Öne Çıkanlar izmir Citibank Türkiye Genel Müdürü Serra Akçaoğlu Sincanın Yeni Belediye Başkanı Murat Ercan Oldu 49. Muhtarlar Toplantısı istanbul 6663 sayılı kanun Ali Avni şura salonu ihalenin feshi davasının reddi İstanbul Eczacı Odası galatasaray umut oran

“Racon Çekmeye Kalkarsanız Devlette Hukukun Üstünlüğü Biter Mafyanın Hukuku Egemen Olur”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Tek adam rejimini asla ve asla kabul etmeyeceğiz. Demokratik bir devlette olması gereken hukukun üstünlüğüdür. Ama siz hukukun üstünlüğüne değil de mafya yöntemleriyle racon çekmeye kalkarsanız devlette hukukun üstünlüğü biter. Mafyanın hukuku egemen olur. Bunu da şiddetle reddediyoruz” dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Adalet Kurultayı’nın son gününde bir konuşma yaptı. Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi:
“Hakkı, hukuku ve adaleti, demokrasiyi savunan herkesle, özgürlüğü savunan herkesle, yargı bağımsızlığını savunan herkesle, yaşı, boyu, doğduğu yer, kent, inancı, kimliği ne olursa olsun umarım 80 milyonla birlikte hep birlikte gerçekleştireceğiz. Adalete susadık adalete, adalet istiyoruz, insanız biz. İnsanca yaşamak istiyoruz. İnsanız biz huzur için de yaşamak istiyoruz biz. İnsanız biz benim gibi düşünmeyen insanı dinlemek istiyorum. Bu fırsatın verilmesi lazım. İnsanız biz. Medyanın özgürce bizi eleştirmesi lazım. İnsanız biz özgürce çocuklarımızı okula göndermek istiyoruz. İnsanız biz, hak, hukuk ve adalet istiyoruz.

“SIRTIMIZI DÖNME GÜNÜ DEĞİLDİR”
Adalet için yürüdük. Bugün 4. Günü Adalet Kurultayımızın her görüşten insanımızı dinledik. Hepsine şükran borçluyum. Benim bilgi dağırcığımı hepsi zenginleştirdi. Benim bilgi dağırcığımı zenginleştiren bütün akademisyenlere, sivil toplum kuruluşlarına, siyasilere hepsine şükran borçluyum. Farklı düşünebiliriz ama karşılıklı uygarca oturup konuşmasını öğrenmenin zamanı gelmiştir artık, çünkü adalet gidiyor, demokrasi gidiyor, demokrasi benim için de adalet benim için de herkes için de geçerlidir. Gün birlikte olma günüdür, ayrışma değil. Gün kucaklaşma günüdür, kavga etmek günü değil. Gün adaleti hakkı ve hukuku savunma günüdür, sırtımızı dönme günü değildir. Arakan’da katledilen Müslümanlar var. Emin olun içimiz sızlıyor. Farklı görüşlerdeki insanlar bir araya gelip aynı masanın etrafında oturup konuşmaya başladılar. Bir güzelliği Türkiye Cumhuriyeti tarihine armağan ettiğimiz için son derece memnunum.

ADALET HEYKELİ
Bir adalet heykeli yapacaktık. Talepler çok fazla. Karşılayamadık. 11 bin tuğla imzalandı ve bununla güzel bir adalet heykeli yapacağız. Bu Adalet Heykeli bizim değil, benim değil, bu adalet heykeli 80 milyonun Adalet Heykeli’dir.

“TEK ADAM REJİMİNİ ASLA VE ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ”
Son yapılan referandum bir kez daha altını çizerek söylemek isterim bu anayasa değişikliği meşru değildir. Türkiye toplumunun kazanımlarına hakarettir. Tek adam rejimi dünyanın hiçbir ülkesinde uzun süreli olmamıştır. Yoktur böyle bir şey. Bizim kültürümüzde de yoktur. Bizim geleneğimizde de yoktur. Bizim tarihimizde de yoktur. Tek adam rejimi olmamıştır. Tek adam rejimini asla ve asla kabul etmeyeceğiz.

“RACON ÇEKMEYE KALKARSANIZ DEVLETTE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ BİTER”
Demokratik bir devlette olması gereken hukukun üstünlüğüdür. Devleti yönetenler hukuka uymak zorundadırlar. Hukukun kurallarına uymak zorundadırlar. Sokaktaki vatandaştan daha fazla özen göstermek zorundadırlar. Çünkü onlar topluma örnek oluyorlar. Ama siz hukukun üstünlüğüne değil de mafya yöntemleriyle racon çekmeye kalkarsanız devlette hukukun üstünlüğü biter. Mafyanın hukuku egemen olur. Bunu da şiddetle reddediyoruz.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Hakimler hukuka değil iktidarın beklentilerine göre karar vermektedir. Siyasi planlarının parçası olarak milletvekilleri tutuklanmakta bu yolla aslında milli irade hapsedilmektedir. Çözüm, derhal bağımsız ve tarafsız yargı inşa edilmeli, yargıya güven tesis edilmeli, tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır” dedi.
-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Ülkede totaliter tek adam rejimi kurulmuştur. Siyasal olarak tüm yetkileri tek elde toplayan rejim şimdi kültürel egemenliği de ele geçirme peşindedir. Bu rejim bireyin nasıl düşüneceğini, nasıl yaşayacağını, ne giyeceğini, ne konuşacağını, neye inanacağını tek merkezden belirleme çabasındadır” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Demokrasi, adalet ve huzur hareketi doğmaktadır. Adalet Yürüyüşü ve Adalet Kurultayı daha şimdiden bir büyük Demokrasi, Adalet ve Huzur Hareketine dönüşmüştür. Bu hareket çıkış hattının hareketidir. Bu hareket farklılıklar üzerinden değil ortak noktalar üzerinden tarif edilen bir harekettir. Ortak noktalar demokrasi, adalet ve huzur talebidir. Bu talepleri olan herkese yer vardır” dedi.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Adalet Kurultayı’nın son gününde kurultay bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. Kurultay alanında bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, sonuç bildirgesini şöyle duyurdu:
“Adaletin yok edildiği, korku, endişe ve çaresizlik duygusunun toplumu teslim aldığı bir süreçte milyonlar adalet için yürüdü. Adaletin yürüyüşü korku zincirini kırdı, cesaret ve umudu ateşledi. Adalet Yürüyüşü ile başlayan süreç, adalet arayışının en geniş biçimde konuşulması, tartışılması, sonuçlar çıkarılarak hedefler saptanması için bir kurultay talebini ortaya koydu. 4 gün süren kurultayımız bize demokrasi, adalet ve hukuk ekseninde bir siyasi hat çizmiştir. Bu hat Türkiye’nin karanlıktan çıkış hattıdır. Bu hat demokrasi, adalet ve huzur isteyen herkesin ortak hattıdır.

“ADALETTEN SAPAN İKTİDARLARA KARŞI HALKIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ MEŞRU BİR MÜCADELEDİR”
Adalet Kurultayı diyor ki;
1) Adalet mücadelesi meşrudur. Devlet yurttaşlarını huzur, güven ve refah içerisinde yaşatmakla yükümlüdür. Bunun yolu adaletten geçer. Adaletten sapan iktidarlara karşı halkın hak, hukuk, adalet ve özgürlük mücadelesi meşru bir mücadeledir.
2) Adalet hakkı, temel bir haktır. Herkes adil bir siyasal toplumsal düzende yaşama hakkına sahiptir. Devlet, kişinin ekonomik, toplumsal ve siyasal düzenden adaletli olarak pay almasını ve yönetime katılma olanaklarını sağlamakla yükümlüdür.
3) Bugün Türkiye’de adalet hakkı sistematik olarak ihlal edilmektedir. Örneğin, mahkemede adalet yoktur, mahkemeler bağımsız ve tarafsız değildir, millet mahkemelerden umudu kesmiş, siyaset yargıya hakim olmuştur. Hakimler hukuka değil iktidarın beklentilerine göre karar vermektedir. Siyasi planlarının parçası olarak milletvekilleri tutuklanmakta bu yolla aslında milli irade hapsedilmektedir. Çözüm, derhal bağımsız ve tarafsız yargı inşa edilmeli, yargıya güven tesis edilmeli, tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır.

“DEVLET PARTİ DEVLETİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR”
Devlette adalet yoktur. Devlette liyakat sistemi çökmüştür. Liyakat yerine sadakat, layık olan yerine sadık olan tercih edilmektedir. Kayırmacılık ve yolsuzluk yerleşik usul haline gelmiştir. Devlet kapıları ve imkânları yetenekli ve başarılı olanlara kapalı, arkası güçlü, sırtı kalın olanlara ise açıktır. Yükselmenin yolu başarıdan değil rüşvet ve torpil düzeninden geçmektedir. Devlet parti devletine dönüşmüş, kuvvetler ayrılığı yok edilmiş, fiilen tek adam rejimi tesis edilmiştir. 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi milletin inancı ve kararlılığı ile engellenmiştir. Ancak ardından iktidarın 20 Temmuz Darbesi ile yeni bir darbe hukuku oluşmuş, can ve mal güvenliği kalmamıştır. Çözüm, kuvvetler ayrılığı esasına dayalı, denge ve denetleme mekanizmaları olan demokratik devlet oluşturulmalı, hukuk düzeni darbe hukukundan temizlenmeli, liyakat sistemi kurularak halkın devlete güven duyması ve kaliteli kamu hizmeti alması sağlanmalıdır.

“DEMOKRASİNİN YOLU ADALETLİ SEÇİMDEN GEÇER”
Seçimde adalet yoktur. Seçimlere hile karışmıştır. Mühürsüz seçimle millet iradesine tecavüz edilerek, gayrimeşru bir anayasa oluşturulmuştur. Seçim barajı ve siyasi parti düzeni milli iradenin tam olarak parlamentoya yansımasını engellemektedir. Adaletsiz seçim kampanyalarıyla kamu kaynakları tamamen iktidar lehine kullanılmaktadır. Oysa demokrasinin yolu adaletli seçimden geçer. Seçim adaleti olmadan milli irade olmaz. Çözüm, demokrasi ve milli iradenin hâkim olması için adil ve meşru bir seçim düzeni oluşturulmalı, sivil toplumun etkin denetimine imkân tanınmalıdır.

“EKONOMİ HUKUKİ GÜVENCE ALTINDA DEĞİLDİR”
Geçimde adalet yoktur. Gelir bölüşümü adaletsizdir. Zenginin daha zengin, yoksulun daha yoksul olduğu bir düzen hâkimdir. İşsizlik ve geçim sıkıntısı halkın en büyük sorunudur. Ekonomi hukuki güvence altında değildir. Belirsizlik ve keyfilik girişim özgürlüğünü yok etmektedir. Çözüm, sosyal devlet tesis edilerek gelir adaleti sağlanmalı, refah paylaştırılmalı, hukuk güvenliği altında ekonomi rahatlatılmalıdır.

“TOTALİTER TEK ADAM REJİMİ KURULMUŞTUR”
İnançta adalet yoktur. Ülkede totaliter tek adam rejimi kurulmuştur. Siyasal olarak tüm yetkileri tek elde toplayan rejim şimdi kültürel egemenliği de ele geçirme peşindedir. Bu rejim bireyin nasıl düşüneceğini, nasıl yaşayacağını, ne giyeceğini, ne konuşacağını, neye inanacağını tek merkezden belirleme çabasındadır. Bu amaçla yaşam tarzına ve inançlara müdahaleci, tek tipçi uygulamalar yerleşmektedir. Çözüm, yaşam tarzı ve inançlara müdahale edilmemeli, özgürlükler korunmalı ve genişletilmeli, camiye, kışlaya, adliyeye ve okula siyaset sokulmamalı, tarikat, cemaat ve inanç grupları iktidar odağı ve ortağına dönüştürülmemelidir.

“ATATÜRK VE CUMHURİYET GİBİ ORTAK DEĞERLERİMİZ UNUTTURULMAK İSTENMEKTEDİR”
Eğitimde adalet yoktur. Eğitimden bütün paydaşlar şikâyetçidir. Ne öğretmenler, ne öğrenciler, ne de veliler memnundur. Müfredat bilimsel değil ideolojik esaslara göre hazırlanmaktadır. Atatürk ve Cumhuriyet gibi ortak değerlerimiz unutturulmak istenmektedir. Herkes tek tip okula mahkûm ve mecbur edilmektedir. Çözüm, aklı ve bilimi esas alan, ortak değerlerimizi çoğulculuk ekseninde koruyan, fırsat eşitliğini sağlayan bir eğitim reformu yapılmalı, eğitim hem bireysel hem de toplumsal olarak yoksulluktan kurtulmanın en önemli aracı olmalıdır.

“KUTUPLAŞMA SİYASETİ BİR ARADA YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜ TAHRİP ETMEKTEDİR”
Yaşamda adalet yoktur. Türkiye’de toplumsal yaşam eşitsizlik, kutuplaşma ve çatışma ekseninde devam etmektedir. Siyasi iktidar her geçen gün kamplaşma ve kutuplaşmayı derinleştirmekte, ötekileştirme ve çatışma üzerinden iktidar üretme siyaseti gütmektedir. Bu durum toplumsal yarılmayı artırmakta, uzlaşma alanlarını daraltmaktadır. Bir yandan terör, bir yandan kutuplaşma siyaseti bir arada yaşama kültürünü tahrip etmektedir. Kadın, genç, çocuk ve dezavantajlı gruplar eşitsiz yaşam koşullarına terk edilmektedir. Toplumun huzuru kalmamıştır. Çözüm, çatışma, kutuplaşma ve ötekileştirme siyaseti terk edilmeli, ayrılıklar uzlaşma dili ve yöntemleriyle ele alınmalı, huzur siyaseti inşa edilmelidir.

“GAZETECİLER DERHAL SERBEST BIRAKILMALI”
Medyada adalet yoktur. Medya ağır bir baskı altındadır. Fiili bir sansür söz konusudur. Gazeteciler tutuklanmakta, gazetecilik yargılanmaktadır. Dürüst ve objektif gazetecilik ateşten gömlek giymeye dönmüştür. Devlet kaynaklarından beslenen havuz medyası eliyle operasyonel medya yaratılmıştır. Muhalefet operasonel medya eliyle hizaya sokulmak istenmektedir. Çözüm, medya üzerindeki hukuki, fiili, mali ve manevi baskı kaldırılmalı, tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, medya kuvvetler ayrılığı sistemi içinde dördüncü kuvvet olarak görülüp anayasal güvence altına alınmalıdır.

“DEMOKRASİ ADALET VE HUZUR HAREKETİ DOĞMAKTADIR”
4) Adalet Kurultayı bir kolektif demokratik güç yaratmıştır. Adalet yürüyüşü ile korkunun yerini cesaret, çaresizliğin yerini umut almıştır. Bu Kurultay ise buna bir kolektif demokratik güç mahiyeti kazandırmıştır. Katılımcılar tek adam rejimi karşısında çaresiz ve yalnız olmadıklarını hissetmişlerdir. Bugün güçlünün hüküm sürdüğü, güçsüzün süründüğü bir düzen vardır. Bu düzen değişmelidir. Bu düzeni adalet ve huzur talebi ekseninde oluşacak kolektif demokratik güç değiştirecektir.
5) Demokrasi, adalet ve huzur hareketi doğmaktadır. Adalet Yürüyüşü ve Adalet Kurultayı daha şimdiden bir büyük Demokrasi, Adalet ve Huzur Hareketine dönüşmüştür. Bu hareket çıkış hattının hareketidir. Bu hareket farklılıklar üzerinden değil ortak noktalar üzerinden tarif edilen bir harekettir. Ortak noktalar demokrasi, adalet ve huzur talebidir. Bu talepleri olan herkese yer vardır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.