Öne Çıkanlar öner tanık Yeni Civic Sedan Altınköy Açık Hava Müzesi köy hayatından esintiler sunuyormu Nüd başkanı rint akyüz CHPli Engin yaprak sürmeli MAYIS TÜFE veli ağbaba

Bu haber kez okundu.

"Benim 241 Şehidimin, 2 Bin 194 Gazimin Hesabını Kim Verecek?"

Kamudaki FETÖ soruşturmalarında mağduriyetler yaşandığı değerlendirmelerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada bazı yanlışlar, hatalar olmuyor değil, o da olabilir, doğrudur fakat unutmayın ki benim 241 şehidimin, 2 bin 194 gazimin hesabını kim verecek? Benim 2 bin 194 gazimin hesabını kim verecek? Onların aileleri mağdur değil mi?” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde, Hakim ve Cumhuriyet Savcısı Adayları Kura Töreni’ne katıldı. Avukatlıktan gelen 584 adli yargı, avukatlıktan mesleğe kabul edilen 286 ve yeni alınan 199 idari yargı mensubu hakim ve savcıyı tebrik ettiğini belirten Erdoğan, hakim ve savcıların Türkiye’nin tarihi günler yaşadığı bir dönemde hayati bir görevi üstlendiklerini kaydetti. 15 Temmuz’un FETÖ’nün ilk darbe teşebbüsü olmadığını ifade eden Erdoğan, FETÖ’nün ilk hamlesini 17-25 Aralık’ta yargı ve emniyet teşkilatı içindeki elemanları ile yaptığını belirtti. Milletin, daha önce apoletlere selam duranlar gibi durmadığının ifade eden Erdoğan, hakim ve savcıların olaya hemen müdahale ederek, kolluk kuvvetleri ile tutuklamaları başlattığını kaydetti.  Yasama, yürütme ve yargının 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde birleştiğini, kenetlendiğini, demokrasinin, onurlu mücadelenin, ikinci kurtuluş mücadelesinin bu olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Türkiye’nin 15 Temmuz gecesinin ardından bir kaos yaşamamasının 17-25 darbe girişiminin önüne geçilmesine borçlu olunduğunu kaydetti. 17-25 Aralık girişiminin ardından yargıda ve emniyet teşkilatında gerekli operasyonların yapılmaması ve tedbirlerin alınmaması halinde 15 Temmuz’un renginin çok daha farklı olabileceğini vurgulayan Erdoğan, “Şu ana kadar örgütle iltisaklı, 3 bin 456 hakim, savcı ile yüksek yargı organı üyesi meslekten çıkarılmıştır. Bunların dışında meslekten uzaklaştırılan ancak yapılan inceleme neticesinde haklarındaki iddiaların mesnetsiz olduğu anlaşılan 198 hakim ve savcı da görevlerine iade edilmiştir” dedi.

-SİZİN ŞAHSİ İNANCINIZ NE OLURSA OLSUN…-

Hakim ve savcılardan, FETÖ başta olmak üzere, milletin adalet beklediği her hususta hukuk çerçevesinde sadece vicdanlarının seslerini dinleyerek karar vermelerini isteyen Erdoğan, “Sizin şahsi inancınız, ideolojininiz, bağlılığınız ne olursa olsun kararlarınızı, Anayasa, kanun ve hukuk sınırları içinde vicdani kanaatinize göre vermeniz gerekiyor. Vicdanınızın yerine FETÖ üyelerinin yaptığı bir örgütü bir şarlatanı ikame ederseniz oradan adalet çıkmaz. Biz irademizi hakka teslim etmek zorundayız. İrademizi kalkıp da birilerine ipotek olarak verirsek yanarız. Onun aklı varsa onun iradesi, ilmi varsa siz bu alanlarda bileceksiniz ki ‘Allahlın bana verdiği akıl ve irade var, bu alanda tahsil ettiğim ilmim var, öyleyse ben burada hükmedeceğim kararımı vereceğim, yok şöyle durun bakalım bir yer var oraya soralım da kararımızı ondan sonra verelim’, böyle adalet olmaz. Onunun için binlerce, onbinlerce insan bu ülkede yandı. Bu ülkede insanlar ne yazık ki 5 yıl, 10 yıl, 15 yıl hapishalerde çürüyen vatandaşlarımız var. Şimdi bunların düzeltilme fırsatını yakaladık, bunu iyi değerlendemiz yazım. Öyle olaylar vardık ki şer var zannedersiniz onda hayır vardır. Öylelelri de vardır ki hayır var zannedersiniz onda şer vardır, işte 15 Temmuz bize böyle bir imkanı lütfetti” dedi.

-KUSURA BAKMAYIN MAĞDUR FALAN YOK-

Kamudaki FETÖ soruşturmalarında mağduriyetler yaşandığı değerlendirmelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Zaman zaman bazı şeyler söyleniyor, 'Efendim mağdurlar var.' Kardeşlerim kusura bakmayın mağdur falan yok. Niye yok? Yargı, kolluk kuvvetleriyle birlikte burada samimi davrandığı sürece, burada mağdur yoktur. Samimi davranmıyorsa, ilgili mercilere müracaatla nasıl hakları iade ediliyorsa, onların da hakları kendilerine iade edilir. Burada bazı yanlışlar, hatalar olmuyor değil, o da olabilir, doğrudur fakat unutmayın ki benim 241 şehidimin, 2 bin 194 gazimin hesabını kim verecek? Benim 2 bin 194 gazimin hesabını kim verecek? Onların aileleri mağdur değil mi?”

-KUSURA BAKMA BİZDE SENDEN DAHA ÇOK BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI VAR-

FETÖ soruşturmalarında ulaşılan isimlere ilişkin eleştirilere değinen Erdoğan, “Şimdi dünyadan bize akıl verenler var. 'Bu kadar ismi nasıl, nereden biliyorsunuz? Nasıl olur da bunları hemen anında toparladınız...' Bana da söylüyorlar. Biz devletiz. Burası Çatladıkapı Muhtarlığı değil ki devletiz. Nerede, kim ne yapıyor, bunların hepsini bir devlet bilmiyorsa, onun istihbaratı bunu bilmiyorsa, kusura bakmasınlar” dedi.
ABD makamlarının Fetullah Gülen’i tutuklamamasına da tepki gösteren Erdoğan, “ABD’den senin savcıların FETÖ terör örgütü vasıtasıyla Türkiye’ye getirilip burada yedirilecek, içirilecek, giydirilecek… Ondan sonra ABD’ye dönecek, ondan sonrada bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını içeri girerken pat tutuklayıp, alacaksın, 6 aydır hapiste tutacaksın, yargılamayacaksın. Seninki tarafsızlık, bağımsızlık olacak, o kişiye karşı, ‘onu niye hesaba çekmiyorsunuz’ diye sorduğumuzda burada ‘bağımsız tarafsız yargı var’ diyeceksin. Kusura bakma bizde senden daha çok bağımsız ve tarafsız yargı var. Adı ABD olduğu zaman bağımsız, tarafsız, adı Türkiye olduğu zaman bağımlı, taraflı, yok böyle bir şey” diye konuştu.

-BİR ŞEYLER İSTEDİĞİNİZ ZAMAN BU DEFA DA BİZ, SİZLERE HAVALE EDECEĞİZ-

Fetullah Gülen’in iadesi konusunda ABD ile görüşmelerin sürdüğünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bizden teröristleri istedikleri zaman kendilerine veriyoruz ama onlar bakın böyle bir teröristi bize vermiyor. Niye vermiyorsun? Neymiş yargı varmış, mahkeme kararı olmadan veremezlermiş. Olabilir, peki. Gün ola harman ola. Aynı şey burada da olabilir. Bir şeyler istediğiniz zaman bu defa da biz, (hakimlere) sizlere havale edeceğiz. Siz karar vermedikçe biz de vermeyeceğiz. Bundan sonra böyle. Hem stratejik müttefik olacağız hem de farklı şeyler konuşulacak, olmaz böyle bir şey. Eğer bu ülke, ülkendeki bir kişiyi terörist ilan etmişse vereceksin vermiyorsan burada bir su kaçağı var demektir.”
MGK kararıyla bir kişinin terör örgütü mensubu ilan ediliyorsa tüm dünyanın buna kulak kabartması gerektiğini, yargı sürecini isteyen ülkeye havale etmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, ABD’den Suçluların İadesi Anlaşmasının gereğini yapmasını istedi.

-HSYK ÜYELERİNİN SEÇİMİ-

HSYK üyelerinin seçim usulünde değişiklik yapılmasının şart olduğunu ifade eden Erdoğan, demokratik gibi görünen seçim usulünün hakim ve savcılar arasında gruplaşmalar ve husumetlere kadar varan ayrışmalara neden olduğunu kaydetti. HSYK üyelerinin seçim sistemi usulünde devam etmeye ısrar etmenin anlamının kalmadığına dikkat çeken Erdoğan, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerden HSYK üyelerinin seçim yönteminin değiştirilmesinin gereken uzlaşmayı göstermelerini istedi. Darbe girişimlerine zemin hazırlayan tüm kurumların yeniden yapılandırılmasının gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, bunların yapılmaması halinde şehitlere ve gazilere mahcup olunacağını belirtti.

-SEN TÜRKİYE’NİN NEREDE OLDUĞUNU BİLİYORMUSUN?-

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's’un Türkiye'ye açıklamasının siyasi olduğunu bildiren Erdoğan, “S&P çıkıyor 'Türkiye yatırım yapılamaz bir ülke'… Siyasi bir açıklama, ideolojik bir açıklama. Türkiye'yi gelip gören, gezenler Türkiye'de neyin yapılacağını çok iyi biliyor. Ey S&P, sen Türkiye'nin nerede olduğunu biliyor musun? Önce onu bir araştır” dedi. İstikrarın ödemine dikkat çeken Erdoğan, yapılan yatırımları anlattı.

-OYUN ÇOK SİNSİ-

FETÖ'nün, Türkiye ve dünyadaki imkanlarıyla süreci Türkiye aleyhine şekillendirme amacıyla kullanılan bir araç haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, “Ne yaptılar? Bölücü terör örgütünün başını teslim ettiler, onun yerine bir başka terör örgütünün başını aldılar. Oyun çok sinsi. Bunlara çok dikkat etmemiz lazım. Eğer bu vermeme süreci uzarsa, devam ederse, seslendireceğimiz çok hassas şeyler de olacaktır. PKK aynı senaryoda gönüllü olarak yer almıştır” dedi.

- BUNU BİR 'SİYASİ ACEMİLİK' OLARAK GÖRÜYORUM-

ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde PYD/YPG’ye verdiği desteği eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kobine’ye indirilen silahların yarısının DAEŞ’e gittiğini anımsattı. Koalisyon güçlerinin 63 ülkeden oluştuğuna işaret eden Erdoğan, “Koalisyon güçleri olarak biz, 10 bin DEAŞ’lıyı halledemiyoruz, bunun için PYD’ye YPG’ye diyoruz ki 'Gel, siz de terörist olsanız da bize yardımcı olun, şu DEAŞ'ı temizleyelim.' Teröristin iyisi kötüsü olur mu? Onlar da terörist. Yani bir terör grubunu yok etmek için bir başka terör grubuyla hareket ediyorsunuz. Kusura bakmayın, biz güneyimizde, Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturmaya Türkiye olarak müsaade etmeyeceğiz” dedi.

ABD'de Cumhuriyetçilerin adayı Hillary Clinton'ın “PYD/YPG'ye destek” açıklamasını çok talihsiz bulduğunu ifade eden Erdoğan, “Bence siyasette böyle bir açıklamayı yapmanın tanımı çok farklıdır. Doğrusu ben bunu bir 'siyasi acemilik' olarak görüyorum. Bunun yapılmaması gerekiyor. Çünkü bölgenin hassasiyetleri farklı. Bu hassasiyetlerin olduğu bir dönemde böyle bir adım atılamaz. Bu verdiğiniz silahlarla siz 600 bin insanın ölümüne neden olduğunuzun farkında değil misiniz? ” diye konuştu.

-BU ATEŞ BİZİ TEĞET GEÇER AMA ONUNLA OYNAYANLARI CAYIR CAYIR YAKAR-

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de birbirileri ile savaşan örgütlerin Türkiye’de vardiya halinde eylem gerçekleştirdiğine dikkat çekerek, PKK’nın bıraktığı yerden DEAŞ’ın onun bıraktığı yerden FETÖ’nün sonra tekrar PKK’nın sahne aldığını kaydetti. Erdoğan, “Terör örgütlerini, tarihlerinin en büyük insan gücü kayıplarını verdirme pahasına ülkemizin üzerine salanlar, bizi bu kritik sürecin dışında tutmayı amaçlıyorlar. Ama farkına varamadıkları bir husus var, o da Türkiye’nin eski Türkiye olmadığı gerçeğidir” dedi.
Suriye ve Irak kaynaklı terör tehdidinin, Türkiye için hayati öneme sahip olduğunu anlatan Erdoğan, “Bir tarafta kar-zarar hesabı, diğer tarafta hayat-memat meselesi vardır, bunu iyi görmemiz lazım. Türkiye’nin bölge ile ilişkisini kendi çıkar hesaplarıyla karıştıranlara mesajım şudur; terör örgütleriyle iş tutmak, ateşle oynamak gibidir. Bu ateş bizi teğet geçer ama korkarım ki onunla oynayanları cayır cayır yakar” diye konuştu.

Türk milletinin, bin yıldır yaşadığı bu zor coğrafyada mücadele edip canı pahasına vatanını korumaya talimli olduğuna belirten Erdoğan, “Biraz geriye gidersek, Kurtuluş Savaşımızı, Çanakkale'yi görürüz. En son 15 Temmuz'da istiklalimiz, istikbalimiz, demokrasimiz, kutsallarımız için neler yapabileceğimizi tüm dünyaya gösterdik. Varsa aynı bedelleri göze alanlar, buyursunlar, 'Hodri meydan' diyoruz. Biz devlet ve millet olarak bekamızı tehdit eden bu oyunu ne pahasına olursa olsun bozmak zorundayız. Geçtiğimiz bu kritik dönemde bize gösterilen hiçbir dostluğu olduğu gibi hiçbir husumeti de kusura bakmayın unutmayacağız. Türkiye ile ortak bir gelecek kurmak isteyen herkese dost elimiz sonuna kadar açıktır” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.