Öne Çıkanlar Vejeteryanlar et yiyor mu? Cumhurbaşkanı Erdoğana Bosna-Hersek ziyaretinde kimler eşlik etti? gökhan şimşek Lavrov açlık grevi gaziantep myk türk tüik galatasaray Libya Zirvesi cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan

CHP'li Şahin'den 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü Mesajı

CHP Hatay Milletvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi Av. Suzan Şahin, "Kadınları geri kalmış bir toplumun demokratik bir seviyeye ulaşması zordur. Kadınlarımızın Atatürk’ün de öngördüğü üzere çağdaş yaşam standartlarına kavuşturulmaları, eğitimde, iş yaşamında, sosyal yaşamda ve siyasette insan haklarında eşit olarak yararlanmaları için gerekli düzenlemelerin yapılması hepimizin ortak sorumluluğudur. " dedi. 

CHP Hatay Milletvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi Av.Suzan Şahin, 5 Aralık 1934'te Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bir kez daha tüm dünyaya örnek olacak bir karara öncülük etmesi ile kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 85. yılında bir basın açıklaması yayınladı.

Şahin, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü kapsamında; "Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra Ulu Önder Atatürk’ün girişimiyle kadınların iktisadi ve sosyal hayata katılmaları yönünde bir dizi değişiklik yapılmıştır.  Aile hayatında, devlet yönetiminde ve miras hukukunda erkeklerle eşit haklara sahip olmayan hatta nüfus sayımında bile sayılmayan Türk kadınları, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yapılan düzenlemelerle birçok hakka sahip olmuştur. 

Kadınlara 1930 yılında Belediye seçimlerinde seçme, 1933 yılında muhtar ve köy heyetini seçme hakkı tanınmıştır. 5 Aralık 1934 tarihinde anayasada yapılan değişikliklerle de kadınlar milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olmuştur.  Bu tarih kadın haklarının elde edilmesinde önemli bir gün olarak “Kadın Hakları Günü” olarak kutlanmaktadır. 

Çağdaş, demokratik ve laik bir Türk toplumu hedefi doğrultusunda Türk kadınına inanan Atatürk, hayatın her alanında yok sayılan kadınların önemli siyasal ve sosyal haklar elde etmesi için çalışmıştır. Kadına değer verilmesini önceleyen ve kadın-erkek arasındaki eşitliğin sağlanması yolunda somut adımlar atan Atatürk, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada; en azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk'ten almış ve çağdaş ülke kadınlarının önüne geçmiştir.

Siyasette kadının adı yok!

TÜİK 2018 yılı nüfus verilerine göre Türkiye nüfusunun %50,2’si erkeklerden, %49,8’i kadınlardan; Yüksek Seçim Kurulu Seçmen İstatistiklerine göre ise seçmenlerin %50,7’si kadınlardan, %49,3’ü erkeklerden oluşmaktadır. Ülkemizde nüfusun ve seçmenlerin yarısını oluşturan kadınlar ne yazık ki siyasette, kamu ve ekonominin yönetiminde, siyasi partilerin yönetim kadrolarında eşitlik ilkesine uygun bir biçimde temsil ve katılım olanağı bulamamaktadır. 

Ülkemizde İsveç, İtalya, Fransa gibi birçok gelişmiş ülkeden önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmış olmasına rağmen, Türkiye’de kadınlar seçilme hakkının kullanılmasında uluslararası endekslerde hala son sıralarda yer almaktadır. Dünya Ekonomik Forumu Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporu’na göre; Türkiye 149 ülke içerisinde 130’uncu sırada yer almakta, aynı rapora göre kadınların siyasette eşit katılımının sağlanması için en az 107 yıl geçmesi gerektiği ifade edilmektedir.
 
Parlamentolar Arası Birlik’in (IPU) 2002 verilerine göre, kadınların temsili açısından dünya ortalaması %14,5; Avrupa ortalaması %16,8 iken Türkiye’de bu oran yüzde 4,4 düzeyinde kalmış, aynı veriler 2017 yılında sırasıyla %23,6 ve %27,2 olmuştur. 2017 yılı için dünya ortalamasının çok gerisinde kalan Türkiye %14,7 ile Arap ve Asya Pasifik bölge ortalamalarından bile aşağıda kadın temsil düzeyine sahiptir. 2018 seçimlerinde Türkiye tarihinin en yüksek kadın milletvekili sayısına ulaşmış olsa da, bu oran %17,8 düzeyinde kalmış, 33 ilden hiç kadın milletvekili çıkmamıştır. Bununla birlikte Kadın Adayları Destekleme Derneği’nin (KADER) hazırladığı rapora göre Cumhuriyet tarihimiz boyunca 20 ilimizde (Adıyaman, Ardahan, Artvin, Bayburt, Burdur, Erzincan, Giresun, Gümüşhane, Karabük, Karaman, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir Nevşehir, Niğde, Osmaniye, Rize, Sinop, Yozgat.) tek bir kadın milletvekili çıkmamıştır. Yine aynı rapora göre kadınların seçme ve seçilme hakkını kazandığı 1934 yılından bu yana yapılan 23 genel seçimde meclise giren 11.385 milletvekilinin sadece 598’i kadınlardan oluşurken, kadın yurttaşları seçme seçilme hakkını pek çok batılı ülkeden önce kazandığı için övünen ülkemizin, o tarihten başlayarak tam 85 yıldır kadınlara uygun gördüğü seçilme oranı %5,25’te kalmıştır.

Yürütme düzeyinde ise ülkemizde istisnalar dışında genellikle hep bir tane kadın bakan olmuş, o da her zaman kadın ve aile işlerinden sorumlu bakan olarak kalmıştır. 
31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarına göre 8.257 belediye başkan adayının sadece 652’si, yani yüzde 7,89’u kadın adaylardan oluşurken, seçim sonrası 1.389 belediye başkanlığı koltuğundan ancak 43’üne kadınlar seçilebilmiştir. 

Siyasal partilerin yönetimlerine kadınların katılımı yine sınırlı düzeyde kalmakta, kadınlara siyasal partiler içerisinde ayrılmış az sayıda ve yardımcı konulardan öteye geçmeyen bir alana sıkışıp kalmalarına neden olmaktadır. Kadınların siyasal partilerdeki görünürlüğü sınırlı, icazetli ve asimetrik bir görünüm oluştururken, siyasal partiler içerisinde kadın kolları da ana politika eksenini oluşturmaktan uzak yan kuruluş işlevindedir. Öte yandan, partilerin sahadaki faaliyetlerinde ise kadınların katılımı sayıca çok olmasına rağmen, içerik olarak görünmez ve süreksizdir. Kadınların mobilize edildiği kampanyalar, toplantılar yürütülmesine rağmen, kadınlar parti hiyerarşisi içerisinde yükselme ve karar organlarına seçilme veya atanma şansı elde edememektedir. 

Yönetim kademelerinde de kadınların yeterince temsil edilmediği görülmektedir. Buna göre Türkiye’deki 13 işveren meslek örgütünün başkanlarının hepsi erkek, 7 yargı organlarında sadece 2 kadın başkan var, 81 ilin valisinin sadece 2’si kadın, akademik kadroların yüzde 44’ü kadınlardan oluşurken 176 rektörün sadece 17’si kadın, 25 müsteşarın sadece 4’ü kadınlardan oluşmaktadır.  Kamu personeli toplam 3 milyon çalışanın ise sadece yüzde 37’si kadınlardan meydana gelmektedir.  

Bu gerçekler ışığında Türkiye’de kadınlar için ciddi bir temsil krizi olduğu görülmektedir.  Anayasamızın 10’uncu maddesine dayanarak cinsiyet eşitliğini sağlamakla görevli olan devlet, kadınların siyasete katılımı ve eşit temsili konusunda imzaladığı uluslararası sözleşmeleri de hayata geçirmekle yükümlüdür. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması konusunda ilgili normları ve standartları da tanımlayan bu uluslararası sözleşmelere göre, siyasal karar organlarında her bir cinsin en az 1/3 oranında olması gerektiği kritik eşik olarak kabul edilmiştir. Bu oran Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi düzenlemelerinde en az %40’tır. 
Mevzuatımızda ise Anayasamızın amir hükümlerine rağmen eşit siyasal katılım hakkını hayata geçirmekle ilgili yükümlü yasalarımızda ve ilgili kurumlarımızda toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili hiçbir hedef ve görev tanımı yapılmamakta, bu konuda sorumluluk üstlenilmemektedir. 

Tüm bu nedenlerle ülkemizde eşit temsil oranının siyasi partiler ve ilgili mevzuatımızda bağlayıcı bir şekilde düzenlenmesi bir zorunluluktur. Bu durum kadınların eşit temsili ve siyasete katılımlarının sağlanması, nüfusun ve seçmenlerin yarısını oluşturan kadınların karar alma mekanizmalarında %50 eşit temsilinin sağlanması, bunun da fermuar sistemi ile birlikte yapılması, toplumsal eşitliğin sağlanması konusunda şarttır. 

Kadınları geri kalmış bir toplumun demokratik bir seviyeye ulaşması zordur. Kadınlarımızın Atatürk’ün de öngördüğü üzere çağdaş yaşam standartlarına kavuşturulmaları, eğitimde, iş yaşamında, sosyal yaşamda ve siyasette insan haklarında eşit olarak yararlanmaları için gerekli düzenlemelerin yapılması hepimizin ortak sorumluluğudur. 

Türk kadınının aile yaşamında, eğitimde, sanatta, sporda, iş dünyasında, sosyal yaşamda ve ekonomide olduğu gibi, siyasette de hak ettikleri yere geleceklerine olan sonsuz inancımla, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 85. yıldönümünü kutluyorum. "dedi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.