Öne Çıkanlar Ege Ömer Faruk Başaran-Evrim Kırmızıtaş Başaran çifti Malavi TYS Gözü Tansiyonuna (Glokom) Dikkat Ayşe Canan Ediboğlu AK Parti Genel Sekreteri ve AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin Palandöken Belediye Spor Pink Martini Pasion Turca Organizasyonu ile Türkiye Turnesinde! israil thy pilotunu ülkeye sokmadı atatürk resmi Via Grup Genel Müdürü

Yüksekdağ'dan İl Merkezlerini Değiştirme Açıklaması

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Hakkari ile Şırnak şehir merkezlerinin Yüksekova ile Cizre’ye kaydırılmasına ilişkin açıklamaları, “Bundan 20 yıl önce il yaptıkları Şırnak’ı Cizre’ye taşıyarak başka bir taşıma formülle çözüm üreteceklerini sanıyorlar. Allah akıl fikir versin. O aklı alacak kapasiteniz, o aklı kullanacak kapasiteniz varsa, Allah akıl fikir versin. Taşıdınız, bir kent taşıma işlemi daha yaptınız, HDP’ye oy veren 6 milyon insanı nereye taşıyacaksınız? 20 milyon Kürt’ü nereye taşıyacaksınız? Milyonlarca insan gittiği her yere direnişi götürür, gittiği her yere hafızayı götürür, bu halk unutmaz, bu mücadele bitmez” ifadeleriyle değerlendirdi.

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, TBMM’de partisinin ikinci kez düzenlenen “Kadın Grup Toplantısı”nda konuştu. Konuşmasına Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in ölümünün 9. yılı nedeniyle anarak başlayan Yüksekdağ, “9 yıl boyunca geldiğimiz nokta ap açık ortada Hrant’ı katledenler göstermelik yargılamalar ile sadece tetikçilerin derdest edildiği bir operasyonla bu davanın üzerini örtmeye çalıştılar. Bu 9 yıl boyunca. İşin siyasi sorumlularının, katliamın siyasi sorumlularının bu kadar açıkta olduğu, bir davada sorumlular bilinçli olarak gizlendi azmettirenler, yönlendirenler ve talimat verenler korundu, kollandı” dedi.

-“HER TARAFI KAN GÖLÜNE ÇEVİRDİLER”-

Siyasi iktidarın barıştan hazzetmediğini savunan Yüksekdağ, “Kendi söylediklerinin yazılı olsun ya da olmasın bir yasa haline getirildiği bir Türkiye dizayn etmeye başladılar. Ve geride bıraktığımız 8-9 aylık bir süre boyunca böyle bir zülüm düzenini ve rejim değişikliğini tesis etmeye başladılar. Bunu tesis etmek için her tarafı kan gölüne çevirdiler. Bu süreç içerisinde nice süreç içerisinde yanımızdan ayrılan kardeşlerimiz, canlarımız, yoldaşlarımız oldu. Aramızdan 81 kadını bu şiddet ve savaş siyaseti sonucunda koparıp aldılar. Ama bizler o kadınların yaşam enerjisini, ölüme karşı yaşamı savunan enerjisini, sonuna kadar sahiplendik ve sahipleneceğiz” dedi.

Hiçbir savaşın, diktatörün ve bombanın yaşamı yok edemediğini belirten Yüksekdağ, “Bugün kadındaki yaşama ve o yaşama direnişine saldıranlar da kadını ve yaşamı yok edemeyecek bunu çok iyi bilsinler. Biz kadınlar, yaşamın içerisinde tuttuğumuz yeri biliyoruz. Bu güçten korktuklarını da çok iyi biliyoruz” ifadelerini kullandı.

-“ÖZYÖNETİMDEKİ KADINLARIN SESİNİ DUYUN”-

Bir kadının toplumu yeniden yaşatacak güce sahip olduğunu belirten Yüksekdağ, “Bugün özyönetim alanlarında, halkımızın demokratik geleceği için bedeni, emeği ve kimliği için, mahallesi, yurdu, toprakları ve kültürü için direnen kadınlar bütün kadın özgürlük hareketi için ve bütün kadın kurtuluş hareketinin onurudur, değeridir. Bütün kadınlar, bu mücadele ile ne kadar birleşirlerse kendi özgürlüklerine de kadının tarihsel özgürlük ve eşitliklerine de başarısına o kadar yakınlaşacaklar ve o kadar ulaşacaklar. Bütün kadınlara çağrımız şudur; kendi özünüz için, kadının barıştan, adaletten ve barıştan oluşan özü için ezilen insanlığın özü için öz yönetim direnişlerinde ve mücadelesinde yer alan kadınların sesini duyun, bu sesi çoğaltın, bu irade ile bütünleşin. Özyönetim ve yerelden  demokrasi mücadelesi kadının evini, mahallesini, sokağını, ilçesini, kentini bu merkezi erkek egemen iktidarı yönetme ve buraya müdahale etme mücadelesidir” diye konuştu.

-“MÜLTECİ ANLAŞMASI KARŞISINDA BATI SESSİZ”-

16 yaşında Cizre’de yaralanan Hüseyin Paksoy’un sokak ortasında hayatını kaybettiğini belirten Yüksekdağ, “Ama 16 yaşında veya 6 yaşında milyonlarca çocuk karşınıza çıkacak. Bunu unutmayın” dedi.

AİHM’in sokağa çıkma yasaklarına ilişkin başvuruları reddetmesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan HDP lideri Yüksekdağ, “Şuan uygulanan sokağa çıkma yasakları bütün batı devletleri ve uluslararası hakem kurumları arkasına almış, desteğini almış bir siyasi iktidar tarafından yürütülüyor. AKP-Saray ittifakı çöktürme planlarını yaptı, bu planı mülteci pazarlıkları kapsamında bütün kurumlarla kuruluşlarla, batılı devletlerle masaya koydu, gizli bir anlaşma yapıldı ve bu katliamlar, ölümler karşısında batının ve hakem kurumların sessiz kalması karşılığında yapıldı bu anlaşma. Eğer AİHM eğer bunda 2 hafta yaptığımız hak ihlalleri konusundaki tedbir talebimizi kabul etseydi 16 yaşındaki Hüseyin yaşıyor olacaktı. Çünkü ambulans gönderilecekti oraya. Ambulanslar gidebilecekti. AİHM bu tedbir kararını vermedi. Bu uluslararası kurumlar kimin yanında acaba?” diye konuştu.

-“BU İKTİDAR ÜZERİNE SİNEN LANETİ HİÇBİR BİÇİMDE TEMİZLEYEMEYECEK”-

Partisinin Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın “cenazeleri taşımaktan üzerimize kan kokusu sindi” sözlerini anımsatan Yüksekdağ, “İşte gerçek bu. Bizlerin üzerine cenazeleri taşımaktan kan kokusu sindi. Ama sen yine rahat ol Faysal vekilim, kan kokusu yıkanırsın, arınırsın geçer ama bu iktidarın üzerine bu kanın laneti sindi. Bu iktidar üzerine sinen laneti hiçbir biçimde temizleyemeyecek. Hiçbir biçimde üzerine sinen bu kanın lanetinden kurtulamayacak” açıklamasında bulundu.

-“CENAZELERİN SOĞUK HAVA KONTEYNERİNE KONMASINA BAŞBAKANLIK İZİN VERMEDİ”-

HDP’li milletvekillerinin cenazelere işkence edilmesin diye morg kapılarında nöbet beklediğini savunan Yüksekdağ, “Siz bir babaya şunu söylettiniz, ‘ben oğlumu infaz edildiği alanda gördüğümde gözleri vardı, şimdi niye yok?’ Cenazenin gözünü oyan bir vahşete sesini çıkarmayan, sesini çıkaranı boğazını sıkan bir iktidar anlayışını bizlere dayatıyorsunuz. Bu süre içerisinde günlerce cenazelere işkence yapıldı. Bir vekil grubumuz emniyet ve valilik ile yapılan görüşmeler sonucunda, 2 saat kalabilmek için Sur’a giriyor. Üzerlerine ateş açıldı ve geri çıkmak zorunda kaldılar. Devletin sözüyle, güvencesiyle milletvekillerimiz cenazeleri almak için Sur’a girdi ama cenazeleri alıp çıkamadı” diye konuştu.

Bu zulme toplumun sessiz kalmasını beklediklerini söyleyen Yüksekdağ, “Başbakan çıkıp, halkımızı Şırnak’ta cenazeleri mezbaha koymakla suçlayıp, cenazeye hakaret suçunu bize yıkmaya çalışıyor. Aynı Başbakan kendi imzaladığı genelge ile Şırnak’ta morgda yer kalmayınca bizim milletvekillerimizin bulup getirdiği soğuk hava konteynerine cenazelerin konulmasına engel olmuş bir isimdir, şahsiyettir. Konteyner getiriyor Şırnak’ta morgda yer kalmamış, 3 aylık bebeği, bir yetişkin cenazesinin kucağına koyup bekletiyorlar. Bu hakarete karşı bizim milel tekillerimiz soğuk hava konteyneri bulup getirdi ve Başbakanlık talimatı ile o soğuk hava konteynerine cenazeler konulmadı, engellendi, saldırı gerçekleştirildi. Bu sizin yüz karanızdır” dedi.

-“TAŞIMA FORMÜLLE ÇÖZÜM ÜRETECEKLERİNİ SANIYORLAR”-

Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın hala çözümden bahsetmediğini kaydeden Yüksekdağ, Grup Toplantısında Hakkari ile Şırnak şehir merkezlerinin Yüksekova ile Cizre’ye kaydırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bunların artık kendilerinin sözlerle ifade etmekte zorlandıkları şeyler olduğunu belirten Yüksekdağ, “Taşımak istedikleri kentlerden birisi Şırnak. Şırnak, bundan yıllar önce güvenlik gerekçesi ile ilçeymiş il yapılmış. Şırnak’ı il yaptınız güvenlik gerekçesi ile orduyu garnizonu, karakolu, karargahı doldurdunuz ama halk gerçekliği, demokrasi mücadelesi ve çözmediğiniz sorunlar, bugün geldi önünüze çıktı yeniden. Bundan 20 yıl önce il yaptıkları Şırnak’ı Cizre’ye taşıyarak başka bir taşıma formülle çözüm üreteceklerini sanıyorlar. Allah akıl fikir versin. O aklı alacak kapasiteniz, o aklı kullanacak kapasiteniz varsa, Allah akıl fikir versin. Allah akıl verir ama o aklı kullanacak kapasite lazım, ahlak lazım, vicdan lazım. Ama bu iktidarda aklı kullanabilecek ahlak ve vicdan yoktur. Hakkari’yi Yüksekova’ya taşıyacaklar, Şırnak’ı Cizre’ye taşıyacaklar, doldur-boşalt, taşı yöntemiyle sorunu çözecekler. Taşıdınız, kent taşıma işlemi daha yaptınız. HDP’ye oy veren 6 milyonu insanı nereye taşıyacaksınız. 20 milyon Kürt’ü nereye taşıyacaksınız? Milyonlarca insan gittiği her yere direnişi götürür, gittiği her yere hafızayı götürür, bu halk unutmaz, bu mücadele bitmez” ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.