Öne Çıkanlar abd jeton gündem Nowak pegasus mahkeme yapı kredi leasing Galatasaray hazırlık maçları programı ido yaz tarifesine ne zaman geçecek murat bilgiç kapatılan üniversiteler sıralamayı etkiledi mi DenizBank konsolide bilançosundan önemli göstergeler

AYM’den Uzan Grubu Kararı

Anayasa Mahkemesi, TMSF’nin el koymasıyla satışı yapılan Uzan Grubu şirketlerinden alacağı bulunanların, borçlarının arka plana atılmasını mülkiyet hakkının ihlali olarak saydı. Kararda, TMSF’nin özel şirketlerin alacaklarının ödenmesinin engellemesiyle adil dengenin bozulduğu belirtildi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına göre, başvurucu Tasfiye Hâlinde Cemtur Seyahat ve Turizm Ltd. Şti, borçlu Ulusal Basın Gazetecilik Matbaacılık ve Yayıncılık AŞ (Uzan Grup) ile hizmet sözleşmesi gereği personel taşıma hizmetleri verdi ve aralarında çıkan anlaşmazlık sonucunda 8 Kasım 2002 tarihinde sözleşme feshedildi.

Başvurucu, usulünce fatura edilmiş toplam 395 bin 57 TL bedelin borçlu şirket tarafından ödenmediği gerekçesiyle İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’ne icra takibi başlattı. Borçlu şirket borca itiraz edince icra takipleri durduruldu ve başvurucu tarafından borçlu şirket aleyhine İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde itirazın iptali davası açıldı. Dava devam ederken TMSF İmar Bankası’na el koyarak yönetim ve denetimini devraldı, bankanın ortak ve yöneticiler hakkında ceza davaları açıldı.

Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi, Uzan Grubuna ait aralarında borçlu Şirketin de olduğu 179 şirketin zorunlu giderler dışında hak ve alacaklarını dondurarak, ihtiyati tedbir kararı verdi. TMSF daha sonra borçlu şirketinde aralarında bulunduğu, kamuoyunda Uzan Grubu olarak bilinen 228 şirketin yönetim ve denetimlerine el koyarak, mevcut yönetim ve denetim kurulu üyelerini azlederek yerine yeni üyeler atadı. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden yargılamada, başvurucunun 287 bin 790 TL alacağı tespit edildi. Başvurucu ise, alacak miktarını kabul ederek fazlaya ilişkin hakkında feragat etti. Borçlu şirketin menkul ve gayrimenkulleri üzerine başvurucunun alacağı miktarında haciz işlemi uygulandı. TMSF yönetimindeki borçlu Şirketin avukatı ise, İstanbul 7. İcra Müdürlüğünden başvurucunun icra takiplerinin durdurulmasını talep etti. Bu süreçte TMSF tarafından el konan “Uzan Grubu” şirketlerinden alacaklı olan üçüncü kişilerin Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kararı gereği takipleri durduran İcra Müdürlükleri aleyhine takiplerin devamı talebiyle yaptıkları şikâyetler, ilgili mahkemelerce reddedildi ve bu kararlar Yargıtay tarafından onandı.

Mülkiyet Hakkı İhlali Yapıldı

Eylül 2005 ile Mart 2006 arası dönemde “Uzan Grubu” şirketlerinin ticari ve iktisadi bütünlük oluşturan varlıkları TMSF tarafından ihaleler ile satıldı. Bu kapsamda borçlu Şirket, Star Gazetesi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ve diğer şirketler 2006 yılında yapılan ihale ile 8 milyon dolar bedel ile Ali Özmen Safa’ya satıldı. Elde edilen gelirden şirketlerin borçları karşılığı 4 milyon 32 bin 324 doları Gelir İdaresi Başkanlığına, 1 milyon 435 bin 482 doları Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ayrıldı. TMSF alacağı ise, 21 milyar TL olarak gösterildi. Fon Kurulu satışlar sonrasında varlığı kalmayan borçlu şirketin tüzel kişiliğini devam ettirmesinin fon alacaklarının tahsili açısından yarar sağlamayacağı gerekçesiyle tasfiyesine ve sicilden terkine karar verdi. Şirketin tasfiyeye esas bilançosunda başvurucunun alacağı, 59 bin 517 TL olarak kaydedildi. Alacağını tahsil edemeyen başvurucu ise, noter aracılığıyla alacaklarını tahsilini istedi ve cevap alamayınca İstanbul 8. İdare Mahkemesine dava açtı. TMSF ise, kurumun ve borçlu şirketin ayrı tüzel kişiler olduğunu, alacağın borçlu şirketten istenmesi gerektiğini, fonun taraf sıfatı bulunmadığını, kamu adına 7.7 milyar TL alacağı bulunduğunu, el konan şirketlerin borçlarının TMSF tarafından ödenmesi hâlinde el koymanın amacının ortadan kalkacağını, özel şahısların alacağının kamu alacağının önüne geçeceğini beyan ederek davanın reddini talep etti. Mahkeme ise, borçlu şirketin borçlarının fon tarafından ödenmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir yasal yükümlülük de bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti, karar Danıştay 13. Dairesi tarafından onandı. Başvurucu ise, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu. Yüksek Mahkeme ise başvurucunun mülkiyet ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkıyla ilgili hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yerel mahkemeye gönderilerek, başvurucuya 10 bin TL tazminat ödenmesine hükmedildi.

TMSF Geniş Takdir Yetkisi İle İşlemleri Yürüttü

Başvurucunun alacağının tahsilinde yaşadığı süreçlerin 2004 ve 6183 sayılı kanunda öngörülen takip süreçleri olmadığı, TMSF tarafından kendisine verilen geniş takdir yetkisi ile yürütülen işlemler olduğu ifade edildi. Başvurucunun icra ve iflas takiplerinin 4389 ve 5411 sayılı Kanunların verdiği olağanüstü yetkilere dayanılarak TMSF ve TMSF yönetimindeki borçlu Şirketin müdahaleleri ile engellendiğinin belirtildiği kararda, borçlu şirketin mal varlıklarının TMSF tarafından satılarak elde edilen gelirin kamu alacaklarına ayrıldığı ve borçlu şirketin tasfiye edildiği, başvurucunun alacağının tahsil etmesinin kamu kurumunun müdahalesi ile imkânsız hâle geldiği belirtildi.

Başvurucunun, alacağının kamu gücü kullanılarak yapılan müdahaleler sonucunda tahsil edilemediğinin kaydedildiği kararda, ilk müdahalenin hacizli malların satışının engellenmesi ikincisinin ise satılan şirketlerden elde edilen gelirlerin kamu ve TMSF’ye olan borçlarına ayrılması olduğu belirtildi.
Kanunlarla TMSF’ye verilen geniş yetkiler kullanılarak gerçekleştirilen satışlar ile elde edilen gelirin  diğer alacaklılar dâhil edilmeden tamamı kamu alacakları için paylaştırıldığının anımsatıldığı kararda, şöyle denildi:

“Bir yandan satış bedelini dağıtmakla yetkili olan ancak diğer yandan kendisi de alacaklı olan Fon, sıralama konusunda inisiyatif kullanarak başvurucu ve aynı durumdaki alacaklıların önceliğini ortadan kaldırabilme yetkisine sahip olup somut başvuruya konu işlemlerde bu yetkisini kendi menfaatine uygun ve başvurucu gibi alacaklıların menfaatine aykırı olarak kullanarak başvurucunun alacağının doğduğu ve takip sürecini başlattığı tarihte öngöremeyeceği bir şekilde başvurucunun alacaklarının tahsilini engellemiştir.”

“Adil Denge Bozulmuştur”

TMSF tarafından yönetim ve denetimine el konan şirketlerin varlıklarını ve faaliyetlerini sürdürmeleri için mal ve hizmet alımlarına devam edilmesi ve bunun karşılığında ödeme yapılmasının olağan olduğuna dikkat çekilen kararda, mal ve hizmet alımı karşılında ödenmemiş geçmiş dönem borçlarının ödeme işlemlerinin durdurulması, icra ve iflas takibine konu olan ve hakkında mahkeme kararı bulunanlar dâhil tamamının görmezden gelinmesinin ölçülülük ilkesi ve hukuk devleti ile izah edilemeyeceği kaydedildi. TMSF’nin borçların ödenmesini engellemesiyle adil dengenin bozulduğunun belirtildiği kararda, 10 yıla yaklaşan yargılama süresinde de makul olmadığı kaydedildi.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.