Öne Çıkanlar dsi cerattepe çin mars DEPLASMAN izmir Gündemde Bugün-20 Nisan 2019 Cumartesi burhan özcan ösym kırmızı et kaç para barcelona cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan

Kılıçdaroğlu: Hava Desteği Almadan Girilecek Bir Afrin Büyük Maliyetlere Yol Açar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Hava desteği almadan girilecek bir Afrin büyük maliyetlere yol açar. Eğer hava desteği almadan oraya asker sokacaksanız, Sayın Erdoğan’a açık ve net çağrımdır, seni kefenle karşılayan arkadaşlarını önce oraya göndereceksin” dedi.

CHP Parti Meclisi (PM) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında genel merkezde toplandı. CHP’nin 3-4 Şubat tarihlerinde yapılacak 36. Olağan Kurultayı öncesi son toplantısını yapan 60 kişilik PM’nin kurultayla yeni üyeleri belirlenecek.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Kılıçdaroğlu, yargı sistemi, ekonomi ve dış politika üzerinden hükümeti sert sözlerle eleştirdi. Afrin konusunda da önemli mesajlar veren Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi:

“ANAYASA TÜMÜYLE ASKIYA ALINMIŞ DURUMDA”

“20 Temmuz’da sivil darbe gerçekleşti, KHK’larla ülke yönetilmeye başlandı. Amaç FETÖ ile mücadeleydi ama bunun çok ötesine geçildi. Bugün geldiğimiz noktaya şöyle bir bakıyorum; anayasa tümüyle askıya alınmış durumda. Bir anayasa var ama hiç kimsenin, yürütme, yasama organının uymadığı bir anayasa. Yargı üzerindeki baskılar artık aleni yapılıyor. İktidarın hoşuna gitmeyen bir karar mı aldı mahkeme, gece yarısı operasyonuyla hakimler değiştiriliyor.

Enis Berberoğlu, suçsuz yere, hiçbir günahı olmadan, boşu boşuna aylardır yatıyor hapiste. Top çevirir gibi dosyalar, hakimler gidip geliyor. Suçsuz bir insan, milletin seçtiği bir milletvekili boşu boşuna aylardır hapiste yatıyor. Yakından takip ediyoruz, hakkını ve hukukunu sonuna kadar savunacağız.

“CUMHURİYET TARİHİMİZDE BİR İLK”

Öyle bir noktaya geldik ki Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararını en alttaki mahkeme ‘ben uygulamam’, ‘ben AYM’yi tanımam’ diyor. Bu bizim cumhuriyet tarihimizde bir ilktir. AYM kararını tanımamak, gereğini yapmamak bizim tarihimizde bir ilktir. O mahkemeler hukukun üstünlüğüne inanmıyorlar, nasıl karar verileceğine yönelik iradeyi saraydan aldılar. Şahin Alpay ve Mehmet Altan’ın kararları ne olacak hep birlikte bekliyoruz.

“FETÖ İLE HALA MÜCADELE EDEMEDİYSENİZ SİZİN HÜKÜMETİNİZ TARTIŞILIR”

Biz demokrasi gelişsin, OHAL’i kaldırılalım, parlamento görev yapsın derken, OHAL 3 ay daha uzatıldı. Niçin uzatılıyor? Eğer siz aradan aylar geçtikten sonra FETÖ ile hala mücadele edemediyseniz sizin hükümetiniz, gücünüz tartışılır. Amaç FETÖ ile mücadele değil muhalefetle mücadele, artık gün yüzüne çok açık seçik çıktı. Bugün geldiğimiz nokta iç açıcı nokta değil.

“OHAL’E DEVAM’ CİDDİ MALİYETLER DOĞRUYOR”

Amaç milletin menfaatiyse biz buna varız ama amaç sarayın çıkarıysa OHAL’e devam edecekler. ‘OHAL’e devam’ Türkiye açısından ciddi maliyetler doğruyor. 15 yıldır tek başlarına yönetiyorlar. Önünüzde hiçbir engel yokken neden bir insan 21. yüzyılın Türkiye’sinde TBMM’nin önüne gider ve kendini yakar, bir kişi çıkar İzmir’de çırılçıplak soyunur ‘ben açım, aç’ diye bağırır. Onların kulakları durmuyor, gözleri görmüyor ama biz görüyoruz.

“İKTİDARIN, DEVLETİN BÜTÜN GÜCÜNÜ ARKASINA ALARAK HEDEFE KOYDUĞU PARTİYİZ”

Zam üstüne zam yağıyor, millet perişan vaziyette. Kimse sesini çıkaramıyor; esnaf odaları, TOBB, TİSK sesini çıkaramıyor. Binlerce kişi mağdurken, yoksullukla mücadele ederken, aş, iş ve ekmek peşindeyken nasıl oluyor da ses çıkmıyor bu toplumdan? Sesi çıkan sadece biziz. Şu anda iktidarın, devletin bütün gücünü arkasına alarak hedefe koyduğu parti de biziz.

‘CHP sussun, bu CHP var ya, bu CHP, bunları niye dillendiriyor’, biz bunları dillendireceğiz. Biz milletin ortak sesiyiz; yeri geliyor işçinin, işverenin, esnafın, çiftçinin, fındık, çay üreticisinin sesi oluyoruz ama siyasal iktidar buna tahammül edemiyor. Son 15-20 gündür bütün baskılarla üzerimize geliyorlar, acaba bunlara ‘geri adım attır mıyız’ diye. İster televizyonunla, ister gazetenle, ister ordunla gel, kiminle gelirsen gel bir milim geri adım atmayacağız, bu milletin sesini dile getireceğiz.

“BİZ BİR KİTLE PARTİSİYİZ”

Bizi dar bir çerçeveye hapsetmek istiyorlar, kendi aramızda büyük tartışmalar varmış gibi bir alana hapsetmek istiyorlar. Biz bir kitle partisiyiz. Bu partinin içinde işçi de, işveren de, esnaf da, çiftçi de, işsiz de vardır. Biz toplumun her kesiminin sorunlarını namusluca dile getiren bir partiyiz. Siyasal iktidarı eleştirmekten korkanların sadece siyaset yapma alanı CHP’yi eleştirmektir, o kadar. Korktukları içindir ki sadece hedef aldıkları, siyaseten nefes aldıkları alan CHP’yi eleştirmek. Eleştirebilirler ama insaf ölçülerini aşarsa ‘orada dur’ deriz, yeri gelirse herkesi tahtaya koyarız, herkesle hesaplaşırız.

“BUNLARDA İNSAF VAR MI?”

Enflasyon 11.9, çift haneli. Asgari ücreti bin 603 liraya çıkardılar. Dedik ki bunu 2 bin lira yap, insanlar geçinebilsin, kabul etmediler. Zeytindeki zam yüzde 15, çaya zam yüzde 17.5, süte zam yüzde 18.4, kaşar peyniri yüzde 18.8, beyaz peynir yüzde 19.6, tereyağı yüzde 42.6, domates yüzde 71. Asgari ücret bin 404 liradan bin 603 liraya çıktı, bunlarda insaf var mı? Hani Türkiye büyümüştü, hani kişi başına gelir 10 bin doları aşmıştı, nerede bu rakamlar? Fakire, fukaraya, işçiye gelince para yok, yandaşa gelince her şey var.

“SINIRLARIMIZDA TERÖR ÖRGÜTÜ VE ONUN UZANTILARINA DESTEK VERİLMESİNİ ASLA KABUL ETMEYİZ”

Hiçbir devlet, dünyanın neresinde olursa olsun, kendi sınırlarında kendisine düşman olacak bir terör örgütü istemez. Dolayısıyla her devletin terör ve terör örgütleri ile mücadelesi evrensel bir haktır. Türkiye’nin izlediği politikaların yanlışlığını bir tarafa bırakıyorum, Suriye politikasının yanlışlığını çok iyi biliyoruz, bunun Türkiye’ye getirdiği faturayı da çok iyi biliyoruz.

Ama kendi sınırlarımızda terör örgütü ve onun uzantılarına destek verilmesini asla ve asla kabul etmeyiz. Kendi ülkemizin güvenliğini sağlamak 80 milyonun ortak görevidir ama Türkiye’nin başına bütün bu olayları açan da bu hükümettir. Suriye’nin iç işlerine karışmasaydık, oraya silah göndermeseydik, terör örgütlerine destek vermeseydik, yaralandıklarında Türkiye’de tedavi edip sonra eline silah verip oraya göndermeseydik bunlar başımıza gelmezdi.

“AFRİN, EL BAB GİBİ DEĞİLDİR”

Afrin, El Bab gibi değildir. El Bab’da uluslararası uzlaşma vardı. Amerika’nın da, Rusya’nın da, İran’ın da, Suriye’nin de bir anlamda kabulü vardı ve biz El Bab’a gittik, 72 şehidimiz var. Afrin’e girmek için bağırıp çağırıyorlar, önce siz diplomasiyi sonuna kadar zorlayacaksınız. Bu bağlamda gerek Hulusi Akar’ın gerek Fidan’ın çabaları kayda değerdir, altını özenle çizerim, yeri zamanı gelince eleştiririz ama çabaları kayda değerdir. Diplomasi sonuna kadar zorlanmalı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A SESLENDİ

Hava desteği almadan girilecek bir Afrin büyük maliyetlere yol açar. Eğer hava desteği almadan oraya asker sokacaksanız, Sayın Erdoğan’a açık ve net çağrımdır, seni kefenle karşılayan arkadaşları önce oraya göndereceksin. Bu milletin fakir fukara çocuğunu oraya gönderme. Hava desteği alacaksın, oturup konuşacaksın ondan sonra eğer mücadele edeceksen edeceksin.

Bu bağlamda eğer diplomasi sonuna kadar zorlanır ve bir uzlaşma sağlanırsa hava desteği de sağlanırsa sorun büyük ölçüde aşılabilir. Akis halde sorun giderek büyür, Türkiye’ye maliyeti çok ağır olur.”

“GENEL BAŞKAN ADAYI ÇIKMIYORSA BİZ BU SEÇİMİ NİYE YAPIYORUZ?”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda ise kurultaya yönelik mesajlar verdi. Kılıçdaroğlu, “Yeri zamanı gelir hepimiz demokrasiden söz ederiz, iktidar sahipleri de söz eder. Önümüzde bir kurultay var, PM seçilecek, genel başkan seçilecek. Efendim genel başkan adayları çıktı diye başta havuz medyası ve bir kısım medya ‘CHP’de gürültü patırtı, huzursuzluk’. Ne huzursuzluğu kardeşim? Düşünün, demokrasi kavramından toplumun ne kadar uzaklaştırıldığını. Genel başkan adayı elbette çıkabilir, çıkmıyorsa biz bu seçimi niye yapıyoruz?” dedi.

“KALEM SAHİPLERİNE SÖYLÜYORUM”

CHP’nin atanmışların değil, seçilmişlerin görev yaptığı bir parti olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Sen atamayla getirirsin, biz seçimle getiririz, niçin, bu ülkeye demokrasiyi getiren bir partiyiz biz. ‘Öyle yapmayın, kim genel başkanlık istiyorsa kellesini vurun, o zaman daha iyi demokrasi olacak’, onun adı demokrasi değildir. Özellikle kalem sahibi olan kişilere söylüyorum, yazı yazan arkadaşlara söylüyorum, biz seçilmişlerin partisiyiz, elbette genel başkan adayları olacaktır” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, “Bizi farklı ve fazla genel başkan adayları çıktı diye eleştirenler önce dönüp aynada bir kendilerine baksınlar, ‘acaba biz hala yetmez ama evetçilerden miyiz’ diye” ifadelerini kullandı.

Basına kapalı olarak devam eden toplantıda, 36. Olağan Kurultaya sunulmak üzere hazırlanan PM faaliyet ve hesap raporu taslağı görüşülecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.