Öne Çıkanlar Bilim toki türkak satılık yarı final Poland Gündemde Bugün-18 Kasım 2018 Pazar DenizBank konsolide bilançosundan önemli göstergeler bosch çomü elma sirkesinin faydaları 18 Kasım 2018 Gündemi

“Yerel Seçimlerde Madem Ki ‘Biz Yolumuza’ Diyorlar, Biz De 'Herkes Kendi Yoluna' Deriz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Cumhur İttifakı’nı geleceğe taşımak istiyoruz. Biz bu ittifakın ruhuna zarar verecek hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Milletimizin emaneti olan Cumhur İttifakı’nı günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutmak istedik. Gördük ki MHP kendisi için çok farklı bir tercih yaptı, saygı duyarız. Söyleyeceğimiz tek şey, yerel seçimlerde madem ki ‘biz yolumuza’ diyorlar, biz de 'herkes kendi yoluna' deriz” açıklamasında bulundu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulunacağını belirten Erdoğan’ın konuşması, İngilizce ve Arapça dillerine tercüme edilerek canlı yayınlandı. Erdoğan, Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürüldüğünün kesinleştiğini kaydederek, Kaşıkçı’ya Allah’tan rahmet diledi. Kaşıkçı’nın infazı için 15 kişilik ekibin Türkiye’ye geldiğini, Belgrad Ormanları ve Yalova’da keşif yapıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, cinayet günü konsolosluğun kamera sisteminin bağlı olduğu hard-diskin söküldüğünü, Kaşıkçı’nın saat 13.08'de konsolosluğa yaya olarak girdiğini ve sonrasında kendisinden haber alınamadığını anımsattı.

“BU KAMPANYALARIN KİMLER TARAFINDAN YAPILDIĞINI GAYET İYİ BİLİYORUZ”

Suudi makamların Kaşıkçı’nın öldürüldüğünü 19 Ekim’de kabul ettiğinin altını çizen Erdoğan, “Kral Selman bin Abdülaziz, cinayetin kabulünün ardından olaya karıştığı belirtilen 18 kişinin şu anda tutuklandığını bana ifade etti. Ülkemize de verilen listedeki kişilerin emniyet ve istihbarat birimlerimizce olaya karıştıkları tespit edilen isimlerle aynı oldukları görüldü. Yani bu gelen 15 kişi artı 3 kişi. Bu artı 3 zaten konsoloslukta görevli olan kişiler. Türkiye olarak biz bu süreci devlet ciddiyetine, uluslararası hukuka ve ülkemiz mevzuatına uygun şekilde yürüttük, yönettik. Buna rağmen, ülkemizi karalamak, zan altında bırakmak, hedef saptırmak için çeşitli medya mecralarında yoğun bir kampanya yürütüldü. Biz bu kampanyaların kimler tarafından ne amaçla yapıldığını gayet iyi biliyoruz. Ülkemizin itibarına yönelik bu suikast girişimleri bizi gerçekleri arama çabamızdan kesinlikle alıkoyamadı, alıkoyamaz” dedi.

“YERLİ İŞBİRLİKÇİYİ AÇIKLAMAYA MECBURSUN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin kafasını kurcalayan sorular olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti:

“Tamamı da olayla ilişkili vasıflara sahip bu 15 kişi cinayet günü niçin İstanbul'da toplanmıştır? Biz bu soruya cevap arıyoruz. Bu kişiler kimden emir alarak oraya gelmişlerdir? Cevap arıyoruz. Başkonsolosluk binası niçin hemen değil de günler sonra incelemeye açılmıştır? Cevap arıyoruz. Cinayet açıkça ortadayken onca tutarsız açıklama niçin yapılmıştır? Öldürüldüğü resmen kabul edilen bir kişinin cesedi niçin hala ortada yok? 'Cesedin yerli işbirlikçiye verildiği' ifadesi şayet doğruysa çünkü bu açıklamayı yetkili bir ağız yapıyor. Şimdi soruyorum, bu yerli işbirlikçi kimdir? Çünkü sıradan birisi bu yerli işbirlikçiden bahsetmiyor, Suudi Arabistan'ın yetkili bir ağzı bunu söylüyor. Öyleyse bu yerli işbirlikçiyi açıklamaya mecbursun, bunu açıklayacaksın. Hiç kimse tüm bu sorular cevaplanmadan meselenin üzerinin kapatılacağını aklından dahi geçirmesin.”

“İSTANBUL’DA YARGILANSINLAR”

Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Abdülaziz’e, “Olayın cereyan ettiği yer İstanbul’dur dolayısıyla bunun bu 15+3 kişi, 18 tutuklunun yargılanmasının İstanbul’da yapılması teklifimdir. Takdir kendilerinindir ama bu benim talebimdir” diye seslendi.

“MÜMKÜN OLDUĞU KADAR YAPICI BİR DİL İLE İFADE ETMEYE ÇALIŞTIK”

AK Parti ile MHP’nin iki farklı parti olduğunu, farklı düşünülen konularda da kendi yollarını takip edeceklerini söyleyen Erdoğan, “MHP ile son dönemde af, erken emeklilik, Danıştay’ın kararı gibi kimi hususlarda farklı düşündüğümüz görülüyor. Biz Cumhur İttifakı’na verdiğimiz önem sebebiyle bu farklılıklara ilgili değerlendirmelerimizi mümkün olduğu kadar yapıcı bir dil ile ifade etmeye çalıştık. Politikalarımızı sonuna kadar savunuruz ama kimseye kişisel olarak saygısızlık etmeyi aklımızın köşesinden dahi geçirmeyiz. Esasen bizim siyaset tarzımızda da böyle bir üslubun yeri yoktur” diye konuştu.

“BARONLARLA TORBACILARI AYRI DEĞERLENDİRMEK MÜMKÜN DEĞİL”

MHP’nin af düzenlemesinin halkın vicdanını yaralayacağını düşündüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dedi:

“Burada temel bir ilke var; bir devlet kendisine karşı işlenen suçlara af yetkisine sahip olabilir ama kişilere karşı işlenen suçlara karşı devlet af yetkisine sahip değildir. Eğer adalet mülkün temeliyse o zaman biz bu mülkü ayakta tutmak için adil davranmaya mecburuz. Kalkıp da uyuşturucu baronlarıyla, uyuşturucu baronlarına torbacılık yapanları bir araya getirmek veya ayrı ayrı değerlendirmek, bunu anlamak da mümkün değil. Biz devlet olarak baronlarla da, torbacılarla da, içenlerle de mücadele ettik, etmeye devam ediyoruz. Hiçbir dönemde uyuşturucuyla bizim iktidarımız olduğu kadar yoğun bir mücadele verilmemiştir. Şu anda 50 binin üzerinde cezaevlerinde sadece uyuşturucu mahkumu var. Şimdi soruyorum, Allah aşkına bunlara kader mahkumu diyebilir miyiz? ‘Efendim aldatılmış’ ne demek aldatılmış? Bu 6, 8,10 yaşında çocuk mu? Hepsi de bu işi gayet iyi bilen tipler. Bunlara mı kader mahkumu diyeceğiz? Öbür tarafta can alan katillere, hırsızlara mı kader mahkumu diyeceğiz? Cezaevinden çıkarıyorsunuz bu defa daha fazla bir şekilde yapmaya devam ediyor. Bunlara mı kader mahkumu diyeceğiz? Zanilere mi kader mahkumu diyeceğiz? Say sayabildiğin kadar.”

“MİLLETİMİZİN EN BÜYÜK ANDI İSTİKLAL MARŞI’MIZDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Öğrenci Andı'na ilişkin de, bu konunun kapandığını sandığını belirterek, “Biz 2013 yılında bu meseleyi çözmüştük. Danıştay, yetki aşımı yaparak maalesef bu düzenlemeyi iptal etmiştir. Türkiye'yi hak etmediği bir tartışmanın içine sürükleyen bu karar, bir takım eski hastalıkların hala bünyemizde yaşadığını gösteriyor. Andın ilk halini Türk Ocaklarını kapatmasıyla, üniversiteleri perişan etmesiyle bilinen tıp doktoru Reşit Galip yazmıştır. İnsanları kafataslarına göre sınıflandıran çalışmaları destekleyen bu kişi aynı zamanda Türkçe ezan zulmünün de mimarıdır. Andı yazan bu ya. Bunun yazdığı andı biz şu anda hala tartışıyoruz. Bize göre milletimizin en büyük, en etkili andı İstiklal Marşı’mızdır. İstiklal Marşı’mız dışına bir and tanımıyoruz, tanımayacağız” diye konuştu.

“KÜRTÇÜLÜK YAPMA HAKKI DOĞAR”

Irkçılığın İslamiyet’te yasaklandığını kaydeden Erdoğan, Türk olduğunu ancak Türkçü olmadığını ifade ederek, “Her etnik unsur, kendi etnik unsuruyla iftihar edebilir. Türk de eder, Kürt de eder, Laz da eder, Roman da eder ama -cılık, -cilik etmez. Sizin Türkçülük yapma hakkınız var ama öbür tarafta benim Kürt vatandaşımın siz böyle yaptığınız zaman ne hakkı doğar, Kürtçülük yapma hakkı doğar. İşte bırakalım Türk Türklüğüyle, Kürt Kürtlüğüyle, Laz Lazlığıyla, Çerkez Çerkeziğiyle övünsün ama asla bunun kalkıp da ırkçılık yapma boyutuna taşımayalım. Bunu yaptığınız anda ayrımcılık yapmış olursunuz. AK Parti olarak bu yanlışın içine düşmedik” dedi.

“YOL ARKADAŞIMI FEDA EDEMEM”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Adalet eski Bakanı Bekir Bozdağ’ı hedef alan açıklamalarını eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meselenin konuyu hukuki boyutuyla değerlendiren Anayasa Komisyonu Başkanımızın kökeni ve meşrebi üzerinden gerçekten incitici ve ayrımcı bir tarza indirgenmesinin kime ne faydası vardır? Bir taraftan, ‘Ben kökeniyle uğraşmam, ayrımcı değilim’ diyeceksin ama Anayasa Komisyonu Başkanımız, benim şu anda milletvekilim ve yıllarca bu ülkede Bakanlık yapmış arkadaşımıza, Bakanımıza bu şekilde bir taraftan hakaret, bir taraftan tehdit savuracaksın. Kusura bakma benim Bakanım da hudayınabit birisi değil, onun da arkasında tamamıyla bizler varız. Bakanımıza yönelik bu tehdidi ve hakareti gerçekten bir Genel Başkana yakıştıramadım çünkü bu çok çok üzücüydü. Buna yol arkadaşımı feda edemem. Bunu bir defa bilmeleri lazım” diye konuştu.

“CUMHUR İTTİFAKI’NI GELECEĞE TAŞIMAK İSTİYORUZ”

MHP ile fikir ayrılıklarının büyük ve güçlü Türkiye hedefine zarar verecek boyuta ulaşmasına gönüllerinin razı gelmeyeceğini söyleyen Erdoğan, “Bunun için artık bu tür meselelerdeki görüş farklılıklarının Cumhur İttifakı'na gölge düşürmesine fırsat vermemeliyiz. Cumhur İttifakı’nı geleceğe taşımak istiyoruz. Biz bu ittifakın ruhuna zarar verecek hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Milletimizin emaneti olan Cumhur İttifakı’nı günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutmak istedik. Gördük ki MHP kendisi için çok farklı bir tercih yaptı, saygı duyarız. Söyleyeceğimiz tek şey yerel seçimlerde madem ki ‘biz yolumuza’ diyorlar, biz de 'herkes kendi yoluna' deriz” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.