Öne Çıkanlar japonya nabi avcı nihat zeybekci Oracle - Sisoft Cloud Solutions on Healthcare özgür kasapçopur dünyanın en uzun cam köprüsü nerede ankara sivas hattına hızlı tren ne zaman yapılıyor atatürk havalimanındaki patlamada ölü sayısı kaça yükseldi İrem Turhan 28. hafta hakemleri Meryem Uzerli finans

Kılıçdaroğlu: "Haramilerin Saltanatını Yıkmadıkça Rahat Uyumayacağız"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Gelen şehitler üzerinden siyaset yapan, kendilerine yerli ve milli deyip Türkiye’nin gözbebeği milli kuruluşlarını yabancılara peşkeş çeken, en kritik kararlarda devleti yönetenlerin ‘aldatıldık’ itiraflarıyla karşılaştığımız bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyız. Bize düşen görev, haramilerin saltanatını yıkmadıkça yatağımızda rahat uyumayacağız” dedi.

CHP’nin tüzük değişikliğinin yapılacağı 19. Olağanüstü Kurultayı, Nazım Hikmet Kültür Merkezinde toplandı. İki gün sürecek kurultayın açış konuşmasını yapan Kılıçdaroğlu, öncelikle Almanya’da tedavisine devam edilen Antalya Milletvekili Deniz Baykal, tutuklu İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ve hayata gözlerini yuman Parti Meclisi üyesi Yavuz Karan’ı andı.

“Nasıl bir Türkiye’de yaşadığımızı anlatmaya çalışacağım” diyen Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi:

“KANIKSAMAK EN CİDDİ TEHLİKE”

“Hükümet, medya gücüyle öyle bir algı oluşturuyor ki sanki bir yıldan fazladır suçsuz yere hapiste yatan gazeteciler, normal bir yargılama sonucu hapisteler. Enis Berberoğlu haklı hiçbir gerekçe olmadan uzun süredir hapiste, milletvekilleri uzun süredir hapiste ve toplum bir süre sonra bunları kanıksamaya başlıyor. Önümüzdeki en ciddi tehlikelerden biri bu. Dolayısıyla bize düşen görev, karşı çıkmayı sürekli hale getirmemiz gerekiyor.

“BU TUZAĞA HİÇBİR CHP’LİNİN DÜŞMEMESİ LAZIM”

Susturulan, baskı altına alınan bir toplum var. İktidarın bütün gücüyle CHP’nin üzerine yüklenmesinin temelinde ‘acaba CHP’yi de nasıl sustururuz, konuşamaz  noktaya gelir ve biz toplumu istediğimiz gibi yönlendirebiliriz’.  Bu tuzağa hiçbir CHP’linin, hiçbir vatanseverin düşmemesi lazım. Olayların sıcaklığında hangi tepkiyi verdiysek, daha sonraki süreçlerde de aynı tepkiyi vermek zorundayız.

“YARGI İŞGAL ALTINDA”

Gazetecilerin, yazarların, milletvekillerinin, öğrencilerin, avukatların hapiste olduğu bir Türkiye’yi yaşıyoruz. Barış istedi diye yüzden fazla akademisyenin üniversitelerden kovulduğu bir Türkiye’de yaşıyoruz. Bunları unutmayacağız. Hapishaneleri tıka basa dolu, üniversiteleri susturulan bir Türkiye’de yaşıyoruz. Parlamentonun yetkilerinin gasp edildiği, suçluyu hakimin değil, siyasi otoritenin belirlediği bir Türkiye’de yaşıyoruz. Yargı da işgal altında tıpkı demokrasinin işgal altında olduğu gibi. 21. yüzyılın Türkiye’sindeyiz insanlar nefes alamıyorlar, düşüncelerini özgürce ifade edemiyorlar. Her karış toprağında OHAL’in uygulandığı bir Türkiye’deyiz.

“HANEDANIYLA TEK ADAM REJİMİ”

Gayrimeşru bir referandumla anayasa değiştirildi. Demokratik hukuk devletinin işlevsiz hale getirilmek istendiği görülüyor. Önce parti devletine şimdi de hanedan devletine dönüşen bir Türkiye’de yaşıyoruz. Hanedanıyla tek adam rejimi. Anayasası askıya alınmış, kuvvetler ayrılığı ilkesi tümüyle yok edilmiş, tek adam rejiminin tutsağı haline getirilen, dış politikası egemen güçler tarafından belirlenen bir Türkiye’de yaşıyoruz. 15 yıldır oylarını almak için yoksulluğu bitiren değil, yoksulluğu idare eden bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyız.

“HARAMİLERİN DÜZENİ"

Kendi çocuklarını askere göndermeyip fakir fukaranın çocuklarını, terörle mücadele diye askere gönderip gelen şehitler üzerinden siyaset yapan, kendilerine yerli ve milli deyip Türkiye’nin gözbebeği milli kuruluşlarının hemen hemen tamamını yabancılara peşkeş çeken, en kritik kararlarda devleti yönetenlerin ‘aldatıldık’ itiraflarıyla karşılaştığımız bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyız. Son 15 yılda yurtdışındaki bir avuç rantiyeye 149 milyar dolar faiz ödeyen, iki yakası bir araya gelmeyen Türkiye ekonomisini tefecilere peşkeş çeken, üreticiye değil rantiyeciye çalışan, toplanan vergilerin hesabının verilmediği bir Türkiye gerçeği karşı karşıyız. Bu rejimin adı tek adam rejimi, hanedan rejimi, bu düzenin adı da haramilerin düzeni.

“SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR”

Bize düşen görev, haramilerin saltanatını yıkmadıkça yatağımızda rahat uyumayacağız, çocuklarımızın yüzüne bakamayacağız. Bizim boynumuzun borcudur haramilerin saltanatını yıkmak çünkü biz Kuvay-ı Milliye’ciyiz.

Bizim temel ilkemiz, söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Elbette ki bu saflara ister muhafazalar, ister ülkücü, ister milliyetçi, ister mukaddesatçı, ister sosyal demokrat, ister Atatürkçü kim olursa olsun hep beraber demokrasiyi savunmak ortak görevimizdir. Bu mücadelenin öncülüğünü bizler yapacağız.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.