Öne Çıkanlar Feyenoordu Yenerek Gruptan Lider Çıktı Aşktan Olsa Gerek mahmut uslu CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan CHPli Gürer çim konserleri ne zaman başlıyor ödevin yapılmasını istiyor CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar

Bu haber kez okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Lozan’ı  Bize Zafer Diye Yutturmaya Çalıştılar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “1920'de bize Sevr'i gösterdiler, 1923'de Lozan'a bizi razı ettiler. Bir de Lozan’ı bize zafer diye yutturmaya çalıştılar. Ege'de bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'da verdik. Zafer mi bu?” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde muhtarlarla bir araya geldi. Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, darbecilerin hedef gözetmeksizin uyguladıkları şiddet, gerçekleştirdikleri eylemler ve kullandıkları yöntemleri itibariyle 15 Temmuz’un aynı zamanda bir terör saldırı olduğunu ifade etti. Erdoğan, şöyle devam etti:

“15 Temmuz 1912’den 1923’e kadar geçen kısa sürede beşte bire düşen topraklarımızdan son parçanın işgali teşebbüsüydü. İşte, millet o toprakları bunlara teslim etmedi. Benim milletim çok yüce bir millet, çok aziz bir millet, çok kararlı bir millet. Hani o çılgın Türkler diyorlar ya, işte o millet. 15 Temmuz, ikinci bir Kurtuluş Savaşı’dır, bunu böyle bilelim.

"Lozan'ı Zafer Diye Yutturmaya Çalıştılar" 

1920'de bize Sevr'i gösterdiler, 1923'de Lozan'a bizi razı ettiler. Bir de Lozan’ı bize zafer diye yutturmaya çalıştılar. Ege'de bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'da verdik. Zafer mi bu? Oralar bizimdi. Oralarda hala bizim camilerimiz, mabetlerimiz var. Şu anda hala Ege’de kıta sahanlığı ne olacak, denizde ne olacak, bunları konuşuyoruz. Hala bunun mücadelesini veriyoruz. Niye, o anlaşmada masaya oturanlar o anlaşmanın hakkını veremediler. Onlar veremedikleri için şimdi onun sıkıntısını biz yaşıyoruz. Bu darbe başarılı olsaydı Sevr’i dahi aratacak bir dayatmayla karşımıza çıkacaklardı.”

“OHAL'in Uzatılması Türkiye'nin Yararına”

Türkiye’de 31 Temmuz’dan itibaren 3 ay süreyle OHAL ilan edildiğini anımsatan Erdoğan, KHK ve OHAL uygulamalarının, sadece terör örgütleriyle mücadeleyle sınırlı kalacağı, günlük hayata olumsuz hiçbir yansıması olmayacağının daha ilk günden ifade edildiğini belirterek şöyle devam etti:
“Bundan 14-15 sene önce biz geldiğimizde de OHAL vardı. Ama o OHAL’de belli bölgelerde, özellikle güneydoğuda, sokağa dahi çıkamıyordunuz. Şimdi böyle bir şey var mı, yok. Sokağa da çıkıyorsun, alışverişini de yapıyorsun. Grevdi, boykottu, böyle bir şey var mı, yok. Yani, günlük hayatın işlemesinde tam aksine bir rahatlık, bir kolaylık, bir güvence var.

Bizim hızlanmamız lazım, bu işte rehavet olmaz. Bu devletin, bu terör organlarının uzantılarından arındırılması için zamana ihtiyacı var, biz şu anda zamanla yarışıyoruz. Mesele öylesine derin ki, üç aylık sürenin yeterli olmayacağı görülüyor. Bunun için dün yaptığımız Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, OHAL’in üç daha uzatılması, hükümete tavsiye edildi. Hükümetimiz de gerekli değerlendirmeleri yapacak, gerekli adımları atacaktır. Buradan bir kez daha tekrarlamak istiyorum. OHAL uygulaması tamamen FETÖ ve PKK terör örgütüyle daha etkin mücadele amacına yönelik.

Ana muhalefet partisinin OHAL yetkileriyle hayata geçirilen hususların, ‘Meclis’in rutin çalışmasıyla yürütülebilir’ görüşüne kesinlikle katılmıyorum. Biz Meclis’in ne kadar hızlı çalıştığını biliyoruz.  Meclis'in mevcut iç tüzüğü, böyle bir çalışma yürütülmesine imkan vermiyor. Daha da önemlisi, kolayca çözülebilecek meselelerin Meclis’te nasıl yıllarca sürüncemede bırakıldığını çok iyi bilirim. Meclis’in mevcut gündemi yeteri kadar yüklü. Onun için üç aylık süreyle OHAL'in uzatılması Türkiye'nin yararınadır. Fransa'da toplamda 1 yıllık OHAL var. Dünyadan kimse Fransa’ya diyor mu niye OHAL ilan ilan ettiniz? Bakan arkadaşlarımıza akıl veriyorlar, ‘Türkiye için bir yıl OHAL uzun.’ Durun bakalım, belki 12 ay da yetmeyecek? Kimse bize takvim belirlemesin, kimse bizim yol haritamızı tayin etmesin. Bu yol haritasını bu ülkenin hükümeti belirler, kurumları belirler.”

“Notumuzu Düşürdüler De Ne Oldu"

Moody’s’in Türkiye’nin notunu düşürmesine ilişkin de açıklamada bulunan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin önünü her alanda ayak oyunlarıyla kesemeyeceklerini görenler, şimdi ekonomi kartlarını masaya sürdüler. Türkiye bu tehditle ilk defa karşılaşmıyor. 2002 yılı kasım ayından beri sayısız kez ekonomik taarruza maruz kaldık. 2009 yılında küresel kriz nedeniyle bir küçülme yaşadık. Aldığımız tedbirlerle küresel kriz ülkemizi teğet geçti. 2013 yılında Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık darbe girişimiyle, geçen yıl yaşadığımız iki seçimle 20 Temmuz 2015’ten itibaren hızlanan terör olaylarıyla, son olarak 15 Temmuz darbe girişimiyle sürekli teyakkuz halindeyiz. Buna rağmen, ekonomide hayati bir kırılma yaşamadık. Ekonomimiz gelişmeye devam etti. 27 çeyrek biz hep büyüdük. Küçülme diye bir şey olmadı. 15 Temmuzun ardından birileri yine kriz beklentisine geçti ama hayal kırıklığına uğradılar. Bu millet, darbe girişiminin ertesi günü 2,5 milyar dolar, bugüne kadar 12 milyar dolar bozduran bu millet, döviz üzerinden oyun oynanmasına izin vermedi.

"Ben Kredi Değerlendirme Kuruluşlarını Çok Severim"

Bunun üzerine eskiden beri siyasi saiklerle hareket ettiklerini bildiğimiz kredi derecelendirme kuruluşları devreye girdi. Ben kredi derecelendirme kuruluşlarını çok severim. Onlar da beni çok severler.  ABD’de bir CEO’ya dedim ki, ‘Bunlar sipariş üzerine not verirler’ dedim. Bakın birkaç gün önce yatırım yapılabilir ülkeler arasında bizi gösterdiler. Sanki benden intikam alırcasına ülkeye geldik, hop notumuzu düşürüverdiler. Notumuzu düşürdüler de ne oldu? Hazine hemen bir piyasa yaptı, dışarıdan içeriden büyük bir ilgi alaka hazinenin kağıtlarına oldu. Niye, Türkiye’nin gerçeği bu değil ki.
Batmış, bitmiş bir ülkeye bir anda 4 kat büyümede bir derece vermeye kalkıyorlar. Türkiye gibi kendi ayakları üzerinde duran bir ülkeye durağan diyorlar, bu sefer durağan da demediler, puanı, notu düşürdüler. Ya istediğiniz kadar düşürün. Türkiye'nin gerçeği bu değil. Türkiye yatırımlarına, kalkınmaya devam ediyor.

"Kimmiş Bunlar Ya?"

Bunların cebine üç beş kuruş ekstra para koy, istediğin notu al. Bunlar böyle, böyle çalışıyor. Talimatları nereden aldıklarını da biliyoruz. Ah, ah, keşke şu ülkede siyaset kendi içinde birlik beraberlik halinde olsa da, aynı hedefe beraber yüklense. Kimmiş bunlar ya. Gerçek bu.
Biz bunu sanayicilerimize, tüccarlarımıza da konuşuyoruz. Siz de bir haykırın be… Dünya piyasalarında sizin malınızı bu kredi derecelendirme kuruluşları mı satıyor? Sizin fabrikalarınızı bunlar mı kuruyor, kredinizi bunlar mı veriyor? Dimdik durun be. Her şeyden önce siz Türksünüz Türk. Türkiye Cumhuriyeti’nin evladısınız.

“Ciddiye Alınacak Bir Dalgalanma Görülmedi”

Türkiye aynı türkiye. Not ekonomik verilere değil de, siyasi saiklerle verilince kimse o notu dikkate almadı. Not düşürmeden ciddiye alınacak bir dalgalanma görülmedi. Bu kuruluşların işi yalancı çobanın hikayesine dönmeye başladı. Biz bunu yutmayacağız. Türkiye hakkında o kadar çok yalan yanlış adımlar attılar ki, kimse artık onları ciddiye almıyor. Bizim ölçümüz bunların raporları değil. Biz reel ekonomiye bakıyoruz. Osman Gazi Köprümüzü, Yavuz Sultan Selim Köprümüzü açtık mı, 20 Aralık’ta inşallah Avrasya tünelini açıyoruz. Kredi derecelendirme kuruluşlarına tavsiyemi buyursunlar gelsinler tünelden geçsinler.”

“Tüm Ülkelerin Haklarının Korunduğu Bir BM Güvenlik Konseyi Kurulmalıdır”

Birleşmiş Milletler'de konuşmasına değinen Erdoğan, "Geçtiğimiz hafta ülkemiz adına BM genel kurulundaydım. Orada yaptığım konuşmada küresel ve bölgesel konulara değindim. FETÖ terör örgütü ben 170 ülkede faaliyet gösteriyorum diyor. Bu FETÖ tehdidine ilişkin görüşlerimi de ifade ettim. Bayağı da ilgi uyandırdı. Bundan önce de dünya beşten büyüktür demiştim. 2. dünya savaşı sonrası oluşan bir BM yapısının artık aynı şekilde durmasının doğru olmadığını ifade ettim. Bu 5 ülke bizzat çıkıp demeli ki, ‘Artık dünya bu şartlarda yaşamıyor. Tüm ülkelerin haklarının korunduğu bir BM güvenlik konseyi kurulmalıdır.”

15 Temmuz Resmi Tatil

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sonlandırdı:
“15 Temmuz artık demokrasi ve özgürlükleri anma günü olarak dün milli güvenlik kurulunda hükümete tavsiye edilmiştir ve her 15 temmuz şehitlerimizi, gazilerimizi anma günü olarak  o gün tatil edilecektir. Bunu da tekrar sizlere hatırlatıyorum.”
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.