Öne Çıkanlar beşiktaş başbakan yıldırım MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli abd ABD Başkanı Donald Trump marmaris belediyesi türk silahlı kuvvetleri Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan gümrük Mohamed Maarouf Mandalina Kurudu mhp

Usta, “2021 Bütçesi Toplumun Sorunlarına Çözüm Getiren Bir Bütçe Değil”

İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Erhan Usta, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, para politikasının aldığı karar, enflasyon rakamları, dolar kurundaki artışı ve 2021 bütçe komisyonunun çalışmalarını değerlendirdi. 


2021 yılı bütçesinin toplumun sorunlarına çözüm getiren bir bütçe olmadığını, ekonomide ciddi sıkıntılar olduğunu, çiftçinin sıkıntılarının arttığını, işsizliğin büyüdüğünü söyleyen Usta, yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini şöyle sıraladı:  

“Türkiye 2020 yılında ve son dönemde yüksek cari açığını ve kamu açığını aynı anda yaşıyor. İki sorunu aynı anda yaşamak Türkiye’nin alışık olduğu bir şey değil. Burada hükümetin üzerine ciddi sorumluluk düşüyor. 

İŞİN KÖTÜSÜ HÜKÜMET NE OLUP BİTTİĞİNİN FARKINDA DEĞİL

Bütçe Türkiye’nin sorunlarını çözecek bir bütçeye sahip değil. Maliye politikası esnekliğini yitirdi. Faizlerin bütçede hızla arttığını görüyoruz. Hazine garantili ödemeler bütçe üzerinde yük oluşturuyor. Kamudaki israf ve aşırı harcama devam ediyor. Millet fakirleştiği için önümüzdeki dönemde gelir tarafında da aksamalar olacaktır. İşin kötüsü hükümet ne olup bittiğinin farkında değil. Belki de en temel sorun bu. Farkında olsa bile bu sorunları çözecek ne bir siyasi irade var ne de teknik kadro yeterli değil. 
Pandemi sürecinde aşırı bir kredi genişlemesi yapıldı, yoldan geçene kredi verildi, kur arttı, faiz arttı, makro finansal riskler arttı. Dolayısıyla ne kazandık pandemi döneminde uygulanan bu ekonomi politikalardan diye baktığımızda hiçbir şey kazanamadığımız gibi aslında zaten bozuk olan makro dengelerimizin önemli ölçüde bozulduğunu gördük. 
2020 enflasyonunun gerçekçi olmadığını daha önce söylemiştik, açıklanan enflasyon rakamları yüzde 10,5’ten yüzde 12,1’e revize edildi. Dolayısıyla açıklanan rakamların hepsinin geçersiz olduğunu görüyoruz. Son bir ayda gelişmekte olan ülkelerin kurlarında bizdeki kadar değer kaybı yok. Niye bu kadar hızlı bozulma olduğu sorusunun cevabı kendi yaptığımız davranışlardır. 
Kur artışları tedbir alınamazsa dolar kurunun çok daha yukarı gitme riski var. Giderlerin birçoğu dolar kurundan olumsuz etkileniyor. Buraların hepsinden bütçenin gider tarafına ciddi bir yük gelecek. Gelir tarafından da firmaların ve bankaların kambiyo zararları oluşacak, buralardan kurumlar vergisinde ciddi düşüş göreceğiz. Ayrıca ekonomik daralmayla birlikte bir daralma mutlaka gerçekleşecektir. Buradan kaynaklanan bir gelir kaybı olacak. 2021 bütçesi için açıklanan 245 milyar TL olarak açıklanan rakamın çok daha fazla olacağını öngörmek zor değil. 
Temmuz 2018’den bugüne kadar altın cinsinden ve döviz cinsinden veya endeksli yapılan borçlanmaların Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ilave maliyeti 135 milyar TL. Biz bunu TL cinsinden yapmış olsaydık, mevcut faiz oranları ile yapmış olsaydık buna göre oluşan ilave maliyet. Türkiye’nin pandemi sürecinde bütçede toplumda bu kadar sıkıntı varken harcadığı paranın sadece 8 milyar TL olduğunu düşünürsek onun 17 katı ilave bir faiz maliyetine katlanan bir Türkiye Cumhuriyeti bütçesi var.  

Merkez Bankası’ndan, uygulanan yanlış politikalara karşı hiçbir uyarının olmadığını görüyoruz. Sadece satır aralarında enflasyon raporlarında bir şeyler ifade ediyor. Dolayısıyla sürekli bir ekonomide dengesizlik yaratıyoruz sonra bunu dengelemek için dengelenme programları yapıyoruz. 
Reel sektörün 162 milyar dolar net açığı var, döviz cinsiden. Kurdaki artışının bu firmalara yükü olacak. Tedbir alınmazsa önümüzdeki süreçte Türkiye çok ciddi iflaslarla karşı karşıya kalacak. Firmalar iflas etmese bile ciddi bir şekilde yabancılaşma olacak. Bu kredi genişlemelerini bir anda bankacılık sisteminin hazmetmesi de kolay değil. Temmuz 2018’de Türkiye’nin devletin iç ve dış borç toplamı bir trilyon. Yani 95 yılda biriktirilen borç bir trilyon iken, iki yıl içerisinde bugün 1.9 trilyon liraya çıkmış. Bunların ödenebilmesi ile ilgili ciddi bir sorunla karşılaşacağız. 

İKTİDAR İSTİŞAREYE AÇIK OLMALI

Ekonomide her şey güvendir, güveni oluşturmamız lazım. İktidar istişareye açık olmalı. Böyle bir istişare ortamı maalesef Türkiye’de yok. Kurumlar çalıştırılmalı, bugün orta vadeli programı hangi kurumun yaptığını bilmek mümkün değil. Devlet yönetiminde şeffaf olmamız lazım her geçen gün şeffaflık azalıyor. 
Karadelikler var, mali politikasında o kara delikler kapatılmalıdır. Bunun en büyüğü varlık fondur.  Varlık fonuna son bir yılda 64 milyar TL Hazine tarafından para verilmiş, hani bizim varlığımız vardı. Burada keyfi uygulamalar var bu uygulamalar hazinenin üzerine yük getiriyor.  

MALİYETİNE KATLANDIK FAKAT FAYDASINI GÖREMEDİK

Borçlanma stratejisi gözden geçirilmeli. Döviz ve altına borçlanma stratejisinden vazgeçilmeli. Kamuda tasarrufa gidilmelidir. 2021 bütçesinde ciddi düzenlemelere gidilmelidir. Toplumda fakirleşme var. Sorunların doğru tespit edildiğini düşünmüyorum. Sorunu doğru tespit edemezseniz tedaviyi de doğru uygulayamazsınız. İç politikaya ve dış politikaya yönelik beyanatlara dikkat edilmelidir. Sonuç alınamayacak beyanatlar ülkeye her gün bir maliyet daha yüklüyor. Kamunun yürüttüğü yanlış büyük büyük projeler var bunların gözden geçirilmesi gerekir.  Tedbir zamanında alınırsa anlamlı olur özellikle Merkez Bankası açısından söylüyorum. Merkez Bankası politika faizini artırmadı, aslında faizler attı mı? Arttı, maliyetine katlandık fakat faydasını göremedik. O dolambaçlı karar Türkiye’ye şu anki yaşadığı sıkıntıların bir kısmını getirdi. Bu tür yanlış kararlardan kaynaklanan sıkıntılar var. Merkez Bankası özerk bir kurum gibi davranma zorunluluğu varır. Hükümetin Merkez Bankası üzerinde orantısız güç kullandığını gören piyasalar her zaman risk primini daha fazla fiyatlandıracaktır. Bunun da piyasaya bir faydası olmayacaktır.” 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.