Öne Çıkanlar sultan alparslan kimdir tzob verileri 13 ağustos hava durumu zonguldak atatürk devlet hastanesi Mehmetcan Turgut türkiye futbol direktörü yalçın topçunun yeğeni yaralandı umut oran fil hastalığı fed faiz oranları yüksek disiplin kurulu kısa film yarışması 2016

TBMM Bir Katilin Taziyesine Giden Kişiler Tarafından Kirletilmez

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Türkiye’nin aldığı tedbirler etrafındaki savaştan uzak durmaya yönelik tedbirlerdir, herhangi bir şekilde hiçbir savaş senaryosunun parçası değildir. Türkiye’nin sanki bir savaş senaryosunun içinde gösterilmesi tamamen Türkiye’yi algılamakla ilgili gerçeklerden uzak bir yaklaşım olur. Bu çerçevede sık sık gündeme gelen, dış medyadaki bu spekülasyonlara karşı kimsenin kulak asmaması gerekir” dedi.

Çelik, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplasında Suriye’den kaynaklı güvenlik problemlerinin bugün Ankara’daki terör eylemini ortaya çıkardığını belirtti. “Eğer Ankara’da bu olabiliyorsa Avrupa’nın bütün başkentlerinde de olabilir” diyen Çelik, “Dolayısıyla kimsenin herhangi bir terör örgütüne istisna tutan bir tutum içine girmemesi gerekir. Bu çerçevede DAEŞ denilen terör örgütüne karşı mücadele ediyor diye YPG’nin terör örgütü vasfının dikkate alınmaması uluslararası toplum için, uluslararası toplumun terörle mücadele kararlılığı için son derece büyük bir karadelik, büyük bir zaaf ortaya çıkarmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

-“EL NUSRA DA DAEŞ’LE MÜCADELE EDİYOR”-

Çelik, “Eğer DAEŞ’le mücadele etmek tek başına meşruiyet gerekiyorsa El Nusra da DAEŞ’le mücadele ediyor ama onun terör örgütü olması DAEŞ gibi, bu son ateşkesin dışında tutulması şeklinde değerlendirme ortaya çıkıyor. Dolayısıyla biz ne DEAŞ, ne El Nusra, ne de YPG bunların çeşitli stratejik analizlere göre, sahadaki çeşitli ittifaklara göre terör örgütlerinin tasnif edilmesinden yana değiliz. Terör örgütü terör örgütüdür. Bir terör örgütünün daha yakın tehlike arz eden bir başka terör örgütüyle mücadelesi söz konusuysa batılı ülkeler açısından, buna göre onu meşru kabul ediyorlarsa bu geçmişte yaptıkları hataların tekrarıdır” diye konuştu.

-“YPG HERKESİN GÖZÜ ÖNÜNDE BÜYÜK DEVLETLERLE OYUN OYNUYOR”-

Türkiye’nin hassasiyetlerinin anlaşılması gerektiğini belirten Çelik, şöyle devam etti:

“Türkiye gibi önemli bir müttefikin terör örgütü kabul ettiği bir örgütün, terör örgütü kabul edilmemesinin müttefiklik kavramı içinde yeri olamaz. Bu konuda net bir şekilde somut adımlar bekliyoruz. Nihayetinde de görüyoruz, bu YPG adlı terör örgütü herkesin gözü önünde büyük devletlerle oyun oynuyor. İlk zamanlarda bunların Afrin, Kobani, Haseki gibi yerlere yerleşmesi Esad rejiminin, bunları oradaki muhaliflere karşı kullanmasının sonucudur. Şimdi ise Azez’in batısıyla Fırat’ın doğusunda bir taraftan ABD ile bir taraftan Rusya ile işbirliği yaparak, bu büyük devletlerle oyun oynayan, adeta Suriye politikasındaki belirsizliklerinden kendisine göre fiili durum çıkarmaya çalışan bir strateji üretiyor. Buna dünyanın göz yummaması gerekiyor.  

-“HİÇ BİR ÜLKE ULUSAL GÜVENLİĞİNİ  ‘TELKİN EDECEĞİZ’ GİBİ BİR CÜMLEYE EMANET ETMEZ”-

‘Türkiye bu topçu atışlarını’ durdursun diyorlar. Peki bu terör örgütünün ilerleyişini ve orada kantonlar meydana getirmesini, demografik yapıyı değiştirmesini, toprak elde etmesini nasıl durduracaksınız? ‘E biz onlara bunu telkin edeceğiz…’ Hiç bir ülke kendi ulusal güvenliğini, başkalarının ‘telkin edeceğiz’ gibi bir cümlesine emanet etmez. Herkesin ulusal güvenliği ne kadar kıymetliyse bizim ulusal güvenliğimiz de onlardan çok daha kıymetlidir. Ulusal güvenliğimiz konusunda aldığımız bir tedbirin, meşru bir tedbirin, meşru müdafaa anlamında bir tedbirin hiçbir şekilde bunlar tarafından eleştirilmesine doğru gözle bakmayız.”

-“BU SPEKÜLASYONLARA KİMSE KULAK ASMASIN”-

Çelik, özellikle Rus medyasında “3. dünya savaşı ihtimali” diye büyük bir kara propaganda yürütüldüğünü ifade ederek, “Türkiye’nin aldığı bütün bu tedbirler etrafındaki savaştan uzak durmaya yönelik tedbirlerdir, herhangi bir şekilde hiçbir savaş senaryosunun parçası değildir. Dolayısıyla Türkiye’nin sanki bir savaş senaryosunun içinde gösterilmesi tamamen Türkiye’yi algılamakla ilgili gerçeklerden uzak bir yaklaşım olur. Bu çerçevede sık sık gündeme gelen, dış medyadaki bu spekülasyonlara karşı hiç kimsenin kulak asmaması gerekir. Tabi ki tedbir alınacağız, bu bölgedeki gelişmelerden uzak durmak üzere.  Ankara’daki saldırının bir amacının da Türkiye’nin istemediği bir senaryonun içine sokulması olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Biz bütün bu senaryoları görüyoruz. Son derece soğukkanlı bir biçimde kimin nasıl hareket ettiğini görerek ama öncelikli Türkiye’nin çıkarlarını gözeterek bu tedbirlerin alınmasını destekliyoruz” dedi.

-“KATİLİN TAZİYESİNE GİDİYORSANIZ, SİZİN İNSANİ DEĞERLERLE ALAKANIZ YOKTUR”-

Açıklamasında, HDP Milletvekilinin Ankara saldırısını gerçekleştiren canlı bombanın taziyesine katılmasına sert tepki gösteren Çelik, “Bu TBMM üyeliği ile bağdaşmadığı gibi insanlıkla da bağdaşmaz. Siz bir katilin taziyesine gidiyorsanız, sizin bu insani değerlerle alakanız yoktur. Bu dünya da görülmemiş bir olaydır. Bunu son derece şiddetli bir biçimde kınıyoruz” dedi.

Bu milletvekilinin partisi HDP tarafından tepki görmemesini de “not ettiklerini ve kınadıklarını” söyleyen Çelik, “Bu çok temel bir biçimde insanlığa karşı bir suçun parçası olmaktır. Lanetli bir terör eyleminin arkasında olmaktır” diye konuştu.

-“CHP MASAYA OTURMALI VE TEZLERİNİ ANLATMALIYDI”-

Çelik, Anayasa Mutabakat Komisyonuyla ilgili de, CHP’yi hedef aldı. CHP’nin “başkanlık” konuşulacak diye masadan kalmasının, kendisine “siyasi parti” diyen bir organizasyonun, çok büyük bir iddiasızlığı olduğunu söyledi. Çelik, “Başkanlık da parlamenter sistem gibi, anayasa hukuku açısından gibi meşru bir sistemdir. CHP masaya oturmalı ve tezlerini anlatmalıydı. En önemlisi de masadan kalmak demek, ‘bizim milleti ikna etmek için herhangi bir iddiamız yok’ demektir. Bu kendisini siyasi parti olmaktan çıkarmak anlamına gelir, siyaset yapma iddiasını kaybetmek anlamına gelir. Tam bir siyasetsizleşme durumudur, siyaseti reddetme durumudur, siyaset sahasının dışına çıkma durumudur” dedi.

-“BÜTÜN SİYASİ PARTİLERE ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRIMIZI YİNELİYORUZ”-

Çelik yeni anayasa çalışmalarının sürmesi gerektiğini de belirtirken, “Aksi halde bu çalışmadan çekinenler bu sistemin aksaklıklarından memnun demektir. Biz bir kere daha AK Parti olarak yeni anayasa yapma konusundaki irademizin en yüksek düzeyde olduğunu, bütün siyasi partilere ortak çalışma şeklindeki çağrımızı bir kere daha yinelemiş oluyoruz” diye konuştu.  

-“AB RAPORTÖRÜ ÖRGÜTÜN DİLİNİ KULLANMIŞTIR”-

AB Türkiye Raportörü Kate Piri’yi de Diyarbakır ziyareti üzerinden eleştiren Çelik, “Yaptığı açıklamada, sadece Türkiye Cumhuriyeti Devletini suçlayan, terör örgütüne hiçbir söz söylemeyen ifadelerini açık bir şekilde reddediyoruz.  AB’nin organlarına çağrı yapıyoruz, Türkiye-AB ilişkileri bu tür raportörlerle yürütülemez. Bu şahıs bu önyargılı tavrıyla tamamen örgütün dilini kullanarak, bir açıklama yaparak, Türkiye konusunda raportör olma konusundaki, tarafsızlığını bize göre yitirmiştir. Tarafsızlığını yitirmesinin ötesinde en hafif tabirler haddini bilmezliktir. Bu şahsın bütün davranışlarını kınıyoruz, Türkiye raportörü olma vasfının bütün objektifliğini kaybettiğini söylüyoruz ” dedi

Çelik, terörün herhangi bir şekilde mazur görülemeyeceğini belirterek, “Şimdi sen gidiyorsun bu kadar insanı öldüren, bombayla patlatan bir katilin cenazesine, taziyesine gidiyorsun. TBMM bir katilin taziyesine giden kişiler tarafından kirletilmeyecek kadar yüce bir mekandır” dedi.

-“KOMİSYON ÇALIŞMALARINA ARA VERMEKSİZİN DEVAM EDİYOR”-

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partide yeni Anayasayla ilgili komisyonun çalışmalarına ara vermeksizin devam ettiğini, bu komisyonu yeni Anayasa sürecinde Meclis’te uzlaşma komisyonunda çalışacak olanlara siyasi destek vermek amacıyla kurulduğunu söyledi. AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplasında konuşan Çelik, şöyle devam etti:

“Yeniden bu komisyon kurulursa o görece devam edecek. Bu komisyon kurulamıyorsa biz partide yaptığımız çalışmaları iki hat üzerinden sürdüreceğiz. Bir tanesi yeni Anayasa talebinin toplumda daha da kökleşmesini sağlamak, Anadolu’da daha çok anlatmak. İkincisi de biz Türkiye’nin en büyük siyasi partisiyiz. Bizim yeni Anayasa konusunda söyleyeceğimiz söz sadece gündelik tartışmalarla sınırlı değil. Bir Anayasa perspektifimiz var. Bizim için oturup bir anayasa taslağı yazabilmek bizim için çok kolay bir iş. Bu kadrolara sahibiz. Bu çerçevede vatandaşımızla paylaşmaların neticesinde tabii ki Meclis’e bir Anayasa taslağı getirmek, Meclis’in gündemine sokmak ve bunu diğer partiler destek vermese de tarihin kaydına, Türkiye’nin siyasi hafızasına nakşetmek isteriz. Bizim için önemli olan bunun vatandaşın talebi olarak değerlendirilmesi.”

-“DARBE MEVZUATINI TEMİZLEMEKLE DE İLGİLİ SAMİMİ OLMADIKLARI ORTAYA ÇIKAR”-

Siyasetin toplumdan gelen talebi temsile çevirmek için yapıldığını, muhalefetin ise toplumdan gelen yeni anayasa talebini elleriyle ittiklerini belirten AK Parti sözcüsü Çelik, muhalefeti şu sözlerle eleştirdi:

“Bunun gerekçesi diyorlar ki ‘Darbe yasasını arındırmakla ilgili bir şey yapalım’. Zaten onunla ilgili bir problem yok. Bizim elimizde mevzuatın tamamından darbe yasalarını arındırmakla ilgili bir çalışma var. Sayın Genel Başkanımız onları ziyaret ettiğinde bunu söyledi. Bu çalışmayı da sizinle paylaşacağız Meclis’te bunu mutabakatla çıkaralım diye. Ama yeni Anayasa gündemden kalksın biz darbe mevzuatını temizlemekle ilgili bir çalışma yapalım derlerse, o zaman aslında darbe mevzuatını temizlemekle de ilgili samimi olmadıkları ortaya çıkar. Çünkü darbe mevzuatının anası,  Anayasadır. O zaman ‘Bunlar darbe mevzuatını temizlemeyi bir araç olarak sadece yeni Anayasa’yı yaptırmamak üzere kullanıyorlar’ şeklinde bir değerlendirmemiz olur bizim.”

-“VATANDAŞLARIMIZIN SİYASİ PARTİLERİN KIŞKIRTMALARINA KARŞI HASSAS OLMASINI ARZU EDERİZ”-

AK Parti’nin tek taraflı karar almak şeklinde bir siyasi parti olmadığını ifade eden Çelik, Artvin Cerattepe bölgesinde yapılan maden çalışmasının durdurulmasına ilişkin ise şunları söyledi:

“Vatandaşlardan istirhamımız şudur. Çeşitli hassasiyetler ortaya çıktığı zaman, birtakım illegal gruplar bunu çalmaya çalışıyorlar. Biz orada pankart açıp da ‘Cerattepe Cizre’dir’ gibisinden birtakım illegal grupların, normal vatandaşlarımızın çevre hassasiyetini çalmasına buradan birtakım proje çıkarmasına müsaade etmeyiz. Ya da bazı siyasi partilerin bu konudaki kışkırtmalarına karşı vatandaşlarımızın bu konuda hassas olmasını arzu ederiz.

-“BİZ CERATTEPE’Yİ CİZRE’YE ÇEVİRİRİZ’ DİYENE EN SERT KARŞILIĞI VERİRİZ”-

Doğal kaynakları çıkarmanın çevreyi tahrip etmek olmadığı, çevreyi korumanın da doğal kaynakları çıkarmama anlamına gelmediğini belirten Çelik, “Mesele vatandaşın iradesiyse başımızın üstünde yeri vardır ama yok ‘Biz Cerattepe’yi cizre’ye çeviririz’ diyen birisi varsa da ona da en sert karşılığı veririz” dedi.

-“TBMM BİR KATİLİN TAZİYESİNE GİDEN KİŞİLER TARAFINDAN KİRLETİLEMEZ”-

Terörün herhangi bir şekilde mazur görülemeyeceğini, bir insanlık suçu olduğunu, insanlığın lanetli işlerinden biri olduğunu söyleyen AK Parti Sözcüsü Çelik, şöyle konuştu:

“Şimdi sen gidiyorsun bu kadar insanı öldüren, bombayla patlatan bir katilin cenazesine, taziyesine gidiyorsun. TBMM bir katilin taziyesine giden kişiler tarafından kirletilmeyecek kadar yüce bir mekandır. TBMM bu ülkenin onurudur. Bu onuru kimsenin kirletmesine müsaade edilmez. Katille yan yana duran, o vatandaşların ölümüne sevinen, o vatandaşların ölümünü kutlayan bir kişinin TBMM üyesi vasfını taşıması düşünülemez.

-“TERÖR BİR ÇOĞULCULUK KONUSU DEĞİLDİR”-

Bunu kınamayan, bunu ihraç etmeyen, bunu lanetlemeyen partinin de sabahleyin demokrasi deyip, akşamleyin barış deyip, o sabahla akşam arasında yüzlerce kere terörü övme tavrı tamamen insanlığa karşı işlenen suçlara ortak olma tavrıdır. Türkiye’de biz Meclis’in çoğulculuğundan, Meclis’in temsil düzeyinin yüksekliğinden, Meclis’in vatandaşlarımız tarafından seçilen milletvekillerinin farklı siyasi partilerle temsil edilmesinden tabii ki memnuniyet duyuyoruz. Ama terör bir çoğulculuk konusu değildir. Terör bir ifade hürriyeti konusu değildir.”

-“MİLLİYETÇİ HAREKETİN SİYASİ TARİHİNDEKİ BİR KIRILMA NOKTASI…”-

MHP Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ’ın Kurultay çağrısı yaparak istida etmesinin sorulması üzerine Çelik, “AK Parti sözcüsü olarak diğer siyasi partilerin iç işlerine karışmak istemem. Fakat bir siyasetçi olarak MHP’deki gelişmeleri görünce aklıma şu geldi. Sayın Bahçeli 1 Kasım seçimleri öncesinde AK Parti’nin içini karıştırmak için ‘AK Parti’den bir diğer parti çıkacak. Beş parti olacak Meclis’te’ diyordu. Görülüyor ki yanlış adrese bunu göndermiş. Neredeyse MHP’den bir yeni parti çıkacak. Dolayısıyla AK Parti nasıl yönetildiğini, nasıl çalıştığını çok düşünenler, buna çok kafa yortanlar önce kendi partilerinin içine baksınlar, orada bir istikrar sağlasınlar, kendi parti gruplarını bir arada tutma iradesi gösterebilsinler. Bu tabii onların meselesi, biz izliyoruz. Türk siyasi tarihi açısından ilginç bir örnek olmaya başladı. Ülkücülük tartışmasından Milliyetçi Hareketin siyasi tarihindeki bir kırılma noktası olmaya kadar geniş bir yelpazede çeşitli gelişmeler oluyor, onu izliyoruz” diye konuştu.

-“CHP’DE ÇOK ÖNEMLİ SESLER, ASLINDA CHP’NİN İYİ YÖNETİLMEDİĞİNİ SÖYLÜYORLAR”-

Çelik, Kılıçdaroğlu’nun saldırının olduğu yeri ziyaret edip, karanfil bıraktıktan sonra söylediği “Türkiye iyi yönetilemiyor, hükümet istifa etsin” sözlerine ise şöyle karşılık verdi:

“Türkiye’nin iyi yönetilip yönetilmediğine vatandaş karar verir. Vatandaş zaten 1 Kasım’da kararını vermiş. Bize de notumuzu vermiş, CHP’ye de notunu vermiş. İnsan bir konuda bir başka siyasi partiyle ilgili değerlendirme yaparken kendi içerisinde bakar. Şu anda problem CHP’nin bir önceki genel başkanının, Sayın Baykal’ın eleştirilerini de dikkate alırsak CHP’nin nasıl yönetildiğiyle ilgili bir tartışma izliyoruz. CHP’de çok önemli sesler, aslında CHP’nin iyi yönetilmediğini söylüyorlar. Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu’nun herhangi bir şekilde Türkiye’yi yönetme tecrübesi yok. Hiçbir zaman hükümette yer almadı. Dolayısıyla onun performansını ölçebileceğimiz tek yer şu anda Genel Başkan olarak CHP’yi nasıl yönettiğiyle ilgilidir. Ama görüyoruz ki CHP’nin içerisinde CHP iyi yönetilmiyor diye sesler çıkıyor. Biz bu tartışmaya karışmıyoruz. Öncelikle CHP’nin iyi yönetilmesiyle ilgili tartışmalar konusunda Sayın Kılıçdaroğlu’nu biz de duymak isteriz. Bütün kamuoyu da duymak ister. Hükümetin nasıl yönettiğiyle ilgili değerlendirmeleri vatandaşımız zaten yapıyor.”

-“TÜRKİYE KOALİSYONLA BİRLİKTE HAREKET EDER”-

Terörle mücadele konusunda DAEŞ’e yönelik operasyonlara ilişkin de açıklamalar yapan Çelik, “Türkiye müdahale edecek mi? Türkiye Suudi Arabistan’la Katar’la birlikte bir kara operasyonu yapacak mı? Aslında bütün bu tartışmalarda sorulmak istenen bu” dedi ve şunları ekledi:

“Türkiye’nin bir, iki, üç ülke şeklinde bu tip bir planlaması yok. Daha önce de söyledik, Türkiye koalisyonla birlikte hareket eder. Koalisyonla birlikte hareket eder dediğim de şu, koalisyon bir karar aldı, biz ona katılırız diye bir şey yok. Kararı görür Türkiye değerlendirir, burada da üç şeye bakar. Türkiye’nin ulusal çıkarlarına, Türkiye’nin Suriye politikasındaki vizyonuyla uyumlu olup olmadığına bakar, en son da Suriye halkının geleceği için nasıl bir sonuç doğuracağına bakar. Bu çerçevede değerlendirildikten sonra ve ancak koalisyonun içerisinde Türkiye’nin böyle bir adım atması söz konusu olabilir. Şu aşamada da böyle bir şey yok. Bu hareketliliklerin Türkiye’nin Suudi Arabistan, Katar ya da daha ülkelerle daha küçük çaplı birliktelikler kurarak, herhangi bir şekilde bir operasyon ya da kara operasyonuna gireceği gibi yorumlanması doğru olmaz.”

-“KURUCULAR LİSTESİ OLDUĞU İÇİN, ORADA 11. CUMHURBAŞKANIMIZ YOK”-

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün AK Parti’nin kurucu listesinden çıkartıldığı yönündeki iddialara ilişkin ise, Bu haberlere şaşırıyoruz. Çünkü oradaki liste AK Parti kurulurken İçişleri Bakanlığı’na verilen kurucular kurulu listesi. O dönemde milletvekilleri o kurucular kurulunda olmadılar. Dolayısıyla Sayın 11. Cumhurbaşkanımız da o listede yoktu. Bütün bu listeler Genel Sekreterliğimizden alınıyor. Resmi belgeler neyse o resmi belgelere göre düzenleniyor. Bu sadece İçişleri Bakanlığı’na verilen kurucular listesi olduğu için, orada Sayın 11. Cumhurbaşkanımız yok” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.