Öne Çıkanlar ido ekonomi ham petrol kord bezi Finansal Hizmetler Güven Endeksi seferisar mhp kadın kolları yht chp Positive Avrasya Tüneli Açılıyor arjantin milli takım forması

İYİ Parti Sözcüsü Çıray: Beyefendiler Ceplerinden Ödesinler

İYİ Parti Genel Sekreteri ve Sözcüsü Aytun Çıray, ABD’de görülen Rıza Sarraf davasına ilişkin, “Eğer Türkiye’ye bu davalar yüzünden bir takım Halkbank’a veya Türk devletinin ödeyeceği şekilde cezalar gelirse, bu beyefendiler bunları ceplerinden ödesinler. Çünkü Türk milletinin yapılan bu iş ve işlemler içerisinde hiçbir günahı yoktur. Parayı çalanlardan geriye alsınlar, iade etsinler” açıklamasında bulundu.

İYİ Parti Sözcüsü Çıray, parti genel merkezinde gerçekleştirilen Başkanlık Divanı toplantısının ardından TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Başkanlık Divanı toplantısında ABD’de görülen Rıza Sarraf davasını ele aldıklarını belirten Çıray, “AK parti iktidarlarının başarısızlıkları artık tescillendi. Bu nedenlerle 2019 seçimlerinde Erdoğan’ın seçim yenilgisi kaçınılmaz” dedi.

“SAKIN REZA'YI PAZARLIK KONUSUNU YAPMAYIN!”

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in çeşitli görüşmeler yapmak üzere Amerika’ya gittiğini söyleyen Çıray, “İYİ Parti olarak AK Parti Hükümetini uyarıyoruz; önünüze Suriye’den çıkın, Kıbrıs’ta toprak konusunda taviz verin, İran’la aranıza mesafe koyun gibi kabul ettiğinizde insan yüzüne çıkamayacağınız öneriler gelebilir. Sakın Reza’yı pazarlık konusunu yapmayın! Bunu önlemenin yolu rüşvet olayında adı geçen bakanları ve bürokratları derhal Türk mahkemelerinde yargılanmalarının önünü açın. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hemen Reza Zarrab davası ile arasına mesafe koymalı ve hukukun üstünlüğüne geri dönmelidir” şeklinde konuştu.

“AK PARTİ FETÖ’YÜ GÜNAH KEÇİSİ OLARAK KULLANMAYI TERCİH ETMEKTE”

AK Parti’nin FETÖ ile kurumsal bir devlet mücadelesi yapamadığını öne süren Çıray, “AK Parti FETÖ ile mücadele yerine, FETÖ’yü başarısız olduğu her alanın günah keçisi ve karşıtlarını suçlama aracı olarak kullanmayı tercih etmektedir. FETÖ ile mücadeleyi bir devlet politikası olarak İYİ Parti iktidarı yapacaktır” açıklamasında bulundu.

“ZAFER ÇAĞLAYAN VE SÜLEYMAN ASLAN’IN BU KOMPLODAKİ ROLLERİ NE?”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Atilla davasının Türkiye’ye karşı kurulmuş bir komplo olduğuna yönelik açıklamalarını anımsatan İYİ Parti Sözcüsü Çıray, “Koskoca Türk devletine kurulan bu komployu FETÖ ve Reza Zarrab ile Türkiye’deki hangi bürokrat ve siyasetçiler kotarmıştır? Reza Zarrab’dan rüşvet aldıkları iddia edilen Zafer Çağlayan ve Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın bu komplodaki rolleri ne? Reza Zarrab’ın malvarlığına ‘casusluk suçlaması’ ile el konduğuna göre Zafer Çağlayan ve Süleyman Aslan nasıl oluyor da ellerini kollarını sallayarak geziyorlar? Eski İçişleri Bakanı’na neden bir ‘casus’un önüne yatabilecek kadar samimiyet kurduğu sorulmayacak mı? Soruyoruz; Türk bayrağını Zarrab’a fon yapanlar kimler? Kimler onu ekrana çıkarıp ‘Cari açığın yüzde 15’ini ben kapattım’ derken alkışlayanlar?” diye konuştu.

“‘TÜRKİYE YARGILANIYOR’ SAÇMALIĞI”

Çıray, Sarraf davasına ilişkin, “Amerika’da görülmekte olan davada yargılanan Türkiye değil, Reza’dır. Hiç kimse Reza Zarrab’ın itirafçı olduğu davanın utanç verici mahiyetini ‘Türkiye yargılanıyor’ saçmalığı ile Türk Milletinin gözünden kaçırmaya çalışmasın. Hamasi konuşmalar Reza Zarrab’la dönemin belli AK Partili bakanlarının ve Halkbank Genel Müdürü’nün işbirliklerini saklayamaz” dedi.

“KENDİSİNE YAPTIĞI RETORİKLERİ HATIRLATIRIZ”

ABD’nin, İsrail’in başkentini Kudüs olarak tanıyacağı iddialarına değinen Çıray, “Başkan Trump’ın ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımak yönünde alabileceği bir karara karşı dururuz. Burada Sayın Erdoğan’ın dış politikayı iç politikaya bir kez daha alet ettiğini görüyor, kendisine Suriye Emevi camii, Gazze’ye gideceğim deyip gidememesini, Kıbrıs sularında kaybolan Sismik gemisi ile ilgili yaptığı retorikleri hatırlatırız. Burada da kararı alan Trump’a laf etmezken, İsrail ile ilişkileri keseriz demesi dış politika üzerinden iç politikayı manipüle ettiğinin delilidir” diye konuştu.

“TAŞERON SİSTEMİYLE ÇALIŞMANIN SONA ERMEYECEĞİNİ GÖSTERİR”

Erdoğan’ın taşeron işçilerin kadroya alınacağı yönündeki açıklamasının ardından Çalışma Bakanı Jülide Sarıeroğlu’nun söz konusu alımların sınavla gerçekleşeceğine yönelik değerlendirmesinin anımsatılması üzerine Çıray şöyle konuştu:

“Birinci açıklama samimiyse destekliyoruz çünkü taşeron işçilerin kadrolu işçi haline gelmesi daha önemlisi kadrolu işçi haline geldikten sonra çalışanların örgütlenme özgürlüklerinin sağlanması önemlidir. Ancak sınavın mahiyetini merak ediyorum. Öncelikle niçin sınav yapılacak? Bütün taşeronlar prensip olarak kadrolu hale getirilecekse bu sınav bir kısmının eleneceğini gösterir. Yani taşeron sistemiyle çalışmanın sona ermeyeceğini gösterir. Bu istenen amaca ve açıklanan beyana uygun değildir. Eğer yapılacaksa köklü sistem değişikliği ile taşeronlar kadrolu hale getirilmelidir. Onun dışındakileri yine bir siyasi oyalama taktiği olarak algılarız” dedi.

“BU BİR SİYASİ ÇELİŞKİDİR”

Başbakan Yardımcısı Şimşek’in Amerika ziyaretine ilişkin sorulan soruya yanıt veren Çıray, şunları kaydetti:

“Sayın Şimşek, açıklamasında sadece Halkbank’a ceza gelebileceğini, bunu da karşılamaya hazır olduklarını söylediler. Bu dış politikadaki tercümesi, Amerika’da bazı konuların konuşulduğunun göstergesidir. Diğer yandan hem Sayın Şimşek’in açıklamalarıyla hem de hükümetin casusluk iddiasıyla Zarrap’ın mallarına el koymasıyla Amerika’da yürümekte olan davanın hukukiliğini zımnen tanıdıklarını gösteriyor. Bir yandan oradaki davanın hukuki olmadığını siyasi olduğunu, Türkiye’ye karşı açılmış bir dava olduğunu ifade edeceksiniz, diğer yandan o davanın iddialarının bir kısmını Türkiye’de kabulleneceksiniz. Bu bir siyasi çelişkidir. Eğer Türkiye’ye bu davalar yüzünden bir takım Halkbank’a veya Türk devletinin ödeyeceği şekilde cezalar gelirse, bu beyefendiler bunları ceplerinden ödesinler. Çünkü Türk milletinin yapılan bu iş ve işlemler içerisinde hiçbir günahı yoktur. Parayı çalanlardan geriye alsınlar, iade etsinler.

“TÜRKİYE ARABULUCULUĞU İSTENEN BİR ÜLKEYDİ”

Bizim için şunu ifade etmek isterim, Türkiye geçmişte dostluğundan gurur duyulan, düşmanlığındansa korkulan ülkeydi. Ortadoğu’da büyük problemler olduğu zaman arabuluculuğu istenen bir ülkeydi. Ne yazık ki AK Parti’nin uyguladığı yanlış iç ve dış siyasetler sonucunda Türkiye adeta bırakın taraf olmayı mezhepler arasında dahi taraf olan bir ülke haline getirildiği için bu tür zorlukları yaşıyoruz.”

“BU TARTIŞMANIN BUNDAN SONRA YAPICI BİR ALANA DÖNÜŞMESİ GEREK”

Çıray, MİT Müsteşarlığı’nın Rıza Sarraf hakkında düzenlediği iddia edilen rapora ilişkin sorulan soruya, “Reza Zarrab’ın ne mal olduğunu devletin bilmemesi mümkün değildir. Ama daha da önemlisi Türkiye Cumhuriyeti devleti gibi gelenekleri olan bir devletin dış ilişkilerinde bu tür karanlık insanları eğer kullanmışsa ne büyük bir hata yaptığının göstergesi olarak görüyorum. Bu tartışmanın bundan sonra yapıcı bir alana dönüşmesi gerektiğini düşünüyorum” yanıtını verdi.

“KİM KİMLE DAVALAŞMAK İSTİYORSA DAVALAŞSIN”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sarraf hakkındaki MİT raporunu gündeme getirmesini, “Toplumun hafızasını tazelemek istemiş olabilir” ifadesiyle yorumlayan Çıray, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na hakaret davası açması hakkında ise “Tartışmaların aslından uzaklaştırılmasına karşıyız. Kim kimle davalaşmak istiyorsa davalaşsın, Türkiye’nin meselesi iki siyasi liderin birbirine dava açması değildir. Türkiye’nin meselesi mahiyeti küçük düşürücü bir davanın sürmesidir yurtdışında görülmesidir. Eğer Türkiye bu davayı, zan altında olan bu şahısları Türkiye’de zamanında yargılamış olsaydı bütün bu tartışmalar olmayacaktı. Amerika da bu yargılamaları yapmamış olacaktı. Türkiye kendi hukukunu kendi işleten saygın bir devlet olacaktı” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.