Öne Çıkanlar bursa İnRock ekonomi LAZİO Ali Desidero SAFE Nissanın yeni marka elçileri Filiz Aker hakkaride kaç terörist öldü Ceyda Tekin AvivaSA Emeklilik ve Hayat ankara trafik kazası

Petlas Kırşehir’de İki Yeni Fabrika Kurup 8 Bin Kişiyi İşe Alacak

Petlas üst düzey yöneticisi ve AKO Grup CFO'su Furkan Yazgan Petlas’ın yatırımları ve gelecek hedefleri hakkında kapsamlı bilgi verdi. Petlas’ı bünyesinde bulunduran Abdulkadir Özcan A.Ş.’nin (AKO Grup) lastik kaplama, jant ve akü alanlarındaki yatırımlarıyla, Çankırı ve Kırşehir hattında Türkiye’nin lastik ve otomotiv yan sanayi sektöründe dünya ile yarışacak dev bir eko sistem kuruluyor. AKO Grubun, Petlas’ın dışında ayrıca, Japon Sumitomo ile ortaklığı da bulunuyor.


Petlas’ta yabancı sermaye var mı?
Petlas şu anda yüzde yüz yerli ve milli bir şirket konumunda.


Petlas’ın kuruluş ve üretim tarihi arasındaki zaman çok uzun?
Bilindiği gibi Petlas’ın kuruluş tarihi Kıbrıs Barış harekatına kadar gidiyor. Helikopter ve savaş uçağılastiklerinin,yurt dışından temininde yaşanan zorluklardan ötürü ülke içinde üretimini yapmak gayesiyle kuruluyor. 1976’da kuruluyor ama ilk lastiğin üretilmesi 80’li yılların sonunu buluyor. İlk üretim ancak 89 yılında gerçekleşebiliyor. 90’lı yılların ekonomik koşulları nedeniyle de özelleştirme idaresine geçiyor ve1996 yılında özelleştirme yoluylaKombassan Holding’e satılıyor 35 milyon dolarlık bir bedelle. Devletten özel sektöre geçmesinin yarattığı sancıların yanı sıra 2000’li yıllarda Kombassan’ın kendi ekonomik sorunları nedeniyle Petlas yeniden satış sürecine giriyor ve 2005 yılında AKO Grubu tarafından 65 milyon dolar bedelle satın alınıyor. AKO zaten o dönemde de Petlas’ın ana dağıtıcılarından biri durumunda idi. 2007’de ise tüm satış süreci tamamlandı.


AKO Grubu Petlas’ı nereye taşıdı?
Bizim AKO’da şimdi ikinci jenerasyon yönetimde. Üçüncü jenerasyon da yavaş yavaş devreye girmiş durumda. Biz şu anda 2 bin 500 ebatta ve desende lastik üretiyoruz Petlas olarak.En küçük ebat F5 uçaklarının lastiği en büyük ebat da iş makinalarında kullanılan tam çelik lastikler. Madenlerde ve büyük inşaat yatırımındakullanılan makinalar bunlar. İnsan boyundan yüksek lastikler. Üretim yelpazemiz yıllar içinde çok genişledi. O dönem kapasite 1000 tonun altında. Şu anda 160 bin ton düzeyine çıkmış durumdayız. Çalışan sayısı 600 iken şimdi 4 bin civarında. 2007 yılından bu yana yaklaşık 13 yılda satın alma bedeli hariç 500 milyon dolara yakın bir yatırım yapmış durumdayız AKO Grubu olarak.  


Bu yatırım gücü ve güveni nerden geliyor?
Biz bu yatırımı da tümüyle kendi Ar-Ge ekibimizden aldığımız güçle geliştiriyoruz.  Lastik üretmenin bir okulu yok, kendi teknoloji ve kendi tasarımınızı da kendiniz yapmak durumundasınız. Şu anda Petlas’ın Kırşehir’de ürettiği lastiklerin hiçbirinde dışardan alınmış bir lisans söz konusu değildir. Tamamen yerli ve milliyiz, Türk mühendislerinin ve çalışanlarının emeğininbir ürünü lastiklerimiz. BuAr-Ge ürünü lastiklerimizi de 70 bin metrekarelik ve 2.1 km uzunluğundaki kendi pist alanımızda test ediyoruz.Indoorolarak ifade edilen dijital test cihazları ve outdoor olarak ifade edilen lastik üzerinde her türlü testin yapılabildiği bir piste sahibiz.Başlangıçta ebat sayısı çok azken bugün 4 ana markamızda 2 bin 500 desene ulaştık. Starmaxx,Petlas, Harvester ve Milestone dört markamız. Yüzde 70-75 ağırlık Petlas ve Starmaxx lastiklerinde.Yurtiçinde de satışına aracılık ettiğimiz iki yabancı marka daha var. ApolloHindistan’dan ve ToyoJaponya’dan. AKO Grubu sanayici olmadan önce ticari bir gruptu. Piyasa karşılığıolan markaların satış ve dağıtımını yapıyordu. Biz bu bağları korumak zorundayız.


Hem ticaret hem sanayi denklemi nasıl çözülüyor?
Kendimiz de artık bir sanayiciyiz ve kendi ürettiğimiz lastiklere odaklanmamız da bu sürecin çok doğal bir sonucu. Hem sanayici olmanın hem de Ar-Geyatırımının meyvelerini alıyoruz. Petlas üretiyor AKO da satıyor. Bizim şu an bayi sayımız 1000’in üzerinde. İlk satın aldığımızda bayi sayısı 350 civarında idi. Kıyaslarsak bayide 4 katına yakın bir artış ciroda 10 katına varan artışlar sağladık. Satış ciromuz 1.7 milyarTL’nin üzerinde. Beklediğimiz gibi giderse bu yılı 2 milyar TL’ye yakın bir ciroyla kapatabileceğimize inanıyoruz. Çalışan sayımız da 600’den 3 bin 700’lere ulaştı. Üç vardiya çalışıyor fabrikada.


Diğer yatırımlarınızda gelişmeler nasıl?
AKO Grubu bünyesindeki bir diğer marka AKO Akü, 2014 yılında Çankırı’da üretime başladı. Küresel boyutta yatırımlarına devam eden fabrikada AKOPrestige ve Turbo marka akülerin yerli üretimlerinin yanı sıra kurşun geri dönüşüm tesisleri de bulunuyor. Çankırı Yakınkent Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan üretim tesislerinin, akü sektöründe sadece Türkiye’de değil Avrupa’daki en büyük üretim alanı olması hedefleniyor.
Otomotiv yan sanayide Türkiye’nin markası olma yolunda ilerleyen AKO Akü, küresel boyutta yatırımlarına devam ederken, yatırım hedefinin merkezinde Avrupa yer alıyor. AKO Akü, üretim teknolojisi, otomasyonu, ürün performansı ile fark ortaya koyuyor.
AKO Grubunun bir diğer yatırımı olan ve Ankara Temelli’deki fabrikasında ticari, zirai ve endüstriyel araçlar için jant üretimi yapan AKO Jant, üretimin yaklaşık yüzde 50’sini robotlarla insansız olarak gerçekleştiriyor. Üretim hattına yapılan robot/otomasyon yatırımı, üretim kapasitesini ve kalitesini katlıyor. Dünya’nın dört bir yanına jant satan AKO Jant’ınGüney Amerika ülkesi Guatemala’dan bile müşterisi bulunuyor.
AKO Jant ürünlerinin ihraç edildiği ülke sayısı, kısa sürede 25’e ulaştı. Şu anda Mısır, Portekiz, Fransa, Irak, Endonezya, Rusya, İtalya, Hollanda, Şili, Guatemala gibi birçok ülkeye AKO Jant ürünleriihraç ediliyor. AKO Jant, ülkemiz için büyük stratejik değeri olan yerli askeri araçların pek çoğu için özel tasarım zırhlı jantların da üretimini gerçekleştiriyor.
AKO Grubu’nun bir diğer iş kolu, lastik kaplama. Abdulkadir Özcan Şirketler Grubu (AKO) bünyesinde yer alan AKO Lastik Kaplama, kendi alanında pazar liderliğini elinde bulunduruyor; yurt sathında yaygın hizmet yapılanmasıyla, İstanbul, Ankara, Mersin, Denizli’deki lastik kaplama fabrikaları ve Edremit, İzmir, Eskişehir’deki franchise üretici bayileri ile ‘Türkiye’nin kaplamacısı’ olarak anılıyor.


Yeni yatırımlarınız olacak mı?
Bizim 10 yıllık projeksiyon içinde iki büyük fabrika daha yapma planımız ve düşüncemiz var. Bunlardan bir tanesi binek grubuna yönelik olacak. Bir diğeri de iş makinaları grubuna yönelik olacak. Tam çelik lastik grubuna yönelik. Bu iki yatırım gerçekleştiğinde istihdam rakamı da 10-12 binlere çıkacaktır. Şu anki rakama 4 bin dersek nerdeyse 3 katı üzerinde bir istihdam yaratmış olacağız. Bu yıl 160 bin ton üretim hedefliyoruz. Bu iki fabrikayı düşündüğümüz gibi gündeme alabilirsek yıllık 400- 450 bin ton gibi bir üretim rakamına ulaşacağız demektir. Kırşehir’in nüfusu 150 bine yakın.Biz de nerdeyse eko sistem olarak ailelerle ve paydaşlarımızla birlikte bir Kırşehir nüfusu kadar büyük bir Petlas ailesine çıkmış olacağız. Şu andaki istihdam rakamıyla bile Kırşehir nüfusunun yüzde 20’sine yakın bir rakama hitap ediyoruz. Sadece Kırşehir’e değil tüm ülke ekonomisine çok ciddi bir katkı yapacak bu iki yatırım.


Fabrikalar nerde olacak, genişletme yatırımı mı yeni yatırım alanları mı olacak ?
Bunlar genişletme değil yeni yatırımlar olacak. Her iki fabrikayı da Kırşehir’de yapacağız. Kırşehir zaten bildiğimiz bir lokasyon. Kırşehir’in sadece istihdamına değil, nitelikli iş gücü gelişimine de ciddi katkı sağlıyoruz. Çankırı’da yer alan akü fabrikamız için, Kırıkkale’denve Ankara Pursaklar’danher gün taşımalı işçi götürüyoruz. Biz tabii ki yatırımları planlarken yatırım teşvik uygulamalarını da dikkate alıyoruz. Şu an bu nedenle önceliğimiz Kırşehir’de bu yatırımları gerçekleştirmek.
İlk etapta mevcut kapasitemizi yüzde 30 artırarak 220 bin tona ulaştırma hedefimiz var. Fiziki olarak düşündüğümüzde bu ilk yatırımı bizim kendi doğal sınırlarımız içindeki alanda rahatlıkla yapabilecek durumdayız. Dolayısıyla 400-450 bin tonluk üretim hedeflerine ulaşmak için yeni fabrika alanlarına ihtiyaç duyacağız. Bu yatırımların lokasyonu olarak Kırşehir’de yeni açılacak OSB ve sanayi bölgeleri gündeme gelebilir. Bize gösterilecek yer temini de önemli. Örneğin Çankırı’da bize Sumitomo için hükümet tarafından gösterilmiş yer bir yatırım bölgesi idi. 500 milyon TL’nin üzerindeki yatırımlar yüksek nitelikli yatırımlar sayılıyor. Bizim yeniPetlasyatırımımızda 350-500 milyon dolarlık bir yatırım büyüklüğü içinde olacak. Dolayısıyla arazi konusunda da bir teşvik gerekecek. Bu konuda fizibiliteleri yapıyoruz.


Yeni yatırımlar için iç ve dış pazar potansiyelini nasıl görüyorsunuz?
Yeni yatırımlar için pazarda daha gidilecek yer var. Kişi başına düşen araç sayısı olarak bakıldığında Türkiye Avrupa’nın hala çok gerisinde.ABD’de 1000 kişiye 875 araç düşüyor. Almanya’da bu rakam 600-650 civarında.İtalyada bu sınırlarda. Ekonomik olarak bizden çok geri olan Bulgaristan ve Romanya’da bile 1000 kişi başına düşen araç sayısı 300-350’lere yakın. İnanmak zor ama Türkiye’deki rakam 150 düzeyinde. Ayrıca Türkiye’deki araç parkının yüzde 50’den fazlası 10 yaş ve üzeri araçlardan meydana geliyor. Nüfus olarak bakıldığında da bizimle aynı nüfusa sahip Almanya’da 60-62 milyon araç var. Türkiye’de araç sayısı 22 milyon 500 bin civarında. Bu rakamlar iç piyasada ne kadar gidecek yolumuz olduğunu da gösteriyor. Türkiye’de aynı zamanda araç parkı da hızla artıyor. 2016’dan 2017’ye geçerken, Avrupa pazarında gerek binek gerek ticari araçlarda lastik talebi düşerken,Türkiye’de zirai gruphariç pazarda ortalama yüzde 15 büyüme söz konusu hem binek hem de ticari de.
Avrupa pazarıyla kıyasladığımızda Türkiye’nin hala hızlı büyüyen bir pazar olduğunu görüyoruz.Büyüme de vaat eden bir piyasa.İhracat rakamlarında da bu trendi görüyoruz. 2016 yılında örneğin Petlas’ınihracat rakamı 155 milyon dolar. 2017 yılını ise 168 milyon dolarla kapattık. Eğer ihracatta yakaladığımız bu ivmeyi koruyabilirsek 2018’de 200-210 milyon dolarlık bir ihracat hedefine ulaşabiliriz.


İhracat pazarlarınız nereler?
İhracat pazarımızın yüzde 45’ini Avrupa oluşturuyor.En büyük ihracat pazarımız Mısır, ancak ilk beşin kalanını Avrupa ülkeleri oluşturuyor. Adı otomotivle ve lastikle özdeşleşen İtalya, en büyük ikinci, bir diğer otomotiv devi Almanya üçüncü sırada. Bu ülkelere ciddi bir ihracat yapıyoruz. Diğer iki ülke ise Hollanda ve Romanya da bu sıralamada yer alıyor.Mısır’ın ilk sırada yer alması normal. Lastik endüstrisi, doğası gereği yüksek oranda ithal hammadde gerektiriyor. Mısır da bu anlamda en önemli tedarikçilerimizden. Karbon karasını yani lastiğe rengini veren hammaddeyi biz Mısır’dan alıyoruz.Hammadde ithal ettiğimiz bu ülkeye, katma değerli bitmiş ürün ihraç ediyoruz. İhracat ve yurtiçi pazarlarını birlikte düşündüğümüzde bizim yurt içi satışlarımızın yüzde 90’a yakın kısmını yenileme pazarı oluşturuyor.Yüzde 2-3 arası kamu kurumlarından geliyor.Belediyeler de bu grupta yer alıyor.Yüzde 8 civarı da orijinal ekipman yani ağırlıkla zirai gruptaki lastikler oluşturuyor. Türk Traktörün yanı sıra Hema,Erkunt, Başak Traktör fabrika çıkışlı ürünlerinde Petlas lastiklerini kullanıyor. Yani traktörler fabrikadan Petlas lastiği takılı olarak çıkıyor.


Savunma sanayisi için neler yapıyorsunuz?
Savunma sanayi için talep edilen lastikleri yerli üretici olarak başarılı bir şekilde üretiyoruz. Ordumuz envanterindeki tüm uçakların ve helikopterlerin lastiklerini biz üretebiliyoruz. Savunma sanayinin testleri ve kriterleri son derece ağırdır.Bu ihalelere yerli yabancı bütün firmalar giriyor.Örneğin şöyle bir kriter var. Bir kara aracındaki lastiğin patlak halde dahi lastik bütünlüğünü koruyarak 25 kilometre yoluna devam edebilmesi ve yolun sonunda da aracın hasar görmemesi gerekiyor. Petlas lastikleri patlak halde dahi 40-45 kilometre aracı taşıyabiliyor.Bu araçlar son derece zorlu arazi şartlarında kullanıldığı için lastik emniyeti ve sağlamlığı çok önemli. Biz Petlas olarak bu testlerden her zaman başarıyla geçiyoruz. Güvenlik ve kalifikasyon belirleyici. Biz bu ürünleri yurtiçi pazar için üretiyoruz ama, ihracat pazarına girsek de kesinlikle tercih edileceğimize inanıyoruz.


Binek tarafında yok musunuz, yerli otomobil için hazırlıkta mısınız?
Türkiye’de üretilen binek otomobil pazarında orijinal ekipmanda yani fabrika çıkışlı ürünlerde yokuz. Geçmişte Ford için üretmişiz. Tümüyle burada ticari sebepler geçerli. Eğer binek otomobil tarafında olacaksak, birincil hedefimiz şimdi yerli otomobil olacak. Yerli otomobilde çıkış noktası yerli ve milli olması. Petlas her iki anlamda da tam olarak yerli ve milli bir kuruluş. Bankalarla görüşmelerimizde de hep bu soru geliyor, yerli otomobil lastiğinde olacak mısınız diye. Henüz ortaya net bir prototip çıkmadığı için biz de netbir şey söyleyemiyoruz. Yerli otomobil gerçek olarak ete kemiğe büründüğünde lastik konusunda okların bizi işaret edeceğini düşünüyorum.Prototip çıktığında biz lastik konusunda son derece hızlı adapte olacağımızı biliyoruz. Çok güçlü Ar-Ge ekibimiz var. 3 ile 6 ay arasında kullanıma ve üretime hazır hale geliriz. Piyasa gerçeklerine çok hızlı adapte olabiliyoruz.


Ar-ge önemli
Türkiye’nin ilk doğrudanyatırımı lastik sektöründe, Pirelli ile ilk yabancı yatırımcı gelmiş Türkiye’ye. Lassa da Bridgestone’u alarak pazarda bugünkü konumuna ulaştı.  Bizim kurucumuz Abdülkadir Özcan da 1951 yılında ilk olarak kullanılmış lastik pazarıyla başlıyor işe. Kullanılmış ama ekonomik ömrü bitmemiş bu lastikleri yeniden diş atarak pazara sunuyor. Ticari ve sanayi birlikteliği ilk olarak böyle başlıyor. Sonra bu büyük markaların distribütörlüğünü alarak lastik pazarında giderek önemli bir isim haline geliyor. Lastik nedir ne değildir, bunun know-how bilgisi AKO’da çok eskiye dayanıyor. Petlas’ın alınmasıyla hem yeni yatırımlar yapılıyor hem de Ar-Ge’den hiçbir şekilde taviz verilmiyor. Sektörde Ar-Ge harcamasında açık ara birinci sıradayız. Bizim Ar-Ge harcaması cironun yüzde 3 ünün üzerinde. Bu oran çok iyi bir rakam. 2018 için hedefimiz 30 milyon TL gibi bir rakam Ar-Ge harcamasında. Piyasadan talep gelince Ar-Ge bütçesi bizi sınırlamaz, bu yıl için Ar-Ge bütçesini aşamayız diyemeyiz. Ve yola devam ederiz. Sektör çok dinamik bir sektör, hızlı karar almak zorundasınız. Durayım düşeneyim gibi bir lüksümüz yok. Rekabet de çok sert.


AKO Grup nasıl gidiyor?
AKO Grup sanayici kimliğine Petlas’ın yanı sıra jant ve akü tarafında da yatırım yapmayadevam ediyor. Petlas İSO 500 içinde bu sene ilk kez 100’e girdi ve 95 inci sıraya yükseldi.  İhracatta da 88’inci sıradan 65’inci sıraya yükseldik.Hedefimiz 2023 yılına kadar ihracat rakamını 500 milyon dolar seviyesine çıkarmak.220 bin tonluk üretim rakamını yakalarsak 500 milyon dolarlık ihracat hedefini de çok rahatlıkla yakalarız. İki fabrika tamamlandığında 2 milyar dolar gibi bir cirodan bahsediyor olacağız. Olası ikinci fabrikayı 2022-2023 için planlıyoruz.Tabii kikonjonktür daha olumlu giderse bu yatırımlar daha erkene de çekilebilir.Burada da esnekliğimiz var.


Yerli otomobil üretim için makina parkınız yeterli mi?
Mevcut üretim hatlarımız ve makina parkımız yeterli. Şu anda 160 bin ton üretim yapıyoruz. Bu rahatlıkla 190 bin tona kadar çıkabilir. Hangi ebat ve spesifikasyonda olacağı önemli. Lastiğin yüzde 50’sini, ülkemizde yetişmeyen kauçuk hammaddesi oluşturuyor. Bunun yüzde 25’i de doğal ve sentetik kauçuk olarak kendi içinde ayrılıyor: Lastik hamuru içinde sentetik ve doğal kauçuğun olması zorunlu oranları var. Sadece sentetik kauçuk kullanayım diyemiyorsunuz. Geriye kalan yüzde 20-25’lik bölümde de farklı kimyasallar var. Çelik var, kord bezi var. Bunun payı da yüzde 25’ler düzeyinde. Lastikte hammadde ithalatı, endüstrinin gereği. Ancak hammadde ithal etmek yetmiyor. Doğru bir karışımla bir araya getirip kaliteli lastik üretmek zorundasınız. Bugün yurtdışından lisans almaya kalksanız hiçbir yerden alamazsınız. Bu nedenle bizim en büyük güvencemiz kendi Ar-Ge gücümüz. Ar-Gegücümüz olmasa Petlas markasından bu kadar güçlü bahsedemeyiz. Jant tarafında da bu nedenle varız. Otomotiv üreticilerinin talebi de bu yönde. 1 milyon adet jant üretim kapasitemiz var.
Çankırı’da kurduğumuz AkoAkü fabrikası tek çatı altında en büyük üretim kapasitesine sahip.Yıllık 5 milyon adet üretim yapıyoruz aküde. Kullanılmış aküleri toplayıp yeniden üreterek sıfır atıkla çalışan bir fabrika özelliğine sahip çevreci bir kuruluşuz. Özetle 100 milyon dolarlık bir yatırım yaptık aküye. 70 milyon dolar da jant tarafında yatırım yaptık.


Petlas’a Japonların ortaklık teklif etme ihtimali olabilir mi gelecekte?
Mevcut durumda böyle bir düşünceleri yok. Zaten bizim önceliğimiz organik olarak büyümek. Kısa vadede halka arz gibi bir plan da yok.Petlas ticari ve zirai grupta MENA pazarında açık ara pazar lideri. Yeni Zelanda, Şili gibi ülkelere bilelastik satıyoruz. Zirai grupta Avustralya ve Yeni Zelanda toplam ihracatta yüzde 50’lik paya sahip. İhracatta ağırlığımız ziraide yüzde 40-42,binek grubu yüzde 35 düzeyinde.


Yenileme pazarında Petlas’ın konumu nasıl?
Tekerleği yeniden icat etmek diye bir söz vardır; olumsuz kullanılır, ancak inovasyon aslen tam olarak budur. Var olan bir teknolojiyi, bir ürünü, bir adım ileri götürerek yeniden tanımlamaktır.  Petlas’tahem tekerleği hem de lastiği her gün yeniden keşfediyoruz Ar-Ge ve üretim gücümüzle ve teknolojimizle.Bugün yenileme pazarında Petlas’taher binek otomobile uygun ürün var. Yenileme pazarında çok geniş bir ürün gamı var. En üst model otomobillerde bilePetlas lastik görebilirsiniz. Petlas’ın şu anki know-how teknolojisiyle Türkiye’de üretemeyeceği lastik söz konusu değil. Eskiden en yüksek sınır 17 inç idi. Şimdi ise bu rakamın çok çok üzerinde lastikler üretiyoruz. 17 inçin üzerine çıktığınızda da zaten lüks gruba giren araçlar karşınıza çıkıyor. Spor otomobil grubu araçlar da burada. Petlas olarak tüm bu gruplara lastik üretiyoruz. Şu grup arabalar için lastik üretemiyoruz gibi bir durum asla söz konusu değil. Otomobil kullanıcılarında şimdiye kadar şöyle bir inanç vardı, fabrikadan araç hangi lastik markası ile çıkmışsa yenileme söz konusuolduğunda da aynı lastik markasını kullanmalıyım. Şimdi bu trend ciddi oranda değişiyor. Yeni gelen nesil, x,y,z kuşaklarında artık internet sayesinde en iyi performansı en iyi fiyatta nasıl elde edebilirim yaklaşımı ağır basıyor. Lastikte marka bağımlılığı genç kuşaklarda çok fazla kalmıyor. Ayrıca pazarda en çok görünen markayız bayi anlamda. Bulunabilirlik noktasında sıkıntı yaşanmayacak bir noktadayız. 200’e yakınTIR’ımız var. Karayollarında mutlaka denk gelir yolda giden araç sahipleri...Türkiye’nin her yerindeyiz. Son üç yıldır Petlas’ın iletişim kampanyaları da markanın bilinirlik ve güvenilirliğini arttırdı. Kalite ve fiyat avantajı da unutulmamalı.


AKO Grubun Japon Sumitomo ile otaklığının kapsamı nedir?
Petlas’da yabancı sermaye yok ama, AKO Grup (Abdülkadir Özcan Şirketler Grubu) olarak Japonlarla ortak yatırımımız var. 2013 yılıydı. Japonlar o zamanlar Türkiye’ye yatırım yapma niyetlerini en üst düzeyde hükümet yetkililerimize ve yatırım teşvik ajansına iletmişler. Taraflar o dönemde bir araya geliyor. O zamanki planda yüzde 50 Türkler yüzde 50 Japonlar şeklinde bir ortaklık planlanıyor. Fakat AKO Grubu son durumda yüzde 80’e yüzde 20 ortaklık şeklinde bir ortaklıkta karar kılıyor. 2015 yılında fabrikanın ilk ünitesinin açılışı yapılıyor. Şu anda 5 ünitenin yatırımı tamamlanmış durumda. Günlük 30 bin adet lastik üretim kapasitesine sahip vetoplamda sekiz ünitelik bir yatırım olacak burası.Geride kalan üç ünitenin tamamlanması da 2019 eylül-ekim aylarını bulacak. Yani tam kapasite olarak 2019’un son çeyreğinde Çankırı’daki SumitomoRubber AKO fabrikası tamamlanmış olacak.


Şu an üretim ne aşamada?
Şu anda fabrikada günde 13-14 bin adet civarında bir lastik üretimi var. Orada sadece binek otomobil lastiği üretiyoruz. Ancak daha sonra taraflar oturup yeni bir karar verirlerse binek dışında da lastik üretimi söz konusu olabilir. Bu yatırımın toplam sermayesi 516 milyon dolar. AKO Grubu olarak biz 2017 Nisan ayı itibariyle sermaye kaynaklı tüm taahhütlerimizi yerine getirdik. Biz 80, Japonlar da 320 milyon dolar olarak aynı tarih itibariyle sermaye taahhütlerini yerine getirdi. Geride kalan 116 milyon dolar da doğrudan Japonya’dan kredi olarak sermayeye eklenecek SumitomoRubber AKO ortak şirketimiz tarafından. Dolayısıyla bizden veya Japonlardan ekstra bir para çıkışı olmayacak. Kredi kullanımı yeni yatırımlarla beraber devam edebilir.


Yönetim Kurulu oluşumu nasıl?
Petlas’da AKO Grubu adına Mustafa Özcan Yönetim Kurulu Başkanımız. Kendisi Sumitomo’da ise Yönetim Kurulu üyesi. Yönetim Kurulu’ndatarafların temsili de ortaklık yapısına uygun olarak yüzde 80-yüzde 20. Temsilde bire dört şeklindeki bir orantısızlık gibi görünse de genelde ilişkilerimiz çok iyi olduğu için tüm kararlar oybirliği ile alınıyor. Bu güzel bir birliktelik. Daha önceki Sumitomo Avrupa Yönetim Kurulu Başkanı şu anda Çankırı’daki SumitomoRubber AKO Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanı. Bu da Japonların Türkiye’ye verdiği yüksek önemin bir başka işareti.


Japonların, Sumitomo’nun Türkiye’ye bakışını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Lastik sektöründe kimse Ar-Ge’yi başkasıyla paylaşmaz.Sumitomo buraya yatırım yapsa da bizimle Ar-Ge paylaşımı söz konusu değil. Sumitomo lastik sektöründe küresel anlamda beşinci büyük oyuncu. Çankırı da dahil tüm dünyada kapasite ve yatırım artışlarıyla beraber hedefi dördüncü sıraya yükselmek. Biz daha önce Dunlop ve Falken lastiklerini Tayland ve Japonya’dan alıyorduk zaten. Her iki lastik markasının da AKO olarak Türkiye distribütörü idik. Sumitomo’nun neden Türkiye’de AKO Grubunu seçtiğinde bu geriye dönük uzun yıllara dayalı ilişkinin rolü var. Geçen yıl Nisan ayında çıkarılan kararname ile ithal edilen lastiklere kilo başına 0.5 dolarlık ekstra vergi getirildi. Yerli üreticileri ithal lastiklere karşı korumak amacıyla. Şimdi Çankırı’da üretilen lastiklerle Japonya’dan getirdiğimiz lastikler arasında en küçük bir kalite farkı yok. Dolayısıyla biz bu ürünleri artık Japonya’dan getirmek yerine Çankırı’dan aldığımız için bir ekstra vergi de ödemiyoruz. Sektör de bizi tercih ediyor. Toyota Türkiye bu konuda en iyi müşterimiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.