Öne Çıkanlar kuşadası TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu MAMAK BELEDİYESİ Kuşadası Belediyesi binali yıldırım haberleri türkiye iş bankası Beşiktaş Haberleri istanbul ticaret odası Bedelli Askerlik Haberleri fenerbahçe beşiktaş filistin

8. Boğaziçi Film Festivali’nin Altıncı Gün Heyecanı Kısa Belgeseller Ve Pıtchıng Platformu Jüri Sunumlarıyla Yaşandı

Yarışma heyecanının devam ettiği 8. Boğaziçi Film Festivali’nin altıncı gününde, Ulusal Kısa Belgesel Film Yarışması’nda yer alan belgesellerin ekip katılımlı söyleşisi gerçekleşti. Festivalin endüstri bölümü olan Bosphorus Film Lab’da ise Pitching Platformu Jüri Sunumları heyecanı yaşandı.

8. Boğaziçi Film Festivali’nin altıncı günü Ulusal Kısa Belgesel Film Yarışması’nda yer alan belgeselleri seyircisiyle buluşturdu. Festivalin altıncı gününde Özgenur Gülerce’nin Aşık Feymani, Muhammed Emre Özdemir ve Hakan Demirel’in Baraka, Melih Aslan’ın Bisikletçi, Feyzi Baran ve Kamil Kahraman’nın Bu da mı Gol Değil?, Rıdvan Karaman’ınDonuk Bakışlar, Ahmet Keçili’nin Seval, Malaz Usta’nın Sürgünde Bir Yıl ve Fatih Ertekin’in Yaylacı belgesellerinin ekip katılımlı gösterimi yapıldı. Festivalin endüstri bölümü olan Bosphorus Film Lab’da ise proje sahipleri Pitching Platformu Jüri Sunumları’nı gerçekleştirdi.

Festivalin Ulusal Kısa Belgesel Film Yarışması’nda yer alan Bisikletçi, Bu da mı Gol Değil?, Seval ve Sürgünde Bir Yılbelgesellerinin gösterimi dün saat 13.00’da Kadıköy Sineması’nda gerçekleşti. Melih Aslan’ın genç bir bisikletçinin ilk maraton yarışına katılıp Güney Afrika gettolarının ötesinde bir hayatı hayal etmeyi öğrenmesini anlattığı Bisikletçi, Feyzi Baran ve Kamil Kahraman’nın hayatı boyunca futbolun peşinde koşan ve 48 yaşında lisanslı futbolcu olan Azize’nin hikayesine ortak eden Bu da mı Gol Değil?, Ahmet Keçili’nin cezaevinde dünyaya gelen Seval’in yaşamış olduğu tüm zorluklara rağmen çocuk ruhunu hiç yitirmeden Adana’nın Aladağ ilçesinin dağlarında babası ve kedisi ile birlikte mütevazi bir yaşam sürdürmesini anlatan Seval ve Malaz Usta’nın genç ve yalnız bir Suriyeli göçmenin, ülkesinin dışında İstanbul’da geçirdiği ilk yılın hikayesini işleyen Sürgünde Bir Yıl belgesellerinin gösteriminin ardından, film ekipleri seyircilerin karşısına çıktı. Soru cevap bölümünün moderatörlüğünü Ali Demirtaş yaptı.

“Çok Az İnsan Azize Kadar Dirayetli Olabilir”

Gösterimlerin ardından ilk soru cevap etkinliği Bu da mı Gol Değil? filminin yönetmenleri Feyzi Baran ve Kamil Kahramanile görüntü yönetmeni Vedat Oyan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Filmi çekmeye basında gördüğü bir haber sonrasında karar verdiğini söyleyen Baran, çekimlerin üç mevsime ve dokuz aya yayılarak yapıldığını söyledi. Filmde hikayesi anlatılan Azize’nin hayat hikayesine herkesin şahit olması için bu belgeseli çektiklerini belirten yönetmen, çekimlerin kendileri için oldukça heyecanlı geçtiğini belirtti. Filmin görüntü yönetmeni Vedat Oyan ise, Azize karakterinin hikayesini okuduğunda çok etkilendiğini ifade ederek onun yaşında olan her insanın bu denli azimli olamayacağına değindi. Filmin çekimlerinde müzik ve mekan gibi bazı faktörler konusunda Azize’ye de danıştıklarını söyleyen Oyan, çekimlerin ortak bir karar neticesinde gerçekleştiğini ifade etti.

“Çekimlerle Birlikte Seval Abla ile Yakın Arkadaş Gibi Olduk”

Günün ikinci söyleşisi ise Seval filminin yönetmeni Ahmet Keçili ile gerçekleştirildi. Filminde hikayesini anlattığı Seval’in ilkokul arkadaşının teyzesi olduğunu belirten Keçili, onun yaşadıklarını dinledikten sonra bu filmi çekmeye karar verdiğini söyledi. Belgeseli çekme fikrini ilk olarak arkadaşıyla paylaştığını söyleyen Keçili, fazla ümitlenmemesi gerektiğine dair bir cevap aldığını ama olayın üstüne gidip aileden birkaç fotoğraf isteyince yolunun açıldığını ifade etti. “Çekimlerin ilk başında Seval abla ile aramızda mesafe biraz fazlaydı ama çekimler ilerledikçe o bize biz de ona alıştık” diyen yönetmen, iletişimlerinin aktif olarak devam ettiğini anlattı.

“Bu Belgesel Sadece Beni Değil Tüm Göçmenlerin Hikayesini Anlatıyor”

Bir diğer soru cevap ise Sürgünde Bir Yıl’ın yönetmeni Malaz Usta ile yapıldı. Kendisinin Türkiye’ye ilk geldiği zaman her gününü çekme fikri geldiğini söyleyen Usta, yılın her günü çekim yaptığını ve belgeselinin de her günden kısa görüntüler barındırdığını ifade etti. Çekim ve kurgu sürecinin yaklaşık bir buçuk yıla yayıldığından bahseden Usta, “Bu belgesel sadece beni değil tüm göçmenlerin hikayesini anlatıyor” dedi.

“Bisikletin Yardımıyla Pek Çok İnsanla Tanıştım ve Bu Belgesel Ortaya Çıktı”

Bisikletçi filminin yönetmeni Melih Aslan da seyircilerin sorularını cevaplayan bir diğer isimdi. Filmi çekmeye Güney Afrika’da geçirdiği bir yıllık süre diliminde karar verdiğini söyleyen yönetmen, ilk başlarda kimseyi tanımadığını fakat Cape Town’un gettolarının ilgisini çekmesi sonucunda bisikletin de yardımıyla pek çok insanla tanıştığını belirtti. Çekim sürecinin üç buçuk ay sürdüğünü belirten Aslan, belgeselde önemli bir süreyi barındıran yemek sahnelerinin de bilinçli olarak çekildiğini söyleyerek bunun nedenini de en sıcak ve samimi görüntülerin o anda ortaya çıktığını ifade etti.

Festivalin Ulusal Kısa Belgesel Film Yarışması’nda yer alan Aşık Feymani, Baraka, Donuk Bakışlar ve Yaylacı belgesellerin gösterimi dün saat 15.30’da Kadıköy Sineması’nda gerçekleşti. Özgenur Gülerce’nin Çukurova aşıklık geleneğinin yaşayan son temsilcilerinden 77 yaşındaki Türk halk şairi Osman Taşkaya’nın hayat hikayesini aktaran Aşık Feymani, Muhammed Emre Özdemir ve Hakan Demirel’in Adana’nın kenar mahallelerinde güvercin besleyen insanların yaşamlarına ayna tuttuğu Baraka, Rıdvan Karaman’ın şizofreninin sisleri arasında, hakikate dair esrik bir içgörü ve öznelerin birbirine karıştığı bir kardeşlik hikayesini sunan Donuk Bakışlar ve Fatih Ertekin’in Şavşat'ın İmerhev bölgesinde yaşayan Gürcülerin asırlardır sürdürdüğü yaylacılık kültürünü konu alan Yaylacı belgesellerinin gösteriminin ardından, film ekipleri seyircilerin karşısına çıktı. Soru cevap bölümünün moderatörlüğünü Ali Demirtaş yaptı.

“Kuş Beslemeye İnsanlar Hep Ön Yargıyla Bakıyor”

Gösterimlerin ardından sahneye ilk çıkan Baraka filminin yönetmeni Muhammed Emre Özdemir oldu. Belgeseli doğup büyüdüğü Adana’nın mahallelerinde çektiğini söyleyen yönetmen, bu durumun atmosferi yaratmada kendisine büyük kolaylık sağladığını belirtti. Adana’da kuş besleyenler ve beslemek isteyenlere karşı birçok kişinin ön yargıyla yaklaştığı konusunda bilgi veren Özdemir, kendisinin de küçüklüğünden bu yana kuş beslemek istediğini ama babasını bir türlü razı edemediği için bu dileğini gerçekleştiremediğine değindi. Adana’daki mahallelerde yaşayan insanların komşuluk ilişkilerinin eskisi gibi devam ettiğini belirten Özdemir, bu durumun da çekimlerine olumlu derecede yansıdığını ve set ortamının çok eğlenceli geçtiğini vurguladı.

“Aşık Feymani İlk Kez Bir Belgeselde Anlatıldı”

Soru cevap etkinliğinin ikincisinde ise belgeseline dair soruları cevaplayan diğer isim Aşık Feymani filminin yönetmeni Özgenur Gülerce’ydi. Üniversite yıllarında staj yaptığı Çukurova Radyosu’nda dinlediği Çukurova’nın bilinmeyen seslerinin bu belgeselin oluşumunda etkili olduğunu ifade etti. Aşık Feymani’nin hikayesini çoğu kişinin bildiğini söyleyen Gülerce, ilk başlarda bu konu hakkında ilgisinin olmadığını ama Aşık Feymani’nin oğlunun, eğitim gördüğü okulda akademisyen olmasından dolayı belgeseli çekmeye karar vermesinde etkili olduğunu belirtti. Belgeseli çekmeden önce altı ay gibi bir araştırma döneminin olduğunu hatırlatan Gülerce, Aşık Feymani’nin şu zamana kadar birçok yerde röportaj verdiğini ama kendisinin sayesinde de hayatının ilk kez bir belgeselde yer aldığını belirtti.

“Çocukluğum Yaylalarda Geçtiği İçin Hikayenin Özüne Tamamen Hakimdim”

Gösterimler sonrası son soru cevap etkinliği de Yaylacı belgeselinin yönetmeni Fatih Ertekin ile yapıldı. Belgeselin yapımcısı, yönetmeni, senaristi, görüntü yönetmeni ve kurgucusu olmanın avantajları hakkında sorulan soruyu yanıtlayan Ertekin, belgeselde çektiği yaylada çocukluğunu geçirdiği orada yaşayan insanları da çok iyi tanıdığını belirten Ertekin, bu avantajın sayesinde ön hazırlık sürecinden tamamen muaf olduğunu ifade etti. Hikayenin özünü en başından bu yana bildiğini ve esas olarak “Nasıl bir anlatımla seyirciye sunabilirim?” sorusu üzerinde düşündüğünü söyleyen Ertekin, belgeseli bitirdikten sonra yaylada yaşayan insanlarla seyrettirdiğinde izleyen herkesin kendinden bir şeyler bulup duygulandığını açıkladı.

Gelincik ve Flaşbellek Filmleri Salonları Doldurmaya Devam Etti

Festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan “Gelincik” ve “Flaşbellek” dün akşam ikinci gösterimlerini Kadıköy Sineması’nda gerçekleştirdi. Gösterimlerin ardından gerçekleşen söyleşilere Gelincik filminin yönetmeni Orçun Benli ve Flaşbellek filminin yönetmeni Derviş Zaim ile her iki filmin ekibi katıldı.

Bosphorus Film Lab Pitching Platformu Jüri Sunumları Gerçekleşti

Festivalin endüstri bölümü olan Bosphorus Film Lab’da ise dün Pitching Platformu Jüri Sunumları gerçekleşti. Sunumları gerçekleşen projeler arasında yapımcılığını Emrah Özkan Tellioğlu, yönetmenliğini Emir Külal Haznevi’nin yaptığı 11 Yıldız, Güneş ve Ay; yapımcılığını Selman Nacar, yönetmenliğini Burak Çevik’in yaptığı Bir İhtimal Daha Var; yapımcılığını Arda Çiltepe, yönetmenliğini Mustafa Emin Büyükcoşkun ve Semih Gülen’in yaptığı Battal; yapımcılığını Halil Kardaş, yönetmenliğini Abdullah Şahin’in yaptığı Can Kuşu; yapımcılığını Çağlar Bocutoğlu, yönetmenliğini Eylem Kaftan’ın yaptığı Gerçek Bir Kadın; yapımcılığını Yeşim Kocaman, yönetmenliğini Mehmet Yiğit Küçükkibar’ın yaptığı Gün Batımına Birkaç Gün Kala; yapımcılığını Umut Eğitimci, yönetmenliğini Burçak Üzen Açık’ın yaptığı Hava’nın Tohumu; yapımcılığını M. Tarık Ötgen, yönetmenliğini Bilal Petek’in yaptığı Karine; yapımcılığını ve yönetmenliğini Faruk Hacıhafızoğlu’nun yaptığı Kirpinin Boya Kalemleri; yapımcılığını Müge Büyüktalaş, yönetmenliğini Ali Aydın’ın yaptığı Kuşlar Yasına Gider, yapımcılığını Servan Güney, yönetmenliğini Gökhan Tiryaki’nin yaptığı Küçük Bir Hata ve yapımcılığını Enes Erbay, yönetmenliğini Elif Eda Karagöz’ün yaptığı Süt Çiftliği yer aldı.

Bu yıl 96 projenin başvurduğu pitching platformunda yer alan projeleri, Güney Filmleri Festivali ve Norveç Film Enstitüsü tarafından ortaklaşa yönetilen film yapım fonu SØRFOND'un proje yöneticisi Per Eirik Gilsvik, Les Arcs European Film Festivali ve Tribeca Film Festivali’nin Artistik Direktörlüğünü üstlenen Frederic Boyer ve TRT Ortak ve Dış Yapımlar Müdürü Faruk Güven dinleme fırsatı buldu. Platformda yer alan projelerden biri TRT Ortak Yapım Ödülü’nün sahibi olurken bir proje de Postbıyık Renk Düzenleme Ödülü’nün sahibi olacak. Kazanan projeler ödüllerini 30 Ekim Cuma günü Boğaziçi Film Festivali’nin kapanış töreninde alacak.

Festivalde 29 Ekim Perşembe

8. Boğaziçi Film Festivali’nin yedinci gününde Ulusal ve Uluslararası Kısa Kurmaca Film Yarışması, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması ve Galalar bölümünde yer alan filmlerin gösterimi yapılacak. Beyoğlu Sineması’nda 13.00 ve 15.30 seansında Ulusal Kısa Kurmaca Film Yarışması filmleri ekip katılımıyla gösterilecek. 18.00 seansında The Courier ve 21.00 seansında ise My Salinger Year filminin gösterimi gerçekleşecek.

Sinemaseverler Kadıköy Sineması’nda ise 13.00 ve 15.30 seansında Uluslararası Kısa Kurmaca Film Yarışması filmlerini izleme fırsatı bulacakGünün bir diğer gösterimi ise 18.00 seansında Bandar Band olacak. 21.00 seansında Gölgeler İçinde filminin gösterimi ise ekip katılımıyla gerçekleşecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.