilmiyorlardı ki milletin bağrında yetişen bu tohumların boy vermesinin, meyveye durmasının önüne geçilemez” diye konuştu.

 

 

“İMAM HATİP NESLİ GÜNÜMÜZDE KOLEJLERLE YARIŞIYOR”

Erdoğan, milletin ise eline geçen her fırsatta bu okullara destek olduğunu ifade ederek, “İmam hatipleri adeta küllerinden yeniden inşa etti. Kapısına kilit vurulmak, öğrencilerinin geleceği karartılmak istenen imam hatipler, bu ülkeye cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, milletvekili, belediye başkanı, bürokrat yetiştiren seçkin eğitim kurumlarına dönüştü. Daha yakın zamanda, 28 Şubat döneminde, boğulmak istenen, öğrenci sayıları 600 binden 60 bine indirilen imam hatip nesli günümüzde kolejlerle yarışıyor. Bu okullara mecbur kalan ve ya mecbur bırakılan değil, kendisine iyi bir gelecek hazırlamak isteyen gençlerimiz gidiyor. Sayısı 60 bine düşen imam hatip okulları öğrenci sayısı bu yıl itibariyle 1 milyon 207 bine ulaştı, hamdolsun. O okulları kapatmak için her yola başvuranlara ne oldu, tedavülden kaldırılıp tarihin tozlu raflarına havale edildiler” dedi.

 

 

“BU ÇATIŞMA, BU ÇARPIŞMA NİYE?”

Törendeki gençlere seslenerek, dünyada bütün oyunların halkı Müslüman olan ülkelerde oynandığını kaydeden Erdoğan,  şöyle devam etti:

“Bakıyorsunuz, ‘Allah-u Ekber’ diyerek öldüren Müslüman.  Aynı şekilde ‘Allah-u Ekber’ diyerek ölen de Müslüman. Böyle bir durum olabilir mi. İstisnalar hariç. Canlı bomba eyleminde kendini patlatan sözde Müslüman, o patlamada ölenler yine Müslüman. Bu yürek paralayıcı manzara bize şu üç önemli tehlikeye, üç önemli fitneye karşı dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Bir; mezhepçilik. Mezhepçilik fitnesi, İslam dünyasının içinde şu anda bizi ciddi manada yaralıyor. Şia mezhep olmaktan çıkmış, adeta din gibi değerlendiriliyor. Aynı şekilde Sünnilik bazı yerlerde bakıyorsunuz adeta din gibi değerlendiriliyor. Kardeşlerim, samimi Sünni bir Müslüman asla Sünniliği zaten bir din olarak görmez. Ama inanıyorum ki samimi bir Şii Müslüman da o da Şiiliği din olarak görmez. Fakat bu çatışma niye, bu çarpışma niye? Bizim bu mezheplerin üstünde bir dinimiz var, İslam. İslam’dan başka bir şey tanımıyoruz. Bizim Şiilik, Sünnilik diye bir dinimiz var mı,  hatta şu cemaat, bu tarikat diye bir dinimiz var mı? Elbette hayır. Öyleyse bu kinin, öfkenin, düşmanlığın sebebi ne? Niçin, mezhep aidiyetimiz, Müslüman kimliğimizin önüne geçiyor? Bunu iyi düşünmemiz lazım.”

 

 

“İSLAM VE TERÖR KAVRAMLARININ YAN YANA KULLANILMASI MÜSLÜMANLAR İÇİN UTANÇ SEBEBİ”

İkinci fitne;  ırkçılık, kavmiyetçilik. Eğer Müslümansak, tüm insanların Hz. Adem ile Hz. Havva’dan geldiğine inanıp iman etmek mecburiyetindeyiz. Peygamber efendimizin özellikle yasakladığı ırkçılık fitnesinin, aradan geçen uzun asırlara rağmen hala etkili olduğunu görüyoruz. İnsanları tenlerinin renkleri, konuştukları dil, yaşadıkları bölge gibi sebeplerle ayrımcılığa maruz bırakan herkes ırkçılık illetten mustarip demektir.  Ülkemizde, Türk’ün Kürt’e, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü, Boşnak’ı, Roman’ı, üstlüğü yoktur.

Üçüncü fitne; terör. İslam ve terör kavramlarının yan yana kullanılabiliyor olması dahi Müslümanlar için utanç sebebidir. En büyük zararı kendi dininden olan insanlara veren, sadece Müslüman insanları hedef alan terör örgütlerinin hepsi bir proje ürünüdür, maşadır. DEAŞ, El Kaide, Boko Haram, Eş Şebab gibi taşeronlar, Müslümanların sıkıntılarını, hassasiyetlerini istismar ederek, İslam’a karşı yürütülen kampanyalara malzeme üretiyorlar. PKK, PYD, YPG bunların İslam’la yakından uzaktan alakası yoktur. Çünkü Müslümanın Müslümana kanı, canı, malı, ırzı, namusu haramdır.”

 

 

“BİZ KARDEŞİZ YA”

“Hepiniz toptan sımsıkı Allah’ın ipine sarılın, ayrılığa düşmeyin. Bunu yapıyor muyuz? Ne yazık ki yapamıyoruz. Zaten bunu yaptığımız gün iş bitti. Peki biz birbirimizi niçin seveceğiz? Ancak müminler kardeştir. Biz kardeşiz ya ve vahdet, tevhit anlayışımızı bu emirler çerçevesinde yürütmeye mecburuz. Terör fitnesinin üstesinden ancak Müslümanlar olarak bu ilkeler çerçevesinde hareket ederek, ortak tavır almayı başarabildiğimiz gün neticeyi alırız. Şayet Müslümanlar yeniden onurlarını, haysiyetlerini yükseltmek istiyorsa, öncelikle bu üç fitneyi bertaraf etmek mecburiyetindedir. Dinin sahibi Allah’tır. Biz Müslümanlara düşen kendi varlığımıza ve geleceğimize sahip çıkmaktır.”

 

 

“MEDRESELERİN YOZLAŞMASI BÜYÜK SIKINTIYA YOLA AÇTI”

“Müslümanlar olarak dünyada hak ettiğimiz yere gelebilmek için önce dinimizi, onunla birlikte tarihimizi iyi öğrenmeliyiz. Açık konuşuyorum; Osmanlı’nın son dönemlerinde ülkenin en önemli bilim ve irfan kaynakları olan medreselerin yozlaşması büyük sıkıntıya yola açmıştır. Cumhuriyetle birlikte bunların kaldırılması ise daha büyük bir kayba ve boşluğa neden olmuştur.  İmam hatipler, ilahiyat fakülteleri elbette hizmetleri ifa ediyorlar ama eğitim gücü ve derinliği bakımından bu kurumların medrese geleneğinin birikimine henüz yetişemediği de ortadadır.”

 

 

“ORTAYA ÇIKAN BOŞLUĞU YA DİKTATÖRLER YA DA TERÖR ÖRGÜTLERİ DOLDURDU”

“İlim, irfan ve gönül kapılarının kapandığı, zayıfladığı yerlerde ortaya çıkan boşluğu ya diktatörler ya da terör örgütleri doldurdular. Müslümanları zalim diktatörler ile onlardan daha zalim terör örgütleri arasında seçim yapmaya zorlamak asla adil değildir. Esasen Müslümanların böyle bir mecburiyeti de yoktur. Son birkaç yüzyıl dünyaya hakim olan düzen artık çatırdamaktadır. Yaşanan sancılar, üst üste gelen krizler, yeni bir değişim dalgasının habercisidir. Bu süreci çok iyi değerlendirmeliyiz. İslam dünyasının umudu Türkiye’dir. Türkiye’nin umudu da sizlersiniz.”

 

 

“KUT’ÜL AMMARE ZAFERİMİZ UNUTTURULDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Kut’ül Ammare zaferinin 100. yıldönümünün kutlanacağını belirtirken ise, “Bir Kut’ül Ammare zaferimiz var ki adeta unutturulmaya, tarih sayfalarından ve milletimizin hafızasından kazınmaya çalışılmıştır. Bu büyük zaferin kahramanlarını, Süleyman Askeri’yi, Ali İhsan Sabis Paşa’yı, Nurettin Paşa’yı, Halil Paşa’yı rahmetle, saygıyla, minnetle yad ediyorum. 29 Nisan 1916’da, beşi general, 500 subay ve 13 bin askerle teslim olan Halil Paşa’ya teslim olan İngiliz ordusu için bu tarih kara bir gündür. Ama sanki bu tarih, İngilizler için değil, bizim için bir utanç günüymüş gibi adeta sakladılar” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.