Öne Çıkanlar Feyenoordu Yenerek Gruptan Lider Çıktı Aşktan Olsa Gerek mahmut uslu CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan CHPli Gürer ödevin yapılmasını istiyor çim konserleri ne zaman başlıyor CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar

Bu haber kez okundu.

Başbakan Yıldırım: Onları Aranızda Asla Yaşatmayın

Başbakan Binali Yıldırım, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı açılışında öğretmenlere seslenerek, “Sevgili öğretmenler, sizden önemli istirhamım, ne FETÖ'cü, ne de bölücü akımlara öyle yahut böyle hizmet eden meslektaşlarınıza asla müsamaha etmeyin, onları aranızda asla yaşatmayın” dedi.
 
Başbakan Binali Yıldırım, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı açılışı dolayısıyla Salih Erkan İlkokulunda düzenlenen törene katıldı. Kendi öğrencilik günlerini anlatan Yıldırım, kendisinin öğrencilik zamanında imkanların çok kısıtlı olduğunu, okula giderken herkesin yanında odununu yanında getirdiğini ifade etti. Kendisinin öğrencilik yıllarında öğretmenin yeterli donanıma sahip olmadığını kaydeden Yıldırım, artık öğrencilerin okul çağı başlamadan okul öncesi derslere gittiğini belirtti.
 
AK Parti hükümetleri olarak 14 yıl içinde eğitime büyük yatırımlar yapıldığını anlatan Yıldırım, “14 yıl önce milli eğitime ayrılan pay, bütçede 10 milyar TL’ydi. Bugün 100 milyarın üzerine çıktı 10 kattan daha fazla. Taşa, toprağa yapacağınız yatırımın bir ömrü var. Köprü, yol, tünel, baraj, okul yaptınız bunların ömrü 50-100 yıl. Eğitme yaptığınız yatırımın ömrü nesilden nesle, sonsuza kadar devam ediyor. Gençlerimiz geleceğimiz diyor yatırım yapmaya devam ediyoruz, edeceğiz” dedi.
 
“Türk Gençliğinin Neleri Yapmaya Muhtedir Olduğu Gördüler”
 
Öğrencilere, “Siz Türkiye’nin aydınlık geleceğisiniz” ifadesi ile seslenen Başbakan Yıldırım, gençleri beğenmeyen bazı çokbilmişlerin 15 Temmuz’da Türk gencinin neleri yapmaya muktedir olduğunu gördüğünü söyledi. Yıldırım, “Tanklara, toplara, tayyarelere, helikopterlere karşı göğsünü siper ederek azizi ay yıldızı şanlı bayrağımızı yere düşürmedik. Asker kılığındaki o terör örgütü mensuplarına bu ülkeyi teslim etmedik. Orada işte apolitik olan, ülkesinin sorunları ilme ilgilenmeyen diye düşünen insanlar bir kez daha Türk gençliğinin neleri yapmaya muktedir olduğunu gördüler” dedi.
Kız çocuklarında okullaşma oranının yüzde 87’lerden yüzde 97 seviyesine çıktığını anlatan Yıldırım, 4+4+4 sistemi ile eğitimde dörtdörtlük dönemin başladığını belirtti. Eğitim sisteminde sosyal lise, sanat lisesi ve spor liseleri döneminin başlatıldığını ifade eden Yıldırım, eğitime yapılan yatırımları anlattı. 920 bin öğretmenden 542 binin kendilerinin iktidarları döneminde görece başladığını kaydeden Başbakan Yıldırım, öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 14 yıl öncesine göre yüzde yüz azaldığını, öğrencilere daha çok vakit ayrıldığını ifade etti. Bilişimin Türkiye’nin geleceği olduğuna dikkat çeken Yıldırım, 30 binden fazla bilişim ve teknoloji sınıfı kurulduğunu anımsattı.
 
Ne FETÖ'cü, Ne De Bölücü…”
 
Başbakan Yıldırım, öğretmenlere seslenerek, “Sevgili öğretmenler, sizlere özellikle bir şey söylemek istiyorum. Bu ülkede, maalesef FETÖ terör örgütü mensupları birçok kuruluşa sızıp, devleti yıkma çalışmalarını acımasız şekilde sürdürdüler ve 15 Temmuz'da da bunların foyaları meydana çıktı. Sizden önemli istirhamım, ne FETÖ'cü, ne de bölücü akımlara öyle yahut böyle hizmet eden meslektaşlarınıza asla müsamaha etmeyin, onları aranızda asla yaşatmayın” dedi.
 
Hedefin muasır medeniyetler seviyesi olduğunu belirten Yıldırım, parmakla gösterilen ülkeler arasına girmek için çalışılacağını, alın teri ile akıl terinin birleştirilerek, Türkiye’nin çok daha güzel günlere ulaştırılacağını kaydetti. Öğretmenlerin ailelerinden daha fazla bir arada olduğunu anlatan Yıldırım, “Siz ne veriyorsanız o şekilde hayata hazırlanıyorlar, o şekilde şekilleniyorlar. Çocuklarımızı ülkesini, milletini, bayrağını, devletini seven birer genç olarak yetiştirmek sizin boynunuzun borcudur. Bunu da en güzel şekilde yaptığınızı görüyoruz, sizlerle gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
 
“Öğretmenliğin Ne Kadar Ulvi Bir Meslek Olduğunu Biliyorum Tecrübeyle Sabit”
 
Öğretmenliğin çok çok mukaddes, zor bir görev olduğunu anlatan Yıldırım, eşi Semiha Yıldırım’ın da ilkokul öğretmeni olduğunu anımsatarak, bir anısını şu ifadelerle anlattı:
“O öğretmenlik yaparken böyle uzun defterler vardı, karınca gibi yazılar yazıyorlardı plan defterlerine. Bazen de başa çıkamıyordu bazen bana diyordu sen de yaz. Ben de yardım ettim o zaman. Bir gün hasta oldu. Okula gidemiyor, 'gideceğim' dedi. Ben gittim onun yerine, o zaman teknik üniversitede okuyorum. Okuluna gittim, birinci sınıfları okutuyor, girdim sınıfa. Bir de ne göreyim, bir gürültü, bir uğultu, göz gözü görmüyor. Masaların üzerinden atlayanlar, birbirlerinin tepesine binenler… Bir bağırdım, iki bağırdım, duyan yok. Hiç kimse bizi takmıyor. Çocuğun birini tuttum böyle, havaya kaldırdım. Kaldırınca çıt çıkmadı bir anda herkes sustu. Oturdular yerlerine, o yavruyu da oturttum yerine. Dersi zorbela bitirdik. Müdür bey, 'teşekkür ederiz dedi, boş geçse daha iyi dersler' dedi. Beni erkenden yolcu etti. Ders vermek öyle kolay bir şey değil, pedagoji eğitimi almak yazım, çocukların psikolojisini bilmek lazım, sabır lazım. Öğretmenlik mesleğinin ne kadar ulvi bir meslek olduğunu biliyorum. Tecrübeyle sabittir.”  
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.