Öne Çıkanlar Feyenoordu Yenerek Gruptan Lider Çıktı Aşktan Olsa Gerek mahmut uslu CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan CHPli Gürer ödevin yapılmasını istiyor çim konserleri ne zaman başlıyor CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar

Bu haber kez okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biz Operasyonda Da Olacağız, Masada Da Olacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gece yarısı başlayan Musul operasyonunu değerlendirdi. Musul’a operasyonların başladığını, Türkiye’nin Musul’a girmesinin istenmediğini belirten Erdoğan, “Ne diyorlar; Türkiye Musul’a girmesin. Nasıl girmeyim? 350 kilometre sınırım var benim ve ben tehdit altındayım. 911 kilometre Suriye, 350 kilometre Irak. Hiç ilgi alakası olmayanlar gelip giriyor, neymiş Bağdat onlara ‘gel’ demiş. Gel demedikleri zaman Irak’a İran’a veya Irak’ hayır demediniz? 14 sene önce Saddam ‘gel’ mi dedi bunlara, ama girdiler. Orada kan gövdeyi nasıl götürdü? Milyona aşkın insan öldü” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çırağan Sarayı’nda düzenlenen Uluslararası İstanbul Hukuk Kongresinin açılışına katıldı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında düzenlenen kongreye katılanlara teşekkür eden Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda dünyada eşine zor rastlanır biçimde darbe girişine maruz kaldığını anlattı. 17-25 Aralık sürecine değinen Erdoğan, uydurma deliller ve algı operasyonuna dönük şovlarla Türkiye’nin seçilmiş başbakanı, ailesi, çalışma arkadaşları ve büyük projeleri yürüten işadamları üzerinden kuşatılmaya çalışıldığını belirtti. 15 Temmuz gecesi yaşanan ihanete ihtimal vermediklerini belirten Erdoğan, darbecilerin de milletin tavrına ihtimal vermediğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “17-25 Aralık’ta kendisi bir darbe teşebbüsünün aracı olan yargı, bu defa darbe karşısında en hızlı ve en etkin tepki veren kurum olarak karşımıza çıktı. Çünkü bu süreçte yapılan düzenlemeler sayesinde yargı, FETÖ terör örgütünün güdümünden çıkıp milletin yargısı haline dönüşmüştür. Bu çok önemliydi. Bugün de aynı terör örgütünün ordudan yargıya kadar tüm kurumlarımızdaki mensuplarını hukuk devletinden taviz vermeden kararlı bir şekilde devletten uzaklaştırıyoruz. Attığımız her adım anayasamıza, yasalarımıza uygundur” dedi. Hukuk dersi verenlerin önce Doğu Almanya ile Batı Almanya’nın birleştiği duruma bakmalarını isteyen Erdoğan, OHAL uygulanmasında ise Fransa’daki durumun incelenmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin basit bir terör örgütü ile karşı karşıya olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yıkılması hareketi ile karşı karşıya kaldığını kaydeden Erdoğan, OHAL uygulaması başta olmak üzere, dünyadaki örneklere aykırı hiçbir uygulamanın gerçekleştirilmediğini belirtti.

HAK ETTİKLERİ ŞEKİLDE CEZALANDIRILMALARI ŞART
Emirleri hukuktan değil bir örgütten alan kişilerin adaleti tesis edemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Emirleri hukuktan değil bir örgütten alan, vicdanını bu örgütün elebaşının talimatlarına göre şekillendiren kişilerin adaleti tesis etmesi mümkün değildir. Türkiye, bu örgüt mensuplarının yol açtığı yargı faciaları sebebiyle çok sıkıntılı dönemler geçirdi. Bir dönem adalet müessesesine yönelik güven duygusu erozyona uğradı. Milletimizin gönlünde yara, milletimizin gönlünde adeta felç meydana getiren adalet anlayışını düzeltebilmek için önce bu felaketlere sebep olanların hak ettikleri şekilde cezalandırılması şarttır” diye konuştu. Kimsenin Türkiye’nin terör örgütleri karşısında acziyet göstermesini beklememesini isteyen Erdoğan, teröristlerden, darbecilerden, işgalcilerden Türk milleti adına hesap sormakla mükellef olan hakim ve savcıların 15 Temmuz gecesi silahların karşısına dikilen insanlar kadar cesur olmaları gerektiğini söyledi.

KUSURA BAKMAYIN GİDERİZ
Türkiye’nin terör örgütlerinin saldırılarına en çok maruz kalan bir ülke olduğunun altını çizen Erdoğan, Suriye ile ilgili yaşananların ortada olduğunu, Suriye tarafından Türkiye’ye sürekli roketler atıldığını ve Gaziantep terör saldırısını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim Suriye’ye olan sınırımız 911 kilometredir. Fakat Suriye ile yakından uzaktan alakası olmayanların Suriye’ye girmesi hak, bize gelince, ‘Sizi katil Esed çağırmadı ki nasıl oraya gidersiniz?’ diyorlar. Kusura bakmayın gideriz. Çünkü eğer biz terör tehdidi altındaysak eğer bizi o ülke havan toplarıyla, roketlerle tehdit ediyorsa gideriz. Bunun hukukta zaten tabirlerini siz daha iyi bilirsiniz. Nefsi müdafaa mı dersiniz ne derseniz deyin. Ve girdik” dedi.

ORAYI EĞER PYD’DEN YPG’DEN TEMİZLEMEZSENİZ SİZİNLE ORTAK HAREKET EDEMEYİZ
Cerablus halkının Türkiye’nin DEAŞ’ı temizlemesi üzerine evlerine döndüğünü anlatan Erdoğan, bu gece itibariyle Dabık’ın da DEAş’tan temizlendiğini belirtti.
ABD’nin Münbiç konusunda verdiği sözde durmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“Koalisyon güçlerine şunu söylüyoruz, başta Amerika olmak üzere, bakın siz Münbiç’te bana bir söz verdiniz. Sayın Başkan'la telefonla görüştük. ‘Kesinlikle oraya PYD, YPG girmeyecek’ dediler. PYD, YPG bir terör örgütüdür. Türkiye’deki PKK’nın uzantısı bir terör örgütüdür. Buraya girmeyecekse, verdiğiniz sözde durun. Yüzde 95’i buranın Arap’tır ve sözlerinde durmadılar, buraya PYD ile YPG’yi soktular. Biz de tabii onlar sözünde durmayınca gereğini yaptık, yapıyoruz ve kendilerine diyoruz. Bakın bu sabah bile kendilerine bu iletildi, bakın hala sözünüzde durmadınız, orayı eğer PYD’den YPG’den temizlemezseniz sizinle ortak hareket edemeyiz. Şimdi, yani biz, NATO’da koalisyon güçleriyle veya başta Amerika olmak üzere stratejik iki ortağız, sen bizimle hareket etmeyeceksin, kiminle hareket edeceksin, terör örgütüyle hareket edeceksin. Bunun akılla, mantıkla izahı var mı? Bunun hukukta yeri var mı? Böyle bir şey olabilir mi? Hukuk çiğneniyor, uluslararası hukuk ayaklar altına alınıyor. Bundan dolayı da adaletin olmadığı yerde zulüm olur ve zulüm oluyor.”

BİZ OPERASYONUNDA DA OLACAĞIZ, BİZ MASADA DA OLACAĞIZ
Musul’a operasyonların başladığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin Musul’a girmesinin istenmediğini söyleyerek, “Ne diyorlar; Türkiye Musul’a girmesin. Nasıl girmeyim? 350 kilometre sınırım var benim ve ben tehdit altındayım. 911 kilometre Suriye, 350 kilometre Irak. Hiç ilgi alakası olmayanlar gelip giriyor, neymiş Bağdat onlara ‘gel’ demiş. Gel demedikleri zaman Irak’a İran’a veya Irak’ hayır demediniz? 14 sene önce Saddam ‘gel’ mi dedi bunlara, ama girdiler. Orada kan gövdeyi nasıl götürdü? Milyona aşkın insan öldü” dedi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın ABD’de muhataplarıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir saat kadar önce tekrar kendisiyle Amerika’dan görüştük ve ne gibi adımlar atıyoruz, bunları konuştuk. Ve kendilerine aynısını söyledik. Bakın, Türkiye'nin olmadığı bir operasyondan kusura bakmayın doğabilecek neticelerden biz sorumlu değiliz. Biz operasyonunda da olacağız, biz masada da olacağız. Bunun dışında kalmamız mümkün değil. Çünkü burada bizim için bir tarih yatıyor” dedi.

KİMSE BİZDEN BAŞİKA'DAN ÇIKMAMIZI BEKLEMESİN
Musul’da Türkiye için bir tarih yattığını belirten Erdoğan, “Bunun dışında kalmamız mülkün değil, burada bizim için bir tarih yatıyor. Beyefendiler arzu ederlerse Misakı Milliyi okurlar, tarihi geçmişimizi daha da iyi anlarlar. Şu anda bizim Musul’da kardeşlerimiz var. Araplar, Türkmenler, Kürtler, orada bizim kardeşlerimiz var. Aynı şekilde kuzeye doğru gittikçe zaten sınıra yaklaştıkça orada akrabalar var. Bizim burada kesinlikle duyarsız olmamız mümkün değil. ‘Başika'dan çıkın’ Kimse bizden Başika'dan çıkmamızı beklemesin. Biz Başika’dayız ve oradaki DEAŞ terör örgütüne karşı her türlü operasyonları bugüne kadar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Orada en onurlu mücadeleyi veren biziz. Mesele terör örgütü ile mücadele ise Başika kampında bu mücadeleyi veren bizi. Musul’daki kardeşlerimizi Başika Kampında eğiten biziz. Peşmergeleri eğiten biziz. Bunlar olmamış olsa terör örgütü DEAŞ’a karşı bu mücadeleyi verebilecek bir kadro bulamazsınız” diye konuştu.

TERÖR ÖRGÜTLERİ BUMERANG GİBİDİR ENİNDE SONUNDA GELİR KENDİNİ KULLANANI DA VURUR
Tüm terör örgütlerine karşı ilkeli bir yaklaşım gösterilmesini isteyen Erdoğan, terör örgütlerini kendi stratejik amaçları için elverişli bir araç olarak görerek destekleyen, teröristlere siyasi ve askeri destek veren ülkeleri samimiyetle ikaz ettiklerini belirtti.  Terör örgütlerinin eninde sonunda kendilerini destekleyen ülkeleri vuracağına ilişkin sözlerini anımsatan Erdoğan, “Terör örgütleri bumerang gibidir. Eninde sonunda gelir kendini kullananı da vurur. Uluslararası alanda terörizme karşı kararlı ve ilkeli bir iş birliği yapılmadan bu sorunun çözümü mümkün değildir” dedi.

KUSURA BAKMASINLAR BİZ YENİ MEZHEP ÇATIŞMASINA EVET DİYEMEYİZ
Terör örgütü PKK’ya Avrupa ülkelerinin verdiği desteği eleştiren Erdoğan, teröre karşı hukukun böyle devam etmesi halinde mücadelenin mümkün olmayacağını belirtti. DEAŞ bahane edilerek Suriye ve Irak’ın büyük bir yıkıma maruz kaldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Cerablus operasyonunu başlattıktan sonra bu örgütle mücadele etmek için Suriye’nin yakılıp yakılması gerekmediğinin ortaya çıktığını belitti.
Musul’da mezhep çatışması ihtimaline dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin ısrarla Musul operasyonunun dışında tutulmaya çalışılması, orada da DEAŞ bahanesiyle kurulmaya çalışılan mezhep çatışması kapanını bozacağımız bilindiği içindir. Biz oraya onun için sokulmak istenmiyoruz. Kendilerine aynı şeyi söyledik. Biz bir Sünni-Şii çatışmasına 'evet' diyemeyiz” dedi.
Sünni-Şii çatışmasına izin verilmeyeceğinin söylendiğini belirten  Erdoğan, Irak ordusunun Şiilerden oluştuğunu, Musul’a geldikleri zaman ise Sünnilerle vuruşacaklarını ifade ederek, “Kusura bakmasınlar biz yeni mezhep çatışmasına evet diyemeyiz. İşte PKK’nın Suriye kolu olan PYD/YPG terör örgütü DEAŞ bahanesi ile destekleniyor, şımartılıyor. Bunu kendilerine söyledik, ikazımızı yaptık. PYD’ye verilen silahların bir kısmı DEAŞ’A gidiyor, çok önemli bir kısmı PKK’ya giderek bize karşı kullanılıyor. Biz bu silahları yakalıyoruz. Bu silahların hangi ülkelere ait olduğunu da görüyoruz. Bu konuda yaptığımız tüm itirazlar kelimenin tam anlamıyla yalan söylenerek dikkate alınıyor” diye konuştu.

DEMEK CANI YANDIĞI ZAMAN GİDİP ORADA ÖYLE VURABİLİYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin faili örgütün ele başının iadesinin ABD'den talep edildiğini hatırlatarak, “Türkiye olarak 15 Temmuz darbe girişiminin faili olan örgütün ele başını aramızdaki Suçluların İadesi Anlaşması'na göre Amerika’dan usulünce talep ettik. Amerika ise kendi hukuk sistemini kendi yargı sistemini öne sürerek bu talebin gereğini yerine getirmiyor. Üzücü olan bu. Terörizmi, terör örgütlerini, terör örgütü elebaşlarını koruyan, kollayan bir hukuk sistemi olabilir mi? Bir teröriste Green Card verilir mi? Green Card ile beyler gibi Amerika’da yaşıyor. 400 dönüm çiftlik, bu çiftlikte hayatını yaşıyor ve oradan da bu işe komuta ediyor. Siz kimi kandırıyorsunuz? El-Kaide Amerika’da terör eylemi yaptığında da aynı hukuk, aynı yargı yok muydu? Amerika, ülke içinde ve dışında onca operasyonu neye dayanarak yaptı? Pakistan, Afganistan o bölgede Usame Bin Ladin’i vurdukları zaman hangi hukuk sistemine dayalı olarak vurdu? Demek canı yandığı zaman gidip orada öyle vurabiliyor. Eğer siz, hukuku bu şekilde çifte standartla işletirseniz yarın kendi başınız derde girdiğinde kimseye söyleyecek sözünüz kalmaz” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.