Öne Çıkanlar nusaybindeki şehitlerin adı ne Bircom Haberleri Hollywood Görünümlü Türk Filmi selam tevhid yargılamaları başladı rusya krizi başbakan DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi Pyatt Barcelonadan Tarihi Zafer Şükrü Avşar yaşar kemal AkHisar Belediyespor Deplasmanda Kayserisporu 2-0 Yendi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Bir Kabile Devleti Değildir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’yi cumhuriyetimizin 94’üncü yılını kutluyor olmamıza bakarak nev-zuhûr devlet sananlar, gerimizdeki binlerce yıllık birikimi, tecrübeyi, gücü göremediler. Türkiye, bir kabile devleti değildir. Türkiye, asırlara varan birikimiyle dünyada devletlere örnek olmuş bir devlettir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu’nda konuşma yaptı. Türkiye Cumhuriyeti’nin binlerce yıllık devlet geleneğinin toprakla buluşmuş son fidanı olarak doğduğunu belirten Erdoğan, “Aradan geçen 94 yılın sonunda artık cumhuriyetimiz ulu bir çınar olma yolunda büyümesine, gelişmesine devam ediyor. Bugün Türkiye Cumhuriyeti, bir yandan köklerine daha sıkı sarılan, diğer yandan semaya doğru daha fazla yükselen, kendi gövdesiyle birlikte geniş bir alanda güvenin, huzurun, umudun adı olan bir devlettir” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE BİR KABİLE DEVLETİ DEĞİLDİR”

Erdoğan, 2019 yılının Türkiye’nin gelecek yarım yüzyılının belirleyicisi olacağına inandığını ifade ederek, “Türkiye’yi cumhuriyetimizin 94’üncü yılını kutluyor olmamıza bakarak nev-zuhûr devlet sananlar, gerimizdeki binlerce yıllık birikimi, tecrübeyi, gücü göremediler. Türkiye, bir kabile devleti değildir. Türkiye, asırlara varan birikimiyle dünyada devletlere örnek olmuş bir devlettir. Türk milletini sadece 80 milyon vatandaşımızdan ibaret sananlar, bizim için dua eden, gönüllerini ve gözlerini ülkemize yöneltmiş yüz milyonlarca kardeşimizi fark edemediler. cumhuriyetimizin yüzüncü yılına doğru işte bu büyük mücadele, bu büyük silkiniş, bu büyük uyanış ikliminde gidiyoruz” diye konuştu.

“IMF BİZDEN BORÇ İSTİYOR”

Büyüme hızının 2003’ten bu yana beşe katlandığını belirten Erdoğan, “İlk çeyrekte 5,1 büyüme gösterdi Türkiye. Yılsonu itibariyle bu büyüme oranının Allah’ın izni ile yüzde 7’yi bulacağına inanıyorum. Şu andaki gidiş oraya. İhracatımızda inşallah yeniden yakaladığımız o 157-158 milyar dolarları yeniden yakalayacağız. Daha üzerine çıkacağız ve Merkez Bankamızdaki döviz rezervini bir ara 135 milyar dolara kadar çıkartmıştık. Şu anda 116-117 milyar dolardayız. Hatırlayın, 23,5 milyar dolar IMF borcu ile teslim aldık. Fakat 2013’te bildiğiniz gibi biz IMF’ye olan borcumuzu sıfırladık, bitirdik. IMF’e bizim artık borcumuz yok. Şimdi onlar bizden borç istiyor, böyle bir noktaya geldik” dedi.

“TÜRKİYE NE ZAMAN MUASIR MEDENİYET SEVİYESİ YÖNÜNDE KALKINMA HAMLESİ BAŞLATSA BİRİLERİ ENGEL OLMUŞTUR”

Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal ile arkadaşlarının Cumhuriyet için belirledikleri bir hedef olduğunu vurgulayarak, “Aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal’in bizlere vasiyeti olarak da görebileceğimiz bu hedefin adı, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmaktır. Ülkemizde yıllarca Cumhuriyetin ve Gazi Mustafa Kemal’in adını kullanarak kendilerine bir statü elde etmeye çalışanların bu hedef doğrultusunda attıkları somut hiçbir adımın olmaması dikkat çekicidir. Hatta tam tersine Türkiye ne zaman muasır medeniyet seviyesi yönünde bir kalkınma hamlesi başlatsa birileri hemen çıkıp, Cumhuriyeti korumak ve kollamak adına buna engel olmuştur” dedi.

“MİLLETİMİZ ÖZGÜRLÜĞÜNE SAHİP ÇIKMAK İÇİN MEYDANLARA İNMİŞTİR”

Konuşmasında 15 Temmuz gününe de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Darbeler, cuntalar vesayet girişimleri, tarihimize hep cumhuriyetin kazanımlarına darbe vuran karanlık duraklar olarak geçmiştir. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız 15 Temmuz darbe girişimi ise Türkiye’nin demokratik ve ekonomik kazanımları yanında doğrudan istiklalimize ve istikbalimize yönelik bir saldırı olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Daha önceki darbelerde kimi zaman ‘La havle’ çekerek, kimi zaman dişini sıkarak sabreden milletimiz, bu defa özgürlüğüne ve geleceğine sahip çıkmak için sokaklara, meydanlara inmiştir.  Ülkemiz bu manzaraya en son kurtuluş savaşında şahit olmuştur. Türkiye’nin dört bir yanında kurulan müdafaa-i hukuk cemiyetleri milletimizin tamamen kendi iradesiyle başlattığı bir büyük kıyamın ortak adıdır. 15 Temmuz gecesi aynı ruh, aynı heyecan, aynı azim, bir kez daha dirilmiş. Milletimizin tamamen kendi iradesiyle çağrımıza kulak vererek ülkesine, devletine, bayrağına, ezanına sahip çıkmıştır. Türk milleti elbette o gece şehitler verdi. 250 şehidimiz, 2 bin 193 gazimiz oldu. Ama tıpkı 1071’de Malazgirt’te, tıpkı 1299’da Söğüt’te, tıpkı 1453’te İstanbul surları önünde, tıpkı 1920’de Büyük Millet Meclisi’nin açılışında olduğu gibi bir kez daha önünde yepyeni bir dönem açtı. Rabbim tüm şehitlerimizden, tüm gazilerimizden, tüm milletimizden razı olsun diyorum.

100’ÜNCÜ YIL KUTLAMALARIMIZ AŞAMA AŞAMA 2023’E KADAR SÜRECEKTİR”

Cumhuriyetimizin 94’üncü yıl dönümünü kutlamak, aynı zamanda bize 100’üncü yıl olan 2023’e biraz daha yaklaştığımızı ifade ediyor. Cumhuriyetimizin 100’üncü yıl dönümünü önemine ve ortaya koyduğumuz hedeflerle 2023’e yüklediğimiz vizyon çerçevesinde kutlamayı planlıyoruz. Bunun için şimdiden hazırlıklara başladık. Başbakanlık bünyesinde yürütülen hazırlık çalışmaları, bilim heyetinin katkıları ve oluşturulan eylem planıyla son aşamaya geldik. Önümüzdeki yıldan itibaren somut ürünleri ortaya koymaya başlayacak olan 100’üncü yıl kutlamalarımız aşama aşama 2023’e kadar sürecektir.”

“BU OYUNU ZORLA BOZACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Eskiler ‘Zor oyunu bozar’ derlerdi. Biz de milletimiz ile bir olup bu oyunu bozacağız. Karşımızdakiler demokrasinin sınırı içinde hareket ediyorlarsa, demokrasinin kuralları ile bozacağız. Karşımızdakiler hakka, hukuka uygun hareket ediyorlarsa hukukun kuralları ile bozacağız. Ama karşımızdakiler bunların hiçbirine uymuyorsa o zaman bu oyunu zorla bozacağız. Çünkü bizim kitabımızda esaret yoktur. Kimse bu millete esaret zincirini yakıştıramaz. Bizim kitabımızda köle olmak yoktur, bizim kitabımızda kula kul yoktur. Bizde hakka kul olmak vardır. Bizim kitabımızda haksızlık karşısında susmakta yoktur, bizim kitabımızda bir yanağımıza tokat atanlara, diğer yanağımızı dönmek de yoktur. Tam tersine bizim için özgürlük her şeyin başıdır. Bizim için ezanımız ve bayrağımız başta olmak üzere kutsallarımız canımızdan bile önce gelir.

“BU GENÇLERİN KARŞISINDA KİMSE DURABİLİR Mİ?”

Milletimiz son bir asırda Çanakkale’de, Dumlupınar’da, 15 Temmuz’da işte bu ruhla ellerinde teknolojinin en son ürünü silahlarıyla üzerine gelen düşmanları tarumar etmiş, hüsrana uğratmıştır. F-16’lar ile geldiler, helikopterler ile geldiler, tanklarla, toplarla geldiler. Tankın altına yatan bu ülkenin evlatlarını sindirebilmek mümkün mü ya? F-16’lar ile bomba yağdıranlara karşı yeğenini cep telefonu ile arayıp ‘Yeğenim, belki bir daha görüşemeyebiliriz. Şu anda bombalar yağıyor. Belki şehadet var. Hakkını helal et’ deyip helalleşen bu gençlerin karşısında kimse durabilir mi ya? Bir de diyorlar ki ‘Bu gençler şöyledir, böyledir’. Hayır. Bizim gençlerimiz Allah’ın izni ile bu milletin asil evlatları, bu vatana bu millete sahip olmanın idraki içinde olduğunu 15 Temmuz’da göstermiştir. Bugün de sınırlarımız içinde ve dışında terör örgütlerine, onları bilfiil destekleyenlere, onları teşvik edenlere karşı verdiğimiz mücadelenin anlamı budur. Cumhuriyetimizin 94’üncü yıl dönümünü bu heyecan ile kutluyoruz. 100’üncü yılına bu kararlılık ile hazırlanıyoruz.”

ERDOĞAN CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLTÜR SANAT BÜYÜK ÖDÜLLERİNİ KAZANANLARI AÇIKLADI

Konuşmasında 2017 Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödüllerini kazananları da açıklayan Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturduğumuz değerlendirme kurulunun teklifi ve şahsımın uygun görmesi ile verilen ödüllerimizi bu yıl Sosyal Bilimler alanında tarih bilimini milletimize sevdiren İlber Ortaylı hocamıza, müzik alanında kanun icracısı, yorumcusu ve bestekar Göksel Baktagir’e, sinemada usta işi filmlerin yönetmeni Yavuz Turgul’a, geleneksel sanatlarda hat sanatının ve mimari tasarımın eşsiz sentezi ile eserler üreten Ali Toy’a, resim alanında kendisini özellikle İstanbul resimleri ile takdirle takip ettiğimiz Selahattin Kara’ya veriyoruz. Vefa ödülümüzü ise Anadolu merkezli tezleriyle daima rahmetle yâd ettiğimiz yazar, akademisyen, fikir adamı merhum Nurettin Topçu’nun hatırasına adadık. 2017 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat büyük ödüllerine laik görülen, kültür ve sanat insanlarımızı şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum” şeklide konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, “Bu duygularla cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere istiklal ve istikbal mücadelemizin tüm kahramanlarını bir kez daha rahmetle, tazimle yad ediyorum. Bin yıldır bu toprakların vatanımız olması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun” diyerek sonlandırdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.