Öne Çıkanlar Feyenoordu Yenerek Gruptan Lider Çıktı Aşktan Olsa Gerek mahmut uslu CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan CHPli Gürer ödevin yapılmasını istiyor çim konserleri ne zaman başlıyor CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar

Bu haber kez okundu.

Bu Hastalıklarda ‘Erken Tanı’ Ömür Uzatıyor
Acıbadem Ankara Hastanesi Check-Up Merkezi’nden Dr. Sertaç Esin, Bazı Hastalıklarda "Erken Tanı'nın" ömrü uzattığına vurgu yaparak, doğru yapılan bir check-up’ın daha uzun bir ömrün sırrı olabileceğini söyledi.

Bazı sağlık sorunları, düzenli sağlık kontrolleri yapıldığında erken teşhis edilebilebiliyor. Acıbadem Ankara Hastanesi Check-Up Merkezi’nden Dr. Sertaç Esin, doğru yapılan bir check-up’ın daha uzun bir ömrün sırrı olabileceğinin altını çiziyor. Özellikle yurt dışında çok yaygın olan check-up uygulamalarına ‘önleyici tedavi’ de deniyor. Birçok sağlık sorununun kişide herhangi bir şikayete sebep olmadan önce laboratuvar ve görüntüleme tetkikleriyle tespit edilebileceğinin mümkün olduğunu söyleyen Dr. Sertaç Esin, bu sağlık sorunlarını şöyle sıralıyor: 
 
Kansızlık ve vitamin eksikliği:
 
Hafif seviyede kansızlık, çok belirgin klinik bulgulara yol açmayabiliyor. Aynı şekilde vitamin B12 ve vitamin D eksikliklerinde de erken dönemlerde önemli bir şikayet görülmeyebiliyor. Ancak yapılacak kan testlerinde bu parametrelerin düzenli kontrolü, erken dönemde eksikliklerin yakalanmasını sağlıyor.
 
İnsülin direnci ve şeker hastalığı (erken evre):
 
İnsanın yaşam süresine etki edebilen, kronik bir sağlık sorunu olan şeker hastalığının başlangıç evresinde ve hatta başlamadan önceki riskin arttığı dönemde fark edilmesi çok önemli... Özellikle ailesinde şeker olan kişiler, beden kitle indeksi 28 ve üzerinde olanlar hiçbir şikayeti olmasa da gereken kontrolleri düzenli olarak yaptırmalı.
 
Meme kanseri:
 
2013 yılı Türkiye Halk Sağlığı Kanser Daire Başkanlığı verilerine göre  ülkemizde tanı konulan her 8 kadın kanserinden biri memede görülüyor. Meme kanseri tanısı alan kadınların yüzde 45'inin 50-69 yaş aralığında olduğunu belirten Dr. Sertaç Esin, yüzde 40'ının ise 25-49 yaş aralığında olduğunu söylüyor. “Meme kanserinde erken tanı hayat kurtarır” diyen Dr. Sertaç Esin, gelişmiş ülkelerde meme kanseri görülme sıklığının, az gelişmiş ülkelere göre daha fazla olduğunu, ama öte yandan erken tanı sayesinde meme kanserinden hayatını kaybetme oranının daha az olduğunu dile getiriyor.
 
Akciğer kanseri:
 
Yine 2013 yılı Türkiye Halk Sağlığı Kanser Daire Başkanlığı kanser istatistiklerine göre ülkemizde akciğer kanseri olan kişilerin yüzde 52'sinde tanı konduğu sırada ‘metastaz’ tespit ediliyor. Yani kanser başka yerlere de sıçrıyor ve tedavi şansı azalıyor. Özellikle tütün bileşenleri kullananların risk altında olduğunu yeniden hatırlatan Dr. Sertaç Esin, bağımlılığın süresinin ve alınan dozun artmasıyla riskin arttığını vurguluyor: “En riskli grup 55-74 yaş aralığındakiler ve 30 yıl boyunca günde 1 paket veya daha fazla sigara kullananlardır.”
 
Tiroid hastalıkları:
 
Tiroid bezinin az veya çok çalışması sıklıkla birçok şikayete neden olurken, tiroid bezinin nodülleri genellikle hiçbir bulgu vermiyor. Ancak bazı tiroid nodüllerinin kanserleşme potansiyeli var. Düzenli check-up yaptırılarak bu nodüllerin fark edilmesi ve takip edilmesi mümkün.
 
Kalp krizi ve damar sertliği:
 
Kandaki yüksek kolesterolün damar sertliği ve dolayısıyla kalp krizi riskini tetiklediğine dikkat çeken Dr. Sertaç Esin, “Özellikle şeker hastalığı, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, ailede erken yaşta kalp krizi geçiren anne-baba olması gibi diğer risk faktörleri ile birlikte kolesterolün yüksekliği daha da tehlikeli oluyor. Kolesterol seviyesinin kanda yüksek olması, damar tıkanıklığı oluşturana kadar  klinik bir bulguya yol açmaz. Bu nedenle mutlaka düzenli kontroller ile takip edilmeli. Böylece erken evrelerde önlem alınarak damar sertliği oluşması engellenebilir” diyor.
 
Prostat kanseri:
 
İstatistiklere göre Türkiye'de erkeklerde en sık görülen 2. kanser tipi prostat kanseri… “Yaş ilerledikçe prostat kanserinin görülme sıklığı arttığı için özellikle 40 yaşından sonra her yıl erkekler PSA testi yaptırmalı” diyen Dr. Sertaç Esin yine aynı yaşta prostat muayenesinin de başlaması gerektiğini ifade ediyor.
 
Kalın bağırsak kanseri:
 
Hem erkeklerde hem de kadınlarda en sık görülen 3. kanser tipi kalın bağırsak kanserlerine tanı konulduğunda, yaklaşık 4’te biri oranında çoktan yayılmış oluyor. Oysa erken evrelerde tedavi şansının oldukça yüksek olduğunu söyleyen Dr. Sertaç Esin, kalın barsaktaki poliplerin öncü işaret verdiğini vurguluyor: “Eğer bu polipler henüz değişim göstermeden yakalanıp alınırlarsa, kanser önlenmiş olur. Bu sebeplerden 50 yaşını geçen herkesin şikayeti olsun veya olmasın kolonoskopi ile takibi yapılmalı. Ailesinde kolon kanseri öyküsü olan kişilerde kolonoskopi, daha erken dönemlerde de yapılabilir”.
 
Karaciğer yağlanması:
 
Ülkemizde her 100 kişinin 40’ında karaciğer yağlanması görülüyor. İleri evrelerde görülen yağlanmaya bağlı karaciğer iltihabı (non-alkolik steatohepatit) ise siroza kadar gidebilecek ciddi bir sağlık sorunu... Dr. Sertaç Esin, günümüzde karaciğer nakli yapılan kişilerin büyük çoğunluğunun yağlanmaya bağlı siroz gelişen kişiler olduğuna dikkat çekerek, erken evrelerde herhangi bir şikayet oluşturmayan bu durumun tespiti için yine düzenli kontrollerin yapılması öneriyor.
 
Safra kesesi polipleri ve taşları:
 
Safra kesesi polipleri genellikle herhangi bir şikayete neden olmuyor ve büyük çoğunluğu zararsız yapılardır. Ancak büyüme gösteren polipler kanser riski taşıyabiliyor. Safra kesesinin taşları da bazen klinik bulgu vermeyeceğinden safra kesesi poliplerinin ve taşlarının tespit edilmesi ve takipleri için de mutlaka düzenli kontrollerden geçilmeli.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.