Öne Çıkanlar Parkpalet Selena Gomez halil ergün alvarı pereira Led Maske avm endeksi haziran 2016 sonuçları alanyaspor haberleri Bilge Nihan financial tımes fethi sekin Turkish Airlines Euroleague Final Four organizasyonu Hück ve Arslan ne zaman ringe çıkacak?

AYM'nin Gündeminde Dokunulmazlıklar Var

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 148 milletvekilinin dokunulmazlıklarını kaldıran düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Tanrıkulu, dokunulmazlıkların kaldırılması yönündeki maddelerinin Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırı olduğunu savunarak, işlemin öncelikle yürürlüğünün durdurularak, iptal edilmesini istedi. Değişikliğin Anayasa’da öngörülen usulle yapılmadığını savunan Tanrıkulu, Meclis Genel Kurulu’nun açık oyla bir karar aldığını, söz konusu normun anayasa değişikliği adıyla kabul edilen bir parlamento kararı olduğunu iddia etti.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıran Anayasa değişiklik yapılmasına dair kanunun yürürlüğünün durdurulması ve iptal edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Söz konusu düzenlemenin konusunun milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması olduğunun belirtildiği dilekçede, milletvekili dokunulmazlığının gelişmekte olan parlamenter demokrasiler için son derece kritik bir kurum olduğu vurgulandı. Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi bünyesindeki “Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu”nun, bu korumanın önemine yönelik 2014 yılında bir rapor yayımladığının anımsatıldığı dilekçede, söz konusu raporda, dokunulmazlığın, parlamentonun, kendisini dış faktörlerden koruması için getirilmiş özel bir güvence olduğunun ifade edildiği bilgisine yer verildi. AİHM kararlarına da yer verilen dilekçede, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yolu getirilmiş olmasının Türkiye’de özel ve kritik bir anlam taşıdığı belirtilen dilekçede, “Anayasa’da yasama çoğunluğunun, azınlıkta kalanların ve yargı organlarının üzerinde baskı kurması ihtimaline karşılık dokunulmazlık güvencesi tanınmakla kalınmamış, dokunulmazlığın kaldırılması durumunda, demokratik konsolidasyonun supabı AYM’nin devreye girerek özel bir denetim yapması öngörülmüştür. Bu bakımdan AYM’nin, dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı yapılan başvurulara, sıradan bir teknik vaka olarak değil, bu amacı ve kritik işlevi dikkate alarak yaklaşması gerekmektedir” denildi.

 

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL MECLİS KARARI-

 

Değişikliğin Anayasa’nın öngördüğü usulle yapılmadığının belirtildiği dilekçede, Anayasa değişikliklerinin gizli oyla yapılması gerektiği anımsatıldı. Dilekçede, “Anayasa değişikliği oylamasında olumlu oy veren milletvekillerinin bir kısmı, oylarını, kabine girmeden ve izleyicilere göstererek kullanmıştır. Anayasa’nın 175’inci maddesindeki gizli oy ifadesi, yürürlükte olmasına rağmen, bu tür bir uygulamaya geçilmesi, herhangi bir teklif ve oylama çoğunluğu bulunmadan 175. maddede ve İçtüzük’ün 94. maddesinin 1. fıkrasında eylemli bir değişiklik yapmak anlamına gelir ve bu bakımdan Anayasa’ya aykırıdır. Haliyle, Anayasa’ya aykırı bir usulle ulaşılan oylama çoğunluğu da Anayasa’ya aykırıdır. Dolayısıyla açık oyla yapılan bu değişikliğin Anayasa’nın anladığı anlamda anayasa değişikliği olduğu söylenemez” denildi. TBMM Genel Kurulu’nun yaptığı açık oylama sonucunda kabul edilen metnin bir irade açıklaması olduğunun savunulduğu dilekçede, Meclis Genel Kurulu’nun açık oyla bir karar aldığı, söz konusu normun, anayasa değişikliği adıyla kabul edilen bir parlamento kararı olduğu iddia edildi. TBMM’nin, meclisin özerkliği ile ilgili bir karar aldığının belirtildiği dilekçede, bu kararın, erkler ayrılığı ilkesi gereğince yürütmenin katılımına açık olmadığı, ismen anayasa değişikliği olan bu normun, Meclis’in kendisiyle ilgili olması nedeniyle maddi anlamda parlamento kararı olduğu savunuldu.

 

-USUL UYGUYANMADI-

 

Anayasa Mahkemesinin düzenlemeyi incelemeye yetkili olduğunun vurgulandığı dilekçede, Anayasanın 85. maddesinin, bir milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararının iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilmesini öngördüğü anımsatıldı. Anayasa Mahkemesi’nin, yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararını Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasını inceleyebildiğinin hatırlatıldığı dilekçede, Selim Sadak’ın, Ekrem Acuner’in ve Osman Köksal’ın yasama dokunulmazlığının kaldırılmasının iptaline ilişkin karara atıfta bulunuldu. Tanrıkulu, Meclis’te yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda Anayasa ve Meclis İçtüzüğü hükümleri gereğince kurulması gereken komisyonlar kurulmadan ve Karma komisyon raporu oluşturulup Genel Kurulda oylanmadan, hakkında her üç fezlekeye dayalı suç isnatları hakkında yasama dokunulmazlığının kaldırıldığını belirtti. Yasama dokunulmazlığının kaldırılması usulünün uygulanmamasının, Komisyonlarda ve Meclis Genel Kurulu’nda savunma hakkını ve Meclisin her bir isnadın ciddiliğini oylama sonucu karara bağlama yetkisini ortadan kaldırdığını ifade eden Tanrıkulu, bu durumun İçtüzüğe aykırı olduğunu vurguladı.

 

-ANAYASAYA AYKIRI-

 

Savunma hakkı ortadan kaldırılarak, yasama dokunulmazlığını kaldıran tasarrufun Anayasaya aykırı olduğunu ifade eden Tanrıkulu, hakkındaki birinci fezlekenin hakaret, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü katılma, ikincisinin ise Cumhurbaşkanı’na hakaret suçuna ilişkin olduğunu anlattı.

Fezlekelerdeki eylemlerin Anayasa ile güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma kapsamında değerlendirilebileceğine işaret eden Tanrıkulu, hakkındaki 3. Fezlekenin ise görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğunu belirtti. Tanrıkulu, anayasa değişikliğinin Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırı olduğunu savunarak, Anayasa’nın 85. maddesi ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un uyarınca incelenerek, öncelikle durdurularak iptal edilmesini istedi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.