Öne Çıkanlar musul sarılık kar ısm rusya boru hattı Derya Alabora Flamenko silah ve patlayıcı Yakın arkada gurubu Belçika Grand Prix turizmi canlandırmak için neler yapılmalı

Kılıçdaroğlu Neden Aday Olmadığını Anlattı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 24 Haziran’da yapılacak seçimin bir yol ayırımı seçimi olduğunu belirterek, “Dün akşam kadınlarla toplantımız vardı. Bir kadın kalktı şunu söyledi, AK Partili bir kadın; ‘siz neden cumhurbaşkanı olmadınız da Muharrem İnce’yi yaptınız’. Cumhurbaşkanlığı yemini var, onu edeceksiniz, 'tarafsız davranacağıma dair namusum ve şerefim üzerine and içerim' diyeceksiniz. Bir partinin genel başkanı tarafsız olamaz. Bir partinin genel başkanı tarafsız olamadığı için namuslu adamsa namusu ve şerefi üzerine yemin edemez” dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP Yurtdışı Birlikleri 2018 Genel Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda konuşan Kılıçdaroğlu, özetle şöyle dedi:

“Düne kadar diyorlardı ki 'biz oyun kurucuyuz biz her türlü politikayı belirliyoruz', şimdi ürettikleri politikanın altında kaldılar. CHP olmak demek vatanseverliktir. CHP olmak demek haktan, hukuktan ve adaletten yana olmak demektir. En köklü partilerden birisi CHP’dir.  Bize her türlü saldırı yapılır. Tarihte de örneklerini görüyoruz. Bugün de örneklerini görüyoruz çünkü Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yıkamadıkları bir kale vardır, o kalenin adı CHP’dir. Düne kadar 'vesayet, vesayet' diyorlardı. Şimdi demokrasiye tahammül edemiyorlar. 20 Temmuz darbesinden sonra Türkiye farklı bir sürecin içine evrilmiştir.

“5 TEMEL SORUMUZ VAR”

5 temel sorumuz var. Bunlardan birisi demokrasi. Güçler ayrılığı ilkesi yoktur Türkiye’de. Yargı bağımsız karar verememektedir. Sanmayın ki sadece sokaktaki vatandaş için biz bir umuduz, biz şu anda Türkiye’de demokrasi isteyen bütün dünyanın umuduyuz biz.

Medya özgürlüğü kalmadı. Bunları biz 12 Eylül darbe döneminde gördük,12 Mart darbe döneminde gördük, şimdi 20 Temmuz darbe döneminde de görüyoruz.

“İLK YAPACAĞIMIZ İŞ OHAL’İ KALDIRMAK”

Peki birinci temel sorunumuz demokrasiyse ne yapacağız? 25 Haziran sabahı uyandığımızda ilk yapacağımız iş OHAL’i kaldırmak olacaktır. O ne demektir, bütün dünyaya şu mesajı veriyoruz demektir; Türkiye’ye bahar geldi, Türkiye’ye demokrasi geldi, Türkiye’ye özgürlük geldi. Türkiye 25 Haziran’da yeni bir sabaha uyandı ve Türkiye’de demokrasi bizim vazgeçilmezimizdir. Sonra ne yapacağız, kuvvetler ayrılığını yapacağız, güçlü bir demokratik parlamenter sistem ve toplumla uzlaşarak yeni bir anayasa. Güzel bir anayasa. Toplumun her kesimini kucaklayan bir anayasa. Darbe hukukundan arındırılmış bir anayasa. Kendi özgür irademizle yapacağız, hiçbir ayırım yapmadan, kimliği, inancı, yaşam tarzı, kültürü, siyasi bakışı ne olursa olsun yeni bir anayasa, demokratik özgürlükçü yeni bir anayasa yapacağız.

"GEÇMİŞ OLSUN RECEP BEY"

Bugün geldiğimiz noktada hiç kimsenin can ve mal güvenliği yok. Ben bunu söylediğimde kıyameti koparıyorlardı, 'vay sen bunu nasıl söylersin' diye. Ama geçen gün bir zat kalktı kendi manifestosunu açıkladı, 'herkesin can ve mal güvenliği olacak' diye, ne demek bu, 16 yıldır geldiği noktada hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Şimdi diyor ki 'ben can ve mal güvenliğini geri getireceğim', geçmiş olsun Recep Bey.

“KİM SENİ OYUNA GETİRDİ?”

Faizden şikayet ediyorlar. Sanki bu memleketi şimdiye kadar Fransızlar yönetiyordu. Sen yönetiyordun. Açıklama yapıyor, ‘faiz her kötülüğün hem anası hem babasıdır’. Günaydın Recep Bey, gözlerinden öpüyorum senin, nihayet en sonunda bunu anladın.

Sen faizcisin, sen tefecilere teslim olmuşsun, 'oyuna geliyoruz' diyor. Yani itiraf ediyor. Düne kadar 'kandırıldık' diyordu şimdi de 'oyuna geldik'diyor. Kim seni oyuna getirdi? ‘Faizi aşağıya indirmeliyiz’. İndir kardeşim, devlet elinde. Niye indirmiyorsun. Tefeciler istemiyor. Yakayı tefeciye kaptırmışsın. Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Bu ülkeyi 16 yılın sonunda ekonomisini tefecilere teslim edenlerden bu memlekete hayır gelmez. Faizi indirmeye gelince indirmek istemiyor.

“ÖMÜRLERİNİ DOLDURDULAR”

İktidar da olup şikayet ediyorlarsa onlar ömürlerini doldurmuş demektir. Bugün geldiğimiz noktada 16 yılın sonunda anneler çocuklarını hangi okula gönderecek belli değil. Bütün annelere sesleniyorum; bunlara ders vermek birinci elde sizin görevinizdir. Bu ülkenin çocuklarını deney gibi kullandılar. Peki biz ne düşünüyoruz, çok basit, tam gün eğitim olacak.

“KOMŞUMUZU DA, ARKADAŞLARIMIZI DA İKNA EDECEĞİZ”

Önümüzdeki seçimlerde sandığa gideceğiz. Oyumuzu kullanacağız. Komşumuzu da ikna edeceğiz. Arkadaşlarımızı da ikna edeceğiz. Beraber sandığa gitmek, bayram havası içinde gitmek ve oyumuzu kullanmak hepimizin temel görevi olmalıdır. Hepimize düşen böyle güzel görev var.

Sözüm söz 25 Haziran’da güzel bir Türkiye’ye uyanacağız. En geç 4 ay içinde Ortadoğu’nun bütün sorunlarını biz çözeceğiz. Avrupa Birliği ile bütün ilişkilerimiz iyi olacak. Amerika ile Rusya ile bütün ilişkilerimiz, İslam dünyası ile bütün ilişkilerimiz iyi olacak.

“BU BİR YOL AYIRIMI SEÇİMİ”

24 Haziran’da sandığa gideceğiz. Bu bir normal seçim değildir. Bu bir yol ayırımı seçimidir. Ya diktadan yana bir tavır koyacağız ya demokrasiden yana bir tavır koyacağız. Gideceksiniz kapı kapı dolaşacaksınız. Hangi partiden olursa olsun. Gün bir seçim zamanı değil, Gün bir memleket günüdür, ülke sorunudur. Gideceğiz, demokrasiden yana oy kullanacağız, bunu söyleyeceğiz.

“PARTİ GENEL BAŞKANI TARAFSIZ OLAMAZ”

Bir ilke daha imza attık. Eski bir öğretmeni bu topluma akademisyen, bilim adamı, üst düzey bürokrat yetiştirmiş binlerce öğrenciyi yetiştirmiş bir öğretmenimizi ve politikacımızı cumhurbaşkanı adayı olarak belirledik. Sayın Muharrem İnce’yi. Demokrasiye ihanet etmek istediler. 15 milletvekilimizi görevlendirdik, demokrasiye yapılan ihaneti boşa çıkardık. Sayın 'Muharrem İnce tarafsız olacağım' dedi, yakasındaki CHP rozetini çıkardı, '80 milyonu kucaklayacağım, 80 milyonun cumhurbaşkanı' olacağım dedi, bir ezberi daha bozdu.

Dün akşam kadınlarla toplantımız vardı. Bir kadın kalktı şunu söyledi, AK Partili bir kadın; ‘Siz neden cumhurbaşkanı olmadınız da Muharrem İnce’yi yaptınız’ diye. Şunu söyledim, cumhurbaşkanı seçildiğiniz anda Meclis’e geleceksiniz, cumhurbaşkanlığı yemini var, onu edeceksiniz, 'tarafsız davranacağıma dair namusum ve şerefim üzerine and içerim' diyeceksiniz. Bir partinin genel başkanı tarafsız olamaz. Bir partinin genel başkanı tarafsız olamadığı için namuslu adamsa namusu ve şerefi üzerine yemin edemez. Bizim cumhurbaşkanı adayımız 80 milyonu kucaklayacak. A partisi B partisi C partisi ayrımı yapmayacak. Tarafsız olacak.

“DEMOKRASİ YA GELECEK YA GELECEK”

Benim görevim var, benim sorumluluğum da var. Sorumluluğumun gereğini yapıyorum. Ben de mevki makam falan bunlar yok. Benim tek davam var, ülkemde 80 milyonun huzur içinde yaşaması, ben bunu istiyorum. Benim sorumluluğum var, tek tek bu ülkede yarın gidip oy kullanacak her vatandaşımın da sorumluluğu var. Sandığa gidecek demokrasiden yana özgürlükten yana oy kullanacak. Biz bütün duvarları yıkmaya kararlıyız. Demokrasinin önündeki bütün duvarları yıkmaya kararlıyız. Bedeli ne olursa olsun, bu ülkeye demokrasi ya gelecek ya gelecek.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.