Öne Çıkanlar TÜÇOV Oyun Gönüllüleri Türkiye Çocuk Oyunları Vakfı Karabiber çayının faydaları Robin Van Persie Mehmet Nane Okullar Hayat Olsun Projesi Antoine Griezmann

Bu haber kez okundu.

Kurtulmuş: Moody’s’in Not Düşürmesini Hayatın Sonu Olarak Telakki Etmeyiz

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin notunu düşürmesine ilişkin, “Biz herhangi bir derecelendirme kuruluşunun Türkiye ekonomisinin görünümünü durağana çevirmesi ve notunu düşürmesini de hayatın sonu, kıyametin kopuşu olarak telakki etmeyiz. Bu son değerlendirme bütünüyle siyasi bir mütalaadır, Türkiye ekonomisinin gerçekleri ile alakası olmadığını ifade etmek istiyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.  Göçmen sorunu ve göçmen meselesinin, Türkiye sınırlarında engellenmesi çerçevesinde ele alınacak bir konu olmadığını ifade eden Kurtulmuş, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin bunun çok ötesinde boyutları olduğunu belirterek, “Ne boyutta devam ederse etsin, hangi aşamada olursa olsun Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin son derece kapsamlı olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim.  Asla bu meseleyi sadece göçmen meselesine indirgeyecek bir tavırla ele almanın doğru olmadığı kanaatindeyiz. Ayrıca Türkiye, göçmen mülteci meselesi, vize serbestisi ve geri kabul anlaşmasının aynı hassasiyetle yakından takip etmekte ve bu üç konunun birbirinden ayrılmaz nitelikte önemli siyasi konular olduğunu kabul etmektedir. Bu çerçevede Türkiye- Avrupa Birliği ilişkilerinin göçmen meselesi bağlamında da, asla bu konulardan birini öne alıp diğerlerini ihmal edecek bir yaklaşımı kabul etmediğimizi ifade etmek isteriz” şeklinde konuştu.

-“AB İLE YENİ FASLIN AÇILMASINI ARZU EDİYORUZ”-

Türkiye’nin, AB ile ilave fasıllar açılmasından yana olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Türkiye’nin bu fasılların açılmasında hiçbir tereddüdü yoktur. 23 ve 24. fasılla, fikir özgürlüğü, ifade özgürlüğü, medya özgürlüğü konusunda Türkiye’nin çekineceği, hiçbir şekilde geri adım atmasını gerektirecek bir durum yoktur. Aynen yeni açılan fasıllar gibi, bu fasılların açılmasını da Türkiye olarak istediğimizi, arzu ettiğimizi bir kere daha ifade etmek isteriz” ifadelerini kullandı.

Avrupa’daki gelişmeler kapsamında önemli bir konunun, balkanlarda artan stres olduğunu söyleyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Bu çerçevede ilgili bütün ülkelerin, balkan ülkelerindeki bu stresi azaltacak çabalar içinde olmasını tavsiye ediyoruz. Özellikle balkanlarda yönetim yapısı itibariyle en karmaşık yapıya sahip ülkelerden birisi Bosna-Hersek Cumhuriyetidir. Siyasi yapısı birçok zorlukları bünyesinde barındırıyor. Böyle bir ortamda bizim Türkiye olarak en çok üzerinde durduğumuz konu, Bosna-Hersek Cumhuriyetinin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün sağlanmasıdır. Hem Avrupa Birliğinin, hem de ABD ve diğer unsurların Bosna-Hersek’teki etnik ayrışmayı çağrıştıracak çabaya destek vermediğini izliyoruz. Türkiye olarak Bosna-Hersek’teki etnik bir ayrışmayı sağlayacak çabanın doğru olmadığı kanaatimizi ifade ediyoruz. Bosna-Hersek’in bütünlüğünün sağlanması bakımından, Bosna-Hersek’in AB üyeliği sürecinin önemli bir adım olacağını, Bosna’daki ulusal bütünlüğü sağlamak bakımından katkı sağlayacağını düşünüyor, Bosna-Hersek’in AB üyeliği sürecini desteklediğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.”

-CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK-

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yaptığı sunuma dikkat çeken Kurtulmuş, ceza muhakemeleri usulü kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısının teferruatlı olarak Bakanlar Kuruluna sunulduğunu belirtti. İlgili bakanların bu hafta içinde görüşlerini hazırlayacaklarını ifade eden Kurtulmuş, önümüzdeki hafta içinde Bakanlar Kurulunda imzaya açılacağını kaydederek, çok sayıda reform niteliğindeki adımın, yasa tasarısıyla atılacağını söyledi.

-“MOODY’S’İN DEĞERLENDİRMESİ, TAMAMIYLA SİYASİ İÇERİKLİ BİR DEĞERLENDİRMEDİR”-

Kurtulmuş, Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu indirerek durağan hale getirmesi konusuna değinerek, şunları kaydetti:

“Moody’s’in yapmış olduğu bu değerlendirme, tamamıyla siyasi içerikli bir değerlendirmedir. Değerlendirmenin metnine baktığımızda, birçok noktada siyasi içerikli analizler yer almaktadır. İlk analizde Türkiye ekonomisinin 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ortaya çıkan negatif durumu büyük ölçüde ortadan kaldırdığını, Türkiye’nin birtakım geleceğe ilişkin riskler taşımakla birlikte, darbeden dolayı ortaya çıkan risklerin önemli ölçüde azaldığını belirten bir analiz ortaya çıkmıştı. İki gün sonra sanki böyle bir analiz yokmuş gibi, Moody’s Türkiye’nin kredi notunu indirdi ve durumunu durağana çevirdi. Ekonomik gelişmeleri gün gün takip ediyoruz, hangi tedbirler alınacaksa alıyoruz. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra bir hafta içinde olumsuz bazı durumlar ortaya çıktı. Bunun pik yaptığı seviye 18 Temmuz günüdür. 18 Temmuz’la 26 Eylül’ü kıyasladığınız zaman, döviz Amerikan kuru bakımından yüzde 0,94 azalmıştır. Borsa İstanbul bakımından ise, sadece yüzde 0,53 azalmıştır. Darbe sonrasında evet, ciddi tehlikeler mevcuttu. Ama ekonominin iyi yönetilmesi, Türkiye ekonomisinin makro dengelerinin iyi olması, milletimizin ekonomiye olan güvenini göstermek bakımından döviz bozdurup onu Türk parasına çevirmesiyle ortaya çıkan tablo, darbecilerin yapmaya çalıştığı ekonomiye olumsuz imajın ortadan kalkmasına neden oldu. 18 Temmuzla 26 Eylül arasında göstergeler bakımından durağan diyebileceğimiz bir seyirde makro göstergeleri devam eden bir Türkiye ekonomisiyle karşı karşıyayız. Artık Türkiye ekonomisinin kırılganlıklarıyla ilgili bir takım lafları esas alarak onları Türkiye ekonomisinin tek gerçeğiymiş gibi ortaya koymanın doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etmemiz gerekir.

Türkiye ekonomisi hem yapısal reformlarını sürdürmek bakımından kararlılıkla yoluna devam ediyor, hem de 65. hükümetin perspektifiyle yeni bir adımı atıyor. Evet, darbe büyük bir kırılganlık ortaya çıkarma potansiyeline sahipti, ama ekonominin genel dengeleri ve ekonominin iyi yönetilmesi sayesinde bu dönem geride kalmıştır. İşimiz daha fazla üretmektir, Türkiye’ye daha fazla yerli ve yabancı yatırımcıyı teşvik etmektir. Türkiye üretime devam ediyor. Türkiye ciddi bir atakla yatırımcıları Türkiye’ye davete devam ediyor. Biz herhangi bir derecelendirme kuruluşunun Türkiye ekonomisinin görünümünü durağana çevirmesi ve notunu düşürmesini de hayatın sonu, kıyametin kopuşu olarak telakki etmeyiz. Bu son değerlendirme bütünüyle siyasi bir mütalaadır, Türkiye ekonomisinin gerçekleri ile alakası olmadığını ifade etmek istiyorum. Biz yolumuza devam edeceğiz, darbe teşebbüsünün bütün sonuçlarını ortadan kaldıracağız. Çok daha güçlü bir Türkiye olarak yolumuza devam edeceğiz.”

-“TÜRKİYE TERÖRLE MÜCADELESİNİ ASLA SAVSAKLAYAMAZ”-

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, yaptığı açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kamuda yürütülen FETÖ temizliği ile ilgili soruya, Kurtulmuş şu yanıtı verdi:

“Türkiye sadece FETÖ'cülerle mücadele etmiyor. 20 Temmuz 2015'ten itibaren eşzamanlı olarak 3 terör örgütüyle mücadele ediyor. Bunlardan bir tanesi PKK, diğeri DAEŞ. FETÖ darbe teşebbüsü ile birlikte bu mücadelenin tuzu biberi oldu. Türkiye terörle mücadelesini asla savsaklayamaz. Türkiye bütün terör örgütleriyle sonuna kadar mücadele etmek durumundadır, bu milli güvenliğimizin bir gereğidir. Bu çerçevede Türkiye diğer terör örgütleri ile mücadelede en az FETÖ ile mücadele kadar önemser ve gereğini yerine getirir.”

Rakka ve Musul operasyonları ile ilgili soruya, Türkiye’nin tavrının net ve açık olduğunu belirterek cevap veren Kurtulmuş, “Biz her iki yerde de, yerel unsurların operasyonların ana unsuru olması görüşünü savunuyoruz. Burada bu şehirlerin zaten yaşayan unsurları, ılımlı muhalefet unsurları, bunlar Rakka ve Musul’daki operasyonların esasını teşkil etsin ve bu operasyonlar uluslararası koalisyonun kontrolünde yapılsın. Bunun içerisinde de özellikle YPG ve PYD güçlerinin bulunmaması, Türkiye için önemlidir. Ümit ederiz ki, aynen Cerablus, El Bab, Membiç operasyonlarında nasıl oranın yerel unsurları olan Özgür Suriye Ordusu esas teşkil ettiyse, Rakka ve Musul’da da ılımlı muhalefet hareketleri operasyonun esasını teşkil eder” şeklinde konuştu.

Başbakanın imzasız ihbarların işleme konulmaması yönünde bir genelge çıkacağını söylediği hatırlatılan Kurtulmuş, “Sadece imzasız ihbarların değil, asılsız ihbarların büyük suç olduğunu herkesin bilmesi lazım. Bunun da bir bedeli olduğunu herkes bilmelidir. Bu en ağır suçun içinde olan kimseyi affetmeden, ama haksızlık da yapmadan yolumuza devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

-“TÜRKİYE EKONOMİSİNİ RAHATSIZ EDECEK BİR ÇIKIŞ OLMAYACAK”-

Kurtulmuş, Moody's'in kararının ardından piyasalardan ne kadar çıkış beklendiğine dair soruya, “Çok büyük, Türkiye ekonomisini gerçekten tedirgin edecek, rahatsız edecek bir çıkışın olmadığını biliyoruz, rakamlar son derece düşük. İhtimalden bahsediliyor, ben o ihtimali görmüyorum. Moody’s’in bu kararında olumsuz unsurlar taşımış olmasına rağmen, çok büyük bir çıkış olmayacağı kanaatindeyim. Bu açıklamanın, ben açık söyleyeyim, 15 Temmuz'un artçı bir depremlerinden birisi olarak görüyorum. Türkiye bunu ciddi bir şekilde aşacaktır. Türkiye ekonomisini rahatsız edecek bir çıkış olmayacak” yanıtını verdi.

Kurtulmuş, ikinci darbe iddiaları hakkındaki soruya ilişkin, bu yönde rapor olmadığını ifade etti. Halkı endişeye sürüklemenin alemi olmadığını ifade eden Kurtulmuş, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kalkanların, kenara çekilmeyeceğini, bunların ve arkalarındaki iradenin Türkiye'nin önünü kesmek için fırsat kollayacağını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek olmadığını söyleyerek, “Böyle panik yaratacak sözlerden kaçınarak, hep birlikte uyanık olacağız” dedi.

AK Partili bazı milletvekillerinin ByLock programını kullandığı iddialarına ilişkin soruşturmanın devam ettiğini kaydeden Kurtulmuş, “Bu tür söylentiler üzerinden AK Partili siyasetçileri töhmet altında bırakacak söylentilerin doğru olduğunu düşünmüyorum. İddiaların doğru olması durumunda gerekli adım atılır. Bu sözlerin söylenmesini doğru bulmuyoruz” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, emeklilere verilecek promosyonla ilgili herhangi bir çalışma olmadığını belirterek, Çalışma Bakanlığının gerekli açıklamayı yapacağını ifade ederek, kredi kartlarındaki taksitlendirme çalışmaları hakkında da, taksitlendirmenin artmasıyla ilgili “İç piyasaya canlılık getireceğini görüyoruz. Üretim ekonomisinde olumlu dönüş olacağını tahmin ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.