Öne Çıkanlar ankara Fırat Anlı mhpye kayyum atandı 6 Haziran 2017 Gündemi İzzet Benveniste Avrupa Futbol Şampiyonası KENAN DOĞULU Ekonomik güven endeksi rakamları açıklandımı özlen pütün bilimsel merak insan embriyosunun genleri değişecek mi fenerbahçe

Meme Kanseri Sonrası Hastayı Bekleyen Risk: Lenfödem

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr Cafer Abbasoğlu, “Meme kanseri kadınlar arasında en sık görülen kanser türleri arasında ilk sırada yer almakta ve görülme oranı gittikçe artmaktadır. Meme kanserinde koltukaltı lenf bezlerinin tümör tarafından basıya uğraması, cerrahi tedavi sırasında ilgili lenf bezlerinin alınması ya da tümörün tedavisi sırasında uygulanan radyoterapi nedeniyle lenfatik akışın bozulması el-ön kol ve kolda lenfödeme yol açmaktadır” dedi.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı  Dr Cafer Abbasoğlu, meme kanseri sonrası hastaları lenfödemün beklediğini belirterek, önlenebilir bir hastalık olan lenfödemin, başladıktan sonra ilerlediğini ve kronik hale gelerek yaşam kalitesini bozduğunu söyledi.

Abbasoğlu,meme kanseri kadınlar arasında en sık görülen kanser türleri arasında ilk sırada yer aldığını ve görülme oranının gittikçe arttığını belirterek, “Meme kanserinde koltukaltı lenf bezlerinin tümör tarafından basıya uğraması, cerrahi tedavi sırasında ilgili lenf bezlerinin alınması ya da tümörün tedavisi sırasında uygulanan radyoterapi nedeniyle lenfatik akışın bozulması el-ön kol ve kolda lenfödeme yol açmaktadır.

Meme kanseri ameliyatları sırasında cerrah tarafından koltukaltı ve çevresinden lenf düğümlerinin alınmasıyla oluşan lenf yolu  harabiyeti  kollarda kronik lenfödeme neden olmaktadır” dedi.
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı  Dr Cafer Abbasoğlu “Koltuk altlarında  genelde hastadan hastaya değişen 22 ile  30 arasında  lenf düğümü bulunmaktadır ve  yapılan cerrahi sırasında  bazı hastalarda  bunların 20’den fazlasının alınmaktadır. Meme ameliyatında meme ile birlikte lenf düğümleri de temizlenerek alındığından  lenf sıvısı yukarıya doğru akıtılamayıp kol boyunca , el bileğinde veya parmaklarda kalarak ağrısız şişlikler oluşturmaktadır” dedi.

Önlenebilir bir hastalık olan lenfödemin, başladıktan sonra ilerleyici ve kronik hale gelerek yaşam kalitesini bozduğunu söyleyen Dr. Cafer Abbasoğlu, mastektomi ameliyatından sonra kendini genellikle el üstünde, kolda şişlik, ağrı ve kol hareketlerinde kısıtlılık şikayetleriyle gösteren lenfödemin  belirtileri ile hastalığın etkili tedavi yollarının başında gelen düşük enerjili lazer tedavisinin faydalarını şu şekilde sıraladı:

“Öncelikle meme kanseri ameliyatı sonrası etkilenen kolda lenf akımı gerçekleşemediğinden deri sertleşmektedir. Tırnak batması, cilde travma gibi tetikleyici nedenlerle lenfödemli kolda selülit,lenfanjit  adı verilen enfeksiyon da görülebilmektedir. Ultrason dopler cihazıyla bakıldığında biriken lenf sıvısının  dokular arasında görülmesi ve yapılan ölçümlerde fark çıkması lenfödem olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte derinin görünümü, geçirilmiş lenfanjit  teşhis için önemli bulgular arasında yer almaktadır. Bu şikayetleri yaşayan hastaların biran önce tedaviye başlamaları hastalığın ilerlememesi açısından çok önemlidir. “ dedi. 

Lenfödemde tedavi yöntemleri

Meme kanseri  ameliyatı  sonrası birçok hastanın  henüz lenfödem belirtileri ortaya çıkmadan yüzük veya bileziklerinin  sıkmasıyla şişliklerin  farkına varıldığını kaydeden Abbasoğlu, “Hasta eğer tedavi sürecini uzatırsa bu şişlikler  artarak  el ve kol hareketlerini  kısıtlamakta bazen kalem bile tutamamaktadır. İleri safhalarda lenf yollarının ve lenf akışının göğüsteki ana damara boşalması engellendiği için koldan sarı bir suyun geldiği de görülmektedir. Ameliyat sonrası  kolda oluşan şişkinliği azaltmak veya buna benzer problemleri ortadan kaldırmak için bazı girişimler mevcuttur. Genelde  tüm hastalarda klasik tedavinin yanı sıra, klasik  fizik tedavi , manuel lenfatik drenaj veya havalı pompa tedavisi , kompresyonlu kol çorapları  ile tedavi uygulanmaktadır. Son yıllarda bu tedavilere  en etkili ek tedavi olarak LLLT (düşük enerjili lazer tedavisi ) ilave edilmiştir” dedi.

Abbasoğlu şöyle devam etti:
“Bu tip lenf ödemlerin tedavisi kısıtlı  olduğu için düşük doz lazer tedavisi   yeni bir yaklaşım olarak düşünülmektedir.  LLLT meme ameliyatı sonrası  oluşan lenf ödemin derecesine göre değişik renk ve dalga boyundaki ışınlardan seçilerek lenfödem olmayan kola uygulanır. Sağlıklı kolda açılan damar yolundan küçük bir katater yardımıyla kanda oksijenlenmeyi oluşturacak ışınlama verilir. Değişik dalga boylarındaki ışınları emen kan hastalıklı bölgelerdeki lenf yolları ve düğümlerini genişleterek ve yeni lenf yolları oluşturarak lenf drenajını başlatmaktadır. Dolayısıyla zamanla şişlik azalmakta hastalar rahatlıkla parmaklarını ve kollarını kullanarak  yaşam kalitelerini yükseltmektedirler. LLLT öncesi lenf ödemi olan  ve olmayan koldaki  çap  ölçüldüğü  zaman belirgin bir  farklılığın olduğu görülmektedir. Lllt uygulamasından sonra  baktığımızda  ise kolların kol çevresindeki şişlikte ,ağrıda azalma, hareket kabiliyetinde artma görülmüştür. Bu da bize lenfödemin  sekonder tiplerinde de LLLT’nin ciddi bir şekilde etkili olduğunu göstermektedir.  Postmastektomi sonrası lenfödemde tedavi öncesine  göre ciddi bir gerileme kaydeden hastada  Llltnin iyileştirici etkisi kolayca farkedilmektedir.” dedi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.