Öne Çıkanlar MGK Bildirisi Açıklandı Mı? 14 Şubatta sevgiliye nasıl davranılmalı? orman yangınları meclis gündeminde Güçlü Üretici KPMG Football Benchmark 2 Kasım 2016 Gündemi 29 Ekim 2016 Gündem özeti avrupa ligi 2016-2017 ikinci ön eleme maçları yargı kene mariya zaharova Sermaye Piyasalarındaki Büyüme 2020de De Güçlü Bir Şekilde Devam Edecek

TBB Başkanı Feyzioğlu: Yıkmak Kolay, Yapmak İçin Çalışıyoruz

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, yargının sorunlarının çözüm odaklı yaklaşımlarla çözülebileceğini belirterek, “Biz de eleştiriyoruz ama eleştirirken çözüm de öneriyoruz. Çünkü yıkmak çok kolay. Ama yapmak dersek onun için daha büyük bir mücadele vermemiz, birbirimizi anlamamız ve birlikte çalışmamız gerekiyor” dedi. 

Feyzioğlu tarafından yargı ve yargının sorunları konusunda yapılan açıklamada, şu tespitlerde bulunuldu:


İDEOLOJİK YAKLAŞIMLARLA SORUN ÇÖZÜLMEZ: “Yargımızın on yıllardır birikmiş çok sorunu var. Bugünün meselesi değil, dünün meselesi değil ama birikmiş sorunlar yumağı. Ve bizim sorunları çözebilmek için çözüm odaklı yaklaşımlara ihtiyacımız var. İdeolojik yaklaşımlarla hiçbir sorunu çözemedik, çözemeyiz. 

YIKMADAN YARGIMIZI DÜZELTECEĞİZ: Biz de eleştiriyoruz ama eleştirirken çözüm de öneriyoruz. Çünkü yıkması çok kolay. Ama yapmak dersek onun için daha büyük bir mücadele vermemiz, birbirimizi anlamamız ve birlikte çalışmamız gerekiyor. Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı takip ediyorsunuz son yıllarda çok ciddi bir iş birliği içerisinde. Peki bu yapıcı iş birliğinin sonuçlarından kim yararlanıyor? Vatandaşlarımız yararlanıyor, milletimiz yararlanıyor, avukatlar yararlanıyor, hakimler yararlanıyor, savcılar yararlanıyor, herkes yararlanıyor. Yargı hepimizin. Birimizin, onun, bunun değil. O yüzden üzerine de titremek zorundayız. Yanlış yaptığı zaman tabii ki dile getireceğiz. Sorun varsa çözeceğiz ama yıkmadan, koruyarak üzerine titreyerek. 


ELİMİZDE SİHİRLİ BİR GÜÇ YOK: Mesela Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı’nın birlikte çalışmasıyla o yapıcı iş birliğiyle ne geldi? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin ilke düzeyindeki kararlarına uygun karar veren hâkim veya savcıların terfisi geldi. Bu ilke kararlarına uygunluk terfide önemli bir ölçüt haline geldi. Şimdi ne ile eleştiriliyoruz, kanunları yapıyoruz ama uygulama deniyor. İşte bakın getirilen uygulamaya yönelik. Sonucunu ne zaman alacağız? Yarın almak mümkün değil. Keşke elimizde sorunları bir anda çözebileceğimiz sihirli bir güç olsa ama yok. O zaman elbirliğiyle ve iyi niyetli bir şekilde uğraşmamız lazım. 

AYDIN İNSAN OLMAYI HEDEFLEYEN BİR AKADEMİ ANLAYIŞI VAR: Türkiye Adalet Akademisi son derece güçlü bir eğitim kadrosuyla birlikte yeniden kuruldu. Hâkimlerin ve savcıların iletişim becerilerini arttırmaktan, öfke kontrollerine kadar geniş açıdan dersler veriliyor ki; çok farklı disiplinlerden eğitmenler geliyor konferans vermeye, genç kardeşlerimizin, hâkim, savcı adaylarımızın dünya görüşünü ilerletmek için. Aydın insan olmayı hedefleyen bir akademi anlayışı var ve Türkiye      Barolar Birliği de bu hedefe aktif bir şekilde katılıyor. Bir protokol yaptık Adalet Akademisi ile. Biz onların eğitimlerine katılıyoruz, onlar bizim eğitimlerimize katılıyor. Zaten istediğimiz bu değil miydi? Hakimlerin, savcıların, avukatların aslında aynı mesleğin mensubu olup, sonuçta milletin hayrına, milletin menfaatine görevlerini yapmaları. 

KISA VE ORTA VADEDE SONUÇ ALACAĞIZ: Bir anda mucize çözümler yok. Bunların sonuçlarını ne zaman alacağız? Kısa ve orta vadede almaya başlayacağız. Sonra Yargı Reformu Stratejisi kapsamında YÖK tarafından hukuk fakültelerine girişte eşik neredeyse iki katına yükseltildi. Neden önemli? Çünkü artık en iyinin iyisi öğrenciler hukuk fakültesine girecek. Hukuk alanındaki mesleklere girişte sınav getirildi. Bu ikisini yan yana koyduğumuzda göreceksiniz 4, 5 sene sonra bugünküne kıyasla çok daha ileri seviyede, çok daha iyi yetişmiş hukuk mezunlarımız olacak ve bunlar kürsülere çıktığında, o cübbeleri giydiklerinde, bilgiyle donanmış, özgüvenli kararlar verecekler. 

ADİL YARGILANMA HAKKINI GÜVENCE ALTINA ALDIK: Sonra ilk yargı paketinde örneğin seri muhakeme ve basit yargılama usulleri getirildi. Neyi amaçladık? Bakın yılda şaka değil, 180 bin dosyada, 180 bin vatandaşımızın soruşturma ve dava için adliye koridorlarında yıllarca maddi manevi tükenmesini, sürünmesini önleyecek bir yaklaşımla geliştirdik bunu ve aynı zamanda yılda 180 bin soruşturma, 180 bin kovuşturmada mecburi müdafilikle adil yargılanma hakkını güvence altına aldık. Meslektaşlarımıza da iş, istihdam imkânı bulduk. 

NESİLLERE AKTARILAN DAVALAR DÖNEMİ BİTECEK: Bugün 50 binin üzerinde gencecik meslektaşımız gerçekten sigorta primini nasıl öderim ya da ay sonunu nasıl getiririm derdinde. Bizim hep birlikte çözmemiz gereken sorunlar bunlar. Hedef süreler geldi yargıda. Yani şu sözü bitiriyoruz. On yıllarca süren, nesilden nesile aktarılan davalar dönemi bitecek inşallah. Çünkü hedef sürelere uyulması gerekiyor. Daha ilk yıldan uyma oranları gerçekten çok yüksek. Daha da iyi sonuçlarını alacağız. 

E-TEBLİGAT GELDİ: e-tebligat geldi. e-tebligat sayesinde milyonlarca ticaret erbabı, avukat, şirket vs. yaklaşık 2 milyonu buluyor, e-tebligat almaya başladı. Dolayısıyla tebligattan kaynaklanan anlamsız süre uzamaları ve hak kayıpları bitti. Avrupa Konseyi ile ortak projeler yürüyor. Avrupa Birliği ile yürüyor. Birleşmiş Milletler ile yürüyor. İyi niyetli yapılıyor. Sorunlar var. Hepsini çözebiliyor muyuz? Hayır ama bu yüzyılın sorunlarını önümüzdeki döneme, yeni nesile devretmeyeceğiz. Çünkü bu sorunların hepsi bizim üzerimize kaldı. Geçmiş neslin çözemedikleri bizim üzerimize kaldı. 

STAJYER AVUKATLARA MÜJDE VERDİK: Stajyer avukatların ücretli ve sigortalı çalışma imkanına kavuşacakları, Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı tarafından müjdelendi. Devamı geliyor. Kanunlaşacak inşallah önümüzdeki günlerde. Sonra vatandaşımızın gerçekten kanını emen, bir sülük gibi düşündüğümüz yasadışı simsarlık müessesesi var. Yani gidip sigorta şirketinden, mesela 100 bin TL alıp, vatandaşa hiç haber vermeden 10.000 TL verip aradan çıkartmak gibi yaygın bir uygulama ile vatandaşımız gerçekten büyük bir mağduriyet yaşıyor. Bunun önünü kesmek için çok ciddi bir çalışma yapıyoruz ve Adalet Bakanlığı ile birlikte çalışıyoruz ve biz sahadan uygulamacıya, sahadan kanun koyucuya, sahadan bakanlığa çok ciddi bilgiler aktarıyoruz ve bunları birlikte değerlendirerek çözümlere ulaşıyoruz. 

DEVLET MESELESİ OLARAK BAKARSAK SORUNU ÇÖZECEĞİZ: İşin özü şu. Eğer meseleye siyasi partiler üstü bakarsak, eğer meseleye bir milli mesele, bir devlet meselesi olarak bakar, ideolojik gözlüklerimizi çıkartır ve nasıl çözebiliriz diye yaklaşırsak, sorunlarımızı çözeceğiz ve bu anlayışla günü gelir anayasayı en güzel şekilde değiştiririz, günü gelir yasalarda değişiklik yaparız ama ne yaparsak yapalım bilelim ki uygulamaları iyi uygulama kalitesine getirmek durumundayız ve bunun içinde eğitim ve ölçme değerlendirme şart. Bunu da şimdiden yapıyoruz ve geleceğe de umutla bakmamız gerekiyor. Umutsuzluk yaymanın, yıkmanın kimseye faydası yok. Bu millete de faydası yok. Bizden çözüm istiyor o milyonlarca insan ve biz de bunun için çalışmaya devam etmek zorundayız. Bir daha ifade ediyorum. Yargı hepimizin. Yıkılırsa hepimiz altında kalırız. Çünkü yargı devletin taşıyıcı sütunudur.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.