Öne Çıkanlar terörist abd beşiktaş EMİNE ERDOĞAN tesk genel başkanı bendevi palandöken İsrail Hakkari Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel AİLE Kuşadası Belediyesi Haberleri başbakan binali yıldırım MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

Akşener’den İstanbul Depremi Uyarısı: “Türkiye'nin Beka Sorunu Tavan Yapar”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Türkiye’deki kurumların içinin boşaltılmasından dolayı deprem sonrası yaşananlarla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Akşener, "Eğer İstanbul depremini de aynı beceriksizlikle karşılarsak Türkiye'nin beka sorunu tavan yapar. Dolayısıyla tedbir alınması lazım." dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Hatay'daki koordinasyon merkezini ziyaret etti.

Yapılan çalışmalara ilişkin bilgi alan Akşener, "Bu çadırın içini şereflendiren her bir arkadaşıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Basın mensuplarına da teşekkür ediyorum. Türkiye deprem bölgesinde yaşananları sizler sayesinde öğrendi. Sizler sayesinde yardım konvoylarının sayısı arttı. Çok zor şartlar altında çalıştınız. Aynı bir depremzede gibi aynı yokluklarla aynı zorluklarla çalıştınız. Çok teşekkür ediyorum." dedi.

Depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar dileyen Akşener, "Hatay'a geldikten 'Sürekli bir biçimde aralıklı olarak buraya geleceğim. Son durumları görüp kamuoyuna aktaracağım' diye söz vermiştim. Bu sözümün gereği olarak Hatay'dayız. Yarın da Kahramanmaraş'a, ondan sonra Adıyaman ve diğer şehirlerimize gidip son durumu göreceğiz" şeklinde konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın açıklamalarına işaret eden Akşener, "Epeyce bir mesafe alındığını gösteriyor. İçimize su serpti." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de beka kavramı üzerinden seçim yapıldığının mesajını veren Akşener, "Sanki bir taraf Türkiye'yi satacakmış, bir taraf da sattırmıyormuş gibi; bir taraf hain, bir taraf da o hainliğe karşı çıkarmış gibi lanse edildi. Bunun propagandası yapıldı. Birbirimize düşürüldük." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin bakasıyla ilgili asıl sorunların iş bilmemekten kaynaklanan hatalar ve kusurlar sonucu ortaya çıkan acılar olduğunu vurgulayan Akşener, "Hakikaten çok büyük bir afet ama bu ucube sistemin getirdiği bir sonuç olarak da asrın felaketine dönüşmüştür. Afet Allah'tan gelmedir doğru ama onun tedbirini almak iktidardadır." diye konuştu.

Gerekli tedbirlerin alınmamasından, beceriksizliğin tavan yapmasından, Türkiye'nin tüm kurumlarının içinin boşaltılmasından, devletin memuru olması gerekenlerin iktidarın il-ilçe başkanı gibi çalışmaya zorlanmasından dolayı deprem sonrası yaşananların ortaya çıktığını kaydeden Akşener, "Eğer İstanbul depremini de aynı beceriksizlikle karşılarsak Türkiye'nin beka sorunu tavan yapar. Dolayısıyla tedbir alınması lazım." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın deprem sabahı bütün siyasi partilerin genel başkanlarını bir araya getirmesi gerektiğini ifade eden Akşener, "Fikirlerimizi söyleseydik, bütün imkanlarımızı bir araya getirseydik bu deprem nasıl yönetilirdi? Acaba acılarımız daha az nasıl hissettirilebilirdi? Dertlerin çözümü daha hızlı nasıl sağlanabilirdi?" diye sordu.

Akşener şöyle devam etti:

"Bu sistemin getirdiği bir sonuç olarak 'Dediğim dedik çaldığım düdük' sonucu yaşadık. Yani biz deprem esnasında rakip değiliz. Deprem bölgesine ikinci gelişimde ilk defa rozet taktım. Rozetsiz geldim ben buraya. Çünkü kim kimdir, hangi görüştendir önemi yok. Orada hepimiz insanız, hepimiz dardayız, hepimiz bir aradayız. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Bu aziz millet bütün bu kutuplaştırma, düşmanlaştırma çabalarının hiçbir işe yaramadığını gösterdi. Darda kalındığı zaman 'kim kimdir' demeden, gücünü bir araya getirdi. Bir dilim ekmeğini ikiye böldü paylaştı ve buradaki acıyı dindirmeye çalıştı. Bundan ders çıkardığımız takdirde bu ülke her problemini çözer. Bundan ders çıkardığımız takdirde bundan sonra yaşanacak herhangi bir afetin, asrın felaketi haline dönmesinin önüne geçilir."

Sivil Savunma Genel Müdürlüğü'nün 2009'da değiştirildiğini hatırlatan Akşener, "Sivil Savunma Genel Müdürlüğü'nün özelliği şuydu; yanlış hatırlamıyorsam 7 bin civarında memur vardı. Onun her birinin eğittiği sivil insanlardan oluşan 35 bin kişi vardı. Bu ne demek biliyor musunuz? İster sel, ister deprem, ister yangın; şu hareket yapıldığında hazır. Kimisi tornacı, kimisi tıp doktoru, kimisi pilot. Devletin maaş ödemediği, sivil olarak vatandaşlık görevinin yerine getirildiği bir sistemdi. Onun iyileştirilmesini sağlayıp AFAD'ı kurabilirdiniz. Ama buna karşılık bambaşka bir sistem içerisinde kurdunuz. Sonuç itibariyle sayıları az. Jandarma da arama kurtarma da uzmanlık alanı olan bir birimdi. Bütün bunların bir araya gelip afetlerde milletimize yardım ettiği o koordinasyon ortadan kalktı." şeklinde konuştu.

"Dediğim konularda uzman askeri çeşitli endişelerinizle kışlada tutarsanız, sarayın dışında çıkmadığınız için ne söylenirse ona inanırsanız, böyle bir beceriksizlikle karşı karşıya kalır ve insanımız acı çeker" diyen Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın deprem sonrası büyükşehir belediyelerini de bir araya getirmesi gerektiğini ifade etti.

Akşener, bunların yerine düşmanlaştırmanın ve kutuplaştırmanın tercih edildiğini savundu.

Deprem sonrasında partisinin STK gibi çalıştığına dikkat çeken Akşener, propaganda yapmayı akıllarından geçirmediklerinin altını çizdi.

Akşener, "Belediyelerin yaptıkları yardımların önüne geçip, onlara AK Partili gibi bir sistem bulunuyorsa ayıptır, günahtır. Bari burada kutuplaştırmayı, bari burada kurnazlığı, bari burada yangından mal kaçırma eylemini bırakın kardeşim" diye ekledi.

Belediye imkanlarının artık yetmeyeceğine işaret eden Akşener, merkezi bütçenin devreye girmesi gerektiğine dikkat çekti.

Bir öncesi ziyaretine STK genel başkanı olarak geldiğini söyleyen Akşener, “Bugün İYİ Pati Genel Başkanı olarak geldim. Şimdi siyasi olarak takipçisi olacağız” diye ekledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.