Öne Çıkanlar kar Dr. Anita Herczegh döner sermaye kar önlemi tbmm Bahattin Karakoç 3. toplantı İpek Unaran sabancı holding sanayi grubunda yapılanma istanköy adası binali yıldırım istanbul mitingi janet yellen

Kılıçdaroğlu Fındık Çalıştayı'nda Konuştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Davutoğlu'nun istifasına yönelik “Sen neden 23 milyon kişinin hakkını koruyup da Erdoğan’a ‘hodri meydan’ demedin? ‘Ben yüzde 49,5 oy aldım istifa etmiyorum, meydansa hodri meydan’ niye demedin?” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Ordu’da, Fındık Çalıştayı’nda konuştu. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliğiyle ilgili değerlendirmede bulunan Kılıçdaroğlu, kürsü dokunulmazlığı hariç bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını savunduklarını belirterek, şunları dedi:

-“ERDOĞAN’A NİYE ‘HODRİ MEYDAN’ DEMEDİN”-

“Kul hakkı yiyen, ihaleye fesat karıştıran, yolsuzluk yapan adamın Meclis’te ne işi var, dedik. ‘Hodri meydan’ çekti Davutoğlu, aynı hodri meydanı aynen gördüm, ‘getir dokunulmazlığı kaldırmazsak hep beraber hesabını soralım’. Dokunulmazlıklar kalktı, bir, bundan sonra terörü önleme konusunda önlerinde hiçbir mazeret yok. Bitir kardeşim terörü ne istediysen oldu. Gelen her şehidin vebali, senin boynunadır artık hiçbir mazeret üretemezsin.  İki, sen kaç oyla geldin iktidara yüzde 49,5 oyla, 23 milyon 600 kişi sana oy verdi. Sen neden 23 milyon kişinin hakkını koruyup da Erdoğan’a ‘hodri meydan’ demedin. ‘Ben yüzde 49,5 oy aldım istifa etmiyorum, meydansa hodri meydan’ niye demedin. Davutoğlu’nun hakkını da demokrasi adına ben koruyorum. Madem millet sana oy verdi, neden gidip Sarayın kapısında istifa dilekçesi verdin. ‘Ben de gitmek istemiyordum ama şartlar böyle gerektirdi’, hangi şart? Milletin iradesinden daha büyük irade olabilir mi? Sen nasıl 23 milyon kişinin oyunu çöpe atarsın, nasıl 23 milyon kişinin iradesini bir kişinin iki dudağı arasına teslim edersin? Bunun adının demokrasi değildir. Bu Kuzey Kore modelidir, bir kişi konulur herkes onu dinler, o ağlar herkes ağlar, o güler herkes güler, o der ki ‘ayağa kalkın’, kalkarlar, ‘oturun’ der, hepsi otururlar.

-“ASLAN GİBİ GİDECEĞİZ, HAKİMİN KARŞISINA OTURACAĞIZ”-

Dokunulmazlıklarımız kaktı, belli çevrelerde şöyle bir telaş var, ‘aman ha sizi hapse atabilirler, tutuklayabilirler’. Yolsuzluk yaptık mı, yapmadık. Hırsızlık yaptık mı, yapmadık. Kul hakkı yedik mi, yemedik. Namusumuzla adam gibi çalıştık, adam gibi siyaset yaptık. Davutoğlu’na ‘benim dokunulmazlığımı kaldırıyorsun, eyvallah’ dedim. Sen niye dokunulmazlığını kaldırmıyorsun, bakanlar niye dokunulmazlığını kaldırmıyorlar, başbakanların niye dokunulmazlığı davam ediyor çünkü onlar malı götürdüler, çünkü onlar hırsızlık yaptılar, çünkü onlar yolsuzluk yaptılar. Onları koruyorsun, ‘siyaset yapanın dokunulmazlığını kaldıracağım’. Sanıyorlar ki biz çekineceğiz. Aslan gibi gideceğiz, hakimin karşısına oturacağız. Ülkede, başta hakim hepsine demokrasi dersi vereceğiz. Hiç kimse endişe etmesin. Niye hakimin karşısına çıkacağız, demokrasi için, düşünce özgürlüğü için, medya özgürlüğü için, insan hakları için, gençlerimiz için, hukukun üstünlüğü için, din ve vicdan özgürlüğü için çıkacağız. Korkumuz yok bizim. Allah’tan başka hiçbir korkumuz yok çünkü biz kul hakkı yemedik.

-“HAKİMİN ÖNÜNE ÇIKMAMIZ DEMOKRASİ İÇİN BİR KAZANÇ OLACAKTIR”-

Bizim yargıya çıkmamız, hakimin önüne çıkmamız demokrasi için bir kazanç olacaktır, özgürlükler için bir kazanç olacaktır. Herkes diyecek ki demokrasiyi CHP getirdi, evet CHP getirdi. Demokrasiyi, özgürlükleri güçlendirecek olan da CHP’dir çünkü biz bu ülkede herkesin düşüncesini özgürce açıklayabileceği bir Türkiye yaratmak istiyoruz, bunun mücadelesini veriyoruz. Neden korkacağız?

-“TÜRKİYE’NİN KİRLİ ÇAMAŞIRLARINI AMERİKA MI YIKAYACAK”-

Birileri korkuyorlar, istedikleri kadar korksunlar. ‘Bakanların, yolsuzluk yapanların dokunulmazlıkları kalksın’ dedim, kaldırmadılar. Şimdi dava Amerika’da görüşülüyor. Ayıp değil mi, sen Türkiye Cumhuriyeti’nin yargısına güvenmiyorsun, dokunulmazlığını kaldırmıyorsun, gidip aklanmıyorsun, Amerikan yargısı seni yargılıyor ve sen Türkiye’desin. Böyle bir ayıp olabilir mi, böyle bir rezillik olabilir mi? Önümüzdeki günlerde göreceğiz, bütün pislikler büyük bir ihtimalle ortaya çıkacak. Türkiye’nin kirli çamaşırlarını Amerika mı yıkayacak? Neden biz kendi özgür irademizle haksızlık yapanları yargılayamıyoruz, neden hakimin karşısına çıkamıyoruz, kul hakkı yiyenlerden bunun hesabını neden soramıyoruz?”

 

-“ANALAR AĞLAMASIN DİYORLARDI, AĞLAMADIK ANA KALMADI”-

Türkiye’nin 14 yılda terör batağına saplandığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “PKK mahkemeler kurdu, şehirler patlayıcılarla donatıldı, askere alma daireleri kurdular seslerini çıkarmadılar. Bir ilçede kamyonun üzerinden Kalaşnikof silahlar dağıtıldı, polis, asker müdahale etmek istedi, Vali ‘müdahale edemizsiniz, Ankara izin vermiyor’ dedi. Sonunda bugünkü tablo ortaya çıktı. Her yerde söyledim, AKP’nin yöneticileri terör örgütüne açıkça yardım ve yataklık yapmışlardır. Beni korkudan mahkemeye veremiyorlar.  Ağzımı her açtığımda mahkemeye veriyorlar ama bunu söylediğimde mahkemeye veremiyorlar. Niçin, bütün o belgeleri mahkemeye vereceğim, kirli çamaşırlarını getireceğim. Düne kadar ‘analar ağlamasın’ diyorlardı, geldikleri yer, ağlamadık ana kalmadı, herkes ağlıyor” diye konuştu.

-“BİZİ EZMEDEN, KANIMIZI DÖKMEDEN REJİMİ DEĞİŞTİREMEZSİNİZ”-

Türkiye’de bütün üreticilerin sorunları olduğunu, bu sorunlarla CHP dışında kimsenin ilgilenmediğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Onların tek bir derdi var, ‘biz birisini nasıl başkan yapacağız, nasıl başkan olacak bu’.  Söyledim, yine söylüyorum, bir kişi emir verir aydınlar hapishaneye girerse, mahkemeler onun istediği karar verirse, yasama organı çalışamaz noktaya gelirse, medya özgürlüğü kısıtlanırsa biz bunun karşısında kapı gibi duracağız çünkü biz CHP’yiz. Bizi ezmeden, bizim kanımızı dökmeden siz Türkiye Cumhuriyeti’nin rejimini değiştirmezsiniz, nokta. Şimdi her taraftan Atatürk’ün isimlerini çıkarıyorlar, parça parça. Ne yaptı Atatürk, bütün mal varlığını bu ülkeye verdi. Yemen’de, Filistin’de, Libya’da çarpıştı. Kurtuluş Savaşı’nın mimarı, bütün hayatında bağımsız bir Türkiye için mücadele etti. Nedir Atatürk’e karşı bu kininiz. Tarihe insan biraz saygı duyar. Böyle bir yapı. Devletleşen bir yapıyla mücadele ediyoruz ama zor günlerin partisiyiz. Bizim genlerimizde Kuvayı Milliyenin ruhu vardır, hiç kimse unutmasın. Kaçak sarayda oturan zat da unutmasın.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.