Öne Çıkanlar terör Barış Pınarı Bölgesi operasyon İletişim Başkanı Fahrettin Altun Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun tunceli VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih Beylikdüzü Belediye Başkanı Erkek Cinsel Problemleri Hakkari Zarzuela Kraliyet Sarayı İspanya Kralı VI. Felipe

Erbakan Hoca İsrail İle Bakın Nasıl Anlaşmış!

-Yeni CHP ve ortakları Türkiye'nin İsrail ile ilişkileri konusunda baltayı taşa vurdu. Dış politika ideolojisi konusunda sorunlar yaşayan CHP, Saadet Partisi dahil ortaklarıyla Türk Devleti'ni İsrail ile ilişkilerini geliştirildiği için kıyasıya suçladı.



-Oysa Necmettin Erbakan da 1997'deki Başbakanlığı sırasında İsrail devleti ile Türkiye'nin "tabu yıkan" ilişkiler kurmuş ve bu ilişki Türk dışişlerinde "tabu yıkan" gibi sarsıcı ifadelerle tanımlanmıştı.

ANKARA(ANKA)- 6'lı İttifak sözcüleri ve bazı basın organlarında daha önce devlete yönelik "İsrail ile neden ilişki kurmuyorsunuz?" şeklindeki suçlamalar, bugünlerde yerini "İsrail ile neden ilişki kurdunuz?" eleştirisine bıraktı. Milli Görüş'ün ve Necmettin Erbakan'ın mirası olduğu belirtilen Saadet Partisi'nin iktidarı İsrail ile ilişki kurmakla suçlaması akıllara Erbakan Hoca'nın iktidarı döneminde İsrail ile yaptığı anlaşmaları getirdi.

Bazı basın organlarında Türkiye'nin İsrail ile zaten devam eden ticari ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi/Temel Karamollaoğlu bazlı suçlamalar rastlanırken Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan'ın İsrail ile yaptığı anlaşmalar ve buna ilişkin makaleler gazete arşivlerinde tazeliğini  koruyor.

Örneğin Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Haydar Baş'ın Necmettin Erbakan'ın Başbakanlığı döneminde "Türkiye'nin İsrail İle Yaptığı Gizli Anlaşmalar" başlıklı bir konuşmasında şunları söylemişti:

"Örneğin 1996'da Türk ve İsrail askeri uçakları Türk hava sahalarında eğitim yapacaklar... Türk ve İsrail pilotları nerede eğitim yapacak, Türkiye'nin sahasında, yani Konya'da yapacaklar. Şimdi Filistini vuran pilot, Konya'da Türkler tarafından yetiştirildi.

İkinci madde, İsrail Türkiye'ye silah satacak ve Türk fantom savaş jetlerinin modernizasyonunu yapacak. Bu da bir anlaşma ki o tarihlerde bunlar alındı ve yapıldı. İsrail ve Türkiye, ABD kuvvetleriyle tatbikat yapacaklar ve bu tatbikata da Türkiye de katılacak Suriye sınırında, bu tatbikat yapılacak. Bu da geçmişte yapıldı.

Dördüncüsü, bu çok mühim, istihbarat alanında işbirliği yapılacak ve bu kapsamda İsrail ve Türkiye sınırlarında Suriye ve İran'ı dinleyecektir. Kim yaptı bu anlaşmayı? Sayın Erbakan yaptı..."

-"ERBAKAN İSRAİL İLE İLİŞKİ KURARAK 'TABU YIKTI'"

Bu arada Türk diplomasi gazeteciliğinin duayenlerinden Sami Kohen'in, 10 Nisan 1997 tarihinde Milliyet Gazetesi'nde kaleme aldığı "Erbakan'ın İsrail İle Diyaloğu" başlıklı makalede de Başbakan Necmettin Erbakan hakkında şöyle deniliyordu:

"İsrail Dışişleri Bakanı David Levy'nin Türkiye ziyaretinin en önemli yanı, Başbakan Necmettin Erbakan ile görüşmesinin - eninde sonunda - gerçekleşmiş olmasıdır.

Bu görüşmenin yapılmış olması dahi, gerek Türkiye, gerekse İsrail açısından, önemli bir gelişme. Bir Türk diplomatının deyişi ile, 'bu konuda öteden beri var olan bir tabu, böylece yıkılmış oldu'...

Buluşmanın medyaya açık ilk bölümü, bu tür temaslarda alışılagelen sıcak görüntülerden çok farklı bir manzara yansıttı. Karşılıklı el sıkma dahi olmadı. Erbakan, konuya direkt girerek, İsrail'in barış süreci, Kudüs ve işgal edilmiş topraklarla ilgili politikasını kesin ifadelerle eleştirdi, barışın kurulması için bu tavrın değişmesi gereğini vurguladı. Bu sert sözler karşısında Levy de tekrar söz alıp hükümetinin siyasetini savundu.
Ne var ki, basına kapalı bir saatlik toplantıda, başka bir hava esti. Görüş alışverişi daha samimi biçimde cereyan etti. Erbakan konuğuna ballı kuşburnu çayı ikram ederek, atmosferi ısıttı!.. Son söz olarak da, Türk - İsrail ilişkilerinin geliştirilmesinin gerekli olduğunu vurguladı. Levy'ye kapıya kadar eşlik ettiğinde elini 'sıcak bir şekilde' sıktı...

* * *

Bu olaydaki gariplik şu: Genelde, uluslararası temaslarda, eleştirel sözler 'içerde' söylenir; 'dışarda' da samimi pozlar verilir. Erbakan - Levy buluşmasında bunun tersi oldu: 'Dışarda' sert laflar edildi, yüzler asıldı, eller bile sıkılmadı; 'içerde' ise karşılıklı işbirliğinden 'filozofik' (yani dinsel) konulara kadar çeşitli meseleler samimi bir atmosferde konuşuldu, görüşme de böylece dostça noktalandı...

Aslında, Erbakan'ın TV kameraları karşısında söyledikleri, Türk diplomasisinin (bu arada Dışişleri Bakanlığı'nın) zaman zaman yaptığı beyan ve uyarıların bir tekrarıdır. Bunun belki ters görünen yanı, Başbakan'ın konuğu ile daha buluşur buluşmaz (elini bile sıkmadan) eleştiri bombardımanına hemen başlamış olmasıdır. Bunu da çok kimse, Hoca'nın kendi tabanına ve Arap kamuoyuna yönelik bir jest olarak görüyor...


Erbakan'ın bir hayli tereddütten sonra Levy ile görüşmeyi kabul etmesi ve böylece ilk kez bir İsrailli yetkili ile görüş alışverişinde bulunması, isabetli ve yararlı bir gelişmedir. Gerçi bu kendisinin ve partisinin geçmişteki söylem ve tavırları ile çelişiyor. Ama şimdi yapılan, doğrudur.

Hoca'nın Arap veya İslam dünyası adına İsrail nezdinde bazı girişimlerde bulunması ve bazı şeyler söylemesi için dahi, böyle bir diyaloğun var olması gerekir. Bu bakımdan Levy ile görüşmesi Erbakan'a İslam aleminde de (aşırı uçlar dışında) daha çok etkinlik kazandıracaktır. Erbakan bunu, Ortadoğu'da barışın sağlanmasında daha aktif bir rol oynamak için de bir fırsat olarak değerlendirebilir...

* * *

Levy'nin Türkiye gezisi, 'Türk - İsrail diyaloğunun devamı'nın dışında, somut sonuçlar veren bir egzersiz oldu. Dün İstanbul'da onuruna verilen yemekte kendisinden duyduklarımızla, Türk yetkililerinden öğrendiklerimizi yan yana koyduğumuzda, elde edilen sonuçları şöyle özetleyebiliriz.

* SİYASAL alanda iki taraf, giderek gelişen işbirliğinin yararı ve bunu sürdürmek gerektiği konusunda mutabık. İşbirliği alanlarından biri terörle mücadeledir. Bu yönde bilgi alışverişi dahil, temaslar sıklaştırılacaktır. İki ülke de özellikle Suriye ve İran konusunda aynı duyarlılığı ve kaygıları paylaşıyor. İki ülke uluslararası platformlarda da birbirilerine destek olacak. Örneğin İsrail Türkiye'ye AB adaylığı konusunda yardım edecek...

* EKONOMİK alanda Serbest Ticaret Anlaşması'nın TBMM tarafından onaylanması ile, 500 milyon dolarlık ticaretin yakında bir milyar, 2000'li yıllarda 2 milyar dolara ulaşması bekleniyor. İki taraf bir Ekonomik Karma Komisyonu kurmaya karar verdi. Bu komisyon çeşitli ortak girişim projelerini inceleyecek. İsrail Türkiye'de yatırım yapacak, teknolojik yardım sağlayacak...

Bu sonuçlara göre Levy'nin ziyareti başarılı - ve Türkiye için de yararlı - oldu. Bu yeni dostluk ve işbirliği süreci Ortadoğu'daki olaylardan etkilenebilir mi? Bunu da yarın ele alacağız."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Misafir 7 ay önce

Bu yazıların tümü yalan