Öne Çıkanlar Cumhurbaşkanı Erdoğan Avrupa Şampiyonu Onbaşıyı Tebrik Etti altın yükselmeye devam edermi Yrd. Doç. Dr. Bora Kalkan Kaspersky Lab Türkiye Genel Müdürü Sertan Selçuk Ahmet Taşkın Uygur Kardeşler SİLOPİ CİZRE canan coşkun tenor Jose Carrears chp hdpnin arka bahçesi araba renkleri damızlık yetiştiricilerine hibe

ANKAMOB’un Düzenlediği Törende Cemil Çiçek: “15 Temmuz Post Modern Zındık Bir Darbe Teşebbüsüdür”

Ankara Mobilyacılar ve Lakeciler Odası tarafından, bugün “15 Temmuz Şehitleri Anma ve Meslekte 40 Yılı Aşmış Ustalarımıza Plaket Töreni” düzenlendi. Törene Eski Meclis Başkanı Cemil Çiçek, AKP Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan ve Türkiye Gençlik Kulübü Federasyon Başkanı Osman Gökçek katıldı.

Ankara Mobilyacılar ve Lakeciler Odası’nın Ömer Halisdemir Toplantı Salonu'nda düzenlediği “15 Temmuz Şehitleri Anma ve Meslekte 40 Yılı Aşmış Ustalarımıza Plaket Töreni”nde saygı duruşunun ardından 15 Temmuz şehitleri için Altındağ Müftüsü Enver Türkmen dualar okudu. Türkmen, ANKAMOB Başkanı Hüseyin Taklacı, AKP milletvekili Hüseyin Ceylan ve Eski Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in konuşmalarından sonra meslekte 40 yılı aşmış 150 ustaya, plaket, Kur’an-ı Kerim ve bayrak takdim edildi.

Türkmen, “15 Temmuz’da Biz Küllerimizden Yeniden Doğduk Aslımızı Hatırladık Şehitliği Hatırladık”

Törende, şehitlik ile alakalı birkaç hadisi okumak istediğini belirten ve 15 Temmuz’a değinen Altındağ Müftüsü Enver Türkmen,
“15 Temmuz bizim ülkemiz için milletimiz için devletimiz için önemli bir dönüm noktası. 15 Temmuz bizim için bu millet için bir milat. Yani tabir yerindeyse biz küllerimizden yeniden doğduk. Aslımızı hatırladık. Şehitliği hatırladık. Zaten bizim mayamızda mevcuttu bu. Çünkü bu millet hidayetten bugüne şehit olmaya aday bir millet. Hakikaten 15 Temmuz’da da çok önemli bir badireyi, çok önemli bir merhaleyi, milletimiz devletiyle, ordusuyla, polisiyle beraber Meclis’iyle, Başbakan’ıyla, Cumhurbaşkanı’yla beraber defetmiştir. Allah milletimize ve devletimize zeval vermesin. Tabii bunun kaynağı nedir? Bunun kaynağı bizdeki şehitlik ruhudur ve duygusudur değerli kardeşlerim. Peygamberimiz bir gün sahabeye şöyle bir soru soruyor, ‘Siz kimleri şehit sayıyorsunuz?’ onlar da diyorlar ki ‘Ya Resulallah Allah yolunda öldürülen şehittir. Allah yolunda olan şehittir’ diyorlar. Allah Resulü diyor ki, ‘Sadece bu değil. Yani kanundan öldürülen de şehittir. Yine aynı şekilde herhangi bir bulaşıcı, önü alınmaz bir hastalıktan dolayı ölende şehittir. Suda boğulan da şehittir.’ Yine peygamberimiz bir başka hadis-i şeriflerinde değerli kardeşlerim, şehitlerin sınıfını şöyle sıralıyor, ‘Malını savunurken ölen şehittir. Kanını savunmak için mücadele eden şehittir. Dini için mücadele eden şehittir. Ailesi için, ırz ve namusu için mücadele ederken, vatanı için mücadele ederken, ölen de şehittir.’  O açıdan 15 Temmuz da ülkemiz büyük bir badireyi 250 şehidimiz sayesinde atlatmış oldu değerli kardeşlerim. Allah onlara rahmet eylesin. Allah onlardan razı olsun.”

“Bizim Dükkanımız Hep Açık Olsun”

Birkaç gündür Altındağ kaymakamı ile birlikte şehit ailelerini ziyaret ettiklerini söyleyen Türkmen, şehit ailelerinden bazılarının hatıralarını anlattı. Türkmen, “Mesela bir kardeşimiz umreye gidiyor. Hanımı ‘Umreye giderken, çocukların için dua et’ diyor, o da hanımına, ‘Hanım çocuklar Allah’a emanet. Ben şehit olmak için dua edeceğim’ cevabını veriyor. Nisan’da gidiyor, umrede şehit olmak için dua ediyor, 15 Temmuz’da gelip şehit oluyor. Yine bir başka kardeşimiz, şuanda kabri bulanan yerde daha önceden defalarca selfie çektirmiş, şehit olduktan sonra bu ortaya çıkıyor. Bir başka kardeşim de diyor ki ‘Anne, ben size öyle bir miras bırakacağım ki, beni günlerce, aylarca, yıllarca anacaksınız. Yani size öyle güzel bir miras bırakacağım, sizi memnun edeceğim’ diyor. Ve o da yine 15 Temmuz şehitlerden birisi değerli kardeşlerim. O gece hakikaten selalar ve ezanlar bizi diriltti, tüylerimizi diken diken etti. Mesela bir aileye gittik baktığınız zaman böyle dindar bir aile değil. Yani bakıyorsunuz belki namaz bile kılmıyorlar. Eşofmanlı bir bayan bize öyle şeyler anlattı ki, benim gerçekten tüylerim diken diken oldu. Diyor ki ‘Hocam biz ağabeyimle beraber o gece selalar okunmaya başlayınca yerimizde duramadık. Tüylerimiz diken diken oldu. Abim bana sarıldı, ben ona sarıldım. Birbirimize dedik ki, hakkını helal et’ sonra da ‘Ağabeyimle son görüşmemiz oldu’ diyor. Kadın, ‘Ama hocam Allah şehitliği ona nasip etti bana nasip etmedi’ diyor, bu millet böyle bir millet. Bu milleti o açıdan küçük düşünmeyip, küçük görmemek lazım. Şehitlik gerçekten önemli bir nasip, herkese nasip olmuyor. Bakın Halid-Bin-Velid büyük bir komutan, o kadar savaşa katılmış. Yetmiş küsur savaşa katılmış. Üzerinde yetmiş tane yara var. Savaş yarası var. Ölüm döşeğinde diyor ki ‘O kadar savaşa katıldım. Ama Allah bana şehitliği nasip etmedi.’ Şehitlik ayrı bir şey ayrı bir nasip. Bizler de inşallah Rabbimize iman ederek, işimizi düzgün yaparak, salih amel sadece namaz kılmak değildir değerli kardeşlerim, yaptığımız işi en güzel şekilde yapmakta salih ameldir. Bakın kırk yılını dolduranlara şimdi belge verilecek. Eskiden hani Ahilik Teşkilatı vardı. Ahilik Teşkilatı’nda biliyorsunuz , pabucun dama atılma meselesi vardı. Pabucu dama atıldı. Ne demek bu? Bir ayakkabıcının sattığı ayakkabıya bir, iki, üç kere şikayet olur geri verilirse onu oda çağırıyor. Bak, birincisinde uyarıyor, ikincisinde uyarıyor, üçüncüsünde oda toplanıyor, teşkilat toplanıyor ve onun pabucunu dama atıyorlar. Bu ne demektir? ‘Artık sen bu işi yapamayacaksın, dükkanı kapatacaksın demektir.’ Bizim dükkanımız açık olsun. Allah yar ve yardımcınız olsun. Allah hepinizden razı olsun, saygılar sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Taklacı, “Birlik Beraberlik İçin Ankara’mızın Ahi Evran Kültürüne İhtiyacı Var”

ANKAMOB Başkanı Hüseyin Taklacı, protokolü ve misafirleri selamlamasının ardından, “Birlik beraberlik için Ankara’mızın Ahi Evran kültürüne ihtiyacı var. Bizim bu etkinlikleri yapma sebebimiz esnaf ve sanatkarımızı daha motive etmek. Biliyorum esnaf ve sanatkarımızın sıkıntıları, dertleri var. 2016’da büyük bir facia yaşadık, tam çıkışta olduğumuz bir dönemde inişe geçtik, 2017’de yavaş yavaş trend yapmaktayız inşallah. Buradan şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Hepiniz hoş geldiniz, bizi onurlandırdınız, mutlu ettiniz, şereflendirdiniz. Hepinizden Allah razı olsun saygı ve sevgilerimle” sözlerini kullandı.








Ceylan, “Şimdiye Kadar Yaşanmamış ve Yaşanmayacak Olan Bir Hain Darbeyle Karşı Karşıyayız”
Günün, hem 15 Temmuz’u anılması hem de meslekte 40 yılını doldurmuş esnaf ve sanatkara hediye verileceği için anlamlı olduğunu vurgulayan Ankara AKP milletvekili Nevzat Ceylan, “15 Temmuzla ilgili çok şey söylendi ama hiçbir zaman 15 Temmuzu unutmayacağız, unutturmayacağız çünkü 15 Temmuz Türkiye tarihinde bir milat oldu. Bundan sonra bu aziz millet hiçbir zaman bir daha ne darbelerle ne muhtıralarla karşılaşsın. Bugüne kadar birçok darbe muhtıra gördük ama Türkiye şimdiye kadar yaşanmamış ve yaşanmayacak olan bir hain darbeyle karşı karşıyadır. O asil millet, o büyük millet büyük olduğunu bir daha gösterdi. Elinde hiçbir silahı olmadan, sadece iman gücüyle tankların tüfeklerin önünde nasıl mücadele ettiğini beraber gördük. Hiçbir millet yoktur ki tankın önüne iki defa yatacak ve o tankı durdurmaya çalışacak bunun için millete mensup olmaktan hepimiz onur, gurur, şeref duymalıyız. 15 Temmuz’ları bir daha yaşamamak için unutmamalıyız unutturmamalıyız. Ben bu vesileyle 15 Temmuzda şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize şifalar diliyorum” açıklamalarında bulundu.
Ceylan esnafa teşekkür ederek başladığı sözlerini, “Onlar sayesinde Ankara mobilyanın merkezi, markası haline geldi. Onlar olmasaydı Türkiye bu kadar güzel mobilya üretemezdi. Onun için Ahi Evran geleneğini yaşatan çok değerli Odamıza ve Oda Başkanımıza da çok teşekkür ediyorum. Kendisi Oda Başkanı olduğundan bu yana üretimde çok güzel hizmet veriliyor, esnafın hakkını, hukukunu en iyi şekilde savunduğundan dolayı da ayrıca teşekkür ediyorum” cümleleriyle tamamladı.

Çiçek, “Bu Coğrafya Şehitler Coğrafyası”

Türkiye’nin şehitler coğrafyasında olduğunu vurgulayan Cemil Çiçek, “Evvela Anadolu’ya ayak bastığımız resmi tarih 1071, o günden bugüne ülkemizin birliği bütünlüğü için, devlet, vatan, bayrak için hayatlarını feda etmiş tüm şehitlerimize hiç ayrım yapmadan Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu coğrafya şehitler coğrafyasıdır, strateji kitaplarında yazar, milletlerin yaşadığı coğrafya o toplumun o milletin kaderidir derler sonrasında yaşadığımız coğrafya bizim kaderimizi de bir ölçüde tayin ediyor. Onun içindir ki bu coğrafya şehitler coğrafyasıdır. Bunu da bir tarafa koyalım” ifadelerini kullandı.









“Zındıklar Osmanlı Tarihinde, Selçuklu Tarihinde de Saraya Kadar Nüfuz Etmişlerdir”

Tarihe bakmayı öneren Çiçek, “Biz tarihiyle övünen bir milletiz ama tarihimizi de çok fazla bilmeyiz. Bazı şeyleri konuşurken eksiklerimizi bilemezsek, hatırlayamazsak, hatasını kabul etmeyen hatasını düzeltemez. O halde 15 Temmuz’a nasıl geldik ona da bir bakmamız lazım. Şunun için söyledim bunu, bu coğrafya şehitler coğrafyasıdır, bizim burada bin yıllık tarihimiz var. Büyük zaferlerimiz var, Malazgirt’lerden Rus Çıkarması’na askerimizin, polisimizin canını dişine takarak verdiği bir vatan savunması, mücadelesi var, kolay değil. 50 yıldır bu millet teröre karşı bir mücadele veriyor. Bir başka millet bu kadar savaş verseydi şimdiye kadar devlet de kalmazdı millet de kalmazdı. Bizim tarihimiz bir yönüyle de zındıkların tarihidir. Bak zındık tabirini biz kullanırız ama ‘Ya bu nerden çıktı, niye çıktı’ çok fazla düşünmeyiz. Zındık, Osmanlı tarihinde de Selçuklu tarihinde de zındık hareketler var. Onun için 15 Temmuz post modern zındık bir darbe teşebbüsüdür. Zındık yani Müslüman gibi gözüküp ama Müslüman olmayanların ortaya koyduğu zındık hareketlerdir. Tarihimizde Bab-ı Ali isyanları vardır, Celali isyanları vardır, bunlara bakarsanız pek çok darbe girişimleri olmuştur. Osmanlı tarihinde, Selçuklu Tarihinde saraya kadar nüfuz etmişlerdir. Ama biz o kısımlarını bir tarafa bırakıp hep işin zafer kısmının üzerinde durduk” değerlendirmesini yaptı.

“İngiliz Bile Kurşun Sıkmadı Bunlar Milletin Meclisine Bomba Yağdırdı”

15 Temmuz’un bugüne kadar olanlardan çok daha derin yaralar açtığını kendilerini üzdüğünü vurgulayan Çiçek, şunları kaydetti:

“Çünkü bu darbeyi yapanların ismi Yohannes değil Ahmet, Mehmet, Hasan. Bunların bir kısmıyla biz aynı apartmanda oturuyorduk, aynı mahalledeydik, aynı dairede çalışıyorduk. Bu millet bunlara iş verdi, aş verdi, uçak verdi, vali yaptı, kaymakam yaptı, hakim yaptı, adam olun bu millete hizmet edin dedi bunlar alçak oldular. Ama nasıl oldular buna bir bakmamız lazım, belli ki din anlayışımızda bir sıkıntı var, bunu görmemiz lazım. Yanlışım varsa hocam burada düzeltsin. Ama doğru söylüyorsam o zaman da bundan sonraki din anlayışımızı bir gözden geçirmemiz gerekir. Değerli kardeşlerim, öbür dünyada cennete mi gideceğiz cehenneme mi gideceğiz oradaki yerimizi kendi kazancımız tayin edecek. Yani biz hayır işlersek sevap işlersek, istikametimiz düzgün olursa yerimizi biz tayin edeceğiz yoksa birinin eteğine yapışıp öyle torpil yok. Ama şimdi bu kolu basilli bir din anlaşıyışıdır ki her türlü kepazeliği yapacak bir kainat imamı denilen bir zındık çıkacak bizi cennete götürecek. Benim inandığım dinde böyle bir şey yok. Çünkü bu türlü zındık hareketler Müslümanların aklını alıyor, aklı olmayanın dini de olmuyor, vicdanı da olmuyor, insafı da olmuyor, adaleti de olmuyor. Öyle oluyor ki bu milletin meclisini bombalayabiliyor. Kendi kardeşine, kendi arkadaşına, kendi mahallesinde oturan insanlara kurşun sıkabiliyorsa ve bunu da kutsallık adına kainat imamının altında bu kepazeliğe düşülüyorsa belli ki bir yerde bir sıkıntı var. Onun için bu 15 Temmuz’dan bir ders çıkarın da aklımızı da vicdanımızı da kimseye vermeyelim. Herkesi dinleyelim ama kendi akıl süzgecimizden de geçirelim ki bak bu millet işgal gördü 16 Mart 1920’de İngilizler İstanbul’u işgal edip Dolmabahçe’ye çıktığında 100 metre ilerde Meclis-i Mebusan toplantı halindeydi. İngiliz bile kurşun sıkmadı, bunlar milletin meclisine bomba yağdırdı. Biz o saatte oradaydık”

 “Her Darbe Bu Ülkeyi 20-25 Yıl Geriye Götürmüştür Onun İçin İti Köpeği Teslim Etmiyorlar”

Emirlerin nereden geldiğini açıklayan Çiçek, “Pensilvanya’dan şuradan buradan. Unutmayansınız Allah Hans’a akıl verdi Hasan’dan esirgemedi. Ama Hasanlar bu aklı kullanmıyor. 15 Temmuz bazı huşuları yeniden hatırlatmalı, din anlayışımızı yeniden gözden geçirmeliyiz günümüzde vekalet savaşı diye bir kavram var. Vekalet savaşının da iki tane modeli var. Birisi terör, birisi darbe. Biz milleti güçsüz bırakmak istiyorsanız, zayıf bırakmak, birbirine düşürmek, gelişmesini kalkınmasını engellemek, devlete güvenini sarsmak istiyorsanız kullanılan iki metot ver terör ve darbe. 50 yıldır terörle mücadele ediyoruz, eğer terörle maksatlarına ulaşamazlarsa darbeyi hazırlarlar. Şunu unutmayasınız, bunların hiçbirisi kendi başına değildir, bunların hepsinin arkasında dış güçler var. Dış güç kim eğer bu kadar kazığı yedikten sonra halen kim diye soruyorsanız daha kazık atacak çok kişi var. 1960’tan itibaren bu neslin yaşadığı her darbe dış desteklidir. PKK’nın arkasında 28 devlet var bunlardan bazılarıyla biz ittifak halindeyiz siyaset böyle bir şeydir. Bazen yılanla beraber yaşamak zorunda kalırsın. Bu 28 devletin arasında sözde Müslüman devletler vardır, görünürde aynı kıbleye yöneliyoruz. Devlet işi ayrı vekalet işi ayrı. Bunun farkına varmak gerekir. Her darbe bu ülkeyi 20-25 yıl geriye götürmüştür. Onun için iti köpeği teslim etmiyorlar. İade etmiyor, daha sen hangi devlet diye niye soruyorsun kardeşim ya? İşine hiçbir zaman yaramadığında iade eder. Şimdi iade etse kendi kirli çamaşırları da ortaya çıkacak. Bunları bilelim de birbirimize daha fazla kenetlenelim, sarılalım. Farlılıklarımızı zenginlik kabul edip bu coğrafyada güçlü bir şekilde durmamız lazım” değerlendirmelerini yaptı.

“Bizim Katar Gibi Gazımız Suudi Arabistan Gibi Petrolümüz Yok Biz İğneyle Kuyu Kazarız”

Bu coğrafyanın en son sakinleri olduklarını aktaran Çiçek, “Biz bu coğrafyada güçlü olacağız bunun birinci yolu, huzurumuz, beraberliğimizdir. İkincisi de çalışacağız, üreteceğiz bunun başka yolu yok. Bizim Katar gibi gazımız Suudi Arabistan gibi petrolümüz yok. Biz iğneyle kuyu kazarız. Allah sizden razı olsun, 40 yılını doldurmuş kardeşlerimiz var maşallah. Belli bir noktaya da gelmişler. Cumhuriyet tarihinde nal çivisini bile ithal eden bir ülkeyken bugün gemisini, uçağını, yapıyor, uzaya giden uydusunu kendisi atabilir hale geldi. Çok şükür bunlar da sizler sayesindedir. Üreteceğiz, çalışacağız gayret edeceğiz. Allah hayırlı bol kazanç versin” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.