Öne Çıkanlar terörist palandöken abd şehit Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Seyfi Seyhan Suvarı İçişleri Üsküdar Üniversitesi kırklareli TOBB akbank kızılay ziraat bankası

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Tarihsel Olarak İki Sorumluluğumuz Var

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, politikyol adlı internet sitesinde “21. Yüzyılda Sosyal Demokrasi ve CHP başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Sosyal demokrasinin, bugün yeni bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bu dönüşüm salt işçi sınıfını değil, toplumun ezilen bütün kesimlerini kapsamalıdır. Çünkü bugün emek artık çok geniş bir tanımlama konusudur. Fabrika çalışanlarından bilişim emekçilerine, plaza ve AVM çalışanlarından medya çalışanlarına yani hem mavi hem de beyaz yakalıların içinde bulundukları üretim süreci bu yeni emek olgusunun içindedir. Dolayısıyla hem emek kavramı hem de ona ilişkin tanımlamalar daha kapsamlı bir içerikte ele alınmak durumundadır” ifadelerini kullandı.

“Emek Mücadelesi Kapsayıcı Olmalı”

Bütün bu süreçlerde ortaya çıkan geniş hak kayıplarını ortadan kaldırmak için yeni bir strateji geliştirmenin, dünya sosyal demokratlarının ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bu sorumluluk aynı zamanda çok yönlü bir mücadeleyi ortaya koymayı gerektirmektedir” dedi.  Hâli hazırda yaşanan kimlik eksenli çatışmaların da aslında emek mücadelesinin yeterince kapsayıcı olmamasından kaynaklandığını savunan CHP lideri, şunları kaydetti:

“Neo-liberal politikaların Avrupa’da ve tüm dünyada emek alanını ve elde edilen kazanımları, örgütlülüğü dağıtması bugün dünyanın içinde bulunduğu siyasal ve ekonomik krizlerin nedenidir. Sosyal demokrasinin beşiği Avrupa’nın sosyal demokrat değer ve kazanımlardan uzaklaşması, bugün içinde bulunduğu krizin önemli nedenlerinden biridir. Özellikle Avrupa Birliği’nin içinde bulunduğu bu krizi aşmasının tek yolu, sosyal demokrasinin yeniden ve güçlü bir biçimde iktidara gelmesidir. Bunun yolu da kent meydanlarını dolduran milyonların sesine kulak vermesi, onların taleplerini esas alması ve katılımcılığı en geniş ve etkin biçimde yaşama geçirmesidir.”

“CHP İslam Coğrafyasının En Önemli Sosyal Demokrat Partisi”

CHP’nin de Gezi direnişinde, fabrikalarda, merdiven altı atölyelerde, maden ocaklarında, taşeronlaştırmanın olduğu bütün iş yerlerinde ortaya çıkan talepleri dikkate aldığını ve politikalarını, çözümlerini bu çerçevede inşa ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, “CHP İslam coğrafyasının gerçek anlamda en önemli sosyal demokrat partisidir” dedi.

Kılıçdaroğlu, Atatürk’ün ortaya koyduğu ve yaşama geçirdiği devrim pratiğini, çağın gereklerine uyarlayarak sürekli ayakta kalmayı başaran; ekonomik, siyasal, toplumsal dönüşümlere imza atan CHP’nin aynı zamanda sosyal demokrasinin temel değerlerini, demokrasinin ve insan haklarının evrensel ilkelerini sentezlediğini kaydederken, şöyle devam etti:

“Kapsamlı Bir Dönüşüm”

“İsmet Paşa’nın çok partili yaşama geçişi demokrasinin bu topraklara yerleşmesini sağlarken, Bülent Ecevit’in hem ‘ortanın solu kavramı’ hem de altı okun yanına sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini eklemesi çağdaş Türkiye’nin inşa edilmesinde büyük rol oynamıştır.

Bugün de CHP kendisine düşen tarihsel ve toplumsal sorumluluğun farkında olarak kapsamlı bir dönüşüm için mücadele etmektedir. Özgürlük ve demokrasi devriminin gerçekleşmesi ancak arka planında güçlü bir sosyal demokrat birikim, mücadele ve gelecek tasavvuru ile mümkündür. 

Şuna inanıyoruz ve tarihin de bize öğrettiği odur ki, emek hakkını aldığında, yoksulluk ve işsizlik ortadan kaldırıldığında, güçlü bir üretim ekonomisi kurulduğunda, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlandığında, eşit yurttaşlık hukuku yaşama geçirildiğinde, laik ve çağdaş bir eğitim modeli inşa edildiğinde bu ülkenin hiçbir sorunu kalmayacaktır.

“Sosyal Demokrasinin İktidarı İçin Mücadele Ediyorum”

CHP’nin tarihsel olarak iki sorumluluğu bulunmaktadır; ilk olarak kendini dönüştürmek, sonrasında ülkeyi dönüştürmek. Partimizin tarihine bakıldığında iç birikimin yol açtığı dönüşümlerin her zaman beraberinde ülkenin dönüşümüne de katkı sunduğu görülebilir. Partimiz devrimci niteliğinden kaynaklı olarak kendisini çağın koşullarına göre dönüştürmeyi başarmıştır. Aynı başarıyı her zaman gösterecek birikim ve deneyime sahiptir. 

Ülkemizdeki bütün baskıcı, otoriter ve diktatoryal gelişmelere rağmen kendi içinde demokratik değer ve kurumları işleten tek parti olarak biriken bu demokratik değişim enerjisini mutlak suretle ülke sathına yayacağız. 

Unutulmamalıdır ki Türkiye sosyal demokrasi ile bütünleştiği ölçüde çağdaş ve medeni dünyanın bir parçası olabilir. Bu aynı zamanda içeride ve dışarıda barışı kurmanın da koşuludur. Bugün topluma ve ülkemize hâkim olan karamsarlığa rağmen sosyal demokrasinin iktidarının yakın olduğunu düşünüyor, bunun için mücadele ediyor ve buna inanıyorum.”
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.